6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Faydalı model hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/922 E. 2012/7668 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz içtihadı birleştirme kararı

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 294 · HUMK — HUMK 382

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının faydalı modelinin yenilik unsuru taşımadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 382 ve devamı ile inceleme tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 294 ve sonraki maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Somut olayda, mahkemece kısa kararda “davanın kabulüne“ denilmiş, gerekçeli kararda ise “davanın reddine ” karar verilmiştir.

Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Faydalı model hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.

    Ortak: · Faydalı model hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sebepsiz Zenginleşme 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7046 E. 2012/5187 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10718 E. 2010/1705 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1520 E. 2013/1818 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6725 E. 2013/6058 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17722 E. 2014/19402 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/981 E. 2013/8045 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/922 E.  ,  2012/7668 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2010 tarih ve 2009/122-2010/351 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalının 'Balya teli' isimli faydalı modeli adına tescil ettirdiğini, oysa daha önceden benzerlerinin üretildiğini, yenilik unsuru taşımadığını ileri sürerek, faydalı modelin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının faydalı modelinin yenilik unsuru taşımadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 382 ve devamı ile inceleme tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 294 ve sonraki maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.

Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Somut olayda, mahkemece kısa kararda “davanın kabulüne“ denilmiş, gerekçeli kararda ise “davanın reddine ” karar verilmiştir.

Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058621200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.