6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3505 E. 2010/4100 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
terditli dava rayiç değer iş bölümü geçersizlik yetkisizlik kararı

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ortaklığa kabul edildiği 03.04.2001 tarihli kararla bodrum kattaki sığınağın 7.000,00 USD karşılığında davacıya satılmış olduğu, yönetim kurulunun yetkisini aşarak projede sığınak olarak görünen yeri peşin bedelle satmasının hukuken ve fiilen geçersiz olduğu, davacının ancak kooperatife ödediği parayı isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.682,85 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının terditli olarak bağımsız bölüm tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.

Davacı, kooperatif yönetim kurulunun 03.04.2001 tarihli kararı ile peşin ödemeli ortak olarak üyeliğe kabul edilmiş ancak bağımsız bölüm sayısından fazla ortak olması nedeniyle davacıya daire tahsis edilmemiş ve mahkemece de yukarıda yazılı gerekçeyle davacının sadece ortak olurken verdiği peşin ödeme bedelini geri isteyebileceği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir.

Oysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır:

1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.

2- Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.

3- Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.

4- Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.

5- Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (4) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talep miktarı aşılmadan) bu miktara hükmedilecektir.

Yukarıdaki ilkeleri dikkate almayan mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8624 E. 2011/1470 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1775 E. 2010/8259 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2468 E. 2010/3176 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9403 E. 2011/2861 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Terditli dava

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5454 E. 2010/12123 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4879 E. 2020/3476 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Muarazanın Giderilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10586 E. 2010/10859 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/3505 E.  ,  2010/4100 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.04.2008 tarih ve 2006/410-2008/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı kooperatifin 03.04.2001 tarihli yönetim kurulu kararıyla müvekkilinin ortaklığa kabul edildiğini, B blok bodrum kattaki bağımsız bölümün 7.000,00 USD satış tutarıyla müvekkilinin peşin ödemeli ortak olarak kabulüne ilişkin yönetim kurulu tarafından belge tanzim edildiğini, ancak daha sonra gerçekte mevcut olmayan bir dairenin müvekkiline satıldığının anlaşıldığını, bu şekilde mağdur edilen müvekkiline öncelikle kooperatiften bir bağımsız bölümün tahsisine, bu mümkün olmadığı takdirde bedeli olarak şimdilik 6.500,00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 30.10.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 21.706,97 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, projede sığınak olarak görünen dava konusu yere tapu alınmasının hukuken mümkün olmadığını ve peşin ödemeli ortak alınması yönünde genel kurul kararı bulunmadığından eski yönetim kurulunca yapılan satış işleminin geçersiz olduğunu, davacının ortaklığının yok hükmünde bulunduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ortaklığa kabul edildiği 03.04.2001 tarihli kararla bodrum kattaki sığınağın 7.000,00 USD karşılığında davacıya satılmış olduğu, yönetim kurulunun yetkisini aşarak projede sığınak olarak görünen yeri peşin bedelle satmasının hukuken ve fiilen geçersiz olduğu, davacının ancak kooperatife ödediği parayı isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.682,85 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, konut tahsis edilmeyen kooperatif ortağının terditli olarak bağımsız bölüm tahsisi veya bedelinin tazmini istemlerine ilişkindir.

Davacı, kooperatif yönetim kurulunun 03.04.2001 tarihli kararı ile peşin ödemeli ortak olarak üyeliğe kabul edilmiş ancak bağımsız bölüm sayısından fazla ortak olması nedeniyle davacıya daire tahsis edilmemiş ve mahkemece de yukarıda yazılı gerekçeyle davacının sadece ortak olurken verdiği peşin ödeme bedelini geri isteyebileceği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir.

Oysa, davacının yasa ve anasözleşme hükümleri uyarınca usulüne uygun bir biçimde ihraç edilmediği, halen kooperatif ortağı olduğu ve dosya kapsamından da kendisine konut tahsis olanağı bulunmadığı anlaşıldığına göre isteyebileceği tazminat miktarı, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği gibi aşağıdaki şekilde olmalıdır:

1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.

2- Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.

3- Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.

4- Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.

5- Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (4) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talep miktarı aşılmadan) bu miktara hükmedilecektir.

Yukarıdaki ilkeleri dikkate almayan mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017209500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.