YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5241 E. 2023/77 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ uyuşmazlık konusu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "ŞAHİN HACI BEY+Şekil" ibareli dava konusu marka başvurusu kapsamında tescili talep edilen 43. sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. (restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri ikram hizmetleri (catering hizmetleri, pastane hizmetleri...) geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri,) hayvan bakım evleri hizmetleri” bakımından, davacının tescilli “ŞAHİNBEY” ibareli markası arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu, başvurunun kötü niyetli olduğuna ilişkin bir ispatın olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların marka işaretlerinin, bütün olarak bıraktığı intiba dikkate alındığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmayıp iltibas riskinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarında "şahin" ibaresinin ortak olarak yer almasının markaların benzer olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacının markalarının bir hayvan olan şahini, davalıların markasının da bir şahsı çağrıştırdığını, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında restoran hizmetlerinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markası arasında uyuşmazlık konusu 43. sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.(Restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri ikram hizmetleri (catering hizmetleri, pastane hizmetleri...), Hayvan bakım evleri hizmetleri" hizmetleri yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas tehlikesi bulunduğu, "Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri,)" hizmetleri bakımından iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle belirtilen hizmetler bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarında asıl ve ayırt edici unsurun "ŞAHİN" ibaresi olduğunu, dava konusu markaların işaretleri arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik bulunduğunu, 43. sınıfta yer alan bütün mal ve hizmetler açısından iltibas ihtimali olduğunu, davalıların markasının tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Diğer davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabettin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5782 E. 2015/13798 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, davalının markaya tecavüzünün ve «haksız rekabetinin» tespiti ile önlenmesi, “İkram” unvanının kayıtlardan çıkartılarak kullanmadan men edilmesi talebinin reddine, 1.456,28 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
… ına, yine halen başvuru aşamasında olduğu anlaşılan 2010/04390 sayılı “.......” markasının da 43. sınıf geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri «dahil»), hayvan bakım evleri hizmetleri için başvurusunun devam ettiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihti …
-
Ticari Marka Tescilinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11548 E. 2016/9222 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markası arasında «uyuşmazlık konusu» 43. sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.(Restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri ikram hizmetleri (catering hizmetleri, pastane hizmetleri...), Hayvan bakım evleri hizmetleri" hizmetleri yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» tehlikesi bulunduğu, "Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri,)" hizmetleri bakımından iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle belirtilen hizmetler bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dava tarihi olan .../06/2013 tarihinden önce, 28/05/2013 tarihinde taraflar arasında inhisari olmayan marka lisans sözleşmesi yapıldığı ve anılan sözleşme ile davalı tarafından, dava konusu markanın, hükümsüzlüğü talep edilen hizmet sınıfında süresiz kullanım hakkının davacıya verildiği anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» da değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · iyiniyet kuralı · iyiniyet · yenileme · husumet
Benzer bu karardaŞti. görünmesi nedeniyle markanın bir kısmının .....'na devrinin «husumet» yönünden bir etkisinin olmayacağı, davalının kullanma olarak iddia ettiği markanın devrinin, lisans verilmesinin ve turizm imarlı arsanın varlığının markanın esaslı kullanımını göstermeyeceği, markasal kullanımda birincil amacın markanın tüketici nezdinde algılanabilir şekilde ekonomik kullanılması olduğu, bir markanın tescilinin belirlenmesinin veya devredilmesinin kullanma hali sayılmayacağı, markanın «yenileme» işleminin bir «idari işlem» olduğu ve markasal kullanım niteliğini taşımadığı, davalıya ait .... no’lu "..............." markasının 42. sınıfta yer alan "geçici konaklama hizmetlerinde" 556 s …
4721 sayılı TMK'nın .... maddesi uyarınca, herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada «iyiniyet kurallarına» riayetle mükellef olup, bir hakkın sırf başkasını ızrar eden kötüye kullanımını kanun himaye etmez.
… re, 2001/06739 nolu "..............." markasının ..., 27, 35, 38, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda .../04/2001 tarihinde tescil edildiği ve 04/04/2011 tarihinde «yenilenerek» "geçici konaklama hizmetleri" yönünden davalı adına tescilli olduğu, markanın 05/09/2013 tarihinde kısmi olarak "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, kafeterya …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3488 E. 2024/1089 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · hak düşürücü süre · terkin · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece 18.11.2019 tarih, 2019/24 E. ve 2019/185 K. sayılı kararı ile tescilli marka için mutlak ret «sebebinin» devam ettiği ve mutlak ret sebeplerinin her durumda incelenebileceği, dava açma süresi, sadece tanınmış markalar bakımından düzenlenmiş olup mutlak ret sebepleri bakımından herhangi bir sürenin söz konusu olmadığı, davacının dava «hakkını kötüye kullandığının» söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı adına kayıtlı 2004/42800 nolu markanın tescilli olduğu emtialardan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, self servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri" yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, «terkin» edilmesine, sair emtialar bakımından tescilin devamına karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davacı tarafça sessiz kalınması ve ret «sebebine» ilişkin beş yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıya ait marka için mutlak ret sebeplerinin gerçekleştiğini, 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» tanınmamış markalar için kıyas yoluyla uygulanmayacağını, mutlak ret nedenlerinin her koşulda incelenmesi gerektiğini, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mülga 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen mutlak red «sebebine» dayalı hükümsüzlük iddiasına ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/430 E. 2018/6278 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ortalama tüketici
Benzer bu kararda556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddesinde ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları «münhasıran» veya esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir.
… a açık olması gerektiği, oysa "..." ibaresinin, markanın yönelik olduğu ortalama Türk tüketicilerince anlamı bilinmeyen yabancı dilde bir kelime olduğu, bu ibarenin «ortalama tüketici» kitlesi tarafından yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olarak anlaşılacağının kabulü mümkün olmayıp davacı tarafça bu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1562 E. 2011/5464 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… .) geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri,) hayvan bakım evleri hizmetleri” bakımından, davacının tescilli “ŞAHİNBEY” ibareli markası arasında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, başvurunun kötü niyetli olduğuna ilişkin bir ispatın olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların marka işaretlerinin, bütün olarak bıraktığı intiba dikkate alındığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmayıp «iltibas» riskinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarında "şahin" ibaresinin ortak olarak yer almasının markaların benzer olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacının markalarını …
Benzer bu kararda… aya sunulan deliller itibariyle menşe ülke ABD’de tescilli olan davacı markasının aynı zamanda 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(i) bendi ile atıf yapılan Paris Sözleşmesi 1. «mükerrer» 6. maddesi anlamında tanınmış marka vasfında bulunmasına, taraf markalarını oluşturan işaretlerin «iltibasa» yol açacak derecede benzer ve yine 43. sınıf “yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” altgrubunda sayılan hizmetlerin aynı türden hizmetler niteliğinde olmasına, dav …
… met kanallarının ortak veya birlikte yapılan faaliyetleri içerdiği göz önüne alınarak benzer türden "Geçici Konaklama Hizmetleri" altgrubundaki hizmetler bakımından «iltibas» tehlikesine yol açacağı dikkate alınmaksızın anılan hizmetler yönünden de hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mükerrerlik · olumsuz oy · kötüniyet · dava sebebi
Benzer bu karardaYargıtay HGK 16.07.2008 tarih ve 501/507 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 556 Sayılı KHK’nin 35/1. maddesi uyarınca marka tescil başvurusu sırasında «kötüniyetin» başlı başına bu itiraz «sebebi» olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de KHK’nin amacına uygundur.
O halde, mahkemece reddedilen hizmetler bakımından dava konusu markanın davalı tarafından «kötüniyetle» tescil ettirildiğine dair iddiasının da tartışılarak olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… aya sunulan deliller itibariyle menşe ülke ABD’de tescilli olan davacı markasının aynı zamanda 556 Sayılı KHK’nin 7/1-(i) bendi ile atıf yapılan Paris Sözleşmesi 1. «mükerrer» 6. maddesi anlamında tanınmış marka vasfında bulunmasına, taraf markalarını oluşturan işaretlerin «iltibasa» yol açacak derecede benzer ve yine 43. sınıf “yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” altgrubunda sayılan hizmetlerin aynı türden hizmetler niteliğinde olmasına, dav …
Öte yandan, davacı dava dilekçesinde aynı zamanda dava konusu markanın «kötüniyetli» olarak tescil ettirildiği gerekçesiyle de hükümsüzlük talebinde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5241 E. , 2023/77 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "ŞAHİN" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişilerin "ŞAHİN HACI BEY+Şekil" ibareli, 43. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna müvekkilinin Şahin ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, dava konusu başvurunun tescilinin, müvekkilinin "ŞAHİN" esas ve ayırt edici unsurlu tanınmış markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp, itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, "ŞAHİN" ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının esaslı unsuru olduğunu, davalıların marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin olmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığını ve kötü niyet iddiasının ispatlanamadığını, Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olmadığını, davacının markalarının bir hayvan olan şahini, müvekkillerinin markasının da bir şahsı çağrıştırdığını, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında restoran hizmetlerinin bulunmadığını, kötü niyet iddiasının ispata muhtaç olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "ŞAHİN HACI BEY+Şekil" ibareli dava konusu marka başvurusu kapsamında tescili talep edilen 43. sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. (restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri ikram hizmetleri (catering hizmetleri, pastane hizmetleri...) geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri,) hayvan bakım evleri hizmetleri” bakımından, davacının tescilli “ŞAHİNBEY” ibareli markası arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu, başvurunun kötü niyetli olduğuna ilişkin bir ispatın olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların marka işaretlerinin, bütün olarak bıraktığı intiba dikkate alındığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmayıp iltibas riskinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Diğer davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, iltibas tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarında "şahin" ibaresinin ortak olarak yer almasının markaların benzer olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacının markalarının bir hayvan olan şahini, davalıların markasının da bir şahsı çağrıştırdığını, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında restoran hizmetlerinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markası arasında uyuşmazlık konusu 43. sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.(Restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri ikram hizmetleri (catering hizmetleri, pastane hizmetleri...), Hayvan bakım evleri hizmetleri" hizmetleri yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas tehlikesi bulunduğu, "Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri,)" hizmetleri bakımından iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle belirtilen hizmetler bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarında asıl ve ayırt edici unsurun "ŞAHİN" ibaresi olduğunu, dava konusu markaların işaretleri arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik bulunduğunu, 43. sınıfta yer alan bütün mal ve hizmetler açısından iltibas ihtimali olduğunu, davalıların markasının tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Diğer davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906969600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz