Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10718 E. 2010/1705 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz↗ içtihadı birleştirme kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 3.000.00 YTL’nin para çekilme tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, banka hesabındaki paranın izinsiz çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK.nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda davanın kabulü ile 300.00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararda ise kısa karara aykırı şekilde 3000.00 YTL’nin paranın hesaptan çekilme tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının tescilli markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde üretimde bulunduğu, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, 3.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Faydalı model hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Faydalı model hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1520 E. 2013/1818 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «bedelsizlik» iddiasının, «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmaması ve vakıanın ticari defterlerle ispatının mümkün bulunmaması nedeniyle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda “davanın reddine" karar verilmiş, ancak gerekçeli kararda asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» da hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7046 E. 2012/5187 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda1-Dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/981 E. 2013/8045 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · maddi tazminat · yasal faiz · kusur
Benzer bu kararda… ddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... ...'nun maddi zararının davadan önce kazaya karışan araçların trafik sigortacılarınca karşılandığı, bu nedenle «maddi tazminat» talebinin yerinde bulunmadığı, murislerinin ölümü nedeniyle davacıların manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için ....000 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı ....000 TL olmak üzere toplam ....000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin manevi ve maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı ... ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. ...-Dava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda hüküm altına alınan alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olmasına karşın gerekçeli kararda, kısa karara aykırı olarak davalılar ... ile ...'un, dava konusu olayda «kusurlarının» bulunmadığı ve hükmolunan tazminatın kusurlu bulunan davalılardan tahsilinin gerektiği açıklanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6725 E. 2013/6058 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · iltibas
Benzer bu kararda… n malların mal satım hizmeti kapsamında satılabileceği ve bu hali ile davalının markasının kapsadığı tüm mallar açısından 556 Sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, ayrıca davacıya ait “KOTON + Şekil” ibareli markanın tanınmış marka statüsünde olup kararnamenin 8/4 maddesinde yazılı koşulların gerçekleştiği, ... ... kararının iptali ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... ...’nun 2011-M-9 sayılı kararının iptaline ve davalıya ait markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6352 E. 2011/16055 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece kısa kararda “asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin devamına” karar verildiği halde , gerekçeli kararda “1995 Euro'nun 27/02/2008 tarihinden geçerli olarak «reeskont faizi» ile birlikte TL karşılığı paranın davalıdan alınarak davacıya verilmesine “ şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10718 E. , 2010/1705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.03.2008 tarih ve 2007/55-2008/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde bulunan hesabından talimatı olmadan para çekildiğini ileri sürerek, 3.000.00 YTL’nin çekilme tarihi olan 17.10.2005 gününden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 3.000.00 YTL’nin para çekilme tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, banka hesabındaki paranın izinsiz çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK.nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda davanın kabulü ile 300.00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararda ise kısa karara aykırı şekilde 3000.00 YTL’nin paranın hesaptan çekilme tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009092200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz