Ticari Marka Tescilinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11548 E. 2016/9222 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari işlem↗ iyiniyet kuralı↗ iyiniyet↗ yenileme↗ uyuşmazlık konusu↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2001/06739 nolu "..............." markasının ..., 27, 35, 38, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda .../04/2001 tarihinde tescil edildiği ve 04/04/2011 tarihinde yenilenerek "geçici konaklama hizmetleri" yönünden davalı adına tescilli olduğu, markanın 05/09/2013 tarihinde kısmi olarak "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kantin hizmetleri, ikram hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, snack-bar hizmetleri, yiyecek hizmet araçları kiralanması hizmetleri" yönünden .....'na devredildiği ve 2001/28297 tescil numarasını aldığı, taraflar arasında 28/05/2013 tarihli lisans sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafça devrolunduğu iddia edilen emtiaların hali hazırda geçici konaklama .
hizmetlerinde tescil sahibi ............... ..... ve Tic. Ltd. Şti. olarak göründüğü, bu anlamda sicilde unvan değişikliği bulunduğu ancak, .... no'lu “...............” markasının sahibinin ............... .... Ltd. Şti. görünmesi nedeniyle markanın bir kısmının .....'na devrinin husumet yönünden bir etkisinin olmayacağı, davalının kullanma olarak iddia ettiği markanın devrinin, lisans verilmesinin ve turizm imarlı arsanın varlığının markanın esaslı kullanımını göstermeyeceği, markasal kullanımda birincil amacın markanın tüketici nezdinde algılanabilir şekilde ekonomik kullanılması olduğu, bir markanın tescilinin belirlenmesinin veya devredilmesinin kullanma hali sayılmayacağı, markanın yenileme işleminin bir idari işlem olduğu ve markasal kullanım niteliğini taşımadığı, davalıya ait .... no’lu "..............." markasının 42. sınıfta yer alan "geçici konaklama hizmetlerinde" 556 sayılı KHK'nın .... maddesi kapsamında ciddi olarak kullanılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile,davalı adına 2001/06739 no ile tescilli "..............." markasının 42. sınıfta yer alan "geçici konaklama hizmetleri" yönünden 556 sayılı KHK'nın .... m. gereğince iptali ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın kullanmama nedenine dayalı kısmi hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi olan .../06/2013 tarihinden önce, 28/05/2013 tarihinde taraflar arasında inhisari olmayan marka lisans sözleşmesi yapıldığı ve anılan sözleşme ile davalı tarafından, dava konusu markanın, hükümsüzlüğü talep edilen hizmet sınıfında süresiz kullanım hakkının davacıya verildiği anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu da değildir.
4721 sayılı TMK'nın .... maddesi uyarınca, herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada iyiniyet kurallarına riayetle mükellef olup, bir hakkın sırf başkasını ızrar eden kötüye kullanımını kanun himaye etmez. Somut olayda, davacı tarafça davalı adına tescilli 2001/06739 no’lu markanın 42. sınıfta yer alan “geçici konaklama hizmetleri” yönünden kullanılmadığı iddiası ile işbu dava açılmış ise de, davacının dava tarihinden yaklaşık ... ay önce lisans sözleşmesi ile dava konusu markanın kullanım hakkını devralması karşısında, ciddi bir markasal kullanım bulunmadığı gerekçesiyle markanın iptali talebinin TMK’nın .... maddesine aykırı olduğu nazara alınarak, davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Hükümsüzlük
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14672 E. 2012/5245 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · mükerrerlik · sicilden terkin · olumsuz oy · kamu düzeni · yargılama gideri · terkin · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kuruma, markanın tescili sırasındaki işlemler yönünden inceleme ve değerlendirme «yetkisinin» tanındığı, markanın terkinine davacının resen karar veremeyeceği, ancak KHK'nun 7. maddesinde düzenlenen şartları taşımayan bir markanın söz konusu olması halinde davacının hükümsüzlük davası açma yetkisine sahip olduğunun kabulünün gerektiği, aynı işaretin birden fazla kişi adına aynı hizmet ve mal için tescilinin, ticari «kamu düzenini» «olumsuz» etkileyeceği, «mükerrer» tescilin giderilmesi yolunda karar vermekte fayda olduğu, hatalı işlem yapan davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı markanın tescilli olduğu emtialardan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafetarya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri, yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın açılmasına davacının hatalı işleminin yol açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı lehine «vekalet ücretine» ve «yargılama giderine» hükmedilmemiştir.
Ancak, davalı taraf yargılama sırasında davayı kabul etmemiş ve esas hakkında savunma yaparak davanın reddini istemiş olduğundan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi neticesinde davalı aleyhine «yargılama giderine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3488 E. 2024/1089 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · hak düşürücü süre · terkin · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece 18.11.2019 tarih, 2019/24 E. ve 2019/185 K. sayılı kararı ile tescilli marka için mutlak ret «sebebinin» devam ettiği ve mutlak ret sebeplerinin her durumda incelenebileceği, dava açma süresi, sadece tanınmış markalar bakımından düzenlenmiş olup mutlak ret sebepleri bakımından herhangi bir sürenin söz konusu olmadığı, davacının dava «hakkını kötüye kullandığının» söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı adına kayıtlı 2004/42800 nolu markanın tescilli olduğu emtialardan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, self servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri" yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, «terkin» edilmesine, sair emtialar bakımından tescilin devamına karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davacı tarafça sessiz kalınması ve ret «sebebine» ilişkin beş yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıya ait marka için mutlak ret sebeplerinin gerçekleştiğini, 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» tanınmamış markalar için kıyas yoluyla uygulanmayacağını, mutlak ret nedenlerinin her koşulda incelenmesi gerektiğini, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mülga 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen mutlak red «sebebine» dayalı hükümsüzlük iddiasına ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7909 E. 2022/603 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · kamu düzeni · hak düşürücü süre · kötü niyet · terkin · kötüniyet · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyarak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; mutlak red «sebebi» devam ettiğinden, davalı markasının tescilinden bu yana geçen süreye rağmen hükümsüzlük koşullarının geçerli bulunduğu, MarkKHK kapsamında dava açma süresi, sadece tanınmış markalar bakımından düzenlenmiş olup mutlak red bakımından herhangi bir süre söz konusu olmadığından, TMK'nın 2.md dava «hakkının kötüye kullanılıp» kullanılmadığı değerlendirildiğinde davacı kurumun, bu konudaki istikrarsızlığı ve ihmaline rağmen, yasaya aykırı tescil kısmını düzeltmek istemesi nedeniyle, dava hakkını kötüye kullandığının söylenemeyeceği, piyasa düzeninin arzu edilen biçimde işlemesi, mal ve hizmetlerin karışmaması, tüketicilerin alışveriş ve hizmet alımı sırasında tercihte zorlanmamaları ve kısa zamanda kararlarını verebilmeleri bakımından aynı işaretin, aynı mal için bir başka kişiye tescili problemi, «kamu düzenine» ilişkin olduğundan dava hakkının kötüye kullanıldığı söylenemeyeceğinden Yargıtay'ın «kötü niyet» kapsamındaki bozması yerinde olmamakla birlikte, mutlak red nedenlerinin her durumda incelenebileceği gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı adına kayıtlı 2004/42800 nolu markanın tescilli olduğu emtialardan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, self servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri" yönünden, MarkKHK’nin 7/1 – b maddesi uyarınca, kısmi hükümsüzlüğüne, «terkin» edilmesine, sair emtialar bakımından tescilin devamına karar verilmiştir.
Bu kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28/11/2018 tarih, 2017/1772 E.- 2018/7440 K. sayılı ilamıyla; hükümsüzlük davası 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmakla birlikte davalının tescilde «kötüniyetli» olduğu hususunun araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, karar bozulmuştur.
Mahkemece mutlak red sebepleri yönünden herhangi bir sürenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dayanılan red «sebebi» KHK m.
7/1-b’de düzenlenen “aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer” olma «sebebi» olduğuna, davalının kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispat edilememiş bulunmasına ve bozma ilamına uyulduğuna göre sessiz kalınması ve beş yıllık hak düşümü süresinin geçmesi karşısında davacının bu davayı açma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
4 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2928 E. 2023/6882 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… in yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu açıdan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki iltibas koşulu oluştuğundan başvuru markasının kapsamında yer alan 43. sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, diğer kısımlarda ise iltibas oluşmadığı gibi bu kısımlarda davalının marka başvurusu dolayısıyla davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği somut delillerle kanıtlanmadığı, diğer yönden davalı marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2018-M-2715 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2016/103963 sayılı başvuru markasının kapsamında yer alan 43. sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına», diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
… l salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetlerinin benzer alıcı çevresine hitap ettikleri, benzer ihtiyaçları gidermede kullanıldıkları, «son» kullanıcıların benzer olduğu, birbiri yerine ikame edilebilme ile rekabet etme olanaklarının bulunduğu anlaşılmakla bu hizmetlerin benzer olduğu anlaşılmıştırBu nedenlerle mahkemece davanın yukarıda açıklanan hali benzer bulunan hizmetler yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne ile TPMK'nın 2018-M-2715 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2016/103963 sayılı başvuru markasının kapsamında yer alan 43. sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" ve "Geçici konaklama sağlanması hizmetleri" yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ının “Ka-fe-ne-ro” ve davalı markasının da “Ka-fe-ner” olarak telaffuz edileceğini, taraf markalarının 43. sınıfa konu hizmetler bakımından görsel ve işitsel olarak «iltibas» yarattığını, davalı başvurusunun kötü niyetli tescil olarak değerlendirilebileceğini ileri sürerek 2018-M-2715 sayılı YİDK kararının iptali ile tescile bağlanmış i …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/430 E. 2018/6278 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ortalama tüketici
Benzer bu kararda556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddesinde ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları «münhasıran» veya esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir.
… a açık olması gerektiği, oysa "..." ibaresinin, markanın yönelik olduğu ortalama Türk tüketicilerince anlamı bilinmeyen yabancı dilde bir kelime olduğu, bu ibarenin «ortalama tüketici» kitlesi tarafından yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olarak anlaşılacağının kabulü mümkün olmayıp davacı tarafça bu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5241 E. 2023/77 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaAncak, dava tarihi olan .../06/2013 tarihinden önce, 28/05/2013 tarihinde taraflar arasında inhisari olmayan marka lisans sözleşmesi yapıldığı ve anılan sözleşme ile davalı tarafından, dava konusu markanın, hükümsüzlüğü talep edilen hizmet sınıfında süresiz kullanım hakkının davacıya verildiği anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» da değildir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markası arasında «uyuşmazlık konusu» 43. sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.(Restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri ikram hizmetleri (catering hizmetleri, pastane hizmetleri...), Hayvan bakım evleri hizmetleri" hizmetleri yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» tehlikesi bulunduğu, "Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri,)" hizmetleri bakımından iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle belirtilen hizmetler bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · iltibas
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markası arasında «uyuşmazlık konusu» 43. sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.(Restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri ikram hizmetleri (catering hizmetleri, pastane hizmetleri...), Hayvan bakım evleri hizmetleri" hizmetleri yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca «iltibas» tehlikesi bulunduğu, "Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri,)" hizmetleri bakımından iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle belirtilen hizmetler bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… .) geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri,) hayvan bakım evleri hizmetleri” bakımından, davacının tescilli “ŞAHİNBEY” ibareli markası arasında «iltibas» ihtimalinin bulunduğu, başvurunun kötü niyetli olduğuna ilişkin bir ispatın olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların marka işaretlerinin, bütün olarak bıraktığı intiba dikkate alındığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmayıp «iltibas» riskinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, taraf markalarında "şahin" ibaresinin ortak olarak yer almasının markaların benzer olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacının markalarını …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8436 E. 2014/470 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · ilan · eksik inceleme · haksız rekabet · kesin hüküm
Benzer bu kararda… davacının markasını kullandığı, bu eylemin davacının tescilli markadan doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturan eylemlerinin tespitine, kafeteryacılık ve kokteyl salonu hizmetleri faaliyetlerini davacı adına kayıtlı markayı kullanarak yapmasının durdurulmasına, tecavüz oluşturan her türlü tanıtım gereçlerinin kaldırılmasına, hükmün «ilanına», 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» tespiti, meni ile «maddi, manevi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Zira, tescilli bir markanın, tescilli olduğu biçimde ve sınıfta kullanılması, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığından öncelikle davalının, lisans sözleşmesi yapmak suretiyle kullanma hakkını elde ettiği markaları, tescil edildiği biçimde ve sınıfta kullanıp kullanmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Diğer bir deyişle, davalının “B.+şekil” markası altında restoran hizmeti vermesi, marka tescilinden doğan hakkı olup söz konusu marka hükümsüz kılınmadıkça bu hakka dayalı kullanımı «marka hakkına tecavüz» ya da «haksız rekabet» oluşturmaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11548 E. , 2016/9222 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ... .... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR
Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../05/2015 tarih ve 2014/242-2015/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “.....” markasını .../04/2001 tarihinde müvekkilinin iştigal etmekte olduğu 42. sınıfı da kapsayan birkaç sınıfta tescil ettirmek için başvurduğunu ve tescil işleminin 06/02/2003 tarihinde kesinleştiğini, davalının markayı hiç kullanmadığını, müvekkilinin ise, 42. sınıfta markayı kullanmak istediğini ileri sürerek, davalı adına tescilli “...............” markasının 42. sınıfta yer alan "geçici konaklama hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka18/04/2013 tarihli marka devir sözleşmesi ile devredildiğinden müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin geçici konaklama hizmetleri yönünden de faaliyette olduğunu, ...'da bulunan turizm imarlı bir arsanın sahibi olarak turizm amaçlı yatırım yaptığını, davacının işbu davayı açabilmesi için 556 sayılı KHK'nın 43. maddesi anlamında zarar görmüş olması ve bu zararı ispatlaması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında akdedilen 28/05/2013 tarihli lisans sözleşmesi ile davacının markayı süresiz kullanım hakkı kazandığını, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 556 sayılı KHK’nın .... maddesi kapsamında markayı kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2001/06739 nolu "..............." markasının ..., 27, 35, 38, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda .../04/2001 tarihinde tescil edildiği ve 04/04/2011 tarihinde yenilenerek "geçici konaklama hizmetleri" yönünden davalı adına tescilli olduğu, markanın 05/09/2013 tarihinde kısmi olarak "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kantin hizmetleri, ikram hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, snack-bar hizmetleri, yiyecek hizmet araçları kiralanması hizmetleri" yönünden .....'na devredildiği ve 2001/28297 tescil numarasını aldığı, taraflar arasında 28/05/2013 tarihli lisans sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafça devrolunduğu iddia edilen emtiaların hali hazırda geçici konaklama .
hizmetlerinde tescil sahibi ............... ..... ve Tic. Ltd. Şti. olarak göründüğü, bu anlamda sicilde unvan değişikliği bulunduğu ancak, .... no'lu “...............” markasının sahibinin ............... .... Ltd. Şti. görünmesi nedeniyle markanın bir kısmının .....'na devrinin husumet yönünden bir etkisinin olmayacağı, davalının kullanma olarak iddia ettiği markanın devrinin, lisans verilmesinin ve turizm imarlı arsanın varlığının markanın esaslı kullanımını göstermeyeceği, markasal kullanımda birincil amacın markanın tüketici nezdinde algılanabilir şekilde ekonomik kullanılması olduğu, bir markanın tescilinin belirlenmesinin veya devredilmesinin kullanma hali sayılmayacağı, markanın yenileme işleminin bir idari işlem olduğu ve markasal kullanım niteliğini taşımadığı, davalıya ait ....
no’lu "..............." markasının 42. sınıfta yer alan "geçici konaklama hizmetlerinde" 556 sayılı KHK'nın .... maddesi kapsamında ciddi olarak kullanılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile,davalı adına 2001/06739 no ile tescilli "..............." markasının 42. sınıfta yer alan "geçici konaklama hizmetleri" yönünden 556 sayılı KHK'nın .... m. gereğince iptali ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın kullanmama nedenine dayalı kısmi hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi olan .../06/2013 tarihinden önce, 28/05/2013 tarihinde taraflar arasında inhisari olmayan marka lisans sözleşmesi yapıldığı ve anılan sözleşme ile davalı tarafından, dava konusu markanın, hükümsüzlüğü talep edilen hizmet sınıfında süresiz kullanım hakkının davacıya verildiği anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu da değildir.
4721 sayılı TMK'nın .... maddesi uyarınca, herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada iyiniyet kurallarına riayetle mükellef olup, bir hakkın sırf başkasını ızrar eden kötüye kullanımını kanun himaye etmez. Somut olayda, davacı tarafça davalı adına tescilli 2001/06739 no’lu markanın 42. sınıfta yer alan “geçici konaklama hizmetleri” yönünden kullanılmadığı iddiası ile işbu dava açılmış ise de, davacının dava tarihinden yaklaşık ... ay önce lisans sözleşmesi ile dava konusu markanın kullanım hakkını devralması karşısında, ciddi bir markasal kullanım bulunmadığı gerekçesiyle markanın iptali talebinin TMK’nın .... maddesine aykırı olduğu nazara alınarak, davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280677300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz