Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1775 E. 2010/8259 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kat mülkiyeti↗ teslim tarihi↗ geç teslim↗ rayiç değer↗ pasif husumet yokluğu↗ cezai şart↗ iş bölümü↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ yetki↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporuna göre, davacının kooperatif ortağı olduğu, halen ortak olduğu için geç teslim nedeniyle cezai şart isteyemeyeceği, kapıcı dairesinin 16.000,00 TL karşılığında davacıya satılmış olduğundan ödediği paranın eskalâsyonu sonucu bulunan 19.782,40 TL’nın davacıya ödenmesini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.782,40 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline, davalı ortaklar aleyhindeki davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının bağımsız bölümün tapusunun adına tescili veya bedelinin tazmini ile gecikme cezasının tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacı, kooperatif yönetim kurulunun 08.01.2003 tarihli kararı ile peşin ödemeli ortak olarak üyeliğe kabul edilmiş ancak bu şekilde davacıya satılan kapıcı dairesi için kat mülkiyeti kurulamadığından davacıya daire tapusu verilememiş ve mahkemece de yukarıda yazılı gerekçeyle davacının sadece ortak olurken verdiği peşin ödeme bedelinin eskalâsyon değerini geri isteyebileceği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir.
Oysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır:
1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
3-Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.
4-Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
5-Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (4) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talep miktarı aşılmadan) bu miktara hükmedilecektir.
Yukarıdaki ilkeleri dikkate almayan mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, taraflar arasındaki 08.01.2003 tarihli sözleşmede öngörülen cezai şartın diğer kooperatif ortaklarını borç altına sokup sokmadığı, genel kurulda onaylanıp onaylanmadığı, yönetim kuruluna bu yönde bir yetki verilip verilmediği ve teslim tarihi itibariyle davacının kooperatife ödemesi gereken bir borcunun bulunup bulunmadığı hususları araştırıp tartışılmadan yazılı şekilde bu yöndeki talebin yazılı gerekçeyle reddi de doğru olmamıştır.
Öte yandan,dava konusunun asliye hukuk mahkemesinin görev alanında bulunmasına rağmen davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla açılmış olması karşısında, mahkemenin sıfatına ilişkin belirleme yapmaması da yerinde olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8624 E. 2011/1470 K.
Ortak:rayiç değer · iş bölümü · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının bağımsız «bölümün» tapusunun adına tescili veya bedelinin tazmini ile gecikme cezasının tahsili istemlerine ilişkindir.
Oysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır: 1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Benzer bu kararda… ut yapı kooperatifi üyesi olan davacıya konut tahsis edilememesi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu, davacıya tahsis edilebilecek başkaca bağımsız «bölüm» bulunmadığı, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 9.407,19 TL olduğu, bu arada davalının 800,00 TL’nı ödeme tarihinden itibaren faziyle birlikte ödemeye hazır olduğu yönündeki «kabul beyanı» da nazara alınarak bu miktarın ödeme tarihinden itibaren kanuni faizi hesaplandığında ana para da «dahil» olmak suretiyle en fazla 4.177,44 TL'na baliğ olduğundan bilirkişi raporundaki yöntemin daha da davacı lehine olduğu, davalının kabul beyanı doğrultusunda dava sonuçlandırılmayarak davacının davasını «ıslah» etmemiş olması da nazara alınmak suretiyle fazlaya dair hakları saklı kalarak «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 800,00 TL alacağın davalıdan tahsili yönünde hüküm tesisi gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile 800,00 TL alacağın dava tarihinden (20.06.2007) itiba …
Dava, kooperatif ortağı olduğu halde davacıya konut tahsis edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı davada istem kalemlerini konutun «rayiç değerinin» tespiti ile tahsili, davalıya ödediği tutarın ödediği tarihten itibaren «yasal faizi» ile tahsili ve zararının tespiti ile tahsiline karar verilmesi olarak nitelendirmiş bulunmaktadır.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık ilkesi · kabul beyanı · taleple bağlılık · ıslah · yasal faiz · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda… ut yapı kooperatifi üyesi olan davacıya konut tahsis edilememesi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu, davacıya tahsis edilebilecek başkaca bağımsız «bölüm» bulunmadığı, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 9.407,19 TL olduğu, bu arada davalının 800,00 TL’nı ödeme tarihinden itibaren faziyle birlikte ödemeye hazır olduğu yönündeki «kabul beyanı» da nazara alınarak bu miktarın ödeme tarihinden itibaren kanuni faizi hesaplandığında ana para da «dahil» olmak suretiyle en fazla 4.177,44 TL'na baliğ olduğundan bilirkişi raporundaki yöntemin daha da davacı lehine olduğu, davalının kabul beyanı doğrultusunda dava sonuçlandırılmayarak davacının davasını «ıslah» etmemiş olması da nazara alınmak suretiyle fazlaya dair hakları saklı kalarak «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 800,00 TL alacağın davalıdan tahsili yönünde hüküm tesisi gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile 800,00 TL alacağın dava tarihinden (20.06.2007) itiba …
Dava, kooperatif ortağı olduğu halde davacıya konut tahsis edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı davada istem kalemlerini konutun «rayiç değerinin» tespiti ile tahsili, davalıya ödediği tutarın ödediği tarihten itibaren «yasal faizi» ile tahsili ve zararının tespiti ile tahsiline karar verilmesi olarak nitelendirmiş bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında hesaplama yapılarak sonucuna göre davacının istem kalemleri hakkında karar verilmesi gerekerken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3505 E. 2010/4100 K.
Ortak:rayiç değer · iş bölümü · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının bağımsız «bölümün» tapusunun adına tescili veya bedelinin tazmini ile gecikme cezasının tahsili istemlerine ilişkindir.
Oysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır: 1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Benzer bu karardaDava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının «terditli» olarak bağımsız «bölüm» tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
Davacı, kooperatif yönetim kurulunun 03.04.2001 tarihli kararı ile peşin ödemeli ortak olarak üyeliğe kabul edilmiş ancak bağımsız «bölüm» sayısından fazla ortak olması nedeniyle davacıya daire tahsis edilmemiş ve mahkemece de yukarıda yazılı gerekçeyle davacının sadece ortak olurken verdiği peşin ödeme bedelini geri isteyebileceği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir.
Oysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır: 1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terditli dava · geçersizlik · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… a göre, davacının ortaklığa kabul edildiği 03.04.2001 tarihli kararla bodrum kattaki sığınağın 7.000,00 USD karşılığında davacıya satılmış olduğu, yönetim kurulunun «yetkisini» aşarak projede sığınak olarak görünen yeri peşin bedelle satmasının hukuken ve fiilen «geçersiz» olduğu, davacının ancak kooperatife ödediği parayı isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.682,85 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının «terditli» olarak bağımsız «bölüm» tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2468 E. 2010/3176 K.
Ortak:rayiç değer · Alacak
İncelediğiniz karardaOysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır: 1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Benzer bu kararda1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya arsanın dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıkma payı · muvazaa · olumsuz oy · uyuşmazlık konusu · kâr payı · yasal faiz
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının eşinin «muvazaalı» olarak davalı kooperatifteki ortaklığını diğer davalıya devrettiği, bu işlemin iptali için açılan dava sonucu davacının miras hissesi oranında davalı kooperatifin ortağı olduğuna karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ancak yargılama sırasında davalı ...’in kooperatif ortaklığından ayrılarak çıkma payını aldığı, davacı tarafından kooperatif ortaklığına ilişkin yapılan başvuruya davalı kooperatif tarafından «olumsuz» cevap verdiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, davacının murisinin ödediği 965 YTL aidat miktarının davalı ...’in almış olduğu 15.600 YTL «çıkma payı» bedeline oranına göre yapılan hesaplama sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, yapılan hesaplama formülü bakımından verilen karar doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının murisinin ödediği aidat bedeli gözönüne alınarak davacının 2964 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9403 E. 2011/2861 K.
Ortak:rayiç değer · iş bölümü · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporuna göre, davacının kooperatif ortağı olduğu, halen ortak olduğu için «geç teslim» nedeniyle «cezai şart» isteyemeyeceği, kapıcı dairesinin 16.000,00 TL karşılığında davacıya satılmış olduğundan ödediği paranın eskalâsyonu sonucu bulunan 19.782,40 TL’nın davacıya ödenmesini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.782,40 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline, davalı ortaklar aleyhindeki davanın ise «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının bağımsız «bölümün» tapusunun adına tescili veya bedelinin tazmini ile gecikme cezasının tahsili istemlerine ilişkindir.
Oysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır: 1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Benzer bu kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ortaklığı devam eden davacıya diğer ortaklara verdiği kaba inşaat halindeki bir bağımsız «bölümü» vermek zorunda olduğu, ancak davalının bağımsız bölüm verme imkanının bulunmadığının anlaşılması nedeniyle davacının bu tür bir yerin dava tarihindeki değerini talep etme hakkına kavuştuğu, davalı kooperatifin ortaklarına dağıttığı bağımsız bölümün kaba inşaat halindeki değerinin dava tarihi itibariyle 30.000,00 TL olduğunun belirlendiği, davacının bu miktarı talep etmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL tazminat alacağının dava tarihi olan 08.08.2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı kooperatif tarafından ortaklarına kaba inşaat halinde «teslim» edilmiş bulunan bir işyerinin dava tarihindeki değerinin tespit edilmesi sonucu bulunan miktar yazılı şekilde hüküm altına alınmıştır.
Oysaki kooperatifin ortağına karşı olan işyeri veya konut «teslimi» edimini yerine getirememesi halinde ortağına bunun yerine ödemesi gereken tazminatın ne şekilde tespit edileceğinin bilirkişi kurulu tarafından Dairemizce benimsenen ve aşağıda esasları açıklanan hesaplama yöntemine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ortaklığı devam eden davacıya diğer ortaklara verdiği kaba inşaat halindeki bir bağımsız «bölümü» vermek zorunda olduğu, ancak davalının bağımsız bölüm verme imkanının bulunmadığının anlaşılması nedeniyle davacının bu tür bir yerin dava tarihindeki değerini talep etme hakkına kavuştuğu, davalı kooperatifin ortaklarına dağıttığı bağımsız bölümün kaba inşaat halindeki değerinin dava tarihi itibariyle 30.000,00 TL olduğunun belirlendiği, davacının bu miktarı talep etmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL tazminat alacağının dava tarihi olan 08.08.2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4879 E. 2020/3476 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10586 E. 2010/10859 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama neticesinde kâr payına yönelik davanın reddine, diğer istemler hakkında «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle kâr «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizin 04.05.2010 günlü ilamının 2. bendinde yazılı gerekçelerle davacılar yararına bozulmuş, 1. bentte açıklanan gerekçelerle sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13130 E. 2010/1299 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1775 E. , 2010/8259 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karabük 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2008 tarih ve 2006/81-2008/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin 08.01.2003 tarihli yönetim kurulu kararıyla müvekkilinin peşin ödemeli ortak olarak kabul edildiğini, bodrum kattaki bağımsız bölümün 16.000,00 TL’ye müvekkiline satıldığını ve dairenin tesliminin 01.10.2003 tarihinde gerçekleşmemesi halinde aylık 200 USD gecikme cezası uygulanacağının karalaştırıldığını, dairenin 01.06.2004 tarihinde teslim edildiğini, müvekkilinin daire için 10.000,00 TL masraf yaptığını, kat mülkiyetine geçilme aşamasında ise bu yere tapu verilemeyeceğinin ortaya çıktığını ileri sürerek, öncelikle zilyedi bulunduğu bağımsız bölümün tapusunun adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde dairenin bedeli olarak 50.000,00 TL’nin ve geç teslim nedeniyle 1.400 USD’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporuna göre, davacının kooperatif ortağı olduğu, halen ortak olduğu için geç teslim nedeniyle cezai şart isteyemeyeceği, kapıcı dairesinin 16.000,00 TL karşılığında davacıya satılmış olduğundan ödediği paranın eskalâsyonu sonucu bulunan 19.782,40 TL’nın davacıya ödenmesini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.782,40 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline, davalı ortaklar aleyhindeki davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının bağımsız bölümün tapusunun adına tescili veya bedelinin tazmini ile gecikme cezasının tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacı, kooperatif yönetim kurulunun 08.01.2003 tarihli kararı ile peşin ödemeli ortak olarak üyeliğe kabul edilmiş ancak bu şekilde davacıya satılan kapıcı dairesi için kat mülkiyeti kurulamadığından davacıya daire tapusu verilememiş ve mahkemece de yukarıda yazılı gerekçeyle davacının sadece ortak olurken verdiği peşin ödeme bedelinin eskalâsyon değerini geri isteyebileceği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir.
Oysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır:
1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
3-Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.
4-Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
5-Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (4) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talep miktarı aşılmadan) bu miktara hükmedilecektir.
Yukarıdaki ilkeleri dikkate almayan mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, taraflar arasındaki 08.01.2003 tarihli sözleşmede öngörülen cezai şartın diğer kooperatif ortaklarını borç altına sokup sokmadığı, genel kurulda onaylanıp onaylanmadığı, yönetim kuruluna bu yönde bir yetki verilip verilmediği ve teslim tarihi itibariyle davacının kooperatife ödemesi gereken bir borcunun bulunup bulunmadığı hususları araştırıp tartışılmadan yazılı şekilde bu yöndeki talebin yazılı gerekçeyle reddi de doğru olmamıştır.
Öte yandan,dava konusunun asliye hukuk mahkemesinin görev alanında bulunmasına rağmen davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla açılmış olması karşısında, mahkemenin sıfatına ilişkin belirleme yapmaması da yerinde olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025910000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz