Genel kurul yetkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5941 E. 2011/17326 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul yetkisi↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yönetici sorumluluğu↗ zimmet↗ icazet↗ ortaklar kurulu kararı↗ muvafakat↗ sebepsiz zenginleşme↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ...'dan olan 41.148,89 TL'lik alacağının davalı karşı davacının şahsi banka hesabına gönderildiği, bu meblağın davacı şirketin ortaklara borçlar ya da ortaklardan alacaklar hesabında kaydının bulunmadığı, davalı karşı davacının şirket alacağını kendisinin tahsil ettiği ve söz konusu meblağı şirkete aktarmadığı, böylece adı geçenin davacı şirket aleyhine sebepsiz zenginleştiği, öte yandan davalı karşı davacının davacı şirketten hiçbir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün 2005/2424sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 41.189,89 TL üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminat
talebinin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, davacı şirketin eski temsilcisi ve ortağı olan davalının zimmetine para geçirdiği iddiasına dayalı tazminat, karşı dava ise şirket ortağı tarafından şirkete karşı açılan alacak istemine ilişkindir.
TTK'nun 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile limited şirket yöneticileri ile şirket arasında çıkan uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
TTK'nun 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bunla birlikte limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların BK'nun 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir.
O halde ortak sayısı 20'den fazla ise davanın denetçiler tarafından, aksi halde yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilerek davalının hukuki statüsü saptanmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, davacı şirketin ticari kayıtlarının getirtilmesi, davalının yönetici olup olmadığının belirlenmesi, şayet yönetici ise yukarıda belirtilen kanun hükümleri anlamında usulüne uygun biçimde davanın açılıp açılmadığının değerlendirilmesi, usulüne uygun biçimde açılmış bir davanın bulunmadığının tespiti halinde HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında ortaklar kurulu ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve muvafakatlerinin alınması, aksi takdirde ise davalının ortak sıfatı ile sorumluluğunun doğup doğmadığının incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davacı karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11422 E. 2011/3892 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · zimmet · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket
İncelediğiniz karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile «limited şirket» yöneticileri ile şirket arasında çıkan uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
… değerlendirilmesi, usulüne uygun biçimde açılmış bir davanın bulunmadığının tespiti halinde HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması, aksi takdirde ise davalının ortak sıfatı ile sorumluluğunun doğup doğmadığının incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Asıl dava, davacı şirketin eski «temsilcisi» ve ortağı olan davalının «zimmetine» para geçirdiği iddiasına dayalı tazminat, karşı dava ise şirket ortağı tarafından şirkete karşı açılan alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
Bu durumda mahkemece, HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğ …
1-Dava, davacı şirketin eski yöneticisi olan davalının «zimmetine» para geçirdiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1367 E. 2013/18288 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile «limited şirket» yöneticileri ile şirket arasında çıkan uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
… değerlendirilmesi, usulüne uygun biçimde açılmış bir davanın bulunmadığının tespiti halinde HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması, aksi takdirde ise davalının ortak sıfatı ile sorumluluğunun doğup doğmadığının incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bunla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Benzer bu karardaTTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile somut uyuşmazlığa TTK'nın 341. maddesinin uygulanması gerekecektir.
Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi konusunda «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlarının» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bunun yanı sıra «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nın 539. maddesinin 7. fıkrası hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» bulunduğu öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 13.05.2009 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalının «şirket müdürü» olarak görev yaptığı tarihlerde davacı şirketin 1999 yılına ilişkin hesaplarının vergi incelemesine tabi tutulması sonucu, davacı şirketin vergi cezası ödemek zorunda kaldığı ve davalının yönetim ve «temsili» nedeniyle bu durumdan sorumlu olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 7.842,70 TL'nin 28/05/2003 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal …
Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi konusunda «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlarının» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6345 E. 2011/6524 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · muvafakat · anonim şirket · limited şirket · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile «limited şirket» yöneticileri ile şirket arasında çıkan uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
Bunla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
… değerlendirilmesi, usulüne uygun biçimde açılmış bir davanın bulunmadığının tespiti halinde HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması, aksi takdirde ise davalının ortak sıfatı ile sorumluluğunun doğup doğmadığının incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
Bunla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Bu durumda mahkemece, HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · şirket müdürü · ibra · dahili dava · ibraz
Benzer bu kararda… e ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının 28.03.2002 tarihinde davacı şirketin ortağı olan ...ile birlikte beş yıl süreyle münferit imza ile şirketi «temsile» yetkili müdür olarak seçildiği, «ibranın» sadece bilançodan ve şirketin diğer hesaplarından anlaşılan hususları kapsayacağı, bilançoya «dahil» edilen ancak gerçeğe aykırı, niteliği ve niceliği itibarıyla ortaklardan saklanan hususlardan dolayı «limited şirket müdürlerinin» şirkete karşı sorumluluğunun devam edeceği, davalının şirketin şubesi olmayan dava dışı işletmeyi ilgilendiren ve kendi şahsına ait toplam 11.523,24 TL tutarında h …
Dava, davalı ile aynı anda müdürlük yapan «şirket müdürü» tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır.
Bu durumda mahkemece, HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6348 E. 2011/16054 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · anonim şirket · limited şirket · asıl alacak
İncelediğiniz karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile «limited şirket» yöneticileri ile şirket arasında çıkan uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
Bunla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
… değerlendirilmesi, usulüne uygun biçimde açılmış bir davanın bulunmadığının tespiti halinde HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması, aksi takdirde ise davalının ortak sıfatı ile sorumluluğunun doğup doğmadığının incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu çerçevede uygulanması gereken TTK'nun 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bununla birlikte, «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetci bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hususunda «ortaklar kurulu» kararı ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların davaya icazetlerinin alınması, denetçilerin davayı bizzat takibi veya vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluştuktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru g …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · ibraz
Benzer bu kararda1- Davacı, davalı borçlunun «limited şirket» yetkili «temsilcisi» iken şirket adına para tahsili yapıp kendisine mal ettiğini iddia ettiğine göre dava «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hususunda «ortaklar kurulu» kararı ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların davaya icazetlerinin alınması, denetçilerin davayı bizzat takibi veya vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluştuktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru g …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7237 E. 2013/12254 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile «limited şirket» yöneticileri ile şirket arasında çıkan uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
… değerlendirilmesi, usulüne uygun biçimde açılmış bir davanın bulunmadığının tespiti halinde HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması, aksi takdirde ise davalının ortak sıfatı ile sorumluluğunun doğup doğmadığının incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bunla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Benzer bu kararda2- Karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı dava, «limited şirketin» eski müdürü aleyhine açılan sorumluluk davasıdır.Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.6762 s.
Bu durumda mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla karşı davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı ş …
Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 s.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap · şirket müdürü · şirket zararı · ibraz · e-defter
Benzer bu kararda… davalı şirkete ait olduğu, davacının anılan taşınmazları satın aldığını ve bedelini ödediğini ispat edemediği, karşı dava bakımından ise karşı davacı şirketin ortak «cari hesaplarının» çok fazla işlem gördüğü, bu işlemlerin bir kısmında düzeltme kayıtlarının bulunduğu, banka kredileri ile ilgili işlemlerde düzeltmeler yapıldığı, şirket nezninde tutulan cari hesapların sağlıklı bir sonuç vermediği, karşı davalının azledildiği 18/08/2004 tarihli «ortaklar kurulu» kararına kadar «şirketi zarara» uğrattığı hususunun şirket «defterlerinden» tesbit edilemediği, karşı davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «şirket müdürü» tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır.
Bu durumda mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla karşı davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı ş …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4173 E. 2013/5575 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile «limited şirket» yöneticileri ile şirket arasında çıkan uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
… değerlendirilmesi, usulüne uygun biçimde açılmış bir davanın bulunmadığının tespiti halinde HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması, aksi takdirde ise davalının ortak sıfatı ile sorumluluğunun doğup doğmadığının incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bunla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı mülga ...'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa ...'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
… u şartların yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. ...” denilmiş ise de; mülga HUMK'un 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluştuktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru g …
Bunun yanı sıra «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga ...'nın 539. maddesi 7. fıkrası hükmünde de şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu görülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağış · sorumluluk davası · haksız rekabet · ibraz
Benzer bu karardaDavacı şirket vekili, davalı gerçek kişinin müvekkili şirketin yöneticisi olduğu sırada şirkete ait hesaplardan «yetkisiz» «bağışlar» yaptığını, faturalar almadığını, eşine yakınları ile birlikte kurduğu davalı tüzel kişiyi faaliyete geçirdiği ve bu şirketin, davacı şirketin 20 yıla yakın zamandan beri yaptığı işleri kendisi yapmış gibi göstererek «haksız rekabet» yaptığını ileri sürerek davalılardan tazminat isteminde bulunmuştur.
Mülga ...'nın 341. maddesi hükmünde, «sorumluluk davası» açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
… u şartların yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. ...” denilmiş ise de; mülga HUMK'un 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluştuktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru g …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3538 E. 2013/20536 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile «limited şirket» yöneticileri ile şirket arasında çıkan uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
… değerlendirilmesi, usulüne uygun biçimde açılmış bir davanın bulunmadığının tespiti halinde HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması, aksi takdirde ise davalının ortak sıfatı ile sorumluluğunun doğup doğmadığının incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bunla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Benzer bu kararda1- Mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
Bu durumda mahkemece, HMK’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde …
Bununla birlikte «limitet şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürlüğü · ibraz
Benzer bu karardaDava, «şirket müdürleri» tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır.
Bu durumda mahkemece, HMK’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4458 E. 2013/21049 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile «limited şirket» yöneticileri ile şirket arasında çıkan uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
… değerlendirilmesi, usulüne uygun biçimde açılmış bir davanın bulunmadığının tespiti halinde HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması, aksi takdirde ise davalının ortak sıfatı ile sorumluluğunun doğup doğmadığının incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bunla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Benzer bu karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürlüğü · ibraz
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Dava, «şirket müdürleri» tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır.
Bu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5941 E. , 2011/17326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2009 tarih ve 2006/57-2009/346 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı ve temsilcisi olduğu dönemde tahsil ettiği şirket alacaklarını kendisine mal ettiğini, bu durumun davalının müvekkiline gönderdiği ihtarname metninden de anlaşıldığını, açıklanan bedelin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ... isimli kişiden konaklama bedeli olarak 41.189,89 TL tahsil ettiğini, ancak cari hesap dolayısıyla da davacı şirketten alacaklı olduğunu, şirkete olan borçları mahsup edildiğinde müvekkilinin 85.488,69 TL alacağının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise 85.488,69 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ...'dan olan 41.148,89 TL'lik alacağının davalı karşı davacının şahsi banka hesabına gönderildiği, bu meblağın davacı şirketin ortaklara borçlar ya da ortaklardan alacaklar hesabında kaydının bulunmadığı, davalı karşı davacının şirket alacağını kendisinin tahsil ettiği ve söz konusu meblağı şirkete aktarmadığı, böylece adı geçenin davacı şirket aleyhine sebepsiz zenginleştiği, öte yandan davalı karşı davacının davacı şirketten hiçbir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün 2005/2424sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 41.189,89 TL üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminat
talebinin ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, davacı şirketin eski temsilcisi ve ortağı olan davalının zimmetine para geçirdiği iddiasına dayalı tazminat, karşı dava ise şirket ortağı tarafından şirkete karşı açılan alacak istemine ilişkindir.
TTK'nun 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile limited şirket yöneticileri ile şirket arasında çıkan uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
TTK'nun 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bunla birlikte limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların BK'nun 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir.
O halde ortak sayısı 20'den fazla ise davanın denetçiler tarafından, aksi halde yönetici olmayan diğer ortaklarca açılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı şirketin ticaret sicil kayıtları getirtilerek davalının hukuki statüsü saptanmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, davacı şirketin ticari kayıtlarının getirtilmesi, davalının yönetici olup olmadığının belirlenmesi, şayet yönetici ise yukarıda belirtilen kanun hükümleri anlamında usulüne uygun biçimde davanın açılıp açılmadığının değerlendirilmesi, usulüne uygun biçimde açılmış bir davanın bulunmadığının tespiti halinde HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında ortaklar kurulu ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve muvafakatlerinin alınması, aksi takdirde ise davalının ortak sıfatı ile sorumluluğunun doğup doğmadığının incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davacı karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı karşı davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040987800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz