Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14501 E. 2013/20427 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karar nisabı↗ toplantı tutanağı↗ muhalefet şerhi↗ yokluk↗ pay sahipliği↗ emredici hüküm↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ cy/cy şerhi↗ oy yasağı↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 31/03/2010 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 4, 5 ve 7 nolu kararlarının iptaline, 3 ve 6 nolu kararlarının iptali isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun muhalefet şerhinin bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık genel kurul kararının iptalini isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davaya konu genel kurul toplantısının 5. maddesinde alınan kararlar ile şirket yönetim kurulu üyeleri ile denetçinin ibrasına karar verilmiştir. Mülga TTK'nın 374. maddesinde pay sahiplerinden hiçbirinin kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile şirket arasındaki şahsi bir işe veya davaya dair olan müzakerelerde rey hakkını kullanamayacağı, şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle iştirak etmiş olanların idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkını haiz olmadıkları, bu yasağın murakıplara şümulünün bulunmadığı düzenlenmiştir. Bu hükmün emredici nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır. Davaya konu genel kurul toplantısının 5. maddesinde alınan karar ile denetçinin de ibrasına karar verilmiş olup, anılan mülga TTK'nın 374/2. maddesi uyarınca şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda oy hakkını haiz değillerse de bu yasağın murakıplara şümulünün olmaması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin denetçilerin ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamaya katılmalarına herhangi bir engelin bulunmadığı, anılan maddedeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmaması karşısında bu yönde alınan kararın iptalinin istenebilmesi mülga TTK’nın 381. maddesinde düzenlenen iptal davasının koşullarına tabidir. Bu madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu toplantı tutanağına geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı iptal davası açma hakkı olup, somut olayda davacının bu maddeye uygun olarak yaptığı bir karşı çıkmasının (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yönünden iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamındaki bozma gerekçesi denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan genel kurul kararını iptal eden mahkeme kararı yönünden geçerli ve doğru bulunmaktadır. Ancak, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerinin hiçbirisinin oylamaya katılmaması, ibralarına ilişkin olarak yapılan oylamada oy kullanmamaları gerekirken yönetim kurulu üyelerinin ibrasının tek tek oylanarak, ibrası oylanan yönetim kurulu üyesi dışında kalan diğer yönetim kurulu üyelerinin oylarını kullanmaları sonucu her bir yönetim kurulu üyesinin ibrasına karar verildiği görülmüştür. Yapılan bu oylama yöntemi ile aslında şirket yönetiminden birlikte sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde ibralarını sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374. maddede düzenlenen oy kullanma yasağına aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararları karar nisabı bulunmadığından yoklukla maluldür. Bu itibarla, yok hükmünde olan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar muhalefet şerhi koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler. Bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yok hükmünde olduğundan yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile iptali yerinde olmadığından yönetim kurulu üyeleri hakkında verilen mahkeme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.04.2013 günlü bozma ilamının bu yönden kaldırılarak, kararın yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13292 E. 2013/23256 K.
Ortak:karar nisabı · genel kurul kararının iptali · ibra · oy yasağı · yönetim kurulu kararı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374. maddede düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararları karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
… i uyarınca şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda oy hakkını haiz değillerse de bu «yasağın» murakıplara şümulünün olmaması nedeniyle «yönetim kurulu» üyelerinin denetçilerin ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamaya katılmalarına herhangi bir engelin bulunmadığı, anılan maddedeki yasağın denetçiler açısından geçe …
Benzer bu kararda… ındaki kararın resmi bilançonun gerçek kayıtları yansıtmadığı, bu nedenle kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, genel kurul gündeminin 5. maddesinde yer alan "«yönetim kurulu» ve denetçilerin «ibrası»" hakkındaki kararla ilgili olarak, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince "şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkına haiz değildirler bu «yasağın» murakıplara şümulu yoktur" şeklindeki hüküm nedeniyle yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararında oy kullanamayacakları, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince alınan kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, denetçilerin ibrasına ilişkin yine 5 maddede yer alan kararın oylamasına yönetim kurulu üyelerinin katılmasına ilişkin herhangi bir engel bulunmadığı, TTK'nın 374/2 maddesindeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmadığı gerekçesiyle denetçilerin ibrasına ilişkin alınan «genel kurul kararının iptali» talebinin reddine, genel kurul gündeminin 6. maddesinde yer alan kararın da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu maddenin yok hükmünde sayılmasına ve iptaline ilişkin talep yönünden de karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 15.07.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde denetçinin, kanun ve anasözleşme ile kendisine yüklenen «görevleri» yerine getirmeyerek şirketin büyük zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, denetçi hakkında alınan «ibra» kararının iptalini istemiştir.Bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptali» istemi karar «nisabı», kullanılan oyların geçerli olup olmaması hususlarına dayalı olmayıp; denetçinin kanun ve anasözleşme ile üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, bu nedenle «şirketin zarara» uğradığı iddiasına dayalı olması karşısında mahkemece, iptal isteminin ileri sürülüş şekli ve dayandığı hususlar üzerinde durularak, sonucuna göre denetçi hakkında …
Dava, davalı şirketin 28.07.2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptaline» ilişkin talebin reddine, diğer istemlerin ise kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · şirket zararı · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde denetçinin, kanun ve anasözleşme ile kendisine yüklenen «görevleri» yerine getirmeyerek şirketin büyük zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, denetçi hakkında alınan «ibra» kararının iptalini istemiştir.Bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptali» istemi karar «nisabı», kullanılan oyların geçerli olup olmaması hususlarına dayalı olmayıp; denetçinin kanun ve anasözleşme ile üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, bu nedenle «şirketin zarara» uğradığı iddiasına dayalı olması karşısında mahkemece, iptal isteminin ileri sürülüş şekli ve dayandığı hususlar üzerinde durularak, sonucuna göre denetçi hakkında …
… ındaki kararın resmi bilançonun gerçek kayıtları yansıtmadığı, bu nedenle kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, genel kurul gündeminin 5. maddesinde yer alan "«yönetim kurulu» ve denetçilerin «ibrası»" hakkındaki kararla ilgili olarak, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince "şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkına haiz değildirler bu «yasağın» murakıplara şümulu yoktur" şeklindeki hüküm nedeniyle yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararında oy kullanamayacakları, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince alınan kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, denetçilerin ibrasına ilişkin yine 5 maddede yer alan kararın oylamasına yönetim kurulu üyelerinin katılmasına ilişkin herhangi bir engel bulunmadığı, TTK'nın 374/2 maddesindeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmadığı gerekçesiyle denetçilerin ibrasına ilişkin alınan «genel kurul kararının iptali» talebinin reddine, genel kurul gündeminin 6. maddesinde yer alan kararın da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu maddenin yok hükmünde sayılmasına ve iptaline ilişkin talep yönünden de karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 15.07.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Dava, davalı şirketin 28.07.2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptaline» ilişkin talebin reddine, diğer istemlerin ise kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5128 E. 2013/2488 K.
Ortak:pay sahipliği · genel kurul kararının iptali · ibra · oy yasağı · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mülga TTK'nın 374. maddesinde «pay sahiplerinden» hiçbirinin kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile şirket arasındaki şahsi bir işe veya davaya dair olan müzakerelerde rey hakkını kullanamayacağı, şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle iştirak etmiş olanların idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkını haiz olmadıkları, bu «yasağın» murakıplara şümulünün bulunmadığı düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaBu «yasağın» murakıplara şümulü yoktur.” hükmünü haiz olup «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyeleri yönetim kurulunun «ibrası» kararında oy kullanamazlar.
Bu suretle, yönetim kurulunun «ibrası» oylamasına 6762 sayılı ...'nın 374. maddede belirtilen «yasağa» aykırı olarak şirket «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin katılamayacağı nazara alınarak yönetim kurulunun ibrasına ilişkin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesi gerekirken, mahkeme kararında somut olaya uygun düşmeyen Dairemiz ilamına atıf yapılarak, yazılı gerekçeyle, ilgili şirket genel kurul kararının yö …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «ibra» oylamasında ibranın şahsi iş ya da davaya ilişkin nitelik taşımaması sebebiyle bir usulsüzlük olmadığı, dolayısıyla yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalini gerektirir herhangi bir husus bulunmadığı, ...'nın 334. ve 335. maddelerine göre «yönetim kurulu» başkan ve üyelerine izin verilmesine ilişkin karar oylamasında ise oydan yoksun bulunan yönetim kurulu üyelerinin ...'nın 374/1 maddesi uyarınca oy kullandıkları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18/06/2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararlardan 5 nolu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararın iptaline ilişkin istemin reddine, 8 nolu maddeye yönelik talebin kabulüne v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «ibra» oylamasında ibranın şahsi iş ya da davaya ilişkin nitelik taşımaması sebebiyle bir usulsüzlük olmadığı, dolayısıyla yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalini gerektirir herhangi bir husus bulunmadığı, ...'nın 334. ve 335. maddelerine göre «yönetim kurulu» başkan ve üyelerine izin verilmesine ilişkin karar oylamasında ise oydan yoksun bulunan yönetim kurulu üyelerinin ...'nın 374/1 maddesi uyarınca oy kullandıkları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18/06/2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararlardan 5 nolu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararın iptaline ilişkin istemin reddine, 8 nolu maddeye yönelik talebin kabulüne v …
Bu «yasağın» murakıplara şümulü yoktur.” hükmünü haiz olup «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyeleri yönetim kurulunun «ibrası» kararında oy kullanamazlar.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14570 E. 2015/1944 K.
Ortak:toplantı tutanağı · emredici hüküm · genel kurul kararının iptali · ibra · oy yasağı · iptal davası · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaBu madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkı olup, somut olayda davacının bu maddeye uygun olarak yaptığı bir karşı çıkmasının (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yönünden iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamındaki bozma gerekçesi denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararını iptal» eden mahkeme kararı yönünden geçerli ve doğru bulunmaktadır.
… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Bu hükmün «emredici» nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar «geçersiz» olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır.
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar davacıların muhalefetleri olmaması nedeniyle «genel kurul kararının iptali davası» görülemez ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436. maddesi hükmünün «emredici» nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar «geçersiz» olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır.
Ayrıca; davaya konu genel kurul toplantısının 3. maddesinde alınan karar ile denetçinin de ibrasına karar verilmiş olup, «yönetim kurulu» üyelerinin denetçilerin ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamaya katılmalarına herhangi bir engelin bulunmaması, «yönetim kurulu üyelerinin ibraya» ilişkin oy kullanma «yasağının» denetçiler açısından geçerli olmaması karşısında bu yönde alınan kararın iptalinin istenebilmesi iptal davasının koşullarına tabidir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; ilke olarak genel kurul başkanın, tüm «yönetim kurulu» üyeleri arasında müşterek sorumluluk söz konusu olduğundan ve bu nedenle oy kullanma hakkından yoksun bulundukları açıklandıktan sonra, «ibra» oylamasını yönetim kurulunda görev almayan ortak ... «temsilcisine» sorup oyunu aldıktan sonra bunu tutanağa yazdırması gerekirken bu hususa uyulmadığı, 2012 yılına ait «faaliyet raporu», denetçi raporu ve finansal tabloların görüşülmesine dair gündem maddesi ile 2012 yılı kar ve kazanç «payının» ne şekilde «dağıtılacağına» ilişkin maddenin iptali için yasaya, şirket ana sözleşmesine ve «dürüstlük kurallarına» aykırı bir durumun tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirkete ait 29/04/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündemin 2 v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet raporu · yönetim kurulu üyelerinin ibrası · nisap · dürüstlük kuralı · kâr dağıtımı · kâr payı · yetkisizlik kararı · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; ilke olarak genel kurul başkanın, tüm «yönetim kurulu» üyeleri arasında müşterek sorumluluk söz konusu olduğundan ve bu nedenle oy kullanma hakkından yoksun bulundukları açıklandıktan sonra, «ibra» oylamasını yönetim kurulunda görev almayan ortak ... «temsilcisine» sorup oyunu aldıktan sonra bunu tutanağa yazdırması gerekirken bu hususa uyulmadığı, 2012 yılına ait «faaliyet raporu», denetçi raporu ve finansal tabloların görüşülmesine dair gündem maddesi ile 2012 yılı kar ve kazanç «payının» ne şekilde «dağıtılacağına» ilişkin maddenin iptali için yasaya, şirket ana sözleşmesine ve «dürüstlük kurallarına» aykırı bir durumun tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirkete ait 29/04/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündemin 2 v …
Ancak iptali istenen davalı şirket genel kurul tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince, şirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişiler, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.
Davalı şirketin altı ortağı bulunup, davacılar da «dahil» olmak üzere beş ortak «yönetim kurulu» üyesidir.
Davalı şirket «yönetim kurulu» üyesi olan ...'ın şirketin ortağı ... ...'nin «temsilcisi» olduğu savunulsa da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince «yönetim kurulu üyeleri ibra» oylamasında ancak kendilerine ait oy hakkını kullanamayacak olup yönetim kurulu üyesi olmayan şirketi temsilen oy kullanmaları mümkündür.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6071 E. 2018/221 K.
Ortak:karar nisabı · muhalefet şerhi · yokluk · emredici hüküm · ibra · cy/cy şerhi · oy yasağı · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374. maddede düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararları karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Bu itibarla, yok hükmünde olan «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
Benzer bu kararda… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 6102 sayılı ...’nin 436. maddesinde düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan karar, karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
Bu itibarla, yok hükmünde olan «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
2- Dava, davalı «anonim şirketin» 26/04/2013 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı, şirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişilerin, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4695 E. 2016/2079 K.
Ortak:karar nisabı · toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · yokluk · pay sahipliği · emredici hüküm · genel kurul kararının iptali · ibra · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374. maddede düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararları karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Bu madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkı olup, somut olayda davacının bu maddeye uygun olarak yaptığı bir karşı çıkmasının (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yönünden iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamındaki bozma gerekçesi denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararını iptal» eden mahkeme kararı yönünden geçerli ve doğru bulunmaktadır.
Benzer bu kararda… rın iptali yönünde dava açılabilmesi için alınan kararlara karşı oy kullanılması ve karardan sonra muhalefetin tutanağa geçirilmesi gerektiği, 16.04.2012 tarihli 2. «toplantı tutanağında» davacıların «muhalefet şerhi» bulunmadığı, davacılar TTK'nın 377 madddesine göre bu genel kurulun 05.03.2012 tarihli genel kurulun devamı niteliğinde olduğunu ayrıca muhalefet şerhine gerek olmadığını belirtmişlerse de 16.04.2012 tarihli toplantıda alınan 3 ve 4 nolu kararların ayrı içerik ve nitelikte oldukları dikkate alındığında bu kararlara karşı ayrıca muhalefet şerhi konulması gerektiği, anılan kararların yasa, anasözleşme ve objektif iyi niyet kuralları açısından iptalini gerektirir bir durum da bulunmadığı, 05.03.2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4 nolu karar ile şirket «yönetim kurulu» üye sayısı 3'e düşürülerek ... ailesinden 3 kişinin yönetim kuruluna seçildiği, bu durum anasözleşmeye ve yasaya uygun bulunmakla birlikte «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu, başlangıçtan itibaren şirket yönetim kurulu lesinden 3 kişi, A... ailesinden 2 kişi olmak üzere 5 kişi olarak devam ettiği halde 05.03.2012 tarihinde hiçbir gereksinim olmaksızın yönetim kurulu üye sayısının 5'ten 3'e indirilmesi mevcut üye dağılımına aykırılık oluşturduğundan «dürüstlük kuralına» uygun bulunmadığı, davalı şirketin «yönetim kurulu üyelerinin ibralarının» görüşülmesi ertelenmesine rağmen yeniden yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri, eski yönetim kurulu üyelerinin seçiminin erteleme kapsamında olmasının «sebebinin» ibra edilmemiş olmaları değil, bilançonun ertelenmesi olduğu, TTK'nın 377. maddesi hükmüne dayanılarak azlığın «toplantının ertelenmesini» talep ettiği durumlarda eski yönetim kurulu üyelerinin seçimi de bilançonun görüşülmesi ile bağlantılı olduğundan bu konunun da erteleme kapsamına girmesi gerektiği, ibra almamış eski yöneticilerin yeniden seçilmesine ilişkin kararın da TTK'nın 377. maddesi ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 334. ve 335 maddelerine göre izin verilmesine ilişkin kararın azlığın bilanço ertelemesinin kapsamı dışında sayıldığı, denetçi olarak Mehmet Ali Aydın'ın atanmasına ilişkin kararın adı geçenin tarafsız olmadığı belirtilerek iptali istenilmiş ise de bu konudaki davacı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin yönetim kurulu üye sayısının üçe düşürülmesi ve ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçimine ilişkin 4. nolu 05.03.2012 tarihli «genel kurul kararının iptaline», diğer taleplerin reddine, 16.04.2012 tarihli genel kurula ilişkin istem yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374. maddede düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararlar karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
Bu durum karşısında, yöneticiler ile oy kullanan diğer ortaklar arasındaki yakınlığın derecesi duraksamaya neden olmayacak şekilde belirlenip, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde yöneticilere 6762 sayılı TTK'nın 334 ve 335. maddesi uyarınca «yetki» ve izin verilmesine ilişkin kararın, karar «nisabı» itibariyle geçerli olup olmadığı irdelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantının ertelenmesi · özel denetçi tayini · objektif iyi niyet kuralı · yönetim kurulu üyelerinin ibrası · iyiniyet kuralları · özel denetçi · anonim şirket yönetim kurulu · olağanüstü genel kurul
Benzer bu kararda… rın iptali yönünde dava açılabilmesi için alınan kararlara karşı oy kullanılması ve karardan sonra muhalefetin tutanağa geçirilmesi gerektiği, 16.04.2012 tarihli 2. «toplantı tutanağında» davacıların «muhalefet şerhi» bulunmadığı, davacılar TTK'nın 377 madddesine göre bu genel kurulun 05.03.2012 tarihli genel kurulun devamı niteliğinde olduğunu ayrıca muhalefet şerhine gerek olmadığını belirtmişlerse de 16.04.2012 tarihli toplantıda alınan 3 ve 4 nolu kararların ayrı içerik ve nitelikte oldukları dikkate alındığında bu kararlara karşı ayrıca muhalefet şerhi konulması gerektiği, anılan kararların yasa, anasözleşme ve objektif iyi niyet kuralları açısından iptalini gerektirir bir durum da bulunmadığı, 05.03.2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4 nolu karar ile şirket «yönetim kurulu» üye sayısı 3'e düşürülerek ... ailesinden 3 kişinin yönetim kuruluna seçildiği, bu durum anasözleşmeye ve yasaya uygun bulunmakla birlikte «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu, başlangıçtan itibaren şirket yönetim kurulu lesinden 3 kişi, A... ailesinden 2 kişi olmak üzere 5 kişi olarak devam ettiği halde 05.03.2012 tarihinde hiçbir gereksinim olmaksızın yönetim kurulu üye sayısının 5'ten 3'e indirilmesi mevcut üye dağılımına aykırılık oluşturduğundan «dürüstlük kuralına» uygun bulunmadığı, davalı şirketin «yönetim kurulu üyelerinin ibralarının» görüşülmesi ertelenmesine rağmen yeniden yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri, eski yönetim kurulu üyelerinin seçiminin erteleme kapsamında olmasının «sebebinin» ibra edilmemiş olmaları değil, bilançonun ertelenmesi olduğu, TTK'nın 377. maddesi hükmüne dayanılarak azlığın «toplantının ertelenmesini» talep ettiği durumlarda eski yönetim kurulu üyelerinin seçimi de bilançonun görüşülmesi ile bağlantılı olduğundan bu konunun da erteleme kapsamına girmesi gerektiği, ibra almamış eski yöneticilerin yeniden seçilmesine ilişkin kararın da TTK'nın 377. maddesi ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 334. ve 335 maddelerine göre izin verilmesine ilişkin kararın azlığın bilanço ertelemesinin kapsamı dışında sayıldığı, denetçi olarak Mehmet Ali Aydın'ın atanmasına ilişkin kararın adı geçenin tarafsız olmadığı belirtilerek iptali istenilmiş ise de bu konudaki davacı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin yönetim kurulu üye sayısının üçe düşürülmesi ve ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçimine ilişkin 4. nolu 05.03.2012 tarihli «genel kurul kararının iptaline», diğer taleplerin reddine, 16.04.2012 tarihli genel kurula ilişkin istem yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Yine mahkemece 05.03.2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4 nolu gündem maddesinde yönetim kurulunun 5 kişiden 3 kişiye indirilmesi kararının “anasözleşme ve yasaya uygun bulunmakla birlikte «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu, başlangıçtan itibaren şirket «yönetim kurulu»... ailesinden 3 kişi, ,,ailesinden 2 kişi olmak üzere 5 kişi olarak devam ettiği halde 05.03.2012 tarihinde hiçbir gereksinim olmaksızın yönetim kurulu üye sayısının 5'ten 3'e indirilmesinin mevcut üye dağılımına aykırılık oluşturduğundan «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu” gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de 6762 sayılı TTK’nın 312/1. maddesinde «anonim şirketlerin yönetim kurulu» üyelerinin sayısı hakkında en az 3 olmak üzere bir alt sınır öngörülmüşse de bir üst sınırdan söz edilmemiştir.
… bendin kapsamı dışında kalan ve dava konusu 05.03.2012 tarihli genel kurulda alınan 6 nolu, 16.04.2012 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu karara ve 4 nolu kararla «özel denetçi tayini» talebinin reddi kararına yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece “6762 sayılı TTK'nın 377. maddesi hükmüne dayanılarak azlığın «toplantının ertelenmesini» talep ettiği durumlarda eski «yönetim kurulu» üyelerinin seçimi de bilançonun görüşülmesi ile bağlantılı olduğundan bu konunun da erteleme kapsamına girmesi gerektiği, «ibra» almamış eski yöneticilerin yeniden seçilmesine ilişkin kararın da TTK'nın 377. maddesi ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı” gerekçesiyle yönetim kurulu seçimine dair kararın iptaline karar verilmiş ise de Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre (Hukuk Dairesi 01.12.199 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14501 E. , 2013/20427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2011 gün ve 2011/113-2011/99 sayılı kararı bozan Daire’nin 24.04.2013 gün ve 2012/3487-2013/8043 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 31.03.2010 tarihinde genel kurul toplantısını yaptığını, genel kurula sunulan yönetim kurulu raporu ile denetçi raporunun şirketin gerçek faaliyet durumunu yansıtmadığını, dolayısıyla bu faaliyet raporlarının kabulüne ilişkin kararın kanuna ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunu, aynı şekilde bilanço ve gelir tablolarının da şirketin gerçek mali durumunu göstermediğini, bu nitelikteki kayıtlara dayalı olarak dağıtılacak karın tespitinin kanuna uygun olmadığını, kanuni görevlerini gereği gibi icra etmeyen ve şirket giderlerinin, şirketin faaliyetlerine nazaran çok yüksek meblağlarda olmasına sebebiyet veren yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da kanuna aykırı bulunduğunu, yönetim kurulu üyeleri için fahiş miktarda huzur hakkı belirlendiğini, son olarak şirket yönetim kurulu üyesi olan ...ve ...'un doğrudan menfaatlerini ilgilendiren bir konuda oylamaya katılmalarının da kanuna uygun bulunmadığını, ayrıca anılan kişilerin şirket ile rekabet etmelerine izin verilmesinin hiçbir haklı gerekçesi olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin 31.03.2010 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 5, 6 ve 7 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iptali istenilen kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 31/03/2010 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 4, 5 ve 7 nolu kararlarının iptaline, 3 ve 6 nolu kararlarının iptali isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun muhalefet şerhinin bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık genel kurul kararının iptalini isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davaya konu genel kurul toplantısının 5. maddesinde alınan kararlar ile şirket yönetim kurulu üyeleri ile denetçinin ibrasına karar verilmiştir. Mülga TTK'nın 374. maddesinde pay sahiplerinden hiçbirinin kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile şirket arasındaki şahsi bir işe veya davaya dair olan müzakerelerde rey hakkını kullanamayacağı, şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle iştirak etmiş olanların idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkını haiz olmadıkları, bu yasağın murakıplara şümulünün bulunmadığı düzenlenmiştir. Bu hükmün emredici nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır.
Davaya konu genel kurul toplantısının 5. maddesinde alınan karar ile denetçinin de ibrasına karar verilmiş olup, anılan mülga TTK'nın 374/2. maddesi uyarınca şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda oy hakkını haiz değillerse de bu yasağın murakıplara şümulünün olmaması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin denetçilerin ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamaya katılmalarına herhangi bir engelin bulunmadığı, anılan maddedeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmaması karşısında bu yönde alınan kararın iptalinin istenebilmesi mülga TTK’nın 381. maddesinde düzenlenen iptal davasının koşullarına tabidir. Bu madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu toplantı tutanağına geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı iptal davası açma hakkı olup, somut olayda davacının bu maddeye uygun olarak yaptığı bir karşı çıkmasının (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yönünden iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamındaki bozma gerekçesi denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan genel kurul kararını iptal eden mahkeme kararı yönünden geçerli ve doğru bulunmaktadır.
Ancak, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerinin hiçbirisinin oylamaya katılmaması, ibralarına ilişkin olarak yapılan oylamada oy kullanmamaları gerekirken yönetim kurulu üyelerinin ibrasının tek tek oylanarak, ibrası oylanan yönetim kurulu üyesi dışında kalan diğer yönetim kurulu üyelerinin oylarını kullanmaları sonucu her bir yönetim kurulu üyesinin ibrasına karar verildiği görülmüştür. Yapılan bu oylama yöntemi ile aslında şirket yönetiminden birlikte sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde ibralarını sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374.
maddede düzenlenen oy kullanma yasağına aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararları karar nisabı bulunmadığından yoklukla maluldür. Bu itibarla, yok hükmünde olan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar muhalefet şerhi koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler. Bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yok hükmünde olduğundan yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile iptali yerinde olmadığından yönetim kurulu üyeleri hakkında verilen mahkeme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.04.2013 günlü bozma ilamının bu yönden kaldırılarak, kararın yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.04.2013 tarihli, 2012/3487 Esas-2013/8043 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633339400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz