Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4017 E. 2011/15569 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zıya↗ nakliyat emtia sigortası↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ rücuan tazminat↗ ispat külfeti↗ ziya↗ taşıyıcı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yükleme esnasında çekince notu olmamasına göre malların sağlam teslim edildiği, davalının hasarlanmada kusurunun bulunmadığını ispatlayamadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 13.237 TL'nin dava tarihi olan 10.12.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, davacı toplam 51 adet hasar dosyasına ilişkin olarak tazminat talep etmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, hasarların taşımadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı ... şirketinin, iddiasını kanıtlamak üzere dosyaya ibraz ettiği hasar tutanaklarının, malın teslimi tarihinde davalı taşıyıcı şirket nezdinde çalışan sürücüler tarafından imzalandığı görülmektedir. Ancak davalı taşıyıcı, hiçbir tutanağın tutanakta belirtilen tarihte düzenlenmediği yönünde savunma yapmış ve davacı tarafça da tutanakların sonradan düzenlendiği kabul edilmiştir. Davalı, ayrıca imzaların sahte olduğunu savunmuştur. TTK'nın 788. maddesi uyarınca eşyanın kayıtsız ve şartsız kabulü, taşıyıcı aleyhine açılacak dava hakkını düşürür. Eşya kabul edildiği sırada, bir kısmının ziyaını veya hasarını anlamak mümkün değilse, kabulden sonra dahi zıya ve hasarın eşyanın taşıyıcıya tevdii ile gönderilene teslimi arasındaki zaman içinde vaki olduğunu ispat etmek; zararın anlaşılmasını mütaakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek şartıyla taşıyıcı
aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kalır. Bu durumda, davalı taşıyıcının malı hasarlı olarak teslim ettiği hususunda ispat külfetinin davacıda olduğu kabul edilrek davalının bu yöndeki savunmaları irdelenip bir karar verilmek gerekirken davalı savunmaları değerlendirilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18521 E. 2014/7309 K.
Ortak:ispat külfeti · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı ... şirketinin, iddiasını kanıtlamak üzere dosyaya «ibraz» ettiği «hasar» tutanaklarının, malın «teslimi» tarihinde davalı «taşıyıcı» şirket nezdinde çalışan sürücüler tarafından imzalandığı görülmektedir.
Eşya kabul edildiği sırada, bir kısmının «ziyaını» veya «hasarını» anlamak mümkün değilse, kabulden sonra dahi «zıya» ve hasarın eşyanın «taşıyıcıya» tevdii ile gönderilene «teslimi» arasındaki zaman içinde vaki olduğunu ispat etmek; zararın anlaşılmasını mütaakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek şartıyla taşıyıcı aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kalır.
Bu durumda, davalı «taşıyıcının» malı hasarlı olarak «teslim» ettiği hususunda «ispat külfetinin» davacıda olduğu kabul edilrek davalının bu yöndeki savunmaları irdelenip bir karar verilmek gerekirken davalı savunmaları değerlendirilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «hasarın» «taşıyıcı sorumluluğunda» olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının Bakırköy 12.
Dava, taşıma nedeni ile oluşan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» amacı ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkidir.
Olimpiyatlarda kullanılacak turnikelerin davacının sigortalısı tarafından Kayseri' ye nakledilmek üzere davalı «taşıyıcıya» «teslim» edildiği, taşıyıcının malı ihtirazi kayıtsız Kocaeli' nde teslim aldığı, yine 18.06.2011 tarihinde Kayseri' de gönderilene ihtirazi kayıtsız teslim ettiği ve davalı taşıyıcı aleyhine icra takibinin 06.02.2012 tarihinde yapıldığı hususları taraflar arasında ihtilafsızdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil · işlemiş faiz · asıl alacak
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2012/9994 esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın ¨ 3.868,35 «asıl alacak» ve ¨323,33 «işlemiş faiz» olmak üzere toplam ¨4.191,68 yönünden iptaline ve takibin devamına, karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «hasarın» «taşıyıcı sorumluluğunda» olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının Bakırköy 12.
Dava, taşıma nedeni ile oluşan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» amacı ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13860 E. 2014/3957 K.
Ortak:ziya · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaEşya kabul edildiği sırada, bir kısmının «ziyaını» veya «hasarını» anlamak mümkün değilse, kabulden sonra dahi «zıya» ve hasarın eşyanın «taşıyıcıya» tevdii ile gönderilene «teslimi» arasındaki zaman içinde vaki olduğunu ispat etmek; zararın anlaşılmasını mütaakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek şartıyla taşıyıcı aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kalır.
Davacı ... şirketinin, iddiasını kanıtlamak üzere dosyaya «ibraz» ettiği «hasar» tutanaklarının, malın «teslimi» tarihinde davalı «taşıyıcı» şirket nezdinde çalışan sürücüler tarafından imzalandığı görülmektedir.
1-Dava Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesinden kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, davacı toplam 51 adet «hasar» dosyasına ilişkin olarak tazminat talep etmektedir.
Benzer bu karardaAyrıca, bu maddenin 2. fıkrası hükmüne göre de, eşya kabul edildiği sırada bir kısmının «ziya» veya «hasarını» anlamak mümkün değilse de kabulden sonra dahi zararın anlaşılmasını müteakip kabulden itibaren 8 gün içinde tespit ve muayene ettirilirse «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilir.
Eğer eşyanın kabulünden önce «hasar» tespit ettirilmiş ise gönderilenin «taşıyıcıya» karşı dava hakkı düşmez.
… sya kapsamı uyarınca davalı taşıma şirketinin kendisine nakil için gönderilen emtianın cinsini, taşıma özelliklerini, ambalajını kontrol etme zorunluluğu bulunduğu, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği, dikiş makinesinin hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farkın 2.500,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.500 TL'nin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu kararda… sya kapsamı uyarınca davalı taşıma şirketinin kendisine nakil için gönderilen emtianın cinsini, taşıma özelliklerini, ambalajını kontrol etme zorunluluğu bulunduğu, «hasarın» taşıma sırasında meydana geldiği, dikiş makinesinin hasardan önceki değeri ile hasardan sonraki değeri arasındaki farkın 2.500,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.500 TL'nin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8059 E. 2014/11055 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı ... şirketinin, iddiasını kanıtlamak üzere dosyaya «ibraz» ettiği «hasar» tutanaklarının, malın «teslimi» tarihinde davalı «taşıyıcı» şirket nezdinde çalışan sürücüler tarafından imzalandığı görülmektedir.
Eşya kabul edildiği sırada, bir kısmının «ziyaını» veya «hasarını» anlamak mümkün değilse, kabulden sonra dahi «zıya» ve hasarın eşyanın «taşıyıcıya» tevdii ile gönderilene «teslimi» arasındaki zaman içinde vaki olduğunu ispat etmek; zararın anlaşılmasını mütaakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek şartıyla taşıyıcı aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kalır.
Bu durumda, davalı «taşıyıcının» malı hasarlı olarak «teslim» ettiği hususunda «ispat külfetinin» davacıda olduğu kabul edilrek davalının bu yöndeki savunmaları irdelenip bir karar verilmek gerekirken davalı savunmaları değerlendirilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, «teslim» alan firmanın personellerinin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesinin» 5'inci maddesi ile «taşıyıcının» kendi kusurundan kaynaklandığı ispat olunan kargo muhtevasına ilişkin ziyan ve «hasarı» tazmin etmeyi «taahhüt» edeceğinin benimsendiği, hasarın davalının kusurlu eyleminden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve 3.550,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taşıma esnasında oluşan «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davalı kargo şirketine 21.12.2010 tarihinde «teslim» edilen mal, davalı tarafından alıcısına 22.12.2010 tarihinde teslim edilmiş olup, teslim esnasında malın hasarlı olduğuna dair herhangi bir tutanak tutulmamıştır.
6762 sayılı TTK'nın 788. maddesi gereğince eşyanın kayıtsız ve şartsız kabulü, «taşıyıcı» aleyhine açılacak dava hakkını düşürür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · ihbar · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, «teslim» alan firmanın personellerinin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesinin» 5'inci maddesi ile «taşıyıcının» kendi kusurundan kaynaklandığı ispat olunan kargo muhtevasına ilişkin ziyan ve «hasarı» tazmin etmeyi «taahhüt» edeceğinin benimsendiği, hasarın davalının kusurlu eyleminden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve 3.550,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı, dava esnasında, kendisi tarafından malın sağlam olarak «teslim» edildiğini, kendisine süresinde yapılan bir «ihbar» olmadığını savunmuştur.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/220 E. 2015/5540 K.
Ortak:ziya · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaEşya kabul edildiği sırada, bir kısmının «ziyaını» veya «hasarını» anlamak mümkün değilse, kabulden sonra dahi «zıya» ve hasarın eşyanın «taşıyıcıya» tevdii ile gönderilene «teslimi» arasındaki zaman içinde vaki olduğunu ispat etmek; zararın anlaşılmasını mütaakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek şartıyla taşıyıcı aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kalır.
Davacı ... şirketinin, iddiasını kanıtlamak üzere dosyaya «ibraz» ettiği «hasar» tutanaklarının, malın «teslimi» tarihinde davalı «taşıyıcı» şirket nezdinde çalışan sürücüler tarafından imzalandığı görülmektedir.
Bu durumda, davalı «taşıyıcının» malı hasarlı olarak «teslim» ettiği hususunda «ispat külfetinin» davacıda olduğu kabul edilrek davalının bu yöndeki savunmaları irdelenip bir karar verilmek gerekirken davalı savunmaları değerlendirilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaZiya ve «hasarın» eşyanın «taşıyıcıya» tevdii ile gönderilene «teslimi» arasındaki zaman içinde vakı olduğunu ispat etmek; 2.
Mahkemece, meydana gelen kaza sonucunda nakliyeyi yapan araç için jandarma «görevlilerince» düzenlenen tutanakta "araç içinde yer alan malların sağlam olduğu, arka kapının mühürlü bulunduğu" şeklinde tutanak tutulduğu, dinlenen mümzi tanıkların "aracın kasasını açıp bakmadıkları, kasa kilitli olduğundan zarar olup olmadığının bilmedikleri" yönünde beyanda bulundukları, sigortalının çalışanları tarafından tutulan tutanaklarda ise «hasar» gören emtianın tespit edildiği, araç sürücünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de kazanın 08.01.2011 tarihinde meydana geldiği, 1170 birim emtianın hasar gördüğüne ilişkin tutanağın davalı «taşıyıcının» yokluğunda ve tarihsiz olarak tanzim edildiği, bilahare 12.01.2011 tarihli tutanakta «depo sorumlusu» ve lojistik şefinin tahmini hasar miktarını belirtir zabıt düzenledikleri, 20.01.2011 tarihinde ekspertiz talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce «hasar» veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tesbit ettirilmiş ise gönderilenin «taşıyıcıya» karşı dava hakkı düşmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo sorumluluğu · rücuen alacak · depo kararı · yasal faiz · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, meydana gelen kaza sonucunda nakliyeyi yapan araç için jandarma «görevlilerince» düzenlenen tutanakta "araç içinde yer alan malların sağlam olduğu, arka kapının mühürlü bulunduğu" şeklinde tutanak tutulduğu, dinlenen mümzi tanıkların "aracın kasasını açıp bakmadıkları, kasa kilitli olduğundan zarar olup olmadığının bilmedikleri" yönünde beyanda bulundukları, sigortalının çalışanları tarafından tutulan tutanaklarda ise «hasar» gören emtianın tespit edildiği, araç sürücünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de kazanın 08.01.2011 tarihinde meydana geldiği, 1170 birim emtianın hasar gördüğüne ilişkin tutanağın davalı «taşıyıcının» yokluğunda ve tarihsiz olarak tanzim edildiği, bilahare 12.01.2011 tarihli tutanakta «depo sorumlusu» ve lojistik şefinin tahmini hasar miktarını belirtir zabıt düzenledikleri, 20.01.2011 tarihinde ekspertiz talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
… belirtildiği, davalıya ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 6.126,39 TL'nin 28.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesine dayalı «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Ziya veya «hasar» kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise «taşıyıcı» dava hakkının düştüğünü iddia edemez.” şeklinde düzenlenmiş olup, mahkemece TTK'nın anılan maddesinin tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14165 E. 2014/4216 K.
Ortak:zıya · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaEşya kabul edildiği sırada, bir kısmının «ziyaını» veya «hasarını» anlamak mümkün değilse, kabulden sonra dahi «zıya» ve hasarın eşyanın «taşıyıcıya» tevdii ile gönderilene «teslimi» arasındaki zaman içinde vaki olduğunu ispat etmek; zararın anlaşılmasını mütaakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek şartıyla taşıyıcı aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kalır.
Davacı ... şirketinin, iddiasını kanıtlamak üzere dosyaya «ibraz» ettiği «hasar» tutanaklarının, malın «teslimi» tarihinde davalı «taşıyıcı» şirket nezdinde çalışan sürücüler tarafından imzalandığı görülmektedir.
Bu durumda, davalı «taşıyıcının» malı hasarlı olarak «teslim» ettiği hususunda «ispat külfetinin» davacıda olduğu kabul edilrek davalının bu yöndeki savunmaları irdelenip bir karar verilmek gerekirken davalı savunmaları değerlendirilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca sunulan ve davalı imzasını içeren, adiyen düzenlenmiş 04.01.2011 tarihli taşıma «taahhütnamesine» göre, davalı «taşıyıcının», adı ve adedi taahhütnamede belirtilen mobilya ürünlerini eksiksiz ve ayıpsız olarak «teslim» aldığını belirtmekte olduğu, yine davacı yanca sunulan 07.01.2011 tarihli tutanağın ise gönderilenin yetkilileri tarafından tutulmuş olup taşınan emtianın hangisinde ne gibi «hasarlar» bulunduğunun belirtildiği, davalı taşıyıcının beyanından taşıma sırasında aracın arıza yaptığının ve araç değiştirildiğinin anlaşılması, dinlenen tanığın tutanak içeriğini doğrulayan anlatımları ve tutulan tutanak içeriğinden bazı malların davalının «kusuru» nedeniyle taşıma sırasında hasar gördüğü sonucuna varıldığı, her ne kadar bilirkişi raporlarında; taşıma konusu ürünlerle ilgili «irsaliyelerin» teslim alan «bölümlerinin» yetkililerce imzalanmış olması, ürünlerin tam ve sağlam olarak teslim alındığının belirtilmesi karşısında sonradan düzenlenen 07.01.2011 tarihli tutanağa itibar edilerek ürünlerdeki hasarın taşıma esnasında oluştuğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği mütalaa edilmiş ise de, irsaliyeleri imzalayan kişilerin davacıları «temsile» yetkili olmaması, teslim konusundaki bu beyanlarının davacıları bağlayıcı nitelikte bulunmaması, sonradan yapılan kontrollerde hasarların tespit edilmesi, fotoğraf içeriklerinden hasarın belirgin bulunması, hasarlı ürünlerin araya karıştırılarak «hile» kullanıldığının anlaşılması itibariyle bilirkişinin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği,,davacının sunmuş olduğu faturalar dikkate alınmak suretiyle 07.01.2011 …
Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce «hasar» veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmiş olur veya eşya kabul edildiği sırada bir kısmının «zıyaını» ve hasarını anlamak mümkün değilse kabulden sonra 8 gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın noksan ve hasarı tespit edilmiş olur ise «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilir.
Ayrıca «zıya» veya «hasar» «taşıyıcının» kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise, taşıyıcı dava hakkının düştüğünü iddia edemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sevk irsaliyesi · ihtirazi kayıt · irsaliye · hile · iş bölümü · bilirkişi incelemesi · taahhütname · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca sunulan ve davalı imzasını içeren, adiyen düzenlenmiş 04.01.2011 tarihli taşıma «taahhütnamesine» göre, davalı «taşıyıcının», adı ve adedi taahhütnamede belirtilen mobilya ürünlerini eksiksiz ve ayıpsız olarak «teslim» aldığını belirtmekte olduğu, yine davacı yanca sunulan 07.01.2011 tarihli tutanağın ise gönderilenin yetkilileri tarafından tutulmuş olup taşınan emtianın hangisinde ne gibi «hasarlar» bulunduğunun belirtildiği, davalı taşıyıcının beyanından taşıma sırasında aracın arıza yaptığının ve araç değiştirildiğinin anlaşılması, dinlenen tanığın tutanak içeriğini doğrulayan anlatımları ve tutulan tutanak içeriğinden bazı malların davalının «kusuru» nedeniyle taşıma sırasında hasar gördüğü sonucuna varıldığı, her ne kadar bilirkişi raporlarında; taşıma konusu ürünlerle ilgili «irsaliyelerin» teslim alan «bölümlerinin» yetkililerce imzalanmış olması, ürünlerin tam ve sağlam olarak teslim alındığının belirtilmesi karşısında sonradan düzenlenen 07.01.2011 tarihli tutanağa itibar edilerek ürünlerdeki hasarın taşıma esnasında oluştuğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği mütalaa edilmiş ise de, irsaliyeleri imzalayan kişilerin davacıları «temsile» yetkili olmaması, teslim konusundaki bu beyanlarının davacıları bağlayıcı nitelikte bulunmaması, sonradan yapılan kontrollerde hasarların tespit edilmesi, fotoğraf içeriklerinden hasarın belirgin bulunması, hasarlı ürünlerin araya karıştırılarak «hile» kullanıldığının anlaşılması itibariyle bilirkişinin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği,,davacının sunmuş olduğu faturalar dikkate alınmak suretiyle 07.01.2011 …
Somut olayda davalı «taşıyıcı», «sevk irsaliyesinde» yazılı olan malı alıcıya «teslim» etmiş,teslim esnasında malın hasarlı olduğuna ilişkin gönderen veya alıcı tarafından herhangi bir «ihtirazi kayıt» konulmamıştır.
Davacılar, yukarıda izah edilen Mülga 6762 sayılı TTK’nın 788/2 maddesi gereğince «bilirkişi incelemesi» yaptırmamışlardır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14528 E. 2015/148 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı ... şirketinin, iddiasını kanıtlamak üzere dosyaya «ibraz» ettiği «hasar» tutanaklarının, malın «teslimi» tarihinde davalı «taşıyıcı» şirket nezdinde çalışan sürücüler tarafından imzalandığı görülmektedir.
Eşya kabul edildiği sırada, bir kısmının «ziyaını» veya «hasarını» anlamak mümkün değilse, kabulden sonra dahi «zıya» ve hasarın eşyanın «taşıyıcıya» tevdii ile gönderilene «teslimi» arasındaki zaman içinde vaki olduğunu ispat etmek; zararın anlaşılmasını mütaakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek şartıyla taşıyıcı aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kalır.
Bu durumda, davalı «taşıyıcının» malı hasarlı olarak «teslim» ettiği hususunda «ispat külfetinin» davacıda olduğu kabul edilrek davalının bu yöndeki savunmaları irdelenip bir karar verilmek gerekirken davalı savunmaları değerlendirilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, emtianın hasarlı olarak «teslim» alındığına ilişkin 2 adet tutanakta malları «taşıyan» kamyon sürücülerinin imzası bulunduğu halde, davaya konu diğer «hasarlar» için de tutanak tanzim edilmiş ve kamyon sürücüleri adına imza yeri açılmışsa da imza yerleri boş bırakılmış, tutanaklar sürücüler tarafından imzalanmamıştır.
… tutanaklar davalı aleyhine sonuç doğurmayacağından eşyanın gönderilen tarafından ihtirazi kayıtsız alındığı ve kabulden önce bilirkişi tarafından tespit edilmiş bir «hasar» da bulunmadığı, bu durumda «taşıyıcı» aleyhine dava açma hakkının düştüğü nazara alındığında sürücüler tarafından imzalanmayan tutanaklarda belirtilen hasarlar yönünden davanın reddine karar verilmesi …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve «denetimine elverişli», karar verilmesine yeterli nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın davalı «taşıyıcı» açısından kabulü ile, 6.428 TL tazminatın 2.270 TL'sinin 07.04.2009 tarihinden, 2.312 TL'sinin 22.06.2009 tarihinden, 1.846 TL'sinin 30.06.2009 tarihinden itibaren TCMB'nca belirlenen artan ve azalan oranlardaki «avans faizi» ile davalı.......
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · denetime elverişlilik · taşıyan · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve «denetimine elverişli», karar verilmesine yeterli nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın davalı «taşıyıcı» açısından kabulü ile, 6.428 TL tazminatın 2.270 TL'sinin 07.04.2009 tarihinden, 2.312 TL'sinin 22.06.2009 tarihinden, 1.846 TL'sinin 30.06.2009 tarihinden itibaren TCMB'nca belirlenen artan ve azalan oranlardaki «avans faizi» ile davalı.......
2- Dava, taşıma esnasında meydana gelen ve sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup mahkemece mümeyyiz davalı yönünden davanın kabülüne karar verilmiştir.
Ancak, emtianın hasarlı olarak «teslim» alındığına ilişkin 2 adet tutanakta malları «taşıyan» kamyon sürücülerinin imzası bulunduğu halde, davaya konu diğer «hasarlar» için de tutanak tanzim edilmiş ve kamyon sürücüleri adına imza yeri açılmışsa da imza yerleri boş bırakılmış, tutanaklar sürücüler tarafından imzalanmamıştır.
-
Sigorta poliçesinden tazminat | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2003/8175 E. 2004/2480 K.
Ortak:taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı ... şirketinin, iddiasını kanıtlamak üzere dosyaya «ibraz» ettiği «hasar» tutanaklarının, malın «teslimi» tarihinde davalı «taşıyıcı» şirket nezdinde çalışan sürücüler tarafından imzalandığı görülmektedir.
Eşya kabul edildiği sırada, bir kısmının «ziyaını» veya «hasarını» anlamak mümkün değilse, kabulden sonra dahi «zıya» ve hasarın eşyanın «taşıyıcıya» tevdii ile gönderilene «teslimi» arasındaki zaman içinde vaki olduğunu ispat etmek; zararın anlaşılmasını mütaakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek şartıyla taşıyıcı aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kalır.
Bu durumda, davalı «taşıyıcının» malı hasarlı olarak «teslim» ettiği hususunda «ispat külfetinin» davacıda olduğu kabul edilrek davalının bu yöndeki savunmaları irdelenip bir karar verilmek gerekirken davalı savunmaları değerlendirilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMallar hasarlı olarak gönderilene «teslim» edilmiş olup, bu durum «taşıyıcının» «temsilcisi» olan sürücünün katılımı ile düzenlenen tutanak ile de sabittir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, emtianın kaza sonrası gönderilene «teslim» edildiği, davacının TTK.nun 788. madde hükmü uyarınca «bilirkişi incelemesi» yaptırmadığı, ekpertiz incelemesi de yapılmadığı, bu durumda eşyanın hasarlı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı tazminat alacağının «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · trafik kazası · rücuen tahsil · bilirkişi incelemesi · temsil
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı tazminat alacağının «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, emtianın kaza sonrası gönderilene «teslim» edildiği, davacının TTK.nun 788. madde hükmü uyarınca «bilirkişi incelemesi» yaptırmadığı, ekpertiz incelemesi de yapılmadığı, bu durumda eşyanın hasarlı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece TTK.nun 788. madde hükmü uyarınca, «hasarın», eşyanın kabulünden önce «bilirkişi incelemesi» ile tesbit ettirilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, «trafik kaza» tesbit tutanağı ve fotoğraflar ile kazanın ve «hasarın» varlığı sabit olup, bu husus esasen çekişmesizdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4017 E. , 2011/15569 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/11/2009 tarih ve 2007/964-2009/815 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı emtianın, taşıma işi yapılmak üzere değişik tarihlerde davalıya hasarsız teslim edilmişken alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini, hasarı ödeyerek sigortalının haklarına halef olduklarını ileri sürerek, şimdilik 22.807,15 TL'nin her bir hasar için ödeme tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşma aşamasında ise dava tarihinden itibaren faiz talep ettiklerini belirtmiştir.
Davalı vekili, hasar tespit tutanaklarında sürücüleri için ayrılan bölümlerinin çoğunun imzasız, mevcut imzaların ise sahte olduğunu, tutanakların belirtildikleri tarihten sonra düzenlendiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yükleme esnasında çekince notu olmamasına göre malların sağlam teslim edildiği, davalının hasarlanmada kusurunun bulunmadığını ispatlayamadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 13.237 TL'nin dava tarihi olan 10.12.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, davacı toplam 51 adet hasar dosyasına ilişkin olarak tazminat talep etmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, hasarların taşımadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı ... şirketinin, iddiasını kanıtlamak üzere dosyaya ibraz ettiği hasar tutanaklarının, malın teslimi tarihinde davalı taşıyıcı şirket nezdinde çalışan sürücüler tarafından imzalandığı görülmektedir. Ancak davalı taşıyıcı, hiçbir tutanağın tutanakta belirtilen tarihte düzenlenmediği yönünde savunma yapmış ve davacı tarafça da tutanakların sonradan düzenlendiği kabul edilmiştir. Davalı, ayrıca imzaların sahte olduğunu savunmuştur. TTK'nın 788. maddesi uyarınca eşyanın kayıtsız ve şartsız kabulü, taşıyıcı aleyhine açılacak dava hakkını düşürür. Eşya kabul edildiği sırada, bir kısmının ziyaını veya hasarını anlamak mümkün değilse, kabulden sonra dahi zıya ve hasarın eşyanın taşıyıcıya tevdii ile gönderilene teslimi arasındaki zaman içinde vaki olduğunu ispat etmek;
zararın anlaşılmasını mütaakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek şartıyla taşıyıcı
aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kalır. Bu durumda, davalı taşıyıcının malı hasarlı olarak teslim ettiği hususunda ispat külfetinin davacıda olduğu kabul edilrek davalının bu yöndeki savunmaları irdelenip bir karar verilmek gerekirken davalı savunmaları değerlendirilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1035027300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz