İbra oylamasında pay sahibi yönetim kurulu üyesi kendi oyuyla nisap sağlayamaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1807 E. 2024/3508 K. · · İlk derece: 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
İbra oylamasında oydan yoksunluk yalnızca pay sahibi yönetim kurulu üyesi ile yönetimde görevli imza yetkilileri yönünden geçerli olup, üyenin oyu düşüldüğünde gerekli çoğunluk sağlanamıyorsa ibra kararı iptal edilir; ayrı ibra oylaması yapılmışsa bilançonun onaylanması ibra sonucu doğurmaz. TTK 395/396 iznine ilişkin kararda ise oydan yoksunluk sadece pay sahibi yönetim kurulu üyesinin kendi paylarına ilişkindir; onun hakim olduğu tüzel kişi ortak oydan yoksun değildir ve o oylarla nisap sağlanmışsa karar iptal edilemez.
Ele alınan sorunlar
Yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararda oydan yoksunluk ve nisap → kabul
İddia: Davalı, bilançonun onaylanmasının TTK 424 uyarınca ibra sonucu doğurduğunu, davalı şirketin aile şirketi olması ve pay yapısı gözetildiğinde ibra kararının iptalinin işletilemez sonuçlar doğuracağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İbra oylamasındaki oydan yoksunluk, pay sahibi olan yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler yönünden geçerlidir; üyenin eşi, üst-alt soyu veya hakim oldukları sermaye şirketi ibrada oy kullanabilir. Yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan pay sahibinin ibra için kullandığı olumlu oy kullanılmamış sayıldığında, geriye kalan olumlu oylarla davacıların olumsuz oyları karşısında ibra için gerekli oy çoğunluğu sağlanamamıştır. Ayrıca genel kurulda ibraya ilişkin ayrı bir oylama yapıldığından, bilançonun onaylanması ibra sonucu doğurmaz. Bu nedenle ibra kararının iptali yerindedir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Şirketle işlem yapma ve rekabet yasağının kaldırılması iznine ilişkin kararda oydan yoksunluk → ret
İddia: Davacı, TTK 395 ve 396 uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın oy hakkından yoksunluk kurallarının ihlaliyle alındığını, hakim ortağın oydan yoksun sayılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 395 ve 396 uyarınca izin ve yetki verilmesine ilişkin kararda oy hakkından yoksunluk, pay sahibi olan yönetim kurulu üyesinin kendisine ait paylarından doğan oyu bakımından geçerlidir; yönetim kurulu üyesinin hakim hissedarı olduğu tüzel kişi ortak, bu nedenle oydan yoksun sayılmaz. Oydan yoksun üyenin oyu düşülüp yapılan hesapta, tüzel kişi ortağın olumlu oyu ile karar gerekli nisapla alınmıştır. Kararın iptalini gerektirecek başka bir durum da ispatlanamadığından, iptal koşulları oluşmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İbra oylamasındaki oydan yoksunluğun kapsamı, ayrı ibra oylamasında bilanço onayının ibra sonucu doğurmayacağı ve TTK 395/396 izninde hakim olunan tüzel kişinin oydan yoksun olmadığı yönünde emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
oydan yoksunluk↗ yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ karar nisabı↗ şirketle işlem yapma izni↗ rekabet yasağının kaldırılması↗ bilançonun onaylanması↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3815 E. 2017/2497 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rekabet etmeme yasağı · objektif iyi niyet kuralı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · oy yasağı · olumsuz oy · anonim şirket · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu davalı şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu gündem maddesinde şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ve 4 nolu gündem maddesinde de yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına karar verildiği, yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin 3 nolu gündem maddesinin kanuna, ana sözleşmeye aykırı bulunmadığı, eski yönetim kurulu üyesi olan davacının yeniden seçilmemesinin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu ileri sürülerek iptal isteminde bulunulamayacağı, yönetim kurulu üyesinin şirketle işem yapma ve şirkete borçlanma yasağı ile şirketle rekabet etmeme …
… razlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. -/- 2- Dava, davalı ...Ş'nin 19/09/2014 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yönetim kurulu» üyesinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına dair genel kurul kararının oylamasına katılamayacağı, oydan yoksun olduğu, oydan yoksun yönetim kurulunun katılımıyla alınan 4 nolu kararın kanuna a …
Genel kurul karar tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 395. maddesiyle «yönetim kurulu» üyelerine «anonim şirketle» ticari işlem yapma, şirkete borçlanma «yasağı», 396. maddesiyle de şirketin işletme konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir.
Dava konusu genel kurulun 4. maddesiyle yönetim kuruluna TTK’nın 395. ve 396. maddelerine istinaden «yetki» verilmesi davacının 160.000 «olumsuz» oyuna karşılık 400.000 adet olumlu oya istinaden oy çokluğuyla kabul edilmiştir.
-
Kanuni sınırlar içinde icracı olmayan üyelere kazanç payı dağıtımı eşitliği ihlal etmez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1837 E. 2024/4188 K.
Ortak:oydan yoksunluk · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… dliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinafa gelen uyuşmazlığın temelde davaya konu genel kurulda alınan 5 ve 9 nolu kararların iptali «sebebinin» bulunup bulunmadığı olduğu, 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu karar «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, yapılan oylamada 1874.997 «olumsuz» oya karşılık, 38125.003 olumlu oy ile «yönetim kurulu üyeleri ibra» edildiği, oylamada tek başına yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan ... ... de oy kullandığı, davacı paydaşlar, yönetim kurulu üyesinin annesi ve kardeşi olduğu, ibra oylamasındaki «oydan yoksunluk» pay sahibi olan yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişiler yönünden geçerli olduğu, yönetim kurulu üyesinin eşi, üst ve alt soyu veya hakim oldukları sermaye şirketi ibrada oy kullanabileceği, davalı şirketin, …
Benzer bu kararda… erece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu genel kurulun 6. maddesi ile yönetim kurulunun icracı olmayan «yönetim kurulu» üyelerine kazanç «payı dağıtılmasına» ilişkin kararın ortaklık arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu görülmekle iptaline, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişkin kararda yönetim kurulu üyesi ... yönünden söz konusu kararlarda «oydan yoksunluk» kuralına riayet edilmediği ve bu itibarla alınan kararın gerekli «nisaba» ulaşılmadığından alındığı anlaşıldığından söz konusu 10. maddenin yönetim kurulu üyesi ... yönünden iptaline, yine yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi bakımınd …
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un «oydan yoksunluğa» ilişkin 436 ncı maddesi uyarınca ... ile...'nin hâkimiyetine sahip oldukları ...
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «yönetim kurulu» üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişki kararda «oydan yoksunluk» halinin bulunmadığını, 2016 yılına ait kazanç paylarının icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine ödenmesine dair alınan kararın Kanun'a, şirket «esas sözleşmesine» ve «dürüstlük kuralına» uygun olduğunu, davalı Şirket'in esas sözleşmesinde de yasada da kazanç «payının» tüm yönetim kurulu üyelerine ödenmesi yönünde bir zorunluluk olmadığını, yönetim kurulu üyelerine kazanç payı ödenip ödenmemesi veya bir kısım yönetim kurulu üyesine kazanç payı ödenmesinin genel kurulun «münhasır» takdir «yetkisinde» olduğunu, yönetim kurulu üyelerinden ... ve ....'nin davalı Şirketten veya ...Grubu şirketlerinden maaş almayan, icracı olmayan yönetim kurulu üyeleri olduğunu, sö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Rekabet yasağının kaldırılması (ttk 395-396)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6584 E. 2025/4539 K.
Ortak:oydan yoksunluk · karar nisabı · dava şartı
İncelediğiniz kararda… dliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinafa gelen uyuşmazlığın temelde davaya konu genel kurulda alınan 5 ve 9 nolu kararların iptali «sebebinin» bulunup bulunmadığı olduğu, 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu karar «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, yapılan oylamada 1874.997 «olumsuz» oya karşılık, 38125.003 olumlu oy ile «yönetim kurulu üyeleri ibra» edildiği, oylamada tek başına yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan ... ... de oy kullandığı, davacı paydaşlar, yönetim kurulu üyesinin annesi ve kardeşi olduğu, ibra oylamasındaki «oydan yoksunluk» pay sahibi olan yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişiler yönünden geçerli olduğu, yönetim kurulu üyesinin eşi, üst ve alt soyu veya hakim oldukları sermaye şirketi ibrada oy kullanabileceği, davalı şirketin, …
Elektrik Üretim A.Ş.'nin 1.500.000 olumlu oyu ile davacıların 1.874.997 «olumsuz» oyu kaldığından «ibra» için karar «nisabı» olan oy çoğunluğu sağlanamadığı, genel kurulda «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin ayrı bir oylama yapılmış olması karşısında bilançonun onaylanmasının ibra sonucunu doğurmayacağı, zira genel kurul tarafından ayrıca ve açıkça ibraya ilişkin bir karar alındığına göre, bilançonun onaylanmasının ibra sonucu doğurmayacağı hususunda karardan açıklık bulunmadığından mahkemece 5 nolu kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan 9 nolu karar ise yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri gereğince izin verilmesine ilişkin olduğu,Yönetim kuru …
Elektrik Üretim A.Ş.'nin 1.500.000 olumlu oyu ile davacı ...'nin 1.124.997 «olumsuz» oyu kaldığı, «yönetim kurulu» üyesi ... ...'ye «yetki» verilmesine ilişkin karar gerekli oy «nisabı» ile alındığı, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerine istinaden yönetim kuruluna yetki ve izin verilmesine ilişkin 9 nolu kararın iptalini gerektirecek başka bir durum da ispatlanamadığı, alınan 9 nolu kararda Kanuna aykırı bir yön bulunmadığı halde mahkemece 9 nolu kararın iptaline karar verilmesi isabetli olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile genel kurulun 5 nolu kararının ipta …
Benzer bu kararda… EMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin davaya konu genel kurul toplantısına katılıp tüm maddelerde «olumsuz» oy kullandığı, ayrıca 8. maddenin görüşülmesinden sonra da toplantıda alınan kararların şirket «esas sözleşmesindeki» oy şartlarını sağlaması halinde kabul edildiği, aksi halde kabul «rızalarının» bulunmadığına dair «muhalefet şerhi» olduğu, davalı şirketin toplam 50.000 adet «payının» 8.500 adet payı davacılara, kalan toplam 41.500 adet payın ise «yönetim kurulu» başkanına ait olup yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararda davacıların «temsilcisinin» olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı, yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında oy kullandığı, oydan yoksun yönetim kurulu başkanının oyları haricinde kalan oylar ile de «ibra» için TTK'nın 418. maddesinde öngörülen «nisabın» sağlanamadığından ibraya ilişkin 4 no.lu kararın «yokluk» ile malul olduğu, TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması gerektiği, ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesinin oy kullanabileceği, yönetim kurulu başkanının bu oylamada oy kullandığı, oyu düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın «oydan yoksunluk» ilkesi gereğince iptali gerektiği, yönetim kurulu başkanı olan ... aleyhine de dava açılmış ise de «genel kurul kararının iptali» davalarında «husumetin» şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğu, şirket ortağına veya yöneticisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davalı şirketin 20.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem maddelerine ilişkin 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı kararların ayrı ayrı iptallerine, davalı şirkete «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sadakat yükümlülüğü · yönetim kayyımı · re'sen gözetilme · güveni kötüye kullanma · kayyım atanması · muhalefet şerhi · esas sözleşme · yokluk
Benzer bu karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.09.2019 tarihli 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısına davetin usulüne uygun yapılmadığını, toplantının usule aykırı şekilde gizli gerçekleştirildiğini, şirketin «yönetim kurulu» başkanı olarak tüm yetkilerle donatılmış olan davalı ...'in aynı zamanda şirketin 50.000 hisse üzerinden 41.500 hisseye sahip kurucu ortak olduğunu, şirketin kuruluşundan beri yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, toplantının 4. gündem maddesinin 2016-2017-2018 yılları çalışmalarından dolayı yönetim kurulu ibrasına ilişkin olduğunu, davalının bu maddenin oylanmasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436. maddesi gereğince oy kullanamayacağını, bu nedenle 2, 3 ve 4 no.lu gündem maddelerinde alınan kararların iptali gerektiğini, yine 5. ve 7. gündem maddelerinde de davalı yönetim kurulu başkanının oy yoksunluğu olmasına rağmen oy kullanması nedeniyle 5 ve 7. maddelerin de iptali gerektiğini, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin «sadakat yükümlülüğü» ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranışları nedeniyle davalı şirket «yönetimine kayyım atanması» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının «yokluk» ile malul olduğunun tespitine, olmadığı takdirde 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… EMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin davaya konu genel kurul toplantısına katılıp tüm maddelerde «olumsuz» oy kullandığı, ayrıca 8. maddenin görüşülmesinden sonra da toplantıda alınan kararların şirket «esas sözleşmesindeki» oy şartlarını sağlaması halinde kabul edildiği, aksi halde kabul «rızalarının» bulunmadığına dair «muhalefet şerhi» olduğu, davalı şirketin toplam 50.000 adet «payının» 8.500 adet payı davacılara, kalan toplam 41.500 adet payın ise «yönetim kurulu» başkanına ait olup yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararda davacıların «temsilcisinin» olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı, yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında oy kullandığı, oydan yoksun yönetim kurulu başkanının oyları haricinde kalan oylar ile de «ibra» için TTK'nın 418. maddesinde öngörülen «nisabın» sağlanamadığından ibraya ilişkin 4 no.lu kararın «yokluk» ile malul olduğu, TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması gerektiği, ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesinin oy kullanabileceği, yönetim kurulu başkanının bu oylamada oy kullandığı, oyu düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın «oydan yoksunluk» ilkesi gereğince iptali gerektiği, yönetim kurulu başkanı olan ... aleyhine de dava açılmış ise de «genel kurul kararının iptali» davalarında «husumetin» şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğu, şirket ortağına veya yöneticisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davalı şirketin 20.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem maddelerine ilişkin 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı kararların ayrı ayrı iptallerine, davalı şirkete «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısının TTK ve şirket «esas sözleşmesi» hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirmediğini, tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacıların hissedarları oldukları müvekkil şirkete karşı nitelikli «dolandırıcılık», «güveni kötüye kullanma» ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını işlemeleri nedeniyle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/73388 sayılı soruşturma dosyası üzerinden suç duyurus …
… erinin iptaline ilişkin verilen kararın kaldırılması gerektiğini, 2016-2017-2018 yılları Olağan Genel Kurul Toplantısının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve şirket «esas sözleşmesi» hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirecek nitelikte …
1 benzer karar daha
-
Kâr dağıtımı gündeme alınmamasının bilanço, ibra ve rapor onayı kararlarının iptalini gerektirmemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9401 E. 2018/2169 K.
Ortak:oydan yoksunluk
İncelediğiniz kararda… dliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinafa gelen uyuşmazlığın temelde davaya konu genel kurulda alınan 5 ve 9 nolu kararların iptali «sebebinin» bulunup bulunmadığı olduğu, 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu karar «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, yapılan oylamada 1874.997 «olumsuz» oya karşılık, 38125.003 olumlu oy ile «yönetim kurulu üyeleri ibra» edildiği, oylamada tek başına yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan ... ... de oy kullandığı, davacı paydaşlar, yönetim kurulu üyesinin annesi ve kardeşi olduğu, ibra oylamasındaki «oydan yoksunluk» pay sahibi olan yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişiler yönünden geçerli olduğu, yönetim kurulu üyesinin eşi, üst ve alt soyu veya hakim oldukları sermaye şirketi ibrada oy kullanabileceği, davalı şirketin, …
Benzer bu karardaHolding A.Ş. olduğu ve şirket yönünden «oydan yoksunluk» hükümlerinin uygulanmayacağı göz önüne alındığında anılan kararın alınmasında «toplantı nisabına» dair bir sorunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ana sözleşmesinin 22. maddesinde kârın tespiti ve «dağıtılmasına» yer verildiği, şirketin kurulduğu günden bu yana ortaklara herhangi bir kâr «payının dağıtılmadığı», şirketin bilançosunda kâr gözükmesine rağmen yönetim kurulunun yasa ve ana sözleşmenin kendisine yüklediği görevi yerine getirmeyerek genel kurulun «münhasır» yetkisi içinde bulunan kâr dağıtımı konusunda .../07/2012 tarihli genel kurul gündemine madde koymadığı, ...’nin 519. ve ana sözleşmenin 22. maddesi gereğince elde edilen şirket kârından ayrılması gereken kanuni «yedek akçe» ile pay sahiplerine ödenmesi gereken kâr payı belirlenmeden ve kâr dağıtımı konusunda teklif hazırlanıp genel kurula sunulmadan «faaliyet raporu» düzenlendiği, bu hususların denetçi raporunda da yer almadığı, davalı şirketin .../07/2012 tarihli genel kurul toplantısının ... nolu gündem maddesindeki «yönetim kurulu» faaliyet raporu ve denetçi raporu onaylanması, 4 nolu gündem maddesindeki bilanço ve gelir tablosunun onaylanması, 5 ve 6. gündem maddelerindeki yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin ibrasına ilişkin kararların iptali gerektiği, yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kararlaştırılan «huzur hakkının» yasaya, ana sözleşmeye uygun olduğu, yönetim kurulu üyelerini seçimi ile denetçi seçimine ilişkin 8 ve 9 nolu gündem maddeleri ile yönetim kurulu üyelerine ödenmesi kararlaştırılan ücret konusundaki kararların yasa ve ana sözleşmeye aykırı olmadığı gündemin .... maddesi ile ortakların şirketle iş yapma ve «rekabet yasağının» kaldırılmasına karar verildiği, pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin de söz konusu kararın alınmasında oylamaya katılıp oy kullandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin .../07/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan ...-4-5-6 ve ... nolu «genel kurul kararlarının iptaline», diğer kararlarla ilgili iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
… ya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunda davalı şirketin bilançosunda kâr olmasına rağmen, yönetim kurulunun kendisine yüklenen görevi ihlal ederek kâr «dağıtımı» konusunda gündeme madde eklemediği, kâr dağıtımı konusunda genel kurulun tekelsel «yetkisini» kendisi kullanarak kanunu ihlal ettiği, bu hususun denetçilerin de dikkatini çekmediği, bu nedenle genel kurulun ... nolu gündem maddesinde «yönetim kurulu» «faaliyet raporu» ve denetçi raporunun onaylanması, 4 nolu gündem maddesinde bilanço ve gelir tablosunun onaylanması, 5. ve 6. maddede alınan yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1807 E. , 2024/3508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1131 Esas, 2022/960 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/1658 E., 2018/350 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ... ...'nin davalı şirketin ortakları olduklarını, bu ortakların dışında ... ...'nin yönetim kurulu başkanı ve çoğunluk hissedarı olduğunu, ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin de davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin büyük hissedarı olan ... ...'nin davalı şirketin ilk kurucu ve hakim ortağı olan İskender ...'nin ölümünden sonra çeşitli hisse oyunları ile kendi dışında diğer hissedarların sermayelerini azaltarak kendi sermayesini artırma çabası içerisine girdiğini, rekabet yasağını kaldırmak ve ortaklara elde edilen kârdan ödeme yapmamak için kararlar alarak davacıları mağdur ettiğini, Kıbrıs menşeli Cleveland Off Shore bankasının da muris ...
...'ye ait olması nedeniyle bu bankadan yüksek miktarda kredi çekerek şirketi kağıt üzerinde borçlandırdığını, çeşitli banka oyunları ile üzerine geçirdiği nakit paraları istediği gibi kullanarak şirketin sermaye artışlarında kendine imkanlar sağladığını, şirketin sürekli kâr etmesine rağmen Türk Vergi Sistemi ve maliye işlemlerinin işverenlere getirdiği kolaylıklardan yararlanarak ve sistemin açıklarını da kullanarak şirketin elde etmiş olduğu kârlardan yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalanını da dağıtmayarak devamlı olağanüstü yedek akçe olarak şirket kasasında bıraktığını, oysa kâr payı almanın Ticaret Kanunu Hükümlerine göre kazanılmış bir hak olduğunu, yıllar boyunca kâr payının yedek akçeye ayrılmasının pay sahiplerinin haklarını zedelediğini, 01.08.2014 tarihli genel kurulda davalı şirkette en fazla sermaye payı olan ...
...'nin kendi menfaatlerini gerçekleştirmek için rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin karar aldığını, yasağı kaldıran izin kararının Türk Ticaret Kanunu'nun objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, genel kurul kararlarının şirketin hakim ortağı olan ... ... ve yönetim kurulu başkanlığını yaptığı ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin oyu ile alındığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' un (6102 sayılı Kanun) 436 ncı ve devamı maddelerine göre yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili oylamada oy kullanamayacağını, bu nedenlerle alınan kararların yok hükmünde olduğunu ve kararların tamamen kötü niyetli olarak alındığından iyi niyet kaidelerine, kanuna ve ana sözleşmeye aykırı bulunması nedeniyle, 01.08.2014 tarihinde yapılan genel kurulda alınmış bulunan kâr payı dağıtılmaması, rekabet yasağının kaldırılması, kâr-zarar tablosunun kabulü, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile ilgili kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 01.08.2014 tarihli genel kurul toplantısının şirket merkezinde yapıldığını, toplantıya tüm ortakların katıldığını, idare meclisinin şirket işlerini kanun ve esas sözleşmenin hükümleri çerçevesinde yürüttüğünü, davacı tarafın uyuşmazlık kapsamı dışında kalan davalının bankacılık vs. gibi diğer ticari işlemlerine dair asılsız iddialarının değerlendirmeye tabi tutulmamasının gerektiğini, genel kurul divanının ortakların oy birliği ile karara bağlanarak oluşturulduğunu, verilen yetkilerin oy çokluğu ile yasa ve içtihatlara uygun şekilde karara bağlandığını, yine alınan kararların oy çokluğu ile usul ve yasaya uygun olarak alındığını, bu nedenle iptal istemlerinin mesnetsiz olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 424 üncü maddesine göre bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunu doğurduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 523 üncü maddesinin ikinci bendine göre şirketin devamlı inkişafını temin amacıyla bakiye kârın yedek akçeye ayrılmasının mümkün olduğunu, dava konusu olayda da şirketin devamlı inkişafı dışında başka bir amacın bulunmadığını, bu hususun faaliyet raporunda açıkça belirtildiğini, 01.08.2014 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin şirketle muamele yapması ve rekabet yasağı ile ilgili alınan kararların 6102 sayılı Kanun'un 396 ncı maddesi gereği uyarınca oy çokluğu ile alındığını, alınan kararın hukuka uygun olduğunu, davacının davalı aleyhine açmış olduğu İstanbul Anadolu 5.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/697 E. sayılı genel kurul kararının iptali konulu davanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozulduğunu, şirketle ortak arasındaki şahsi bir iş için yetki verilmesi konusunun genel kurulun takdirinde olduğunu, bu hususun objektif iyi niyet kurallarına aykırı ve keyfi bir karar olduğu gerekçesi ile iptali gerektiğinin ileri sürülemeyeceğini, davalı şirketin çoğunluk payının şirket yetkilisi ... ...'ye ait olduğunu, şirketin zarar etmesi halinde en büyük zararın yine ... ...'nin göreceğini, bu nedenle şirkete zarara uğratmak iddiasının mesnetsiz ve hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu savunarak usule ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu (4) nolu genel kurul kararının iptali isteminin genel kurulda gündemin 4 üncü maddesinde "bilanço ve kâr-zarar hesapları" okunduğunun görüldüğü ve kabul edildiği, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında ise sadece kâr-zarar tablosunun kabulüne ait kararın iptalinin talep edildiği, bilançonun kabulüne ilişkin kararın, iptalinin talep edilmediği, toplantı tutanağında bilanço ve kâr-zarar hesaplarının genel kurulda okunduğu, görüşüldüğü ve oy çokluğu ile kabul edildiğinin yazılı bulunduğu, toplantı zaptına göre genel kurula katılan davacıların hangi hesabın yanlış olduğuna dair beyanda bulunarak bir açıklama istemedikleri, dava dilekçesinde de hangi hesabı doğru bulmadıklarını belirtmedikleri, iptalini talep ettikleri kâr-zarar hesabı davalı şirketin kestiği faturalara, satın aldıkları mal faturalarına ve finansman masrafları ile faaliyet giderlerine göre düzenlendiği, genel kurulda kâr-zarar hesabı okunduğu ve görüşüldüğüne göre davacıların, varsa bunların hangilerinin yanlış olduğunu belirtmeleri ve açıklama istemelerinin gerektiği, bu yol izlenmeden genel bir itirazın yapılacak incelemenin derinleştirmesini de zorlaştırdığı, buna rağmen kayıtlara bağlı kalınarak yapılan incelemede kâr-zarar hesabının iptalini gerektirecek bir olgunun saptanmadığı gerekçesiyle genel kurulun bu kararının, esas sözleşmeye, kanuna ve iyiniyet kurallarına kanuna aykırı bulunmadığı;
dava konusu (5) nolu genel kurul kararının iptali isteminin ise pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi ile yönetim kurulu üyesinin hakim ortağı olduğu ve davalı şirkette 1.500.000,00 TL payı bulunan ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin oyları ile alındığı, 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci bendine göre yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy hakkından yoksun bulunduğu gerekçesiyle alınan kararın, kanuni karar yeter sayısına ulaşmadığı için iptali şartlarının oluşmuş olduğu; dava konusu (6) nolu genel kurul kararının iptali isteminin ise davalı şirketin, 2010, 2011, 2012 yılı bilançosu, kurumlar vergi beyannameleri ve ekleri YMM raporu, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu ile şirket tarafından görevlendirilen bağımsız denetim şirketinin raporunun dosyada bulunduğu, bu nedenle, 2013 yılı kâr-zarar cetveli ile 2013 yılı bilançosu hakkında kanuna uygun tutulup tutulmadığı, dürüst resim ilkesine uyulup uyulmadığı konusunda bir sonuca varılamadığı, davalı şirketin 2013 yılı bilançosunun kanuna uygun düzenlendiği kabul edilirse, bu bilançoya göre davalı şirketin geçen yıllardan gelen zararlarının bulunduğu, davalı şirket dönem kârı ile bu zararları mahsup etmedikçe ayrılması zorunlu olan yedek akçe ile pay sahiplerine dağıtılması zorunlu olan %5 kâr payını dağıtamayacağı, oysa genel kurulda dönem kârında bu dağıtımların yapılmamasına karar verildiği, öte yandan bilançonun gerçeği yansıtmadığı ihtimalinde de aynı sonuca ulaşılacağını, davalı şirketin geçmiş yıllar zararları, dönem kârından çok fazla olduğunu ve şirketin kâr payı dağıtacak durumda bulunmadığı gerekçesiyle genel kurulun bu kararının, esas sözleşmeye, kanuna ve iyiniyet kurallarına kanuna aykırı bulunmadığı;
dava konusu (9) nolu genel kurul kararının iptali isteminin ise davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri gereğince izin verilmesine yönelik kararın şirketle işlem yapma izni veren ve rekabet yasağını kaldıran bu kararın, pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi ile yönetim kurulu üyesinin hakim ortağı olduğu ve davalı şirkette 1.500.000,00 TL payı bulunan ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin oyları ile alındığı, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda, hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesinin oy kullanamayacağı gibi anılan kararlar ortak ve şirket arasındaki şahsi bir iş niteliğinde bulunduğundan somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci bendi dikkate alındığında, kararın kanuni karar yeter sayısına ulaşmadığı için iptali şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan (5) ve (9) nolu kararların iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurul sırasında bilançodaki hesaplara itirazda bulunulmaması ve dava dilekçesinde dava konusu yapılmaması ile aslında 6102 sayılı Kanun'un 424 üncü madde uyarınca yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunun doğduğunu, davalı şirketin pay yapısı göz önüne alındığında çoğunluk hissedarı ve yönetim kurulu başkanı ... ... ve ... Elektrik Üretim A.Ş’nin yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanamayacağı kabulünde açıklandığı üzere davacılar tarafından bu durumun sürekli suiistimal edilerek ibra kararı alınmasının imkansız hale getirileceğini, yönetim kurulu üyelerinin hukuki konumu şirketi vekâlet akdi çerçevesinde ortakların menfaatine olacak şekilde yönetmek olup, hakim paydaş olan yönetim kurulu üyelerinin şirket menfaatine aykırı davranacağını düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, bu sebeple zaten mahkeme kararıyla da sabit olduğu üzere mali olarak herhangi bir hukuka aykırılık görülmeyen yönetim kurulu işlemlerinde, sorumluluğu bulunmayan yönetim kurulunun ibrası maddesinin iptalinin sadece davacıların zarar verme kastına uygun bir sonuç doğuracağını, bu sebeple bir şirketin var olma amacı ve ticari hayatın gereklilikleri düşünülerek iddialarını somutlaştıramayan paydaşların iptal taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, iptal edilen 9 numaralı kararla ise ortaklara 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri uyarınca şirketle işlem yapma izni verilmiş olup rekabet yasağının kaldırılmasının kararlaştırıldığını, fakat benzer bir davada mahkemece bu karar kişisel nitelikte bulunduğundan 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi uyarınca pay sahibinin kendisinin ve davacı olan annesi ve kız kardeşinin oy kullanamayacağına hükmedildiğini, ilgili genel kurul kararının yine kanunun gerekçesi ve ticari hayatın gereklilikleri dikkate alınarak somut olaya uygulanabilirliğine bakılması gerektiğini, müvekkili şirketin paydaş yapısına bakıldığında rekabet yasağının kaldırılması hükmünün 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi kapsamında değerlendirilirse, aile şirketi özelliği taşıdığından kişisel nitelikteki hiçbir kararda paydaşların oy kullanamayacaklarını, rekabet yasağı düzenlemelerinin kişilerin sıfatları nedeniyle öğrendikleri bilgileri şirket aleyhine kullanarak kendileri veya üçüncü kişilere yarar sağlamalarını, menfaatlerin çatışması halinde kendi menfaatlerini şirket menfaatlerine tercih etmelerini ve böylece şirkete zarar vermelerini önlenmeye yönelik düzenlemeler olduğunu, açıklandığı üzere davalı şirketin paydaş yapısı ve davacıların tavrı düşünülürse kararların iptal edilebilir bulunması halinde şirketin karar organlarının işleyemeyeceği ve aktif hizmet gösteremeyeceğini, bu genel kurul kararlarının iptalinde davacının güncel bir hukuki yararının bulunmadığını, güncel bir hukuki yararı bulunmayan davacının iptal ettirdiği kararlar sonucunda şirketin ticari ilişkide bulunduğu 3.
kişilerin yararlarının da gözetilmesi gerektiğini, 3. kişilerin de müvekkili şirketlerin genel kurul kararlarının iptal edilmesi sonucunda menfaatlerinin tehlikeye girdiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinafa gelen uyuşmazlığın temelde davaya konu genel kurulda alınan 5 ve 9 nolu kararların iptali sebebinin bulunup bulunmadığı olduğu, 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu karar yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, yapılan oylamada 1874.997 olumsuz oya karşılık, 38125.003 olumlu oy ile yönetim kurulu üyeleri ibra edildiği, oylamada tek başına yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan ... ... de oy kullandığı, davacı paydaşlar, yönetim kurulu üyesinin annesi ve kardeşi olduğu, ibra oylamasındaki oydan yoksunluk pay sahibi olan yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler yönünden geçerli olduğu, yönetim kurulu üyesinin eşi, üst ve alt soyu veya hakim oldukları sermaye şirketi ibrada oy kullanabileceği, davalı şirketin, dava konusu genel kurula ilişkin hazirun listesine göre, ...
...'nin oy adedi 36.625.003, ...'nin oy adedi 1.124.997, ... ...'nin oy adedi 750.000 ve ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin oy adedi 1.500.000 olduğu, buna göre yönetim kurulu üyesi ... ...'nin yönetim kurulu üyelerinin ibrası için kullandığı olumlu oy kullanılmamış sayıldığında, geriye tüzel kişi ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin 1.500.000 olumlu oyu ile davacıların 1.874.997 olumsuz oyu kaldığından ibra için karar nisabı olan oy çoğunluğu sağlanamadığı, genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin ayrı bir oylama yapılmış olması karşısında bilançonun onaylanmasının ibra sonucunu doğurmayacağı, zira genel kurul tarafından ayrıca ve açıkça ibraya ilişkin bir karar alındığına göre, bilançonun onaylanmasının ibra sonucu doğurmayacağı hususunda karardan açıklık bulunmadığından mahkemece 5 nolu kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 9 nolu karar ise yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri gereğince izin verilmesine ilişkin olduğu,Yönetim kurulu üyesi ...
...'nin ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin hakim hissedarı olması da, ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin oydan yoksun olması gereken bir sebep olmadığı, oy yoksunluğu haline göre yapılan hesaplamada red oyu kullanan ...'nin oyları ile kabul oyu kullanan ... ...'nin oyları nazara alınamayacağına göre geriye tüzel kişi ... Elektrik Üretim A.Ş.'nin 1.500.000 olumlu oyu ile davacı ...'nin 1.124.997 olumsuz oyu kaldığı, yönetim kurulu üyesi ... ...'ye yetki verilmesine ilişkin karar gerekli oy nisabı ile alındığı, 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerine istinaden yönetim kuruluna yetki ve izin verilmesine ilişkin 9 nolu kararın iptalini gerektirecek başka bir durum da ispatlanamadığı, alınan 9 nolu kararda Kanuna aykırı bir yön bulunmadığı halde mahkemece 9 nolu kararın iptaline karar verilmesi isabetli olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile genel kurulun 5 nolu kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,davalı şirketin 01.08.2014 tarihinde yapılan 2013 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan kâr payı dağıtılmaması, rekabet yasağının kaldırılması, kâr-zarar tablosunun kabulü ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına yönelik kararların, şirket esas sözleşmesi, iyiniyet kuralları ve yasaya aykırı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dava, anonim şirket genel kurul kararların iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 374, 395,396, 409, 424, 436, 445 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043209400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz