Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9369 E. 2011/2456 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat sigortası↗ cmr konvansiyonu↗ rücuan tazminat↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ cmr↗ taşıyıcı↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda teslim edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, hasarın, emtianın davalı taşıyıcının fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj sebebi ile meydana gelen zararlardan taşıyıcının sorumlu olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça emtianın Monaco’dan İstanbul’a, oradan da Çerkezköy’e taşındığı ve bu taşımaların farklı araçlarla yapıldığı, yüklemenin göndericiye, boşaltmanın ise alıcıya ait olduğu savunulmuştur. Mahkemece bu hususlar yeterince araştırılmamış olup, emtianın ambalaj eksikliği nedeniyle zarar gördüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. O halde mahkemece, taraflardan bu husustaki delilleri de sorulmak suretiyle özellikle ikinci yüklemenin ve boşaltmanın kime ait olduğu belirlenmeli, taşıyıcıya ait olmadığının tespiti halinde, taşıyıcının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/428 E. 2013/1961 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Benzer bu karardaCMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · müterafik kusur · sınırlı sorumluluk · rücuen tazminat · kusur
Benzer bu karardaBahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
O halde, mahkemece, yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu belirlenmesi, gönderene ait olduğunun tespiti halinde davalının «nezaret görevini» yerine getirmemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14805 E. 2015/10787 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Benzer bu kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c bendinde, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
… ç'ten Türkiye'ye taşınması hususunda sözleşme yapıldığı, taşıma işini diğer davalının gerçekleştirdiği, taşıma sırasında makinenin araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, davaya konu taşımanın tabi olduğu CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü «teslim» aldığı andan teslim ettiği ana kadar meydana gelecek hasarlardan sorumlu olduğu, yükleme gönderen tarafından yapılsa dahi taşıyıcının, yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» bulunduğu, bu görevini yapmayan davalı alt ve «üst taşıyıcının» oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.700 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün hasarlı «teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalıların sorumluluğunda İsveç'ten Türkiye'ye karayolu ile taşınan yükün, araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar oluşacak hasarlardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar yükleme gönderen tarafından yapılmış ise de davalı taşıyıcının da yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üst taşıyıcı · müteselsil sorumluluk · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ç'ten Türkiye'ye taşınması hususunda sözleşme yapıldığı, taşıma işini diğer davalının gerçekleştirdiği, taşıma sırasında makinenin araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, davaya konu taşımanın tabi olduğu CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü «teslim» aldığı andan teslim ettiği ana kadar meydana gelecek hasarlardan sorumlu olduğu, yükleme gönderen tarafından yapılsa dahi taşıyıcının, yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» bulunduğu, bu görevini yapmayan davalı alt ve «üst taşıyıcının» oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.700 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün hasarlı «teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalıların sorumluluğunda İsveç'ten Türkiye'ye karayolu ile taşınan yükün, araçtan kayarak düşmesi sonucunda «hasara» uğradığı, CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar oluşacak hasarlardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar yükleme gönderen tarafından yapılmış ise de davalı taşıyıcının da yükün araç içine istiflenmesini ve sabitlenmesini yapmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Nakliyat sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3955 E. 2011/15049 K.
Ortak:nakliyat sigortası · istifa · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSigortalı emtea Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında «hasara» uğramış olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak, «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mes'ul ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Mahkemece, CMR hükümlerinin olaya uygulanması gerektiği, «hasarın» yükleme ve istifleme hatası sonucu meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin ise gönderici sigortalı tarafından gerçekleştirildiği, yanlış yükleme ve istifleme olsa dahi davalıların «taşıyıcı» olarak nezaret sorumluluğu ve hatalı «istif» ve yüklemeye karşı çıkma zorunluluklarının bulunduğu, güvenli taşıma için her türlü tedbiri alma görevinin taşıyıcılara ait olduğu, bilirkişi raporunun aksine dava …
2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · acente · ibra
Benzer bu karardaA.Ş.'nin «acente» olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.024,78 TL'nin ödeme tarihi olan 23.06.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sigortalı emtea Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında «hasara» uğramış olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nın 17/1. maddesi uyarınca kural olarak, «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan mes'ul ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12916 E. 2012/19231 K.
Ortak:taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Benzer bu karardaTaşımacı eşyayı «teslim» aldığı andan itibaren teslim edinceye kadar maruz kaldığı ziyadan ve hasardan veya «teslimindeki gecikmeden» sorumludur.Bilirkişi raporlarında «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirtilmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre taşınacak emtianın araca yüklemesi ve istiflemesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının», yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme istifleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için her türlü tedbiri alması gerekir.
Mahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça ambalajın taşımaya uygun olmadığını ve yüklemenin «taşıyıcı» değil gönderen tarafından yapıldığını kanıtlayamadığı, bu şekilde hasardan davalı şirketin sorumlu olacağı, davalının sorumluluğunun CMR hükümlerine göre belirleneceği gerekçesiyle, 6.254.70 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslimde gecikme · müterafik kusur · kusur oranı · rücuen tazminat · tacir · kusur
Benzer bu karardaO halde, mahkemece «taşıyıcının» zararın oluşmasında «müterafik kusuru» olduğu kabul edilerek «kusur oranı» tespit edilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1-Dava, «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Taşımacı eşyayı «teslim» aldığı andan itibaren teslim edinceye kadar maruz kaldığı ziyadan ve hasardan veya «teslimindeki gecikmeden» sorumludur.Bilirkişi raporlarında «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirtilmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre taşınacak emtianın araca yüklemesi ve istiflemesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının», yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme istifleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için her türlü tedbiri alması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11831 E. 2014/18759 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre «hasarın» ambalajlama ve istiflemeden kaynaklandığı tespit edilmiş, buna göre davalının %20 kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · rücuen alacak · müterafik kusur · kusur oranı · taşıma sözleşmesi · kusur
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu durumda ambalajlamanın davalıya ait olduğu kabul edilerek buna göre «müterafik kusur tespit» edilmesi gerekirken hem ambalajlama hem de «istifin» davacıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8920 E. 2010/81 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Benzer bu kararda… edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüklemeye nezaret yükümlülüğü · nezaret yükümlülüğü · ambalaj yetersizliği · rücuen tazmin · sorumluluktan kurtulma · riziko · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki «taşıyıcının» «yüklemeye nezaret yükümlülüğünün» bulunduğu, «hasarın» davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL «asıl alacak» üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması suretiyle takibin devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, dava taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı bulunan emteanın uğradığı zarar bedelinin «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu olayda «ambalaj yetersizliğinden» söz edilemeyeceği ve davalı «taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı» kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15220 E. 2016/5321 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda «teslim» edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, «hasarın», emtianın davalı «taşıyıcının» fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj «sebebi» ile meydana gelen zararlardan «taşıyıcının sorumlu» olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olma …
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı düzenlenmiştir.
Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyonu’nun 17/4-b maddesinde, malın ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı, yine aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde de, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından kamyona taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı düzenleme konusu yapılmıştır.
Yüklemenin gönderene ait olması halinde ve «hasarın» da yükleme hatasından kaynaklanması durumunda ise, anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve «istif» hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının göndereni uyarması M.K’nun 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · sorumluluktan kurtulma · ihtirazi kayıt · sınırlı sorumluluk · ihbar · taşıyan · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, somut olayda «hasara» ilişkin olarak düzenlenen tutanaktaki imzanın davalı «taşıyıcı» yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiş ise de; söz konusu tutanak resmen gümrük memurlarınca düzenlendiği için aksi somut delillerle ispatlanıncaya kadar geçerli olup CMR 30. maddesine uygun bir «ihbar» ve tespit olduğunun kabul edildiği, bu anlamda CMR 17. maddeye istinaden yükleme ve istiflemenin gönderen tarafından yapıldığının ve hasarın da bu nedenle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabileceği»; ancak davalının bu yöndeki savunmasını ispatlayamadığı, dolayısıyla hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı «taşıyanın» «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin sağlam ve tam olarak «teslim» aldığı yükü hasarsız olarak teslim etmesi gerektiği, diğer davalı sigortacının da «poliçe limiti» dahilinde hasardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dolayısıyla uyarı yapılması gereken hallerde, zararın gönderen ile «taşıyıcı» arasında B.K.nun 44 ncü maddesi uyarınca «kusur» oranında paylaştırılması gerekir.
Yükleme ve «istifin» gönderene ait olması halinde ise davalı «taşıyıcının» müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de, «sınırlı sorumluluk» miktarının belirlenmesinde karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak hesap yapılmaması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9369 E. , 2011/2456 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.02.2009 tarih ve 2005/340-2009/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından taşındığı sırada hasar gördüğünü, müvekkilinin tespit edilen hasar miktarını sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 1.852,30 EURO'nun fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı emtiadaki hasarın müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, hasarın CMR Konvansiyonu hükümlerine uygun olarak tespit edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, sigortalı emtianın alıcıya, alıcının antreposunda teslim edildiği ve emtianın hasarlı olması nedeniyle tutanak düzenlendiği, hasarın, emtianın davalı taşıyıcının fiili hakimiyeti altında iken ambalajların ezilmeleri ve kırılmaları nedeni ile meydana geldiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/IV-b maddesinde, yetersiz ambalaj sebebi ile meydana gelen zararlardan taşıyıcının sorumlu olmadığının düzenlendiği, somut olayda da sigorta konusu emtianın ambalaj eksikliği nedeni ile zarara uğradığı, bu durumda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu ise de, aynı konvansiyonun 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken tedbirleri alması gerektiği kabul edilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça emtianın Monaco’dan İstanbul’a, oradan da Çerkezköy’e taşındığı ve bu taşımaların farklı araçlarla yapıldığı, yüklemenin göndericiye, boşaltmanın ise alıcıya ait olduğu savunulmuştur. Mahkemece bu hususlar yeterince araştırılmamış olup, emtianın ambalaj eksikliği nedeniyle zarar gördüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. O halde mahkemece, taraflardan bu husustaki delilleri de sorulmak suretiyle özellikle ikinci yüklemenin ve boşaltmanın kime ait olduğu belirlenmeli, taşıyıcıya ait olmadığının tespiti halinde, taşıyıcının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016540600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz