Sebepsiz Zenginleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7046 E. 2012/5187 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz↗ sebepsiz zenginleşme↗ içtihadı birleştirme kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 31.077.60 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 294 ve devamı (Mülga HUMK’nun 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda hüküm altına alınan alacağın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda kısa karara aykırı şekilde avans faiziyle tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının tescilli markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde üretimde bulunduğu, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, 3.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Faydalı model hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Faydalı model hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10718 E. 2010/1705 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1520 E. 2013/1818 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «bedelsizlik» iddiasının, «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmaması ve vakıanın ticari defterlerle ispatının mümkün bulunmaması nedeniyle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda “davanın reddine" karar verilmiş, ancak gerekçeli kararda asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» da hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6725 E. 2013/6058 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · iltibas
Benzer bu kararda… n malların mal satım hizmeti kapsamında satılabileceği ve bu hali ile davalının markasının kapsadığı tüm mallar açısından 556 Sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, ayrıca davacıya ait “KOTON + Şekil” ibareli markanın tanınmış marka statüsünde olup kararnamenin 8/4 maddesinde yazılı koşulların gerçekleştiği, ... ... kararının iptali ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... ...’nun 2011-M-9 sayılı kararının iptaline ve davalıya ait markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17722 E. 2014/19402 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya «haksız fiilde» bulunması nedeniyle davacının manevi tazminat isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, yapılan eylem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz ön …
30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 02/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine '' şeklinde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/981 E. 2013/8045 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · maddi tazminat · yasal faiz · kusur
Benzer bu kararda… ddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... ...'nun maddi zararının davadan önce kazaya karışan araçların trafik sigortacılarınca karşılandığı, bu nedenle «maddi tazminat» talebinin yerinde bulunmadığı, murislerinin ölümü nedeniyle davacıların manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için ....000 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı ....000 TL olmak üzere toplam ....000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin manevi ve maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı ... ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. ...-Dava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda hüküm altına alınan alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olmasına karşın gerekçeli kararda, kısa karara aykırı olarak davalılar ... ile ...'un, dava konusu olayda «kusurlarının» bulunmadığı ve hükmolunan tazminatın kusurlu bulunan davalılardan tahsilinin gerektiği açıklanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7046 E. , 2012/5187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2009 tarih ve 2008/224-2009/535 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ......,dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, dava dışı şirketle franchise alanı olan bir sözleşme imzaladığını, müvekkilinin bu şirketin %49 oranında pay sahibi bulunduğunu, 01.10.2003 tarihli sözleşmenin yürürlükte olduğunu, müvekkilinin ortağı olan şirket ile davalı arasındaki ilişkisini dikkate alarak ve gerçekleşmesi umulan yeni bir ticari ilişkiye girileceği düşüncesiyle ödeme yaptığını, ancak bu ilişkinin tesis edilemediğini, davalının sebepsiz yere zenginleştiğini ileri sürerek, 23.000 USD karşılığı 31.077.60 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 31.077.60 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 294 ve devamı (Mülga HUMK’nun 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda hüküm altına alınan alacağın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda kısa karara aykırı şekilde avans faiziyle tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Bu durum karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017109100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz