İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12120 E. 2016/8556 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
atıfet mehli↗ tbk 586↗ ihtar tebliği↗ kat ihtarnamesi↗ tebliğ tarihi↗ ihtiyati hacze itiraz↗ yetki itirazı↗ müteselsil kefil↗ cy/cy şerhi↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ yetki↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında 30/.../2014 tarihli imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin ....... maddesine göre taraflar arasında doğacak her türlü anlaşmazlıkta ... Mahkemelerinin yetkili olduğu, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili borcun muaccel hale gelmediğini, borcun teminat çekleri ile teminat altına alındığından ihtiyati haciz koşulları oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; borçlunun itiraz dilekçesindeki sebeplerle bağlı olduğu ve bu itiraz sebeplerine hasren inceleme yapılacağı, ihtiyati haciz kararına sadece haczin dayandığı sebep, teminat ve mahkemenin yetkisine dayalı itirazda bulunabileceği, alacağının olup olmadığı hususunda herhangi bir itirazda bulunamayacağını, borcun teminat altına alındığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekili temyiz etmiştir.
...-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar HMK'nın .... maddesi gerçek kişiler için uygulanamaz ise de aynı Kanun'un .../.... maddesi gereğince yetki itirazının yerinde bulunmamasına göre, ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
.
...-Talep, ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.
Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (.....t; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, ..., Nisan 2012, Cilt II, s. 2541).
Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ancak borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde diğer şartların aranmasına gerek yoktur. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, ihtiyati haciz isteyen alacaklı banka tarafından, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren ... gün içinde alacağın ödenmesinin istenildiği kat ihtarnamesinin asıl borçluya tebliği tarihi tespit edilememekte ise de ihtarname tarihi ve verilen atıfet mehli nazara alındığında, ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle alacağın muaccel olmadığı dikkate alınmaksızın itirazın reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3387 E. 2015/4735 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı banka tarafından, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren ... gün içinde alacağın ödenmesinin istenildiği «kat ihtarnamesinin» asıl borçluya «tebliği tarihi» tespit edilememekte ise de ihtarname tarihi ve verilen «atıfet mehli» nazara alındığında, ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle alacağın «muaccel» olmadığı dikkate alınmaksızın itirazın reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefil» ...’ın «hesap kat ihtarnamesinin» çıkarıldığı tarihte ölü olduğu, aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «mirasçı» ...'a «hesap kat ihtarı» gönderilmediği gerekçesiyle ... yönünden yapılan talebin reddine, diğer borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, asıl borçluya yapılan «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde ayrıca «müteselsil kefilin» «mirasçıları» yönünden de ihtarda bulunulmadan «ihtiyati haciz» istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, müteselsil kefilin mirasçısı ... yönünden talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · mirasçılık
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefil» ...’ın «hesap kat ihtarnamesinin» çıkarıldığı tarihte ölü olduğu, aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «mirasçı» ...'a «hesap kat ihtarı» gönderilmediği gerekçesiyle ... yönünden yapılan talebin reddine, diğer borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, asıl borçluya yapılan «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde ayrıca «müteselsil kefilin» «mirasçıları» yönünden de ihtarda bulunulmadan «ihtiyati haciz» istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, müteselsil kefilin mirasçısı ... yönünden talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9242 E. 2013/14692 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı banka tarafından, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren ... gün içinde alacağın ödenmesinin istenildiği «kat ihtarnamesinin» asıl borçluya «tebliği tarihi» tespit edilememekte ise de ihtarname tarihi ve verilen «atıfet mehli» nazara alındığında, ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle alacağın «muaccel» olmadığı dikkate alınmaksızın itirazın reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Benzer bu karardaYukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, talep dışı borçlu ile karşı taraf/borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» borçluya 26.03.2013, «müteselsil kefiller» ...'e 21.03.2013, ...'a 26.03.2013, ...'e 22.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 11.04.2013 tarihinde …
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nun 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
… Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi hükmü uyarınca, alacaklı tarafça öncelikle borcun ödenmesi konusunda asıl borçluya başvurularak kendisine borcunu ödemesi konusunda «ihtar» çekilmesinin gerektiği, bu ihtarın sonuçsuz kalmasından sonra müteselsil kefillere keşide edilecek ihtar ile asıl borçlunun borcunu ödemediği belirtilerek borcun ödemesinin istenebileceği, «ihtiyati haciz» isteyen/alacaklı bankaca sadece asıl borçlu ile kefillere aynı «ihtarname» ile borç ödeme ihtarında bulunduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefilin temerrüdü · temerrüt tarihi · tebligat
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nun 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/422 E. 2014/1788 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı banka tarafından, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren ... gün içinde alacağın ödenmesinin istenildiği «kat ihtarnamesinin» asıl borçluya «tebliği tarihi» tespit edilememekte ise de ihtarname tarihi ve verilen «atıfet mehli» nazara alındığında, ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle alacağın «muaccel» olmadığı dikkate alınmaksızın itirazın reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, karşı taraf/asıl borçlu şirket ile borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» asıl borçlu ve kefillere 13.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 17.05.2013 tarihinde ihtiyati haciz ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefilin temerrüdü · taşınır rehni · temerrüt tarihi · tebligat
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan «müteselsil kefile» gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya «taşınır rehnine» başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18084 E. 2014/272 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · ihtiyati hacze itiraz · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Mahkemelerinin yetkili olduğu, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili borcun «muaccel» hale gelmediğini, borcun «teminat» çekleri ile teminat altına alındığından «ihtiyati haciz» koşulları oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; borçlunun itiraz dilekçesindeki sebeplerle bağlı olduğu ve bu itiraz sebeplerine hasren inceleme yapılacağı, ihtiyati haciz kararına sadece haczin dayandığı sebep, teminat ve mahkemenin «yetkisine» dayalı itirazda bulunabileceği, alacağının olup olmadığı hususunda herhangi bir itirazda bulunamayacağını, borcun teminat altına alındığına dair dosyaya herhangi b …
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda, talep tarihinden yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefil Z..
Mahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · kefilin temerrüdü · alacak rehni · kredi hesabının kat edilmesi · taşınır rehni · hesabın kat edilmesi · i̇i̇k 265 · temerrüt tarihi
Benzer bu karardaMadde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan «müteselsil kefile» gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya ve alacak «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa öngörülen hallerin bulunduğu ileri sürülüp kanıtlanmamışsa doğrudan doğruya kefile başvurulamaz.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
İhtiyati «haciz» kararına itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun «265» ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18477 E. 2013/16879 K.
Ortak:tebliğ tarihi · müteselsil kefil · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaYukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı banka tarafından, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren ... gün içinde alacağın ödenmesinin istenildiği «kat ihtarnamesinin» asıl borçluya «tebliği tarihi» tespit edilememekte ise de ihtarname tarihi ve verilen «atıfet mehli» nazara alındığında, ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle alacağın «muaccel» olmadığı dikkate alınmaksızın itirazın reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemelerinin yetkili olduğu, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili borcun «muaccel» hale gelmediğini, borcun «teminat» çekleri ile teminat altına alındığından «ihtiyati haciz» koşulları oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; borçlunun itiraz dilekçesindeki sebeplerle bağlı olduğu ve bu itiraz sebeplerine hasren inceleme yapılacağı, ihtiyati haciz kararına sadece haczin dayandığı sebep, teminat ve mahkemenin «yetkisine» dayalı itirazda bulunabileceği, alacağının olup olmadığı hususunda herhangi bir itirazda bulunamayacağını, borcun teminat altına alındığına dair dosyaya herhangi b …
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Benzer bu karardaSomut olayda, asıl borçluya, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak, sözleşmedeki adresine «kat ihtarı» çıkarıldığı ve bilâ tebliğ döndüğü, İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borcun «muaccel» hale geldiği, ihtarın sonuçsuz kaldığı ve TBK'nın 586. maddesine göre, «müteselsil kefilin» takip edilebileceği ve «ihtiyati haciz» istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz is …
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Ayrıca Kanunda, «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · kat ihtarı · cari hesap
Benzer bu karardaİİK'nın 68/b maddesinde, "borçlu «cari hesap» veya kısa, uzun, orta vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığıyla göndermek zorundadır.
Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur, yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih «tebliğ tarihi» sayılır" düzenlemesi bulunmakta olup, «kat ihtarının» ilgili maddede belirtilen adrese tebliğe çıkarılması yeterli kabul edilmiştir.
Somut olayda, asıl borçluya, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak, sözleşmedeki adresine «kat ihtarı» çıkarıldığı ve bilâ tebliğ döndüğü, İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borcun «muaccel» hale geldiği, ihtarın sonuçsuz kaldığı ve TBK'nın 586. maddesine göre, «müteselsil kefilin» takip edilebileceği ve «ihtiyati haciz» istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz is …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemelerinin yetkili olduğu, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili borcun «muaccel» hale gelmediğini, borcun «teminat» çekleri ile teminat altına alındığından «ihtiyati haciz» koşulları oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; borçlunun itiraz dilekçesindeki sebeplerle bağlı olduğu ve bu itiraz sebeplerine hasren inceleme yapılacağı, ihtiyati haciz kararına sadece haczin dayandığı sebep, teminat ve mahkemenin «yetkisine» dayalı itirazda bulunabileceği, alacağının olup olmadığı hususunda herhangi bir itirazda bulunamayacağını, borcun teminat altına alındığına dair dosyaya herhangi b …
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Başka bir anlatımla, «müteselsil kefil» hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de «ihtar» gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır.
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemelerinin yetkili olduğu, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili borcun «muaccel» hale gelmediğini, borcun «teminat» çekleri ile teminat altına alındığından «ihtiyati haciz» koşulları oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; borçlunun itiraz dilekçesindeki sebeplerle bağlı olduğu ve bu itiraz sebeplerine hasren inceleme yapılacağı, ihtiyati haciz kararına sadece haczin dayandığı sebep, teminat ve mahkemenin «yetkisine» dayalı itirazda bulunabileceği, alacağının olup olmadığı hususunda herhangi bir itirazda bulunamayacağını, borcun teminat altına alındığına dair dosyaya herhangi b …
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Başka bir anlatımla, «müteselsil kefil» hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de «ihtar» gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır.
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12120 E. , 2016/8556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2016 tarih ve 2016/...-2016/... D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz kararına itiraz eden (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekili, genel yetki kuralları gereğince ihtiyati haciz başvurularında yetkili mahkemenin müvekkillerinin ikametgahı olan ...... mahkemeleri olduğunu, borcun muaccel hale gelmediğini, kredi borcunun teminat çekleri ile teminat altına alındığını, İİK 257. maddesinde yer alan ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf banka vekili, itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında 30/.../2014 tarihli imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin ....... maddesine göre taraflar arasında doğacak her türlü anlaşmazlıkta ... Mahkemelerinin yetkili olduğu, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili borcun muaccel hale gelmediğini, borcun teminat çekleri ile teminat altına alındığından ihtiyati haciz koşulları oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; borçlunun itiraz dilekçesindeki sebeplerle bağlı olduğu ve bu itiraz sebeplerine hasren inceleme yapılacağı, ihtiyati haciz kararına sadece haczin dayandığı sebep, teminat ve mahkemenin yetkisine dayalı itirazda bulunabileceği, alacağının olup olmadığı hususunda herhangi bir itirazda bulunamayacağını, borcun teminat altına alındığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekili temyiz etmiştir.
...-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar HMK'nın .... maddesi gerçek kişiler için uygulanamaz ise de aynı Kanun'un .../.... maddesi gereğince yetki itirazının yerinde bulunmamasına göre, ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
.
...-Talep, ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.
Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (.....t; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, ..., Nisan 2012, Cilt II, s. 2541).
Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ancak borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde diğer şartların aranmasına gerek yoktur. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, ihtiyati haciz isteyen alacaklı banka tarafından, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren ... gün içinde alacağın ödenmesinin istenildiği kat ihtarnamesinin asıl borçluya tebliği tarihi tespit edilememekte ise de ihtarname tarihi ve verilen atıfet mehli nazara alındığında, ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle alacağın muaccel olmadığı dikkate alınmaksızın itirazın reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01/.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280868800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz