İbraya konu dönemde görevde olmayan geçici yönetim kurulu üyesi oy kullanabilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13076 E. 2013/14570 K. · · İlk derece: İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
TTK 374/2'deki oy yasağı, ibraya konu dönemde şirket işlerinin görülmesine iştirak etmiş üyeler yönünden geçerlidir. İbraya konu dönemden sonra geçici olarak (TTK 315) atanan ve o dönemde görevde bulunmayan yönetim kurulu üyesi, o döneme ait hesapların görüşüldüğü genel kurulda ibra kararında oy kullanabilir.
Ele alınan sorunlar
İbra kararında oy yasağı ve geçici yönetim kurulu üyesinin oy hakkı → ret
İddia: Davalı, ilk derece mahkemesinin ibraya ilişkin kararı TTK 374/2 ve 337 uyarınca iptal etmesinin yerinde olmadığını, dava dışı üyenin oy kullanmasında engel bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
Gerekçe: TTK 374/2 uyarınca şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar, idare meclisi üyelerinin ibrasına ait kararlarda oy hakkına sahip değildir. Ancak somut olayda ilgili üye TTK 315. maddesi uyarınca 21.02.2008'de geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine atanmış, ibraya konu genel kurul ise 31.03.2008'de yapılmış ve bu genel kurulda 2007 dönemine ait hesaplar görüşülmüştür. İbraya konu 2007 döneminde ilgili üye görevde bulunmadığından, o dönem işlerinin görülmesine iştirak etmiş sayılmaz ve toplantı sırasında oy kullanmasında yasal engel yoktur. Bu nedenle ibra kararını iptal eden hüküm doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İbra kararında oy yasağının kapsamı ile ibraya konu dönemden sonra atanan geçici üyenin oy hakkı yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibra↗ oy yasağı↗ geçici yönetim kurulu üyesi↗ TTK 374/2↗ TTK 315↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13292 E. 2013/23256 K.
Ortak:ibra · oy yasağı · Genel kurul kararının iptali
Benzer bu kararda… ındaki kararın resmi bilançonun gerçek kayıtları yansıtmadığı, bu nedenle kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, genel kurul gündeminin 5. maddesinde yer alan "«yönetim kurulu» ve denetçilerin «ibrası»" hakkındaki kararla ilgili olarak, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince "şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkına haiz değildirler bu «yasağın» murakıplara şümulu yoktur" şeklindeki hüküm nedeniyle yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararında oy kullanamayacakları, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince alınan kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, denetçilerin ibrasına ilişkin yine 5 maddede yer alan kararın oylamasına yönetim kurulu üyelerinin katılmasına ilişkin herhangi bir engel bulunmadığı, TTK'nın 374/2 maddesindeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmadığı gerekçesiyle denetçilerin ibrasına ilişkin alınan «genel kurul kararının iptali» talebinin reddine, genel kurul gündeminin 6. maddesinde yer alan kararın da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu maddenin yok hükmünde sayılmasına ve iptaline ilişkin talep yönünden de karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 15.07.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde denetçinin, kanun ve anasözleşme ile kendisine yüklenen «görevleri» yerine getirmeyerek şirketin büyük zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, denetçi hakkında alınan «ibra» kararının iptalini istemiştir.Bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptali» istemi karar «nisabı», kullanılan oyların geçerli olup olmaması hususlarına dayalı olmayıp; denetçinin kanun ve anasözleşme ile üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, bu nedenle «şirketin zarara» uğradığı iddiasına dayalı olması karşısında mahkemece, iptal isteminin ileri sürülüş şekli ve dayandığı hususlar üzerinde durularak, sonucuna göre denetçi hakkında …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar nisabı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde denetçinin, kanun ve anasözleşme ile kendisine yüklenen «görevleri» yerine getirmeyerek şirketin büyük zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, denetçi hakkında alınan «ibra» kararının iptalini istemiştir.Bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptali» istemi karar «nisabı», kullanılan oyların geçerli olup olmaması hususlarına dayalı olmayıp; denetçinin kanun ve anasözleşme ile üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, bu nedenle «şirketin zarara» uğradığı iddiasına dayalı olması karşısında mahkemece, iptal isteminin ileri sürülüş şekli ve dayandığı hususlar üzerinde durularak, sonucuna göre denetçi hakkında …
… ındaki kararın resmi bilançonun gerçek kayıtları yansıtmadığı, bu nedenle kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, genel kurul gündeminin 5. maddesinde yer alan "«yönetim kurulu» ve denetçilerin «ibrası»" hakkındaki kararla ilgili olarak, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince "şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkına haiz değildirler bu «yasağın» murakıplara şümulu yoktur" şeklindeki hüküm nedeniyle yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararında oy kullanamayacakları, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince alınan kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, denetçilerin ibrasına ilişkin yine 5 maddede yer alan kararın oylamasına yönetim kurulu üyelerinin katılmasına ilişkin herhangi bir engel bulunmadığı, TTK'nın 374/2 maddesindeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmadığı gerekçesiyle denetçilerin ibrasına ilişkin alınan «genel kurul kararının iptali» talebinin reddine, genel kurul gündeminin 6. maddesinde yer alan kararın da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu maddenin yok hükmünde sayılmasına ve iptaline ilişkin talep yönünden de karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 15.07.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Dava, davalı şirketin 28.07.2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptaline» ilişkin talebin reddine, diğer istemlerin ise kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan kararın «yönetim kurulu» üyelerinin katılımı ile verilmiş olmasında yasaya aykırı bir durum olmadığı gerekçesiyle denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan kararın iptali istemi reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5128 E. 2013/2488 K.
Ortak:ibra · oy yasağı
Benzer bu karardaBu «yasağın» murakıplara şümulü yoktur.” hükmünü haiz olup «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyeleri yönetim kurulunun «ibrası» kararında oy kullanamazlar.
Bu suretle, yönetim kurulunun «ibrası» oylamasına 6762 sayılı ...'nın 374. maddede belirtilen «yasağa» aykırı olarak şirket «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin katılamayacağı nazara alınarak yönetim kurulunun ibrasına ilişkin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesi gerekirken, mahkeme kararında somut olaya uygun düşmeyen Dairemiz ilamına atıf yapılarak, yazılı gerekçeyle, ilgili şirket genel kurul kararının yö …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «ibra» oylamasında ibranın şahsi iş ya da davaya ilişkin nitelik taşımaması sebebiyle bir usulsüzlük olmadığı, dolayısıyla yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalini gerektirir herhangi bir husus bulunmadığı, ...'nın 334. ve 335. maddelerine göre «yönetim kurulu» başkan ve üyelerine izin verilmesine ilişkin karar oylamasında ise oydan yoksun bulunan yönetim kurulu üyelerinin ...'nın 374/1 maddesi uyarınca oy kullandıkları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18/06/2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararlardan 5 nolu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararın iptaline ilişkin istemin reddine, 8 nolu maddeye yönelik talebin kabulüne v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBu «yasağın» murakıplara şümulü yoktur.” hükmünü haiz olup «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyeleri yönetim kurulunun «ibrası» kararında oy kullanamazlar.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «ibra» oylamasında ibranın şahsi iş ya da davaya ilişkin nitelik taşımaması sebebiyle bir usulsüzlük olmadığı, dolayısıyla yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalini gerektirir herhangi bir husus bulunmadığı, ...'nın 334. ve 335. maddelerine göre «yönetim kurulu» başkan ve üyelerine izin verilmesine ilişkin karar oylamasında ise oydan yoksun bulunan yönetim kurulu üyelerinin ...'nın 374/1 maddesi uyarınca oy kullandıkları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18/06/2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararlardan 5 nolu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararın iptaline ilişkin istemin reddine, 8 nolu maddeye yönelik talebin kabulüne v …
İptali talep edilen «anonim şirket» genel kurul kararının 5. maddesinde yer alan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın oylamasına şirket «yönetim kurulu» başkanı ... asaleten, yönetim kurulu üyesi ... vekili aracılığıyla, yönetim kurulu üyesi ... vekili ... aracılığıyla katılmışlardır.
Bu suretle, yönetim kurulunun «ibrası» oylamasına 6762 sayılı ...'nın 374. maddede belirtilen «yasağa» aykırı olarak şirket «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin katılamayacağı nazara alınarak yönetim kurulunun ibrasına ilişkin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesi gerekirken, mahkeme kararında somut olaya uygun düşmeyen Dairemiz ilamına atıf yapılarak, yazılı gerekçeyle, ilgili şirket genel kurul kararının yö …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14501 E. 2013/20427 K.
Ortak:ibra · oy yasağı · Genel kurul kararının iptali
Benzer bu kararda… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374. maddede düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararları karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
Mülga TTK'nın 374. maddesinde «pay sahiplerinden» hiçbirinin kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile şirket arasındaki şahsi bir işe veya davaya dair olan müzakerelerde rey hakkını kullanamayacağı, şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle iştirak etmiş olanların idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkını haiz olmadıkları, bu «yasağın» murakıplara şümulünün bulunmadığı düzenlenmiştir.
… i uyarınca şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda oy hakkını haiz değillerse de bu «yasağın» murakıplara şümulünün olmaması nedeniyle «yönetim kurulu» üyelerinin denetçilerin ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamaya katılmalarına herhangi bir engelin bulunmadığı, anılan maddedeki yasağın denetçiler açısından geçe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar nisabı · toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · yokluk · pay sahipliği · emredici hüküm · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi
Benzer bu kararda… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Bu madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkı olup, somut olayda davacının bu maddeye uygun olarak yaptığı bir karşı çıkmasının (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yönünden iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamındaki bozma gerekçesi denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararını iptal» eden mahkeme kararı yönünden geçerli ve doğru bulunmaktadır.
… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374. maddede düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararları karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
Bu itibarla, yok hükmünde olan «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4785 E. 2017/6979 K.
Ortak:oy yasağı
Benzer bu karardaBu «yasağın» murakıplara şümulü yoktur” şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · olağanüstü genel kurul · şirket zararı · ticari defter · yönetim kurulu kararı · vekalet ücreti · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaAyrıca birleşen sorumluluk davasında davacı şirket asıl davada belirttiği nedenlerle «şirketin zarara» uğradığını, «olağan genel kurul» toplantısının üç yıl sebepsiz olarak yapılmadığını, şirketin «ticari defterlerinin» usulüne uygun olarak tutulmadığını iddia ederek bu nedenlerle şirketin zarara uğradığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket «defterlerinin» usule uygun tutulmadığı, bir kısım şirket defterlerinin «ibraz» edilmediği, davalıların yaptıkları bir takım işlemlerin usule aykırı olduğu ancak hangi işlemlerin usule aykırı olduğu, ne kadar zararın oluştuğu, alınan kararların hukuka uygun alınıp alınmadığının mevcut dosya kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddialarını ispatlaması için gerekli olan defterlerin usule uygun tutulmadığı ve denetiminin de usule uygun yapılmadığı, davalıların hangi işlemlerinin usule aykırı ve yapılan hangi işlemler neticesinde «şirketin zarara» uğratıldığı hususunda tespit yapılamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda yapılan bu işlemler ile ilgili «şirket zararının» mevcut olup olmadığı ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK ve ilgili yasa hükümleri gereğince «yönetim kurulu» üyelerinin ters çevrilmiş «ispat külfeti» değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1- Asıl dava şirket ile işlem yapan «yönetim kurulu» üyelerinin işlemlerinin batıl olduğunun tespitine, birleşen dava ise aynı işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7880 E. 2013/23475 K.
Ortak:Genel kurul kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas idare memuru · yönetim kurulu üyeliği · esas sözleşme · genel kurul kararının iptali · olumsuz oy · anonim şirket · iflas · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, gündemin 5, 7, 8, 10 ve 13. maddelerinin TTK 381. madde çerçevesinde kanuna, «esas sözleşmeye» ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, gündemin 9. maddesi yönünden «yönetim kurulu üyeliğine» seçilen A.S.
Kararı, davacılar vekili ve davalı müflis Alfa Menkul Değerler A.Ş. «iflas idare memuru» temyiz etmiştir.
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin ve davalı müflis Alfa Menkul Değerler A.Ş. «iflas idare memuru» Şükriye Bahçıvan'ın temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11543 E. 2011/14163 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · hukuki yarar · kâr payı
Benzer bu karardaDava «genel kurul kararının iptaline» ilişkin olup, karar düzeltme isteminde bulunan davada taraf olmadığı gibi, mahkemece aleyhine verilmiş bir karar bulunmadığından bahsi geçenin karar düzeltme istemekte «hukuki yararı» bulunmamaktadır.
Ayrıca «payı» devralan kişinin açtığı «genel kurul kararının iptali» davasına devredenin devam etmesi mümkün olmadığın karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13076 E. , 2013/14570 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/05/2012 tarih ve 2012/71-2012/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin ortağı olduğu davalı şirketin 31.03.2008 tarihinde yapılan 2007 yılı şirket genel kurul toplantısında alınan kararlar için müvekkillerinin muhalefet şerhi koyduğunu, davalı şirketin atıl durumda bulunduğunu, müvekkillerine genel kurul daveti ekinde gönderilen bilanço ve gelir tablosunun altında şirketi temsil ve ilzama uygun bir onay bulunmadığını, gündemin 3. maddesi ile ibrası istenilen yönetim kurulunun değiştiğini ve genel kurul’a çağrı yapan yönetim kurulu ile farklı olduğunu, dava dışı ...in yönetim kurulu başkanlığı ve üyeliğinden istifa ettiğini ve yerine dava dışı ...un seçildiğinin öğrenildiğini, ancak istifa sonucu ikiye düşen yönetim kurulu üye sayısının toplantı ve karar almaya yeterli olmadığından iki üyenin boşalan üye yerine yenisini seçmelerinin TTK’nın 330.
maddesi hükmüne göre mümkün olmadığını;
21. 02.2008 tarihinde davalı şirket yönetim kurulu üyeliğine getirilen ve dava dışı ...in hisselerinin bir kısmını bedelsiz ve hileli olarak devralarak, yönetim kurulunun ibrası başta olmak üzere tüm gündem maddelerinin kabulü ve yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi için genel kurulda usulsüz olarak oy kullanan dava dışı Şükriye Haliloğlu’nun, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oy kullanmasının TTK’nın 374. maddesi hükmüne göre mümkün olmadığını, genel kurul toplantısının 8. maddesi ile taşınmazların şirket ortaklarına satılması hususunda yönetim kuruluna yetki verildiğinin, bu nedenle gündemin bu yoldaki kararına da müvekkillerince ret oyu verildiğini, davalı şirketin avans kar payı dağıtmasına ilişkin gündemin 7.
maddesinin de yasaya uygun olmadığını ileri sürerek 31.03.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen 29.12.2011 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, TTK’nın 374/2. maddesi ile 337. maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde, yönetim kurulu üyelerinin selefleri tarafından yapılan işlemler nedeniyle sorumluluklarının mevcut olduğu, buna göre genel kurul toplantısından önce istifa eden dava dışı Talat Gülmez'in yerine yönetim kurul üyesi olarak atanan dava dışı Şükriye Haliloğlu'nun da yerine atandığı eski üyenin işlemlerinden dolayı sorumluluğunun devam ettiği, bu nedenle bir nevi kendi ibrasını da içeren ibra kararında oy kullanmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu hususların ise TTK'na aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin davaya konu 31.03.2008 tarihli genel kurulunun ibraya ilişkin 3.
maddesinin TTK’nın 315 ve 337. maddeleri gereğince iptaline, diğer gündem maddeleri ile ilgili iptal taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 374/2. maddesi hükmüne göre, şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle iştirak etmiş olanlar, idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkını haiz değildirler. Ancak somut olayda, dava dışı Şükriye Haliloğlu, TTK’nın 315. maddesi hükmüne göre, 21.02.2008 tarihinde davalı şirket yönetim kurulu kararı ile geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine atanmış, davaya konu genel kurul Toplantısı ise 31.03.2008 tarihinde yapılmıştır. Dava konusu genel kurul toplantısında esasen 2007 yılı dönemine ait hesapların görüşüldüğü ve bu dönemde de dava dışı Şükriye Haliloğlu’nun görevde olmadığı gözetildiğinde anılan yönetim kurulu üyesinin, toplantı sırasında oy kullanmasında yasal bir engel bulunmamaktadır.
Bu nedenle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043133600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz