Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5584 E. 2010/12170 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak butlan↗ muhalefet şerhi↗ iyiniyet kuralı↗ butlan↗ iyiniyet↗ cy/cy şerhi↗ iptal davası↗ içtihadı birleştirme kararı↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ...’in genel kurul tutanağında usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın dava açma hakkı yokluğundan, salt çağrıda usulsüzlüğün iptal sebebi olmadığı, genel kurullarda alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Davacılar vekili, asıl davada müvekkili ... ’un üyesi olduğu davalı kooperatifin 24.06.2000 tarihli genel kurulunda 4 ve 5. numaralı kararların mutlak butlanla batıl olduğunu, birleşen davada da diğer müvekkili ...’un da kooperatif ortağı olduğu halde genel kurul toplantısına çağrılmadığından 26.06.1999 ve 24.06.2000 yıllarında yapılan genel kurullarının mutlak butlanla batıl olduğunu ileri sürerek, genel kurullarda alınan kararların iptalini istemiştir.
Mahkemece, kısa kararda asıl ve birleşen dava ayırımı yapılmaksızın, açılan davanın süre yönünden reddine karar verildiği halde, gerekçeli kararda asıl davanın davacı ...’in genel kurul tutanağında usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmadığından iptal davası açma hakkı olmadığı gerekçesiyle, birleşen davanın da genel kurullarda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
T.C. Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen kararda açıkça belirtilecektir. HUMK.'nun 382.maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağının içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş bozmadan sonra hakimin önceki kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10729 E. 2010/3945 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ...’in genel kurul tutanağında usulüne uygun «muhalefet şerhi» bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın dava açma hakkı yokluğundan, salt çağrıda usulsüzlüğün iptal «sebebi» olmadığı, genel kurullarda alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Yukarıda açıklanan bozma şekil ve «sebebine» göre mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · mirasçılık · dosya masrafı
Benzer bu karardaDavacılar vekilince 19.10.2006 tarihli oturuma «mazeret» beyan edilerek katılınmamış, mahkemece de mazeret kabul edilerek duruşma gününün davacı vekiline cevaplı telgrafla bildirilmesine karar verilmiş, ancak söz konusu yeni duruşma gününün hata sonucu davacılar vekilinin eski adresine gönderilmesi sonrasında 02.11.2006 tarihli «dosyanın işlemden kaldırılmasına» dair kararın sonradan mahkemece hatalı olduğundan bahisle kaldırılarak yargılamaya devam edilmesi, mahkemeden kaynaklanan bir hatadan ileri gelmesi nedeniyle HUMK’ …
… anevi, davacılar ..., ..., ..., ..., ...için ayrı ayrı 1.000' er YTL manevi, davacı ... için (10.000) YTL manevi, davacı ...için (456,31) YTL maddi ve davacılar ... «mirasçıları» ile ... mirasçılarının defin «masraflarına» ilişkin taleplerin kabulü ile 60' ar YTL tazminatın kaza tarihinden itibaren işlelyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10718 E. 2010/1705 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının tescilli markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde üretimde bulunduğu, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, 3.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11053 E. 2013/9837 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçe-hüküm çelişkisi · hizmet sözleşmesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, danışmanlık «hizmet sözleşmesi» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK’nun 297. maddesinin «son» fıkrası uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Mahkeme gerekçe kısmında davacının gerekli olan belgeleri eksik gönderilmesi nedeniyle davalının üzerine düşen edimini yerine getirmediğini belirtmesine rağmen, davanın kabulüne karar verilerek «gerekçeyle çelişkili» hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7046 E. 2012/5187 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda1-Dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/981 E. 2013/8045 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · infaz · maddi tazminat · yasal faiz · kusur
Benzer bu kararda… ddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... ...'nun maddi zararının davadan önce kazaya karışan araçların trafik sigortacılarınca karşılandığı, bu nedenle «maddi tazminat» talebinin yerinde bulunmadığı, murislerinin ölümü nedeniyle davacıların manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için ....000 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı ....000 TL olmak üzere toplam ....000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin manevi ve maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı ... ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. ...-Dava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda hüküm altına alınan alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olmasına karşın gerekçeli kararda, kısa karara aykırı olarak davalılar ... ile ...'un, dava konusu olayda «kusurlarının» bulunmadığı ve hükmolunan tazminatın kusurlu bulunan davalılardan tahsilinin gerektiği açıklanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5584 E. , 2010/12170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
Salihli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2007/297-2009/171 sayılı kararın Yargıtayca birleşen davada incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ... ’un ortağı olduğu davalı kooperatifin 24.06.2000 tarihli genel kurulunda 4. ve 5. numaralı kararların mutlak butlanla batıl olduğunu, birleşen davada ise diğer müvekkili ...’un da kooperatif ortağı olduğu halde 26.06.1999 ve 24.06.2000 tarihlerinde toplanan genel kurullara çağrılmadığını, haksız olarak üyeliğe kabul edilmediğini, üstü kapalı kararlarla müvekkilinin A ve B bloklardaki haklarının yok sayıldığını, bu suretle her iki genel kurulda da alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunu ileri sürerek, genel kurulda alınan bu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl davada davacının hukuki yararını ispat etmesi gerektiğini, birleşen davada davacının ortak olup olmadığının dahi belli olmadığını ve iddiaların dayanaksız olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ...’in genel kurul tutanağında usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın dava açma hakkı yokluğundan, salt çağrıda usulsüzlüğün iptal sebebi olmadığı, genel kurullarda alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Davacılar vekili, asıl davada müvekkili ... ’un üyesi olduğu davalı kooperatifin 24.06.2000 tarihli genel kurulunda 4 ve 5. numaralı kararların mutlak butlanla batıl olduğunu, birleşen davada da diğer müvekkili ...’un da kooperatif ortağı olduğu halde genel kurul toplantısına çağrılmadığından 26.06.1999 ve 24.06.2000 yıllarında yapılan genel kurullarının mutlak butlanla batıl olduğunu ileri sürerek, genel kurullarda alınan kararların iptalini istemiştir.
Mahkemece, kısa kararda asıl ve birleşen dava ayırımı yapılmaksızın, açılan davanın süre yönünden reddine karar verildiği halde, gerekçeli kararda asıl davanın davacı ...’in genel kurul tutanağında usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmadığından iptal davası açma hakkı olmadığı gerekçesiyle, birleşen davanın da genel kurullarda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
T.C. Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen kararda açıkça belirtilecektir. HUMK.'nun 382.maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağının içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş bozmadan sonra hakimin önceki kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden birleşen davada davacıya iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043752100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz