Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/430 E. 2018/6278 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ ortalama tüketici↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın markasını dava konusu tescilli sınıflar bakımından kullandığını ispat edemediği, ayrıca davalı markasının bira ustası anlamına gelip bir meslek adı olduğu, 556 sayılı KHK m. 7/1- d anlamında dava konusu 43.sınıfta tescil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK m. 7 gereğince 43. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, restoran hizmetleri, self servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, sinek bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri, yiyecek ve içecek araçlarının kiralanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, diğer sınıflar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine, davalı markasının kullanmama nedeniyle 556 sayılı KHK m.14 gereğince iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davalı adına tescilli 2003/22717 sayılı "..." ibareli markanın 43. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne, yine dava konusu markanın 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi gereğince kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddesinde ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Her ne kadar mahkemece, 43. sınıf hizmetler yönünden dava konusu 556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmişse de, markanın tescil edilmek istendiği 43. sınıfta yer alan yiyecek-içecek hizmetlerinde bu alanda hizmet veren tüm tacirlerin kullanımına açık olması gerektiği, oysa "..." ibaresinin, markanın yönelik olduğu ortalama Türk tüketicilerince anlamı bilinmeyen yabancı dilde bir kelime olduğu, bu ibarenin ortalama tüketici kitlesi tarafından yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olarak anlaşılacağının kabulü mümkün olmayıp davacı tarafça bu yönde bir ispatta da bulunulmadığına göre, yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
3- Mahkemece, dava konusu markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmişse de, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 gün ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1319 E. 2023/1183 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… a açık olması gerektiği, oysa "..." ibaresinin, markanın yönelik olduğu ortalama Türk tüketicilerince anlamı bilinmeyen yabancı dilde bir kelime olduğu, bu ibarenin «ortalama tüketici» kitlesi tarafından yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olarak anlaşılacağının kabulü mümkün olmayıp davacı tarafça bu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Marka hükümsüzlüğü | Hükümsüzlük
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14672 E. 2012/5245 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · mükerrerlik · sicilden terkin · olumsuz oy · kamu düzeni · yargılama gideri · terkin · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kuruma, markanın tescili sırasındaki işlemler yönünden inceleme ve değerlendirme «yetkisinin» tanındığı, markanın terkinine davacının resen karar veremeyeceği, ancak KHK'nun 7. maddesinde düzenlenen şartları taşımayan bir markanın söz konusu olması halinde davacının hükümsüzlük davası açma yetkisine sahip olduğunun kabulünün gerektiği, aynı işaretin birden fazla kişi adına aynı hizmet ve mal için tescilinin, ticari «kamu düzenini» «olumsuz» etkileyeceği, «mükerrer» tescilin giderilmesi yolunda karar vermekte fayda olduğu, hatalı işlem yapan davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı markanın tescilli olduğu emtialardan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafetarya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri, yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın açılmasına davacının hatalı işleminin yol açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı lehine «vekalet ücretine» ve «yargılama giderine» hükmedilmemiştir.
Ancak, davalı taraf yargılama sırasında davayı kabul etmemiş ve esas hakkında savunma yaparak davanın reddini istemiş olduğundan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi neticesinde davalı aleyhine «yargılama giderine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3488 E. 2024/1089 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · hak düşürücü süre · terkin · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece 18.11.2019 tarih, 2019/24 E. ve 2019/185 K. sayılı kararı ile tescilli marka için mutlak ret «sebebinin» devam ettiği ve mutlak ret sebeplerinin her durumda incelenebileceği, dava açma süresi, sadece tanınmış markalar bakımından düzenlenmiş olup mutlak ret sebepleri bakımından herhangi bir sürenin söz konusu olmadığı, davacının dava «hakkını kötüye kullandığının» söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı adına kayıtlı 2004/42800 nolu markanın tescilli olduğu emtialardan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, self servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri" yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, «terkin» edilmesine, sair emtialar bakımından tescilin devamına karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davacı tarafça sessiz kalınması ve ret «sebebine» ilişkin beş yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıya ait marka için mutlak ret sebeplerinin gerçekleştiğini, 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» tanınmamış markalar için kıyas yoluyla uygulanmayacağını, mutlak ret nedenlerinin her koşulda incelenmesi gerektiğini, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mülga 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen mutlak red «sebebine» dayalı hükümsüzlük iddiasına ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7909 E. 2022/603 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · kamu düzeni · hak düşürücü süre · kötü niyet · terkin · kötüniyet · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyarak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; mutlak red «sebebi» devam ettiğinden, davalı markasının tescilinden bu yana geçen süreye rağmen hükümsüzlük koşullarının geçerli bulunduğu, MarkKHK kapsamında dava açma süresi, sadece tanınmış markalar bakımından düzenlenmiş olup mutlak red bakımından herhangi bir süre söz konusu olmadığından, TMK'nın 2.md dava «hakkının kötüye kullanılıp» kullanılmadığı değerlendirildiğinde davacı kurumun, bu konudaki istikrarsızlığı ve ihmaline rağmen, yasaya aykırı tescil kısmını düzeltmek istemesi nedeniyle, dava hakkını kötüye kullandığının söylenemeyeceği, piyasa düzeninin arzu edilen biçimde işlemesi, mal ve hizmetlerin karışmaması, tüketicilerin alışveriş ve hizmet alımı sırasında tercihte zorlanmamaları ve kısa zamanda kararlarını verebilmeleri bakımından aynı işaretin, aynı mal için bir başka kişiye tescili problemi, «kamu düzenine» ilişkin olduğundan dava hakkının kötüye kullanıldığı söylenemeyeceğinden Yargıtay'ın «kötü niyet» kapsamındaki bozması yerinde olmamakla birlikte, mutlak red nedenlerinin her durumda incelenebileceği gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı adına kayıtlı 2004/42800 nolu markanın tescilli olduğu emtialardan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, self servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri" yönünden, MarkKHK’nin 7/1 – b maddesi uyarınca, kısmi hükümsüzlüğüne, «terkin» edilmesine, sair emtialar bakımından tescilin devamına karar verilmiştir.
Bu kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28/11/2018 tarih, 2017/1772 E.- 2018/7440 K. sayılı ilamıyla; hükümsüzlük davası 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmakla birlikte davalının tescilde «kötüniyetli» olduğu hususunun araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, karar bozulmuştur.
Mahkemece mutlak red sebepleri yönünden herhangi bir sürenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dayanılan red «sebebi» KHK m.
7/1-b’de düzenlenen “aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer” olma «sebebi» olduğuna, davalının kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispat edilememiş bulunmasına ve bozma ilamına uyulduğuna göre sessiz kalınması ve beş yıllık hak düşümü süresinin geçmesi karşısında davacının bu davayı açma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Ticari Marka Tescilinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11548 E. 2016/9222 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · iyiniyet kuralı · iyiniyet · yenileme · uyuşmazlık konusu · husumet
Benzer bu karardaŞti. görünmesi nedeniyle markanın bir kısmının .....'na devrinin «husumet» yönünden bir etkisinin olmayacağı, davalının kullanma olarak iddia ettiği markanın devrinin, lisans verilmesinin ve turizm imarlı arsanın varlığının markanın esaslı kullanımını göstermeyeceği, markasal kullanımda birincil amacın markanın tüketici nezdinde algılanabilir şekilde ekonomik kullanılması olduğu, bir markanın tescilinin belirlenmesinin veya devredilmesinin kullanma hali sayılmayacağı, markanın «yenileme» işleminin bir «idari işlem» olduğu ve markasal kullanım niteliğini taşımadığı, davalıya ait .... no’lu "..............." markasının 42. sınıfta yer alan "geçici konaklama hizmetlerinde" 556 s …
4721 sayılı TMK'nın .... maddesi uyarınca, herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada «iyiniyet kurallarına» riayetle mükellef olup, bir hakkın sırf başkasını ızrar eden kötüye kullanımını kanun himaye etmez.
… re, 2001/06739 nolu "..............." markasının ..., 27, 35, 38, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda .../04/2001 tarihinde tescil edildiği ve 04/04/2011 tarihinde «yenilenerek» "geçici konaklama hizmetleri" yönünden davalı adına tescilli olduğu, markanın 05/09/2013 tarihinde kısmi olarak "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, kafeterya …
Ancak, dava tarihi olan .../06/2013 tarihinden önce, 28/05/2013 tarihinde taraflar arasında inhisari olmayan marka lisans sözleşmesi yapıldığı ve anılan sözleşme ile davalı tarafından, dava konusu markanın, hükümsüzlüğü talep edilen hizmet sınıfında süresiz kullanım hakkının davacıya verildiği anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» da değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1562 E. 2011/5464 K.
Ortak:Marka hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrerlik · olumsuz oy · kötüniyet · dava sebebi · iltibas
Benzer bu kararda… aya sunulan deliller itibariyle menşe ülke ABD’de tescilli olan davacı markasının aynı zamanda 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(i) bendi ile atıf yapılan Paris Sözleşmesi 1. «mükerrer» 6. maddesi anlamında tanınmış marka vasfında bulunmasına, taraf markalarını oluşturan işaretlerin «iltibasa» yol açacak derecede benzer ve yine 43. sınıf “yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” altgrubunda sayılan hizmetlerin aynı türden hizmetler niteliğinde olmasına, dav …
Yargıtay HGK 16.07.2008 tarih ve 501/507 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 556 Sayılı KHK’nin 35/1. maddesi uyarınca marka tescil başvurusu sırasında «kötüniyetin» başlı başına bu itiraz «sebebi» olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de KHK’nin amacına uygundur.
O halde, mahkemece reddedilen hizmetler bakımından dava konusu markanın davalı tarafından «kötüniyetle» tescil ettirildiğine dair iddiasının da tartışılarak olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… met kanallarının ortak veya birlikte yapılan faaliyetleri içerdiği göz önüne alınarak benzer türden "Geçici Konaklama Hizmetleri" altgrubundaki hizmetler bakımından «iltibas» tehlikesine yol açacağı dikkate alınmaksızın anılan hizmetler yönünden de hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/430 E. , 2018/6278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... (...) 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.02.2016 tarih ve 2014/211-2016/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2003/22717 tescil no.lu "..." markasının ayırt edici olmayıp herkese açık bir ibare olduğunu, davalının markasını kullanmadığını ileri sürerek, 556 sayılı KHK m. 7/1-a, c, d , f ve m.14 uyarınca hükümsüzlüğü ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilin markasının ayırt edicilik şartlarını taşıdığını, herkesin kullanımına açık olmadığını, halkı yanıltıcı nitelikte olmadığını ve kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın markasını dava konusu tescilli sınıflar bakımından kullandığını ispat edemediği, ayrıca davalı markasının bira ustası anlamına gelip bir meslek adı olduğu, 556 sayılı KHK m. 7/1- d anlamında dava konusu 43.sınıfta tescil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK m. 7 gereğince 43. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, restoran hizmetleri, self servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, sinek bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri, yiyecek ve içecek araçlarının kiralanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, diğer sınıflar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine, davalı markasının kullanmama nedeniyle 556 sayılı KHK m.14 gereğince iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davalı adına tescilli 2003/22717 sayılı "..." ibareli markanın 43. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne, yine dava konusu markanın 556 sayılı KHK'nın 14. maddesi gereğince kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddesinde ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Her ne kadar mahkemece, 43. sınıf hizmetler yönünden dava konusu 556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmişse de, markanın tescil edilmek istendiği 43. sınıfta yer alan yiyecek-içecek hizmetlerinde bu alanda hizmet veren tüm tacirlerin kullanımına açık olması gerektiği, oysa "..." ibaresinin, markanın yönelik olduğu ortalama Türk tüketicilerince anlamı bilinmeyen yabancı dilde bir kelime olduğu, bu ibarenin ortalama tüketici kitlesi tarafından yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olarak anlaşılacağının kabulü mümkün olmayıp davacı tarafça bu yönde bir ispatta da bulunulmadığına göre, yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
3- Mahkemece, dava konusu markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmişse de, karar tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 gün ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462666500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz