Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2468 E. 2010/3176 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıkma payı↗ rayiç değer↗ kesinleşen ilam↗ muvazaa↗ olumsuz oy↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr payı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının murisinin ödediği aidat bedeli gözönüne alınarak davacının 2964 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif ortaklığına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının eşinin muvazaalı olarak davalı kooperatifteki ortaklığını diğer davalıya devrettiği, bu işlemin iptali için açılan dava sonucu davacının miras hissesi oranında davalı kooperatifin ortağı olduğuna karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ancak yargılama sırasında davalı ...’in kooperatif ortaklığından ayrılarak çıkma payını aldığı, davacı tarafından kooperatif ortaklığına ilişkin yapılan başvuruya davalı kooperatif tarafından olumsuz cevap verdiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının ortaklığı nedeniyle alacağı tazminatın miktarı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının murisinin ödediği 965 YTL aidat miktarının davalı ...’in almış olduğu 15.600 YTL çıkma payı bedeline oranına göre yapılan hesaplama sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, yapılan hesaplama formülü bakımından verilen karar doğru değildir.
Zira, kesinleşmiş mahkeme ilamına göre davacı kooperatif ortağı olup, kendi isteği ile de kooperatif ortaklığından ayrılmadığına göre, davacının ortak olarak diğer ortaklara düşen miktarda arsa veya konutun davacıya verilmesi gerekir. Ancak davacı kooperatif elinde arsa veya konut kalmaması halinde ödenecek tazminatın hesaplanması şekli, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre aşağıdaki şekilde formüle edilmiştir.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya arsanın dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2- Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
3- Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.
4- Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
5- Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (4) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (davalı ...’in yaptığı ödemeler ile davacının 1/2 oranında hissedar olduğunun da gözönüne alınarak) tesbit edilecek miktara hükmedilecektir.
Mahkemece, yukarıdaki ilkeler dikkate alınmadan yapılan hesaplama sonucu verilen hüküm doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8624 E. 2011/1470 K.
Ortak:rayiç değer · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının murisinin ödediği aidat bedeli gözönüne alınarak davacının 2964 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya arsanın dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Benzer bu karardaDava, kooperatif ortağı olduğu halde davacıya konut tahsis edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı davada istem kalemlerini konutun «rayiç değerinin» tespiti ile tahsili, davalıya ödediği tutarın ödediği tarihten itibaren «yasal faizi» ile tahsili ve zararının tespiti ile tahsiline karar verilmesi olarak nitelendirmiş bulunmaktadır.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık ilkesi · kabul beyanı · taleple bağlılık · iş bölümü · ıslah · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda… ut yapı kooperatifi üyesi olan davacıya konut tahsis edilememesi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olduğu, davacıya tahsis edilebilecek başkaca bağımsız «bölüm» bulunmadığı, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 9.407,19 TL olduğu, bu arada davalının 800,00 TL’nı ödeme tarihinden itibaren faziyle birlikte ödemeye hazır olduğu yönündeki «kabul beyanı» da nazara alınarak bu miktarın ödeme tarihinden itibaren kanuni faizi hesaplandığında ana para da «dahil» olmak suretiyle en fazla 4.177,44 TL'na baliğ olduğundan bilirkişi raporundaki yöntemin daha da davacı lehine olduğu, davalının kabul beyanı doğrultusunda dava sonuçlandırılmayarak davacının davasını «ıslah» etmemiş olması da nazara alınmak suretiyle fazlaya dair hakları saklı kalarak «taleple bağlılık ilkesi» gereğince 800,00 TL alacağın davalıdan tahsili yönünde hüküm tesisi gerektiği belirtilerek davanın kabulü ile 800,00 TL alacağın dava tarihinden (20.06.2007) itiba …
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında hesaplama yapılarak sonucuna göre davacının istem kalemleri hakkında karar verilmesi gerekerken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3505 E. 2010/4100 K.
Ortak:rayiç değer · Alacak
İncelediğiniz kararda1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya arsanın dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır: 1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terditli dava · iş bölümü · geçersizlik · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… a göre, davacının ortaklığa kabul edildiği 03.04.2001 tarihli kararla bodrum kattaki sığınağın 7.000,00 USD karşılığında davacıya satılmış olduğu, yönetim kurulunun «yetkisini» aşarak projede sığınak olarak görünen yeri peşin bedelle satmasının hukuken ve fiilen «geçersiz» olduğu, davacının ancak kooperatife ödediği parayı isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.682,85 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının «terditli» olarak bağımsız «bölüm» tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.
Davacı, kooperatif yönetim kurulunun 03.04.2001 tarihli kararı ile peşin ödemeli ortak olarak üyeliğe kabul edilmiş ancak bağımsız «bölüm» sayısından fazla ortak olması nedeniyle davacıya daire tahsis edilmemiş ve mahkemece de yukarıda yazılı gerekçeyle davacının sadece ortak olurken verdiği peşin ödeme bedelini geri isteyebileceği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1775 E. 2010/8259 K.
Ortak:rayiç değer · Alacak
İncelediğiniz kararda1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya arsanın dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Benzer bu karardaOysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır: 1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kat mülkiyeti · teslim tarihi · geç teslim · pasif husumet yokluğu · cezai şart · iş bölümü · pasif husumet · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporuna göre, davacının kooperatif ortağı olduğu, halen ortak olduğu için «geç teslim» nedeniyle «cezai şart» isteyemeyeceği, kapıcı dairesinin 16.000,00 TL karşılığında davacıya satılmış olduğundan ödediği paranın eskalâsyonu sonucu bulunan 19.782,40 TL’nın davacıya ödenmesini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.782,40 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline, davalı ortaklar aleyhindeki davanın ise «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, taraflar arasındaki 08.01.2003 tarihli sözleşmede öngörülen «cezai şartın» diğer kooperatif ortaklarını borç altına sokup sokmadığı, genel kurulda onaylanıp onaylanmadığı, yönetim kuruluna bu yönde bir «yetki» verilip verilmediği ve «teslim tarihi» itibariyle davacının kooperatife ödemesi gereken bir borcunun bulunup bulunmadığı hususları araştırıp tartışılmadan yazılı şekilde bu yöndeki talebin yazılı gerekç …
Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının bağımsız «bölümün» tapusunun adına tescili veya bedelinin tazmini ile gecikme cezasının tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacı, kooperatif yönetim kurulunun 08.01.2003 tarihli kararı ile peşin ödemeli ortak olarak üyeliğe kabul edilmiş ancak bu şekilde davacıya satılan kapıcı dairesi için «kat mülkiyeti» kurulamadığından davacıya daire tapusu verilememiş ve mahkemece de yukarıda yazılı gerekçeyle davacının sadece ortak olurken verdiği peşin ödeme bedelinin eskalâsyon değerini geri isteyebileceği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6208 E. 2010/7603 K.
Ortak:rayiç değer · olumsuz oy · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacının eşinin «muvazaalı» olarak davalı kooperatifteki ortaklığını diğer davalıya devrettiği, bu işlemin iptali için açılan dava sonucu davacının miras hissesi oranında davalı kooperatifin ortağı olduğuna karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ancak yargılama sırasında davalı ...’in kooperatif ortaklığından ayrılarak çıkma payını aldığı, davacı tarafından kooperatif ortaklığına ilişkin yapılan başvuruya davalı kooperatif tarafından «olumsuz» cevap verdiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya arsanın dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Benzer bu karardaÖnce, davalı kooperatifçe ortaklara tahsis edilen bağımsız «bölümün» dava tarihindeki «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Ancak, davacının dava tarihi itibariyle aidat borcunun bulunmaması halinde yapılacak iş, normal ödemesini yapıp konut sahibi olan ortaklar bile aynı miktarda ödeme yapmış olan davacının da emsal bir konutun dava tarihi itibarıyla «rayiç değeri» kadar yararlanmasının olacağının kabulü ve buna göre de emsal konutun dava tarihindeki rayiç değerinin davacıya tazminat olarak verilmesi gerekmektedir.
2- Bununla birlikte, davacı aynı zamanda konutun «teslim» edilmemesi nedeniyle «kira kaybı» zararının olduğunu da ileri sürerek, kira tazminatı istemiş olup, mahkemece, kooperatif tarafından dairelerin diğer ortaklara ne zaman ve hangi halde teslim edildiği, eksik imalat ile teslim olup olmadığı, var ise bu eksik imalatların kooperatif tarafından mı yoksa ortak tarafından mı yapılması gerektiği, eksik imalatın tamamlanıp dairenin kullanılabilir hale getirilme süresi belirlenerek bu tarihten sonra dava tarihine kadar kira gelirinin hesaplanarak davacının buna ilişkin istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu istem hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira kaybı · iş bölümü · kâr kaybı · cy/cy kaydı · temerrüt · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaAyrıca, mahkemece, davacıya tahsis edilen dairenin davadan önce icra marifetiyle dava dışı kişiye satıldığı ve halen tapu «kaydının» bu kişi üzerinde olduğu «kesin» iken bu dairenin kooperatifin teklifine rağmen davacı tarafından «teslim» alınmamasının davacının «temerrüdü» olarak değerlendirilmesi de doğru değildir.
2- Bununla birlikte, davacı aynı zamanda konutun «teslim» edilmemesi nedeniyle «kira kaybı» zararının olduğunu da ileri sürerek, kira tazminatı istemiş olup, mahkemece, kooperatif tarafından dairelerin diğer ortaklara ne zaman ve hangi halde teslim edildiği, eksik imalat ile teslim olup olmadığı, var ise bu eksik imalatların kooperatif tarafından mı yoksa ortak tarafından mı yapılması gerektiği, eksik imalatın tamamlanıp dairenin kullanılabilir hale getirilme süresi belirlenerek bu tarihten sonra dava tarihine kadar kira gelirinin hesaplanarak davacının buna ilişkin istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu istem hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, dava konusu dairenin davacıya «teslim» edilmesinin mümkün bulunmaması ve ayrıca davalı kooperatif elinde davacıya verilebilecek başka dairenin de olmaması nedeniyle davacıya ödenebilecek tazminatın hesaplanması gerekir.
Önce, davalı kooperatifçe ortaklara tahsis edilen bağımsız «bölümün» dava tarihindeki «rayiç değeri» saptanmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9403 E. 2011/2861 K.
Ortak:rayiç değer · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının murisinin ödediği aidat bedeli gözönüne alınarak davacının 2964 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya arsanın dava tarihi itibariyle «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Benzer bu kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ortaklığı devam eden davacıya diğer ortaklara verdiği kaba inşaat halindeki bir bağımsız «bölümü» vermek zorunda olduğu, ancak davalının bağımsız bölüm verme imkanının bulunmadığının anlaşılması nedeniyle davacının bu tür bir yerin dava tarihindeki değerini talep etme hakkına kavuştuğu, davalı kooperatifin ortaklarına dağıttığı bağımsız bölümün kaba inşaat halindeki değerinin dava tarihi itibariyle 30.000,00 TL olduğunun belirlendiği, davacının bu miktarı talep etmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL tazminat alacağının dava tarihi olan 08.08.2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Buna göre; 1-Öncelikle diğer ortaklara tahsis edilen bir işyerinin diğer ortaklara tahsis edilen şeklinin (kaba inşaat) dava tarihindeki «rayiç değeri» saptanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş bölümü · teslim
Benzer bu kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ortaklığı devam eden davacıya diğer ortaklara verdiği kaba inşaat halindeki bir bağımsız «bölümü» vermek zorunda olduğu, ancak davalının bağımsız bölüm verme imkanının bulunmadığının anlaşılması nedeniyle davacının bu tür bir yerin dava tarihindeki değerini talep etme hakkına kavuştuğu, davalı kooperatifin ortaklarına dağıttığı bağımsız bölümün kaba inşaat halindeki değerinin dava tarihi itibariyle 30.000,00 TL olduğunun belirlendiği, davacının bu miktarı talep etmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL tazminat alacağının dava tarihi olan 08.08.2002 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı kooperatif tarafından ortaklarına kaba inşaat halinde «teslim» edilmiş bulunan bir işyerinin dava tarihindeki değerinin tespit edilmesi sonucu bulunan miktar yazılı şekilde hüküm altına alınmıştır.
Oysaki kooperatifin ortağına karşı olan işyeri veya konut «teslimi» edimini yerine getirememesi halinde ortağına bunun yerine ödemesi gereken tazminatın ne şekilde tespit edileceğinin bilirkişi kurulu tarafından Dairemizce benimsenen ve aşağıda esasları açıklanan hesaplama yöntemine göre belirlenmesi gerekmektedir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4879 E. 2020/3476 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10586 E. 2010/10859 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama neticesinde kâr payına yönelik davanın reddine, diğer istemler hakkında «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle kâr «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizin 04.05.2010 günlü ilamının 2. bendinde yazılı gerekçelerle davacılar yararına bozulmuş, 1. bentte açıklanan gerekçelerle sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2468 E. , 2010/3176 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2006/387-2008/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisinin ölmeden evvel muvazaalı olarak davalı kooperatifte bulunan üyeliğini diğer davalıya devrettiğini, bunun iptali için açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını ve müvekkilinin davalı kooperatife ortaklığının tespitine karar verildiğini, ancak yargılama sırasında davalı ...’in kooperatiften istifa ederek çıkma payını aldığını, müvekkilinin davalı kooperatife yaptığı başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, kooperatif ortaklığın eski hale getirilmesini, aksi halde 20.000 YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının açmış olduğu davada hisse devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmediğini, bu nedenle diğer davalının hissesini müvekkiline devrederek ortaklıktan ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının murisinin ödediği aidat bedeli gözönüne alınarak davacının 2964 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif ortaklığına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının eşinin muvazaalı olarak davalı kooperatifteki ortaklığını diğer davalıya devrettiği, bu işlemin iptali için açılan dava sonucu davacının miras hissesi oranında davalı kooperatifin ortağı olduğuna karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ancak yargılama sırasında davalı ...’in kooperatif ortaklığından ayrılarak çıkma payını aldığı, davacı tarafından kooperatif ortaklığına ilişkin yapılan başvuruya davalı kooperatif tarafından olumsuz cevap verdiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının ortaklığı nedeniyle alacağı tazminatın miktarı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının murisinin ödediği 965 YTL aidat miktarının davalı ...’in almış olduğu 15.600 YTL çıkma payı bedeline oranına göre yapılan hesaplama sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, yapılan hesaplama formülü bakımından verilen karar doğru değildir.
Zira, kesinleşmiş mahkeme ilamına göre davacı kooperatif ortağı olup, kendi isteği ile de kooperatif ortaklığından ayrılmadığına göre, davacının ortak olarak diğer ortaklara düşen miktarda arsa veya konutun davacıya verilmesi gerekir. Ancak davacı kooperatif elinde arsa veya konut kalmaması halinde ödenecek tazminatın hesaplanması şekli, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre aşağıdaki şekilde formüle edilmiştir.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya arsanın dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2- Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
3- Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.
4- Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
5- Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (4) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (davalı ...’in yaptığı ödemeler ile davacının 1/2 oranında hissedar olduğunun da gözönüne alınarak) tesbit edilecek miktara hükmedilecektir.
Mahkemece, yukarıdaki ilkeler dikkate alınmadan yapılan hesaplama sonucu verilen hüküm doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014072100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz