Pay sahipliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4785 E. 2017/6979 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay sahipliği↗ ispat külfeti↗ olağanüstü genel kurul↗ şirket zararı↗ oy yasağı↗ limited şirket↗ ticari defter↗ yönetim kurulu kararı↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket defterlerinin usule uygun tutulmadığı, bir kısım şirket defterlerinin ibraz edilmediği, davalıların yaptıkları bir takım işlemlerin usule aykırı olduğu ancak hangi işlemlerin usule aykırı olduğu, ne kadar zararın oluştuğu, alınan kararların hukuka uygun alınıp alınmadığının mevcut dosya kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddialarını ispatlaması için gerekli olan defterlerin usule uygun tutulmadığı ve denetiminin de usule uygun yapılmadığı, davalıların hangi işlemlerinin usule aykırı ve yapılan hangi işlemler neticesinde şirketin zarara uğratıldığı hususunda tespit yapılamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ...vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava şirket ile işlem yapan yönetim kurulu üyelerinin işlemlerinin batıl olduğunun tespitine, birleşen dava ise aynı işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi şirket defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı ve denetimlerinin usulüne uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Asıl davada, İtalya’dan getirilen iş makineleri için yapılan peşin ödeme indiriminin davalılar ... ve ...’nun ortak oldukları ve yönetiminde bulundukları Bronz Limited Şirketi’ne haksız olarak aktarıldığı, yönetim kurulunun 11.06.1999 tarihli toplantısında ...’nın ortağı ve yöneticisi olduğu İnter B isimli şirket ile farklı fiyat üzerinden leasing sözleşmesi yapıldığı, yine bu şirket tarafından davacı şirkete iş makineleri kiralanmış gibi gösterilerek şirketin zarara uğratıldığı, davacı şirketin ihtiyacı olmadığı halde ...’ya ait büronun şirkete kiralandığı ileri sürülerek bu işlemlerin batıl olduğunun tespiti istenmiştir. Davacı şirketin 11.06.1999 tarihli yönetim kurulu toplantısında yönetim kurulu üyesi davalı ...’nın ortağı olduğu İnter B isimli şirket ile işlem yapılarak davacı şirket için iş makinelerinin leasing yolu ile temin edilmesine ve ...’nın bürosunun kiralanmasına karar verilmiştir. Dava ve işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK m. 374 “Pay sahiplerinden hiçbiri, kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve furuu ile şirket arasındaki şahsi bir işe veya davaya dair olan müzakerelerde, rey hakkını kullanamaz. Şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle iştirak etmiş olanlar, idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkını haiz değildirler. Bu yasağın murakıplara şümulü yoktur” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda bu madde gereğince değerlendirme yapılarak dava konusu edilen işlemlerin batıl olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Ayrıca birleşen sorumluluk davasında davacı şirket asıl davada belirttiği nedenlerle şirketin zarara uğradığını, olağan genel kurul toplantısının üç yıl sebepsiz olarak yapılmadığını, şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığını iddia ederek bu nedenlerle şirketin zarara uğradığını ileri sürmüştür. Bu durumda yapılan bu işlemler ile ilgili şirket zararının mevcut olup olmadığı ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK ve ilgili yasa hükümleri gereğince yönetim kurulu üyelerinin ters çevrilmiş ispat külfeti değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ...vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5128 E. 2013/2488 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · oy yasağı · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda1- Asıl dava şirket ile işlem yapan «yönetim kurulu» üyelerinin işlemlerinin batıl olduğunun tespitine, birleşen dava ise aynı işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.
Davacı şirketin 11.06.1999 tarihli «yönetim kurulu» toplantısında yönetim kurulu üyesi davalı ...’nın ortağı olduğu İnter B isimli şirket ile işlem yapılarak davacı şirket için iş makinelerinin leasing yolu ile temin edilmesine ve ...’nın bürosunun kiralanmasına karar verilmiştir.
Bu «yasağın» murakıplara şümulü yoktur” şeklinde düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «ibra» oylamasında ibranın şahsi iş ya da davaya ilişkin nitelik taşımaması sebebiyle bir usulsüzlük olmadığı, dolayısıyla yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalini gerektirir herhangi bir husus bulunmadığı, ...'nın 334. ve 335. maddelerine göre «yönetim kurulu» başkan ve üyelerine izin verilmesine ilişkin karar oylamasında ise oydan yoksun bulunan yönetim kurulu üyelerinin ...'nın 374/1 maddesi uyarınca oy kullandıkları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18/06/2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararlardan 5 nolu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararın iptaline ilişkin istemin reddine, 8 nolu maddeye yönelik talebin kabulüne v …
Bu «yasağın» murakıplara şümulü yoktur.” hükmünü haiz olup «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyeleri yönetim kurulunun «ibrası» kararında oy kullanamazlar.
Bu suretle, yönetim kurulunun «ibrası» oylamasına 6762 sayılı ...'nın 374. maddede belirtilen «yasağa» aykırı olarak şirket «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin katılamayacağı nazara alınarak yönetim kurulunun ibrasına ilişkin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesi gerekirken, mahkeme kararında somut olaya uygun düşmeyen Dairemiz ilamına atıf yapılarak, yazılı gerekçeyle, ilgili şirket genel kurul kararının yö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · genel kurul kararının iptali · ibra · anonim şirket
Benzer bu karardaBu «yasağın» murakıplara şümulü yoktur.” hükmünü haiz olup «anonim şirket yönetim kurulu» başkan ve üyeleri yönetim kurulunun «ibrası» kararında oy kullanamazlar.
Bu suretle, yönetim kurulunun «ibrası» oylamasına 6762 sayılı ...'nın 374. maddede belirtilen «yasağa» aykırı olarak şirket «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin katılamayacağı nazara alınarak yönetim kurulunun ibrasına ilişkin «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesi gerekirken, mahkeme kararında somut olaya uygun düşmeyen Dairemiz ilamına atıf yapılarak, yazılı gerekçeyle, ilgili şirket genel kurul kararının yö …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «ibra» oylamasında ibranın şahsi iş ya da davaya ilişkin nitelik taşımaması sebebiyle bir usulsüzlük olmadığı, dolayısıyla yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalini gerektirir herhangi bir husus bulunmadığı, ...'nın 334. ve 335. maddelerine göre «yönetim kurulu» başkan ve üyelerine izin verilmesine ilişkin karar oylamasında ise oydan yoksun bulunan yönetim kurulu üyelerinin ...'nın 374/1 maddesi uyarınca oy kullandıkları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18/06/2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararlardan 5 nolu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararın iptaline ilişkin istemin reddine, 8 nolu maddeye yönelik talebin kabulüne v …
Dava, 6762 Sayılı ...'nın 381 ve devamı maddelerine dayalı «anonim şirket» genel kurul kararının yönetim kurulunun ibrasına ve yönetim kuruluna rekabet izni verilmesine dair maddelerinin iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13292 E. 2013/23256 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · şirket zararı · oy yasağı · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaAyrıca birleşen sorumluluk davasında davacı şirket asıl davada belirttiği nedenlerle «şirketin zarara» uğradığını, «olağan genel kurul» toplantısının üç yıl sebepsiz olarak yapılmadığını, şirketin «ticari defterlerinin» usulüne uygun olarak tutulmadığını iddia ederek bu nedenlerle şirketin zarara uğradığını ileri sürmüştür.
Bu durumda yapılan bu işlemler ile ilgili «şirket zararının» mevcut olup olmadığı ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK ve ilgili yasa hükümleri gereğince «yönetim kurulu» üyelerinin ters çevrilmiş «ispat külfeti» değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket «defterlerinin» usule uygun tutulmadığı, bir kısım şirket defterlerinin «ibraz» edilmediği, davalıların yaptıkları bir takım işlemlerin usule aykırı olduğu ancak hangi işlemlerin usule aykırı olduğu, ne kadar zararın oluştuğu, alınan kararların hukuka uygun alınıp alınmadığının mevcut dosya kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddialarını ispatlaması için gerekli olan defterlerin usule uygun tutulmadığı ve denetiminin de usule uygun yapılmadığı, davalıların hangi işlemlerinin usule aykırı ve yapılan hangi işlemler neticesinde «şirketin zarara» uğratıldığı hususunda tespit yapılamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ındaki kararın resmi bilançonun gerçek kayıtları yansıtmadığı, bu nedenle kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, genel kurul gündeminin 5. maddesinde yer alan "«yönetim kurulu» ve denetçilerin «ibrası»" hakkındaki kararla ilgili olarak, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince "şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkına haiz değildirler bu «yasağın» murakıplara şümulu yoktur" şeklindeki hüküm nedeniyle yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararında oy kullanamayacakları, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince alınan kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, denetçilerin ibrasına ilişkin yine 5 maddede yer alan kararın oylamasına yönetim kurulu üyelerinin katılmasına ilişkin herhangi bir engel bulunmadığı, TTK'nın 374/2 maddesindeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmadığı gerekçesiyle denetçilerin ibrasına ilişkin alınan «genel kurul kararının iptali» talebinin reddine, genel kurul gündeminin 6. maddesinde yer alan kararın da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu maddenin yok hükmünde sayılmasına ve iptaline ilişkin talep yönünden de karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 15.07.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Dava, davalı şirketin 28.07.2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptaline» ilişkin talebin reddine, diğer istemlerin ise kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan kararın «yönetim kurulu» üyelerinin katılımı ile verilmiş olmasında yasaya aykırı bir durum olmadığı gerekçesiyle denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan kararın iptali istemi reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar nisabı · genel kurul kararının iptali · ibra · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde denetçinin, kanun ve anasözleşme ile kendisine yüklenen «görevleri» yerine getirmeyerek şirketin büyük zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, denetçi hakkında alınan «ibra» kararının iptalini istemiştir.Bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptali» istemi karar «nisabı», kullanılan oyların geçerli olup olmaması hususlarına dayalı olmayıp; denetçinin kanun ve anasözleşme ile üzerine düşen görevleri yerine getirmediği, bu nedenle «şirketin zarara» uğradığı iddiasına dayalı olması karşısında mahkemece, iptal isteminin ileri sürülüş şekli ve dayandığı hususlar üzerinde durularak, sonucuna göre denetçi hakkında …
… ındaki kararın resmi bilançonun gerçek kayıtları yansıtmadığı, bu nedenle kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, genel kurul gündeminin 5. maddesinde yer alan "«yönetim kurulu» ve denetçilerin «ibrası»" hakkındaki kararla ilgili olarak, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince "şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkına haiz değildirler bu «yasağın» murakıplara şümulu yoktur" şeklindeki hüküm nedeniyle yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulunun ibrasına ilişkin genel kurul kararında oy kullanamayacakları, TTK'nın 374/2 maddesi gereğince alınan kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, denetçilerin ibrasına ilişkin yine 5 maddede yer alan kararın oylamasına yönetim kurulu üyelerinin katılmasına ilişkin herhangi bir engel bulunmadığı, TTK'nın 374/2 maddesindeki yasağın denetçiler açısından geçerli olmadığı gerekçesiyle denetçilerin ibrasına ilişkin alınan «genel kurul kararının iptali» talebinin reddine, genel kurul gündeminin 6. maddesinde yer alan kararın da yerinde olmadığı gerekçesiyle bu maddenin yok hükmünde sayılmasına ve iptaline ilişkin talep yönünden de karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 15.07.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Dava, davalı şirketin 28.07.2009 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararının iptaline» ilişkin talebin reddine, diğer istemlerin ise kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14501 E. 2013/20427 K.
Ortak:pay sahipliği · oy yasağı · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda1- Asıl dava şirket ile işlem yapan «yönetim kurulu» üyelerinin işlemlerinin batıl olduğunun tespitine, birleşen dava ise aynı işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.
Davacı şirketin 11.06.1999 tarihli «yönetim kurulu» toplantısında yönetim kurulu üyesi davalı ...’nın ortağı olduğu İnter B isimli şirket ile işlem yapılarak davacı şirket için iş makinelerinin leasing yolu ile temin edilmesine ve ...’nın bürosunun kiralanmasına karar verilmiştir.
Bu «yasağın» murakıplara şümulü yoktur” şeklinde düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMülga TTK'nın 374. maddesinde «pay sahiplerinden» hiçbirinin kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile şirket arasındaki şahsi bir işe veya davaya dair olan müzakerelerde rey hakkını kullanamayacağı, şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle iştirak etmiş olanların idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkını haiz olmadıkları, bu «yasağın» murakıplara şümulünün bulunmadığı düzenlenmiştir.
… i uyarınca şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle iştirak etmiş olanlar idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda oy hakkını haiz değillerse de bu «yasağın» murakıplara şümulünün olmaması nedeniyle «yönetim kurulu» üyelerinin denetçilerin ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamaya katılmalarına herhangi bir engelin bulunmadığı, anılan maddedeki yasağın denetçiler açısından geçe …
… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar nisabı · toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · yokluk · emredici hüküm · genel kurul kararının iptali · ibra · cy/cy şerhi
Benzer bu kararda… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374. maddede düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararları karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
Bu madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkı olup, somut olayda davacının bu maddeye uygun olarak yaptığı bir karşı çıkmasının (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yönünden iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamındaki bozma gerekçesi denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararını iptal» eden mahkeme kararı yönünden geçerli ve doğru bulunmaktadır.
Bu itibarla, yok hükmünde olan «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
3 benzer karar daha
-
İbraya konu dönemde görevde olmayan geçici yönetim kurulu üyesi oy kullanabilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13076 E. 2013/14570 K.
Ortak:oy yasağı
İncelediğiniz karardaBu «yasağın» murakıplara şümulü yoktur” şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11543 E. 2011/14163 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · hukuki yarar · kâr payı
Benzer bu karardaDava «genel kurul kararının iptaline» ilişkin olup, karar düzeltme isteminde bulunan davada taraf olmadığı gibi, mahkemece aleyhine verilmiş bir karar bulunmadığından bahsi geçenin karar düzeltme istemekte «hukuki yararı» bulunmamaktadır.
Ayrıca «payı» devralan kişinin açtığı «genel kurul kararının iptali» davasına devredenin devam etmesi mümkün olmadığın karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekir.
-
Yönetim kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1537 E. 2019/6605 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda1- Asıl dava şirket ile işlem yapan «yönetim kurulu» üyelerinin işlemlerinin batıl olduğunun tespitine, birleşen dava ise aynı işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir.
Davacı şirketin 11.06.1999 tarihli «yönetim kurulu» toplantısında yönetim kurulu üyesi davalı ...’nın ortağı olduğu İnter B isimli şirket ile işlem yapılarak davacı şirket için iş makinelerinin leasing yolu ile temin edilmesine ve ...’nın bürosunun kiralanmasına karar verilmiştir.
Bu durumda yapılan bu işlemler ile ilgili «şirket zararının» mevcut olup olmadığı ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK ve ilgili yasa hükümleri gereğince «yönetim kurulu» üyelerinin ters çevrilmiş «ispat külfeti» değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «anonim şirket yönetim kurulu» kararlarının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · anonim şirket · hukuki yarar
Benzer bu kararda1- Dava, «anonim şirket yönetim kurulu» kararlarının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu itibarla, aleyhinde hüküm kurulmayan ve karar başlığında müdahil olarak gösterilen ...'nin karar düzeltme talebinde «hukuki yararı» bulunmadığından, ... vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4785 E. , 2017/6979 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2015 tarih ve 2001/193-2015/652 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ...vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden ..., ...ve ...’nun şirket genel kurulundan izin almadan şirketle bir takım hukuki işlemler yaparak şirketi zarara uğrattıklarını, bu kişilerin yönetim kurulu üyeliklerinin şirketin olağanüstü genel kurul toplantısını yaptığı 06.01.2001 tarihine kadar devam ettiğini ve bu toplantıda genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğinden azledildiklerini, olağanüstü genel kurul toplantısında alınan bir kararla davalılar aleyhine usulsüzlüğün tespit edilmesi durumunda sorumluluk ve yapılan işlemlerin geçersizliği davası açılması için mevcut yönetim kuruluna yetki verildiğini ileri sürerek şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden olan davalıların şirket genel kurulundan izin almadan davacı şirket ile yapmış olduğu hukuki işlemlerin geçersizliğine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Birleşen davada davacı vekili müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden ..., ...ve ...'nun 1991 yılından itibaren, ... ile ...’nun ise 10.10.1998 tarihinden itibaren şirketin yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerini, kanuna ve esas sözleşmeye aykırı davranıp, özen ödevlerini ihlal ederek şirketi ağır mali zarara uğrattıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin faizi ile birlikte şirkete tazminat olarak ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Asıl davada davalı ..., davacı şirketin aleyhine ve zararına olacak hiçbir işlem ve eyleme ortak olmadığını, imza atmadığını, çalışmada bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada, davalı ... ve ...davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket defterlerinin usule uygun tutulmadığı, bir kısım şirket defterlerinin ibraz edilmediği, davalıların yaptıkları bir takım işlemlerin usule aykırı olduğu ancak hangi işlemlerin usule aykırı olduğu, ne kadar zararın oluştuğu, alınan kararların hukuka uygun alınıp alınmadığının mevcut dosya kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddialarını ispatlaması için gerekli olan defterlerin usule uygun tutulmadığı ve denetiminin de usule uygun yapılmadığı, davalıların hangi işlemlerinin usule aykırı ve yapılan hangi işlemler neticesinde şirketin zarara uğratıldığı hususunda tespit yapılamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ...vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava şirket ile işlem yapan yönetim kurulu üyelerinin işlemlerinin batıl olduğunun tespitine, birleşen dava ise aynı işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi şirket defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı ve denetimlerinin usulüne uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Asıl davada, İtalya’dan getirilen iş makineleri için yapılan peşin ödeme indiriminin davalılar ... ve ...’nun ortak oldukları ve yönetiminde bulundukları Bronz Limited Şirketi’ne haksız olarak aktarıldığı, yönetim kurulunun 11.06.1999 tarihli toplantısında ...’nın ortağı ve yöneticisi olduğu İnter B isimli şirket ile farklı fiyat üzerinden leasing sözleşmesi yapıldığı, yine bu şirket tarafından davacı şirkete iş makineleri kiralanmış gibi gösterilerek şirketin zarara uğratıldığı, davacı şirketin ihtiyacı olmadığı halde ...’ya ait büronun şirkete kiralandığı ileri sürülerek bu işlemlerin batıl olduğunun tespiti istenmiştir.
Davacı şirketin 11.06.1999 tarihli yönetim kurulu toplantısında yönetim kurulu üyesi davalı ...’nın ortağı olduğu İnter B isimli şirket ile işlem yapılarak davacı şirket için iş makinelerinin leasing yolu ile temin edilmesine ve ...’nın bürosunun kiralanmasına karar verilmiştir. Dava ve işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK m. 374 “Pay sahiplerinden hiçbiri, kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve furuu ile şirket arasındaki şahsi bir işe veya davaya dair olan müzakerelerde, rey hakkını kullanamaz. Şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle iştirak etmiş olanlar, idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkını haiz değildirler. Bu yasağın murakıplara şümulü yoktur” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda bu madde gereğince değerlendirme yapılarak dava konusu edilen işlemlerin batıl olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Ayrıca birleşen sorumluluk davasında davacı şirket asıl davada belirttiği nedenlerle şirketin zarara uğradığını, olağan genel kurul toplantısının üç yıl sebepsiz olarak yapılmadığını, şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığını iddia ederek bu nedenlerle şirketin zarara uğradığını ileri sürmüştür. Bu durumda yapılan bu işlemler ile ilgili şirket zararının mevcut olup olmadığı ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK ve ilgili yasa hükümleri gereğince yönetim kurulu üyelerinin ters çevrilmiş ispat külfeti değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı ...vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/389055700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz