Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15701 E. 2013/14604 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilanço tasdiki↗ yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ muhalefet şerhi↗ şahsi sorumluluk↗ tasdik kararı↗ aktif dava ehliyeti↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ cy/cy şerhi↗ dava şartı yokluğu↗ olumsuz oy↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ hukuki yarar↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı Fehmi Yaraşıklı her ne kadar davalı şirketin denetçisi sıfatıyla dava açmış ise de, iptalini istediği dava konusu gündem maddelerinde, şahsi sorumluluğunu gerektirecek bir husus olmadığı için TTK'nın 381/3. maddesi dikkate alındığında, aktif dava ehliyetinin bulunmadığı ve davayı açmakta hukuki bir yararının olmadığı, 5. gündem maddesi ile yönetim kurulunun ibrasına karar verilen 29.05.2005 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibra yönünde oy kullanmalarının karar nisabına etki etmediği, bu nedenle ibrada yasaya bir aykırılık olmadığı, bununla birlikte TTK'nın 380. maddesinde “...Bilançoda bazı hususlar belirtilmemekle veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine mani yanlış birtakım hususları ihtiva etmekte ise, idare meclisi azaları ile müdürler ve murakıplar bilançonun tasdiki ile ibra edilmiş olmazlar...” hükmü nazara alındığında genel kurula sunulmayan soyut bilgi ve rakamların ve satır başları altında bulunan tüm konuların oylanmış ve benimsenmiş olması ibra olarak kabul edilemeyeceğinden ve 29.05.2005 tarihli genel kurulda bilançoya bağlanan her konunun açıkça tartışılmamış olduğu anlaşıldığından 5. gündem maddesindeki yönetim kurulunun ibrasının bu nedenle geçersiz olduğunun kabul edilmesi gerektiği, denetçi olan Şevki Tekin ve Ahmet Gelöz'ün 24.04.2005 tarihli genel kurulda ibra edilmeden yeniden denetçiliğe seçilmelerinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davacı Fehmi Yaraşıklı tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti olmadığından reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 24.04.2005 tarihli genel kurulun 6.gündem maddesindeki “Şevki Tekin ve Ahmet Gelöz'ün denetim kurulu üyeliklerine seçilmelerine” ilişkin olan ve 29/05/2005 tarihli genel kurulun 5. gündem maddesindeki “Yönetim kurulunun ibra edilmesine” ilişkin genel kurul kararlarının iptallerine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. 6762 Sayılı TTK’nın 381. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Buna göre, iptal davası açılabilmesi için olumsuz oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortağın muhalefetini tutanağa geçirmesi veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermesi gerekmektedir. Dava konusu 24.04.2005 ve 29.05.2005 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarının incelenmesinde, genel kurul toplantısına katılan davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. temsilcisinin usulüne uygun muhalefet şerhini tutanağa yazdırmamış olduğu veya dilekçe ile muhalefeti bildirmediği anlaşılmıştır. Bu durumda iptali istenen genel kurul kararlarına davacı tarafça muhalefet şerhi konulmaması nedeniyle davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davanın da dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2491 E. 2013/1828 K.
Ortak:toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · ibra · cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu · olumsuz oy · iptal davası · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… dosya kapsamına göre; davacı Fehmi Yaraşıklı her ne kadar davalı şirketin denetçisi sıfatıyla dava açmış ise de, iptalini istediği dava konusu gündem maddelerinde, «şahsi sorumluluğunu» gerektirecek bir husus olmadığı için TTK'nın 381/3. maddesi dikkate alındığında, aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı ve davayı açmakta hukuki bir yararının olmadığı, 5. gündem maddesi ile yönetim kurulunun ibrasına karar verilen 29.05.2005 tarihli genel kurulda «yönetim kurulu üyelerinin ibra» yönünde oy kullanmalarının karar «nisabına» etki etmediği, bu nedenle ibrada yasaya bir aykırılık olmadığı, bununla birlikte TTK'nın 380. maddesinde “...Bilançoda bazı hususlar belirtilmemekle veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine mani yanlış birtakım hususları ihtiva etmekte ise, idare meclisi azaları ile müdürler ve murakıplar «bilançonun tasdiki» ile ibra edilmiş olmazlar...” hükmü nazara alındığında genel kurula sunulmayan soyut bilgi ve rakamların ve satır başları altında bulunan tüm konuların oylanmış ve benimsenmiş olması ibra olarak kabul edilemeyeceğinden ve 29.05.2005 tarihli genel kurulda bilançoya bağlanan her konunun açıkça tartışılmamış olduğu anlaşıldığından 5. gündem maddesindeki yönetim kurulunun ibrasının bu nedenle «geçersiz» olduğunun kabul edilmesi gerektiği, denetçi olan Şevki Tekin ve Ahmet Gelöz'ün 24.04.2005 tarihli genel kurulda ibra edilmeden yeniden denetçiliğe seçilmelerinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davacı Fehmi Yaraşıklı tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti olmadığından reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 24.04.2005 tarihli genel kurulun 6.gündem maddesindeki “Şevki Tekin ve Ahmet Gelöz'ün denetim kurulu üyeliklerine seçilmelerine” ilişkin olan ve 29/05/2005 tarihli genel kurulun 5. gündem maddesindeki “Yönetim kurulunun ibra edilmesine” ilişkin «genel kurul kararlarının iptallerine», diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
6762 Sayılı TTK’nın 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Buna göre, «iptal davası» açılabilmesi için «olumsuz» oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortağın muhalefetini tutanağa geçirmesi veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı «anonim şirketin» 29.11.2009 tarihli olağan genel kurulunda davacının isteği üzerine gelir tablosu ve bilançonun görüşülmesinin ertelendiği, hükümet komiserinin uyarısı rağmen 5 nolu kararla yönetim ve denetim kurulunun ibrasına karar verildiği, ancak «ibra» ile bilançonun görüşülmesinin birbirine bağlı konular olup bilanço görüşülmeksizin ibranın mümkün olmadığı, bu durum açıkça yasa hükmüne aykırı olduğundan davacının açıkça «muhalefet şerhinin» bulunmasına gerek olmadığından 5 nolu kararın iptal edilmesi gerektiği, davacının diğer ret oyu kullandığı yeni «yönetim kurulu» seçimi ve ücret oylamaları kararlarında muhalefet şerhi bulunmadığından diğer kararların iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle genel kurulun 5 nolu kararının iptal …
Dava konusu ....11.2009 tarihli genel kurul «toplantı tutanağının» incelenmesinde, genel kurul toplantısına katılan davacının usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmamış olduğu veya dilekçe ile muhalefeti bildirmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda iptali istenen diğer kararlar gibi, 5 nolu genel kurul kararına da davacı tarafça «muhalefet şerhi» konulmaması nedeniyle bu madde yönünden de dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle 5 nolu kararın iptaline ilişkin verilen karar doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12003 E. 2012/3314 K.
Ortak:toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · olumsuz oy · iptal davası · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaDava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
6762 Sayılı TTK’nın 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Buna göre, «iptal davası» açılabilmesi için «olumsuz» oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortağın muhalefetini tutanağa geçirmesi veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava konusu genel kurul «toplantı tutanağının» incelenmesinde, vekilleri aracılığı ile 07.05.2009 tarihli genel kurul toplantısına katılan davacıların usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmamış oldukları veya dilekçe ile muhalefeti bildirmedikleri anlaşılmış, dinlenen tanıklar da davacıların muhalefetinin tutanağa geçirilmesi bakımından kendilerinin engellendiği hususunda bir beyanda bulunmamışlardır.
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
TTK’nun 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların azınlık olarak erteleme talebinde bulundukları halde taleplerinin reddedilmiş olduğu ve kârın nasıl değerlendirileceğine ilişkin bir karar olmaksızın karın «dağıtılmamasına» karar verildiği, bu kapsamda 2,3,4,5,6 ve 7 nolu genel kurul kararlarının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14501 E. 2013/20427 K.
Ortak:karar nisabı · toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · ibra · cy/cy şerhi · iptal davası · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… dosya kapsamına göre; davacı Fehmi Yaraşıklı her ne kadar davalı şirketin denetçisi sıfatıyla dava açmış ise de, iptalini istediği dava konusu gündem maddelerinde, «şahsi sorumluluğunu» gerektirecek bir husus olmadığı için TTK'nın 381/3. maddesi dikkate alındığında, aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı ve davayı açmakta hukuki bir yararının olmadığı, 5. gündem maddesi ile yönetim kurulunun ibrasına karar verilen 29.05.2005 tarihli genel kurulda «yönetim kurulu üyelerinin ibra» yönünde oy kullanmalarının karar «nisabına» etki etmediği, bu nedenle ibrada yasaya bir aykırılık olmadığı, bununla birlikte TTK'nın 380. maddesinde “...Bilançoda bazı hususlar belirtilmemekle veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine mani yanlış birtakım hususları ihtiva etmekte ise, idare meclisi azaları ile müdürler ve murakıplar «bilançonun tasdiki» ile ibra edilmiş olmazlar...” hükmü nazara alındığında genel kurula sunulmayan soyut bilgi ve rakamların ve satır başları altında bulunan tüm konuların oylanmış ve benimsenmiş olması ibra olarak kabul edilemeyeceğinden ve 29.05.2005 tarihli genel kurulda bilançoya bağlanan her konunun açıkça tartışılmamış olduğu anlaşıldığından 5. gündem maddesindeki yönetim kurulunun ibrasının bu nedenle «geçersiz» olduğunun kabul edilmesi gerektiği, denetçi olan Şevki Tekin ve Ahmet Gelöz'ün 24.04.2005 tarihli genel kurulda ibra edilmeden yeniden denetçiliğe seçilmelerinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davacı Fehmi Yaraşıklı tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti olmadığından reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 24.04.2005 tarihli genel kurulun 6.gündem maddesindeki “Şevki Tekin ve Ahmet Gelöz'ün denetim kurulu üyeliklerine seçilmelerine” ilişkin olan ve 29/05/2005 tarihli genel kurulun 5. gündem maddesindeki “Yönetim kurulunun ibra edilmesine” ilişkin «genel kurul kararlarının iptallerine», diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
6762 Sayılı TTK’nın 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Bu madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkı olup, somut olayda davacının bu maddeye uygun olarak yaptığı bir karşı çıkmasının (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yönünden iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamındaki bozma gerekçesi denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararını iptal» eden mahkeme kararı yönünden geçerli ve doğru bulunmaktadır.
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yokluk · pay sahipliği · emredici hüküm · oy yasağı
Benzer bu karardaMülga TTK'nın 374. maddesinde «pay sahiplerinden» hiçbirinin kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile şirket arasındaki şahsi bir işe veya davaya dair olan müzakerelerde rey hakkını kullanamayacağı, şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle iştirak etmiş olanların idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkını haiz olmadıkları, bu «yasağın» murakıplara şümulünün bulunmadığı düzenlenmiştir.
… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374. maddede düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararları karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
Bu hükmün «emredici» nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar «geçersiz» olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır.
… i uyarınca şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda oy hakkını haiz değillerse de bu «yasağın» murakıplara şümulünün olmaması nedeniyle «yönetim kurulu» üyelerinin denetçilerin ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamaya katılmalarına herhangi bir engelin bulunmadığı, anılan maddedeki yasağın denetçiler açısından geçe …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2622 E. 2010/8883 K.
Ortak:muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · iptal davası · dava şartı
İncelediğiniz kararda6762 Sayılı TTK’nın 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Şti. «temsilcisinin» usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmamış olduğu veya dilekçe ile muhalefeti bildirmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda iptali istenen genel kurul kararlarına davacı tarafça «muhalefet şerhi» konulmaması nedeniyle davacı ...
Benzer bu karardaTTK’nun 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan madde de toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
24.05.2006 tarihli genel kurul toplantısına bizzat katıldığı halde usulüne uygun «muhalefet şerhini» tutanağa yazdırmamıştır.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde dava, «sermaye artırımına» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet · iyiniyet kuralı · sermaye artırımı · iyiniyet · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket sermayesinin 04.03.2006 tarihli genel kurulunda oybirliği ile alınan kararla «dağıtılmayarak» şirketin finansmanına ayrıldığı, dağıtılmayan karlar yeterli olmadığı için sermaye artışına gidildiği, «sermaye artırımının» finansman ihtiyacını karşılamak için yapıldığı, «objektif iyiniyet kurallarına» aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı ... yönünden bu husus nazara alınarak karar verilmek gerekirken, diğer davacılarla birlikte işbu davacı yönünden de «sermaye artırımına» ilişkin kararın «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde dava, «sermaye artırımına» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13292 E. 2013/23256 K.
Ortak:karar nisabı · genel kurul kararının iptali · ibra · yönetim kurulu kararı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… dosya kapsamına göre; davacı Fehmi Yaraşıklı her ne kadar davalı şirketin denetçisi sıfatıyla dava açmış ise de, iptalini istediği dava konusu gündem maddelerinde, «şahsi sorumluluğunu» gerektirecek bir husus olmadığı için TTK'nın 381/3. maddesi dikkate alındığında, aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı ve davayı açmakta hukuki bir yararının olmadığı, 5. gündem maddesi ile yönetim kurulunun ibrasına karar verilen 29.05.2005 tarihli genel kurulda «yönetim kurulu üyelerinin ibra» yönünde oy kullanmalarının karar «nisabına» etki etmediği, bu nedenle ibrada yasaya bir aykırılık olmadığı, bununla birlikte TTK'nın 380. maddesinde “...Bilançoda bazı hususlar belirtilmemekle veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine mani yanlış birtakım hususları ihtiva etmekte ise, idare meclisi azaları ile müdürler ve murakıplar «bilançonun tasdiki» ile ibra edilmiş olmazlar...” hükmü nazara alındığında genel kurula sunulmayan soyut bilgi ve rakamların ve satır başları altında bulunan tüm konuların oylanmış ve benimsenmiş olması ibra olarak kabul edilemeyeceğinden ve 29.05.2005 tarihli genel kurulda bilançoya bağlanan her konunun açıkça tartışılmamış olduğu anlaşıldığından 5. gündem maddesindeki yönetim kurulunun ibrasının bu nedenle «geçersiz» olduğunun kabul edilmesi gerektiği, denetçi olan Şevki Tekin ve Ahmet Gelöz'ün 24.04.2005 tarihli genel kurulda ibra edilmeden yeniden denetçiliğe seçilmelerinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davacı Fehmi Yaraşıklı tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti olmadığından reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 24.04.2005 tarihli genel kurulun 6.gündem maddesindeki “Şevki Tekin ve Ahmet Gelöz'ün denetim kurulu üyeliklerine seçilmelerine” ilişkin olan ve 29/05/2005 tarihli genel kurulun 5. gündem maddesindeki “Yönetim kurulunun ibra edilmesine” ilişkin «genel kurul kararlarının iptallerine», diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
6762 Sayılı TTK’nın 381. maddesi «genel kurul kararlarının iptalinin» şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin «iptal davası» açabileceği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… ındaki kararın resmi bilançonun gerçek kayıtları yansıtmadığı, bu nedenle kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, genel kurul gündeminin 5. maddesinde yer alan "«yönetim kurulu» ve denetçilerin «ibrası»" hakkındaki kararla ilgili olarak, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince "şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkına haiz değildirler bu «yasağın» murakıplara şümulu yoktur" şeklindeki hüküm nedeniyle yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararında oy kullanamayacakları, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince alınan kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, denetçilerin ibrasına ilişkin yine 5 maddede yer alan kararın oylamasına yönetim kurulu üyelerinin katılmasına ilişkin herhangi bir engel bulunmadığı, TTK'nın 374/2 maddesindeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmadığı gerekçesiyle denetçilerin ibrasına ilişkin alınan «genel kurul kararının iptali» talebinin reddine, genel kurul gündeminin 6. maddesinde yer alan kararın da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu maddenin yok hükmünde sayılmasına ve iptaline ilişkin talep yönünden de karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 15.07.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde denetçinin, kanun ve anasözleşme ile kendisine yüklenen «görevleri» yerine getirmeyerek şirketin büyük zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, denetçi hakkında alınan «ibra» kararının iptalini istemiştir.Bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptali» istemi karar «nisabı», kullanılan oyların geçerli olup olmaması hususlarına dayalı olmayıp; denetçinin kanun ve anasözleşme ile üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, bu nedenle «şirketin zarara» uğradığı iddiasına dayalı olması karşısında mahkemece, iptal isteminin ileri sürülüş şekli ve dayandığı hususlar üzerinde durularak, sonucuna göre denetçi hakkında …
Dava, davalı şirketin 28.07.2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptaline» ilişkin talebin reddine, diğer istemlerin ise kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · şirket zararı · oy yasağı · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ındaki kararın resmi bilançonun gerçek kayıtları yansıtmadığı, bu nedenle kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, genel kurul gündeminin 5. maddesinde yer alan "«yönetim kurulu» ve denetçilerin «ibrası»" hakkındaki kararla ilgili olarak, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince "şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkına haiz değildirler bu «yasağın» murakıplara şümulu yoktur" şeklindeki hüküm nedeniyle yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararında oy kullanamayacakları, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince alınan kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, denetçilerin ibrasına ilişkin yine 5 maddede yer alan kararın oylamasına yönetim kurulu üyelerinin katılmasına ilişkin herhangi bir engel bulunmadığı, TTK'nın 374/2 maddesindeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmadığı gerekçesiyle denetçilerin ibrasına ilişkin alınan «genel kurul kararının iptali» talebinin reddine, genel kurul gündeminin 6. maddesinde yer alan kararın da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu maddenin yok hükmünde sayılmasına ve iptaline ilişkin talep yönünden de karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 15.07.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde denetçinin, kanun ve anasözleşme ile kendisine yüklenen «görevleri» yerine getirmeyerek şirketin büyük zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, denetçi hakkında alınan «ibra» kararının iptalini istemiştir.Bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptali» istemi karar «nisabı», kullanılan oyların geçerli olup olmaması hususlarına dayalı olmayıp; denetçinin kanun ve anasözleşme ile üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, bu nedenle «şirketin zarara» uğradığı iddiasına dayalı olması karşısında mahkemece, iptal isteminin ileri sürülüş şekli ve dayandığı hususlar üzerinde durularak, sonucuna göre denetçi hakkında …
Dava, davalı şirketin 28.07.2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptaline» ilişkin talebin reddine, diğer istemlerin ise kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15701 E. , 2013/14604 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2012 tarih ve 2012/91-2012/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı şirketin davalı şirketin %19 hisse ile ortağı olduğunu, davalı şirketin 24.04.2005 ve 29.05.2005 tarihlerinde yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların geçersiz olduğunu, yönetim kurulunun 2003-2004 yılları için denetim kuruluna sağlıklı bilgi ve belge vermediğini, oluşan zararın nedeninin açıklanmadığını, yönetim kurulu üyelerinin usulsüz işlemler yaptığını, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin de oy kullandıklarını ileri sürerek;
24. 04.2005 ve 29.05.2005 tarihlerinde yapılan 2003-2004 yıllarına ait ertelenmiş genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurul toplantılarında alınan kararların usulüne uygun ve yasal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı Fehmi Yaraşıklı her ne kadar davalı şirketin denetçisi sıfatıyla dava açmış ise de, iptalini istediği dava konusu gündem maddelerinde, şahsi sorumluluğunu gerektirecek bir husus olmadığı için TTK'nın 381/3. maddesi dikkate alındığında, aktif dava ehliyetinin bulunmadığı ve davayı açmakta hukuki bir yararının olmadığı, 5. gündem maddesi ile yönetim kurulunun ibrasına karar verilen 29.05.2005 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibra yönünde oy kullanmalarının karar nisabına etki etmediği, bu nedenle ibrada yasaya bir aykırılık olmadığı, bununla birlikte TTK'nın 380. maddesinde “...Bilançoda bazı hususlar belirtilmemekle veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine mani yanlış birtakım hususları ihtiva etmekte ise, idare meclisi azaları ile müdürler ve murakıplar bilançonun tasdiki ile ibra edilmiş olmazlar...” hükmü nazara alındığında genel kurula sunulmayan soyut bilgi ve rakamların ve satır başları altında bulunan tüm konuların oylanmış ve benimsenmiş olması ibra olarak kabul edilemeyeceğinden ve 29.05.2005 tarihli genel kurulda bilançoya bağlanan her konunun açıkça tartışılmamış olduğu anlaşıldığından 5.
gündem maddesindeki yönetim kurulunun ibrasının bu nedenle geçersiz olduğunun kabul edilmesi gerektiği, denetçi olan Şevki Tekin ve Ahmet Gelöz'ün 24.04.2005 tarihli genel kurulda ibra edilmeden yeniden denetçiliğe seçilmelerinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davacı Fehmi Yaraşıklı tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti olmadığından reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 24.04.2005 tarihli genel kurulun 6.gündem maddesindeki “Şevki Tekin ve Ahmet Gelöz'ün denetim kurulu üyeliklerine seçilmelerine” ilişkin olan ve 29/05/2005 tarihli genel kurulun 5. gündem maddesindeki “Yönetim kurulunun ibra edilmesine” ilişkin genel kurul kararlarının iptallerine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. 6762 Sayılı TTK’nın 381. maddesi genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Buna göre, iptal davası açılabilmesi için olumsuz oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortağın muhalefetini tutanağa geçirmesi veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermesi gerekmektedir. Dava konusu 24.04.2005 ve 29.05.2005 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarının incelenmesinde, genel kurul toplantısına katılan davacı ... San. Ve Tic. Ltd.
Şti. temsilcisinin usulüne uygun muhalefet şerhini tutanağa yazdırmamış olduğu veya dilekçe ile muhalefeti bildirmediği anlaşılmıştır. Bu durumda iptali istenen genel kurul kararlarına davacı tarafça muhalefet şerhi konulmaması nedeniyle davacı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davanın da dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043235900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz