Terditli dava
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5454 E. 2010/12123 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
terditli dava↗ rayiç değer↗ bloke↗ iş bölümü↗ geçersizlik↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının projede ortak yer olarak görünen yeri işgal etmesinin hukuken geçersiz olduğu ve davacının ancak bağımsız bölümün dava tarihindeki rayiç değerini isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine,
karşı davanın kabulüyle Denizli Yeşilköy 1746 ada 1 nolu parsel bodrum kat 22 nolu bağımsız bölüme vaki müdehalenin önlenmesine, davacı-karşı davalının taşınmazdan çıkartılmasına ve karar kesinleştiğinde rayiç değer olarak belirlenen ve bloke edilen 29.750,00 TL’nin davacı-karşı davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının terditli olarak bağımsız bölüm tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacıya tahsis edilen bodrum kattaki yerin mimari projede konuta ilişkin bağımsız bölüm olarak belirlenmediği sabit olup, davacının bu yer için tapu tescil talebinde bulunması yerinde değil ise de, davacının kademeli talebinin ikinci kısmını oluşturan alacak talebi de bulunduğu halde bu isteme ilişkin değerlendirme yapılmaksızın asıl davanın tümden reddi şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu durumda, mahkemece davacının alacak talebi değerlendirilerek, kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşılan davacının isteyebileceği tazminat miktarının, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi tespiti, bu yerin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanıp, kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin güncel değeri bulunarak ikisi arasında farka göre kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılması, bunu takiben, davacı ödeme miktarı da güncelleştirilip, oranlanarak davacının bu yararlanmadan hangi miktarda istifade edebileceği de hesaplanıp, davacı ortağın bu davada talep etmesi mümkün olan tazminat miktarının belirlenmesi ve ayrıca, gerçekte kooperatif tarafından ödenmesi gereken bu tazminattan kendilerine husumet yöneltilen davalı kooperatif ortaklarının ne surette sorumlu olduklarının anasözleşme ve mevzuat çerçevesinde belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2097 E. 2011/5353 K.
Ortak:rayiç değer · bloke · iş bölümü · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının projede ortak yer olarak görünen yeri işgal etmesinin hukuken «geçersiz» olduğu ve davacının ancak bağımsız «bölümün» dava tarihindeki «rayiç değerini» isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüyle Denizli Yeşilköy 1746 ada 1 nolu parsel bodrum kat 22 nolu bağımsız bölüme vaki müdehalenin önlenmesine, davacı-karşı davalının taşınmazdan çıkartılmasına ve karar kesinleştiğinde rayiç değer olarak belirlenen ve «bloke» edilen 29.750,00 TL’nin davacı-karşı davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının «terditli» olarak bağımsız «bölüm» tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacıya tahsis edilen bodrum kattaki yerin mimari projede konuta ilişkin bağımsız «bölüm» olarak belirlenmediği sabit olup, davacının bu yer için tapu tescil talebinde bulunması yerinde değil ise de, davacının kademeli talebinin ikinci kısmını oluşturan alacak talebi de bulunduğu halde bu isteme ilişkin değerlendirme yapılmaksızın asıl davanın tümden reddi şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının projede ortak yer olarak görünen yeri işgal etmesinin hukuken «geçersiz» olduğu ve davacının ancak bağımsız «bölümün» dava tarihindeki «rayiç değerini» isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüyle Denizli Yeşilköy 1746 ada 1 nolu parsel bodrum kat 22 nolu bağımsız bölüme vaki müdahalenin önlenmesine, davacı-karşı davalının taşınmazdan çıkartılmasına ve karar kesinleştiğinde rayiç değer olarak belirlenen ve «bloke» edilen 29.750,00 TL’nin davacı-karşı davalıya ödenmesine dair tesis edilen karar, davacı-karşı davalı vekilinin temyizi üzerine ilamda belirtilen nedenlerle davacı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3505 E. 2010/4100 K.
Ortak:terditli dava · rayiç değer · iş bölümü · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının projede ortak yer olarak görünen yeri işgal etmesinin hukuken «geçersiz» olduğu ve davacının ancak bağımsız «bölümün» dava tarihindeki «rayiç değerini» isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüyle Denizli Yeşilköy 1746 ada 1 nolu parsel bodrum kat 22 nolu bağımsız bölüme vaki müdehalenin önlenmesine, davacı-karşı davalının taşınmazdan çıkartılmasına ve karar kesinleştiğinde rayiç değer olarak belirlenen ve «bloke» edilen 29.750,00 TL’nin davacı-karşı davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının «terditli» olarak bağımsız «bölüm» tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacıya tahsis edilen bodrum kattaki yerin mimari projede konuta ilişkin bağımsız «bölüm» olarak belirlenmediği sabit olup, davacının bu yer için tapu tescil talebinde bulunması yerinde değil ise de, davacının kademeli talebinin ikinci kısmını oluşturan alacak talebi de bulunduğu halde bu isteme ilişkin değerlendirme yapılmaksızın asıl davanın tümden reddi şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaDava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının «terditli» olarak bağımsız «bölüm» tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
… a göre, davacının ortaklığa kabul edildiği 03.04.2001 tarihli kararla bodrum kattaki sığınağın 7.000,00 USD karşılığında davacıya satılmış olduğu, yönetim kurulunun «yetkisini» aşarak projede sığınak olarak görünen yeri peşin bedelle satmasının hukuken ve fiilen «geçersiz» olduğu, davacının ancak kooperatife ödediği parayı isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.682,85 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, kooperatif yönetim kurulunun 03.04.2001 tarihli kararı ile peşin ödemeli ortak olarak üyeliğe kabul edilmiş ancak bağımsız «bölüm» sayısından fazla ortak olması nedeniyle davacıya daire tahsis edilmemiş ve mahkemece de yukarıda yazılı gerekçeyle davacının sadece ortak olurken verdiği peşin ödeme bedelini geri isteyebileceği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… a göre, davacının ortaklığa kabul edildiği 03.04.2001 tarihli kararla bodrum kattaki sığınağın 7.000,00 USD karşılığında davacıya satılmış olduğu, yönetim kurulunun «yetkisini» aşarak projede sığınak olarak görünen yeri peşin bedelle satmasının hukuken ve fiilen «geçersiz» olduğu, davacının ancak kooperatife ödediği parayı isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.682,85 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8624 E. 2011/1470 K.
Ortak:rayiç değer · iş bölümü · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının projede ortak yer olarak görünen yeri işgal etmesinin hukuken «geçersiz» olduğu ve davacının ancak bağımsız «bölümün» dava tarihindeki «rayiç değerini» isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüyle Denizli Yeşilköy 1746 ada 1 nolu parsel bodrum kat 22 nolu bağımsız bölüme vaki müdehalenin önlenmesine, davacı-karşı davalının taşınmazdan çıkartılmasına ve karar kesinleştiğinde rayiç değer olarak belirlenen ve «bloke» edilen 29.750,00 TL’nin davacı-karşı davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
… ulunmadığı anlaşılan davacının isteyebileceği tazminat miktarının, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi tespiti, bu yerin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanıp, kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin güncel değeri bulunarak ikisi arasında farka göre kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılması, bunu takiben, davacı ödeme miktarı da güncelleştirilip, oranlanarak davacının bu yararlanmadan hangi miktarda istifade edebileceği de hesaplanıp, davacı ortağın bu davada talep etmesi mümkün olan tazminat miktarının belirlenmesi ve ayrıca, gerçekte kooperatif tarafından ödenmesi gereken bu tazminattan kendilerine «husumet» yöneltilen davalı kooperatif ortaklarının ne surette sorumlu olduklarının anasözleşme ve mevzuat çerçevesinde belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının «terditli» olarak bağımsız «bölüm» tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ut yapı kooperatifi üyesi olan davacıya konut tahsis edilememesi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu, davacıya tahsis edilebilecek başkaca bağımsız «bölüm» bulunmadığı, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 9.407,19 TL olduğu, bu arada davalının 800,00 TL’nı ödeme tarihinden itibaren faziyle birlikte ödemeye hazır olduğu yönündeki «kabul beyanı» da nazara alınarak bu miktarın ödeme tarihinden itibaren kanuni faizi hesaplandığında ana para da «dahil» olmak suretiyle en fazla 4.177,44 TL'na baliğ olduğundan bilirkişi raporundaki yöntemin daha da davacı lehine olduğu, davalının kabul beyanı doğrultusunda dava sonuçlandırılmayarak davacının davasını «ıslah» etmemiş olması da nazara alınmak suretiyle fazlaya dair hakları saklı kalarak «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 800,00 TL alacağın davalıdan tahsili yönünde hüküm tesisi gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile 800,00 TL alacağın dava tarihinden (20.06.2007) itiba …
Dava, kooperatif ortağı olduğu halde davacıya konut tahsis edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı davada istem kalemlerini konutun «rayiç değerinin» tespiti ile tahsili, davalıya ödediği tutarın ödediği tarihten itibaren «yasal faizi» ile tahsili ve zararının tespiti ile tahsiline karar verilmesi olarak nitelendirmiş bulunmaktadır.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık ilkesi · kabul beyanı · taleple bağlılık · ıslah · yasal faiz · dahili dava
Benzer bu kararda… ut yapı kooperatifi üyesi olan davacıya konut tahsis edilememesi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu, davacıya tahsis edilebilecek başkaca bağımsız «bölüm» bulunmadığı, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 9.407,19 TL olduğu, bu arada davalının 800,00 TL’nı ödeme tarihinden itibaren faziyle birlikte ödemeye hazır olduğu yönündeki «kabul beyanı» da nazara alınarak bu miktarın ödeme tarihinden itibaren kanuni faizi hesaplandığında ana para da «dahil» olmak suretiyle en fazla 4.177,44 TL'na baliğ olduğundan bilirkişi raporundaki yöntemin daha da davacı lehine olduğu, davalının kabul beyanı doğrultusunda dava sonuçlandırılmayarak davacının davasını «ıslah» etmemiş olması da nazara alınmak suretiyle fazlaya dair hakları saklı kalarak «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 800,00 TL alacağın davalıdan tahsili yönünde hüküm tesisi gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile 800,00 TL alacağın dava tarihinden (20.06.2007) itiba …
Dava, kooperatif ortağı olduğu halde davacıya konut tahsis edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı davada istem kalemlerini konutun «rayiç değerinin» tespiti ile tahsili, davalıya ödediği tutarın ödediği tarihten itibaren «yasal faizi» ile tahsili ve zararının tespiti ile tahsiline karar verilmesi olarak nitelendirmiş bulunmaktadır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1775 E. 2010/8259 K.
Ortak:rayiç değer · iş bölümü · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının projede ortak yer olarak görünen yeri işgal etmesinin hukuken «geçersiz» olduğu ve davacının ancak bağımsız «bölümün» dava tarihindeki «rayiç değerini» isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüyle Denizli Yeşilköy 1746 ada 1 nolu parsel bodrum kat 22 nolu bağımsız bölüme vaki müdehalenin önlenmesine, davacı-karşı davalının taşınmazdan çıkartılmasına ve karar kesinleştiğinde rayiç değer olarak belirlenen ve «bloke» edilen 29.750,00 TL’nin davacı-karşı davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
… ulunmadığı anlaşılan davacının isteyebileceği tazminat miktarının, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi tespiti, bu yerin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanıp, kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin güncel değeri bulunarak ikisi arasında farka göre kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılması, bunu takiben, davacı ödeme miktarı da güncelleştirilip, oranlanarak davacının bu yararlanmadan hangi miktarda istifade edebileceği de hesaplanıp, davacı ortağın bu davada talep etmesi mümkün olan tazminat miktarının belirlenmesi ve ayrıca, gerçekte kooperatif tarafından ödenmesi gereken bu tazminattan kendilerine «husumet» yöneltilen davalı kooperatif ortaklarının ne surette sorumlu olduklarının anasözleşme ve mevzuat çerçevesinde belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının «terditli» olarak bağımsız «bölüm» tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporuna göre, davacının kooperatif ortağı olduğu, halen ortak olduğu için «geç teslim» nedeniyle «cezai şart» isteyemeyeceği, kapıcı dairesinin 16.000,00 TL karşılığında davacıya satılmış olduğundan ödediği paranın eskalâsyonu sonucu bulunan 19.782,40 TL’nın davacıya ödenmesini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.782,40 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline, davalı ortaklar aleyhindeki davanın ise «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının bağımsız «bölümün» tapusunun adına tescili veya bedelinin tazmini ile gecikme cezasının tahsili istemlerine ilişkindir.
Oysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır: 1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kat mülkiyeti · teslim tarihi · geç teslim · pasif husumet yokluğu · cezai şart · pasif husumet · husumet yokluğu · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporuna göre, davacının kooperatif ortağı olduğu, halen ortak olduğu için «geç teslim» nedeniyle «cezai şart» isteyemeyeceği, kapıcı dairesinin 16.000,00 TL karşılığında davacıya satılmış olduğundan ödediği paranın eskalâsyonu sonucu bulunan 19.782,40 TL’nın davacıya ödenmesini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.782,40 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline, davalı ortaklar aleyhindeki davanın ise «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, taraflar arasındaki 08.01.2003 tarihli sözleşmede öngörülen «cezai şartın» diğer kooperatif ortaklarını borç altına sokup sokmadığı, genel kurulda onaylanıp onaylanmadığı, yönetim kuruluna bu yönde bir «yetki» verilip verilmediği ve «teslim tarihi» itibariyle davacının kooperatife ödemesi gereken bir borcunun bulunup bulunmadığı hususları araştırıp tartışılmadan yazılı şekilde bu yöndeki talebin yazılı gerekç …
Davacı, kooperatif yönetim kurulunun 08.01.2003 tarihli kararı ile peşin ödemeli ortak olarak üyeliğe kabul edilmiş ancak bu şekilde davacıya satılan kapıcı dairesi için «kat mülkiyeti» kurulamadığından davacıya daire tapusu verilememiş ve mahkemece de yukarıda yazılı gerekçeyle davacının sadece ortak olurken verdiği peşin ödeme bedelinin eskalâsyon değerini geri isteyebileceği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2468 E. 2010/3176 K.
Ortak:rayiç değer
İncelediğiniz karardaMahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının projede ortak yer olarak görünen yeri işgal etmesinin hukuken «geçersiz» olduğu ve davacının ancak bağımsız «bölümün» dava tarihindeki «rayiç değerini» isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüyle Denizli Yeşilköy 1746 ada 1 nolu parsel bodrum kat 22 nolu bağımsız bölüme vaki müdehalenin önlenmesine, davacı-karşı davalının taşınmazdan çıkartılmasına ve karar kesinleştiğinde rayiç değer olarak belirlenen ve «bloke» edilen 29.750,00 TL’nin davacı-karşı davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
… ulunmadığı anlaşılan davacının isteyebileceği tazminat miktarının, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi tespiti, bu yerin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanıp, kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin güncel değeri bulunarak ikisi arasında farka göre kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılması, bunu takiben, davacı ödeme miktarı da güncelleştirilip, oranlanarak davacının bu yararlanmadan hangi miktarda istifade edebileceği de hesaplanıp, davacı ortağın bu davada talep etmesi mümkün olan tazminat miktarının belirlenmesi ve ayrıca, gerçekte kooperatif tarafından ödenmesi gereken bu tazminattan kendilerine «husumet» yöneltilen davalı kooperatif ortaklarının ne surette sorumlu olduklarının anasözleşme ve mevzuat çerçevesinde belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya arsanın dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıkma payı · muvazaa · olumsuz oy · uyuşmazlık konusu · kâr payı · yasal faiz
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının eşinin «muvazaalı» olarak davalı kooperatifteki ortaklığını diğer davalıya devrettiği, bu işlemin iptali için açılan dava sonucu davacının miras hissesi oranında davalı kooperatifin ortağı olduğuna karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ancak yargılama sırasında davalı ...’in kooperatif ortaklığından ayrılarak çıkma payını aldığı, davacı tarafından kooperatif ortaklığına ilişkin yapılan başvuruya davalı kooperatif tarafından «olumsuz» cevap verdiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, davacının murisinin ödediği 965 YTL aidat miktarının davalı ...’in almış olduğu 15.600 YTL «çıkma payı» bedeline oranına göre yapılan hesaplama sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, yapılan hesaplama formülü bakımından verilen karar doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının murisinin ödediği aidat bedeli gözönüne alınarak davacının 2964 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6208 E. 2010/7603 K.
Ortak:rayiç değer · iş bölümü
İncelediğiniz karardaMahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının projede ortak yer olarak görünen yeri işgal etmesinin hukuken «geçersiz» olduğu ve davacının ancak bağımsız «bölümün» dava tarihindeki «rayiç değerini» isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüyle Denizli Yeşilköy 1746 ada 1 nolu parsel bodrum kat 22 nolu bağımsız bölüme vaki müdehalenin önlenmesine, davacı-karşı davalının taşınmazdan çıkartılmasına ve karar kesinleştiğinde rayiç değer olarak belirlenen ve «bloke» edilen 29.750,00 TL’nin davacı-karşı davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının «terditli» olarak bağımsız «bölüm» tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacıya tahsis edilen bodrum kattaki yerin mimari projede konuta ilişkin bağımsız «bölüm» olarak belirlenmediği sabit olup, davacının bu yer için tapu tescil talebinde bulunması yerinde değil ise de, davacının kademeli talebinin ikinci kısmını oluşturan alacak talebi de bulunduğu halde bu isteme ilişkin değerlendirme yapılmaksızın asıl davanın tümden reddi şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaÖnce, davalı kooperatifçe ortaklara tahsis edilen bağımsız «bölümün» dava tarihindeki «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Ardından, bağımsız «bölümün» rayiç değerinden normal ve eksiksiz ödemede bulunan bir ortağın ödemelerinin güncelleştirilmiş değeri çıkartılarak, böle bir ortağın bu ödemeleri karşılığında ne miktar yararlanma sağladığı belirlenmelidir.
Ancak, davacının dava tarihi itibariyle aidat borcunun bulunmaması halinde yapılacak iş, normal ödemesini yapıp konut sahibi olan ortaklar bile aynı miktarda ödeme yapmış olan davacının da emsal bir konutun dava tarihi itibarıyla «rayiç değeri» kadar yararlanmasının olacağının kabulü ve buna göre de emsal konutun dava tarihindeki rayiç değerinin davacıya tazminat olarak verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira kaybı · olumsuz oy · kâr kaybı · cy/cy kaydı · temerrüt · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaAyrıca, mahkemece, davacıya tahsis edilen dairenin davadan önce icra marifetiyle dava dışı kişiye satıldığı ve halen tapu «kaydının» bu kişi üzerinde olduğu «kesin» iken bu dairenin kooperatifin teklifine rağmen davacı tarafından «teslim» alınmamasının davacının «temerrüdü» olarak değerlendirilmesi de doğru değildir.
2- Bununla birlikte, davacı aynı zamanda konutun «teslim» edilmemesi nedeniyle «kira kaybı» zararının olduğunu da ileri sürerek, kira tazminatı istemiş olup, mahkemece, kooperatif tarafından dairelerin diğer ortaklara ne zaman ve hangi halde teslim edildiği, eksik imalat ile teslim olup olmadığı, var ise bu eksik imalatların kooperatif tarafından mı yoksa ortak tarafından mı yapılması gerektiği, eksik imalatın tamamlanıp dairenin kullanılabilir hale getirilme süresi belirlenerek bu tarihten sonra dava tarihine kadar kira gelirinin hesaplanarak davacının buna ilişkin istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu istem hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, dava konusu dairenin davacıya «teslim» edilmesinin mümkün bulunmaması ve ayrıca davalı kooperatif elinde davacıya verilebilecek başka dairenin de olmaması nedeniyle davacıya ödenebilecek tazminatın hesaplanması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5454 E. , 2010/12123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2009 tarih ve 2007/167-2009/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davada davalı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 23.05.2000 tarihli yönetim kurulu kararıyla müvekkilinin ortak olarak kabul edildiğini, 1746 ada 1 nolu parsel bodrum kattaki 22 nolu bağımsız bölüm için müvekkilinin aidat ödediğini ve teslim sonrası burada ikamet ettiğini ancak kat mülkiyetine geçiş esnasında projede bulunmayan dairenin tescil edilemeyeceğini bildirildiğini, bu şekilde mağdur edilen müvekkiline öncelikle bağımsız bölümün müvekkili adına tapuya tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde dava tarihindeki rayiç bedeli tespit edilerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalılar, karşı davada davacılar vekilleri, projede bulunmayan daire için tapu alınmasının hukuken mümkün olmadığını, davacıya verilen yerin tüm kat maliklerine ait ortak alan olduğunu savunarak davanın reddini istemişler ve karşı dava olarak davacı- karşı davalının davaya konu taşımazdan çıkartılmasına kara verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının projede ortak yer olarak görünen yeri işgal etmesinin hukuken geçersiz olduğu ve davacının ancak bağımsız bölümün dava tarihindeki rayiç değerini isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine,
karşı davanın kabulüyle Denizli Yeşilköy 1746 ada 1 nolu parsel bodrum kat 22 nolu bağımsız bölüme vaki müdehalenin önlenmesine, davacı-karşı davalının taşınmazdan çıkartılmasına ve karar kesinleştiğinde rayiç değer olarak belirlenen ve bloke edilen 29.750,00 TL’nin davacı-karşı davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının terditli olarak bağımsız bölüm tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacıya tahsis edilen bodrum kattaki yerin mimari projede konuta ilişkin bağımsız bölüm olarak belirlenmediği sabit olup, davacının bu yer için tapu tescil talebinde bulunması yerinde değil ise de, davacının kademeli talebinin ikinci kısmını oluşturan alacak talebi de bulunduğu halde bu isteme ilişkin değerlendirme yapılmaksızın asıl davanın tümden reddi şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu durumda, mahkemece davacının alacak talebi değerlendirilerek, kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşılan davacının isteyebileceği tazminat miktarının, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi tespiti, bu yerin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanıp, kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin güncel değeri bulunarak ikisi arasında farka göre kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılması, bunu takiben, davacı ödeme miktarı da güncelleştirilip, oranlanarak davacının bu yararlanmadan hangi miktarda istifade edebileceği de hesaplanıp, davacı ortağın bu davada talep etmesi mümkün olan tazminat miktarının belirlenmesi ve ayrıca, gerçekte kooperatif tarafından ödenmesi gereken bu tazminattan kendilerine husumet yöneltilen davalı kooperatif ortaklarının ne surette sorumlu olduklarının anasözleşme ve mevzuat çerçevesinde belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043855900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz