Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1402 E. 2013/18852 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının HÜSEYİN EFENDİ ibaresini kahve, baharat alanında maruf hale getirdiği, önceye dayalı kullanımı bulunduğu, lokum emtisanın kahve yanında ikram edilen ürün olması nedeniyle anılan sınıf yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı markasının lokumlar emtiası yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davacı taraf HÜSEYİN EFENDİ ibaresini işletme adı ve marka olarak öncelikli kullanım hakları bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır. 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir. Tescil edilmesi halinde de koşulları oluştuğunda anılan KHK'nın 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğü talep edilebilir.
Somut olayda, mahkemece davacının anılan ibareyi öncelikli olarak kullandığı tespit edilerek, tescil kapsamında olan mallara yakın ve karıştırılabilecek derecede benzer mal ve hizmetler yönünden korunacağı belirlenerek, davalının markasında bulunan 'lokum' emtiası yönünden kısmi hükümsüzlük kararı verilmiştir. Oysa, davacının markasının kapsadığı 43. sınıfda yiyecek içecek sağlanması, restoran, kafeterya, cafe, kantin, ikram, kahve evi hizmetleri bulunmakta olup, anılan bu sınıflar davalının markasındaki diğer bir kısım mal ve hizmet sınıflarıyla da benzer ve ilişkilidir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının markasının 43. sınıfında bulunan yiyecek içecek sağlanması, restoran, kafeterya, cafe, kantin, ikram, kahve evi hizmetleri ile davalı markasındaki benzer ve bağlantılı mal ve hizmetlerin tespit edilerek, diğer sınıflarla iltibasa neden olup olmayacağı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4618 E. 2014/8029 K.
Ortak:Markanın hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9981 E. 2010/1035 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… sı, restoran, kafeterya, cafe, kantin, ikram, kahve evi hizmetleri ile davalı markasındaki benzer ve bağlantılı mal ve hizmetlerin tespit edilerek, diğer sınıflarla «iltibasa» neden olup olmayacağı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması …
Benzer bu karardaOysa, davacı markasının asıl unsuru "...BÜFE" olup, davalının kullanımı eğer davacının bir şubesi yada onunla bağlantısını çağrıştıran bir kullanım olduğunun tereddütsüz saptanıp belirlenmesi halinde mahkemenin kabulünün aksine davalının bu kullanımının somut olay itibariyle «iltibasa» yol açacağı kuşkusuzdur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · terkin · eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece,dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın salt hukuki niteliği gözetilerek «bilirkişi incelemesine» gerek görülmediği, davalının ticaret unvanında "...Büfe" ibaresinin yer almadığı gözetilerek, ticaret unvanında ...Büfe adının «terkini» talebinin yerinde görülmediği, davacıya ait "...BÜFE ..." ibareli markanın sağladığı korumanın yalnızca 35. sınıfta yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri sınıfına ilişkin olduğu, davacının büfe işletmeciliği alanında bir tescili bulunmadığı, bu nedenle davalının eyleminin davacı markasına tecavüz oluşturduğundan ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği, kaldı ki davalı şirketin dava dışı ...Gıda San. ve Ltd.
Dava, «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi, davacıya ait olduğu iddia edilen markanın ve unvanın davalının ticaret unvanından «terkini», maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup, 35 ncü sınıfta "...BÜFE ..." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu, davalı şirketin ise dava dışı ...Gıda San ve Ltd.
… ksızın belirlenmek, davalı kullanımının davacının markasının asıl unsurunu çağrıştıran bir kullanım olduğunun tespiti halinde davalının eyleminin markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturacağı kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
… sıyla davalı şirketin büfecilik faaliyetinde "Marmaris" markasını kullanmaya yetkili bulunduğu, bu nedenle dahi davalının eyleminin davacının markasına tecavüz yada «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5241 E. 2023/77 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… sı, restoran, kafeterya, cafe, kantin, ikram, kahve evi hizmetleri ile davalı markasındaki benzer ve bağlantılı mal ve hizmetlerin tespit edilerek, diğer sınıflarla «iltibasa» neden olup olmayacağı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması …
Benzer bu kararda… .) geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri,) hayvan bakım evleri hizmetleri” bakımından, davacının tescilli “ŞAHİNBEY” ibareli markası arasında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, başvurunun kötü niyetli olduğuna ilişkin bir ispatın olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların marka işaretlerinin, bütün olarak bıraktığı intiba dikkate alındığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmayıp «iltibas» riskinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarında "şahin" ibaresinin ortak olarak yer almasının markaların benzer olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacının markalarını …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markası arasında «uyuşmazlık konusu» 43. sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.(Restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri ikram hizmetleri (catering hizmetleri, pastane hizmetleri...), Hayvan bakım evleri hizmetleri" hizmetleri yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» tehlikesi bulunduğu, "Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri,)" hizmetleri bakımından iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle belirtilen hizmetler bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/430 E. 2018/6278 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ortalama tüketici
Benzer bu kararda556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddesinde ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları «münhasıran» veya esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir.
… a açık olması gerektiği, oysa "..." ibaresinin, markanın yönelik olduğu ortalama Türk tüketicilerince anlamı bilinmeyen yabancı dilde bir kelime olduğu, bu ibarenin «ortalama tüketici» kitlesi tarafından yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olarak anlaşılacağının kabulü mümkün olmayıp davacı tarafça bu …
-
Ticari Marka Tescilinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11548 E. 2016/9222 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · iyiniyet kuralı · iyiniyet · yenileme · uyuşmazlık konusu · husumet
Benzer bu karardaŞti. görünmesi nedeniyle markanın bir kısmının .....'na devrinin «husumet» yönünden bir etkisinin olmayacağı, davalının kullanma olarak iddia ettiği markanın devrinin, lisans verilmesinin ve turizm imarlı arsanın varlığının markanın esaslı kullanımını göstermeyeceği, markasal kullanımda birincil amacın markanın tüketici nezdinde algılanabilir şekilde ekonomik kullanılması olduğu, bir markanın tescilinin belirlenmesinin veya devredilmesinin kullanma hali sayılmayacağı, markanın «yenileme» işleminin bir «idari işlem» olduğu ve markasal kullanım niteliğini taşımadığı, davalıya ait .... no’lu "..............." markasının 42. sınıfta yer alan "geçici konaklama hizmetlerinde" 556 s …
4721 sayılı TMK'nın .... maddesi uyarınca, herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada «iyiniyet kurallarına» riayetle mükellef olup, bir hakkın sırf başkasını ızrar eden kötüye kullanımını kanun himaye etmez.
… re, 2001/06739 nolu "..............." markasının ..., 27, 35, 38, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda .../04/2001 tarihinde tescil edildiği ve 04/04/2011 tarihinde «yenilenerek» "geçici konaklama hizmetleri" yönünden davalı adına tescilli olduğu, markanın 05/09/2013 tarihinde kısmi olarak "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, kafeterya …
Ancak, dava tarihi olan .../06/2013 tarihinden önce, 28/05/2013 tarihinde taraflar arasında inhisari olmayan marka lisans sözleşmesi yapıldığı ve anılan sözleşme ile davalı tarafından, dava konusu markanın, hükümsüzlüğü talep edilen hizmet sınıfında süresiz kullanım hakkının davacıya verildiği anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» da değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1402 E. , 2013/18852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2012 tarih ve 2009/46-2012/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin HÜSEYİN EFENDİ ibaresini 1926 yılından beri ticaret ünvanı olarak kullandığını, sonrasında KURU KAHVECİ HÜSEYİN EFENDİ ibaresini şirket ticaret ünvanı ve marka olarak tescil ettirdiklerini, davalının ise HÜSEYİN EFENDİ ibaresini iltibas yaratarak şekilde marka olarak kullandığını, anılan ibare üzerinde öncelikli hakları bulunduğunu, davalının kötüniyetli olarak markayı tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkillerinin babasının ismi olması nedeniyle HÜSEYİN EFENDİ ibaresini adlarına tescil ettirdiklerini, kötüniyetli olmadıklarını, markanın farklı sınıflarda tescil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının HÜSEYİN EFENDİ ibaresini kahve, baharat alanında maruf hale getirdiği, önceye dayalı kullanımı bulunduğu, lokum emtisanın kahve yanında ikram edilen ürün olması nedeniyle anılan sınıf yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı markasının lokumlar emtiası yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, davacı taraf HÜSEYİN EFENDİ ibaresini işletme adı ve marka olarak öncelikli kullanım hakları bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır. 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir.
Tescil edilmesi halinde de koşulları oluştuğunda anılan KHK'nın 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğü talep edilebilir.
Somut olayda, mahkemece davacının anılan ibareyi öncelikli olarak kullandığı tespit edilerek, tescil kapsamında olan mallara yakın ve karıştırılabilecek derecede benzer mal ve hizmetler yönünden korunacağı belirlenerek, davalının markasında bulunan 'lokum' emtiası yönünden kısmi hükümsüzlük kararı verilmiştir. Oysa, davacının markasının kapsadığı 43. sınıfda yiyecek içecek sağlanması, restoran, kafeterya, cafe, kantin, ikram, kahve evi hizmetleri bulunmakta olup, anılan bu sınıflar davalının markasındaki diğer bir kısım mal ve hizmet sınıflarıyla da benzer ve ilişkilidir.
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davacının markasının 43. sınıfında bulunan yiyecek içecek sağlanması, restoran, kafeterya, cafe, kantin, ikram, kahve evi hizmetleri ile davalı markasındaki benzer ve bağlantılı mal ve hizmetlerin tespit edilerek, diğer sınıflarla iltibasa neden olup olmayacağı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yaranına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041265400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz