Rücuen alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/220 E. 2015/5540 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
depo sorumluluğu↗ nakliyat sigortası↗ rücuen alacak↗ depo kararı↗ ziya↗ taşıyıcı↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, olay yeri tespit tunağında kamyonun "kasasında herhangi bir zararın olmadığının, içerisindeki malların sağlam durduğunun, aracın kapalı kasa olduğunun ve demirden yapıldığının, arka kapının kilitli mühür ile mühürlü olduğunun" tespit edildiği ifade edilmişse de dinlenen olay yeri mümziilerinin beyanlarında "aracın kasasının mühürlü olduğunu, içine bakmadıklarını" beyan ettikleri, daha sonra ilgili firma tarafından düzenlenen tarihsiz tutanakla hasarlı mamullerin tespit edilerek imha edildiği, tutanakta hasarlı malların değerinin 6.126,39 TL olarak belirtildiği, davalıya ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 6.126,39 TL'nin 28.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, meydana gelen kaza sonucunda nakliyeyi yapan araç için jandarma görevlilerince düzenlenen tutanakta "araç içinde yer alan malların sağlam olduğu, arka kapının mühürlü bulunduğu" şeklinde tutanak tutulduğu, dinlenen mümzi tanıkların "aracın kasasını açıp bakmadıkları, kasa kilitli olduğundan zarar olup olmadığının bilmedikleri" yönünde beyanda bulundukları, sigortalının çalışanları tarafından tutulan tutanaklarda ise hasar gören emtianın tespit edildiği, araç sürücünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de kazanın 08.01.2011 tarihinde meydana geldiği, 1170 birim emtianın hasar gördüğüne ilişkin tutanağın davalı taşıyıcının yokluğunda ve tarihsiz olarak tanzim edildiği, bilahare 12.01.2011 tarihli tutanakta depo sorumlusu ve lojistik şefinin tahmini hasar miktarını belirtir zabıt düzenledikleri, 20.01.2011 tarihinde ekspertiz talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 788'inci maddesi "Eşyanın kayıtsız ve şartsız kabulü, taşıyıcı aleyhine açılacak dava hakkını düşürür. Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce hasar veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tesbit ettirilmiş ise gönderilenin taşıyıcıya karşı dava hakkı düşmez.
Eşya kabul edildiği sırada, bir kısmının ziyaını veya hasarını anlamak mümkün değilse, kabulden sonra dahi:
1. Ziya ve hasarın eşyanın taşıyıcıya tevdii ile gönderilene teslimi arasındaki zaman içinde vakı olduğunu ispat etmek;
2. Zararın anlaşılmasını müteakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek; şartiyle taşıyıcı aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kalır.
Ziya veya hasar kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise taşıyıcı dava hakkının düştüğünü iddia edemez.” şeklinde düzenlenmiş olup, mahkemece TTK'nın anılan maddesinin tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14528 E. 2015/148 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaZiya ve «hasarın» eşyanın «taşıyıcıya» tevdii ile gönderilene «teslimi» arasındaki zaman içinde vakı olduğunu ispat etmek; 2.
Mahkemece, meydana gelen kaza sonucunda nakliyeyi yapan araç için jandarma «görevlilerince» düzenlenen tutanakta "araç içinde yer alan malların sağlam olduğu, arka kapının mühürlü bulunduğu" şeklinde tutanak tutulduğu, dinlenen mümzi tanıkların "aracın kasasını açıp bakmadıkları, kasa kilitli olduğundan zarar olup olmadığının bilmedikleri" yönünde beyanda bulundukları, sigortalının çalışanları tarafından tutulan tutanaklarda ise «hasar» gören emtianın tespit edildiği, araç sürücünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de kazanın 08.01.2011 tarihinde meydana geldiği, 1170 birim emtianın hasar gördüğüne ilişkin tutanağın davalı «taşıyıcının» yokluğunda ve tarihsiz olarak tanzim edildiği, bilahare 12.01.2011 tarihli tutanakta «depo sorumlusu» ve lojistik şefinin tahmini hasar miktarını belirtir zabıt düzenledikleri, 20.01.2011 tarihinde ekspertiz talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce «hasar» veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tesbit ettirilmiş ise gönderilenin «taşıyıcıya» karşı dava hakkı düşmez.
Benzer bu karardaAncak, emtianın hasarlı olarak «teslim» alındığına ilişkin 2 adet tutanakta malları «taşıyan» kamyon sürücülerinin imzası bulunduğu halde, davaya konu diğer «hasarlar» için de tutanak tanzim edilmiş ve kamyon sürücüleri adına imza yeri açılmışsa da imza yerleri boş bırakılmış, tutanaklar sürücüler tarafından imzalanmamıştır.
… tutanaklar davalı aleyhine sonuç doğurmayacağından eşyanın gönderilen tarafından ihtirazi kayıtsız alındığı ve kabulden önce bilirkişi tarafından tespit edilmiş bir «hasar» da bulunmadığı, bu durumda «taşıyıcı» aleyhine dava açma hakkının düştüğü nazara alındığında sürücüler tarafından imzalanmayan tutanaklarda belirtilen hasarlar yönünden davanın reddine karar verilmesi …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve «denetimine elverişli», karar verilmesine yeterli nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın davalı «taşıyıcı» açısından kabulü ile, 6.428 TL tazminatın 2.270 TL'sinin 07.04.2009 tarihinden, 2.312 TL'sinin 22.06.2009 tarihinden, 1.846 TL'sinin 30.06.2009 tarihinden itibaren TCMB'nca belirlenen artan ve azalan oranlardaki «avans faizi» ile davalı.......
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · denetime elverişlilik · taşıyan · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve «denetimine elverişli», karar verilmesine yeterli nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın davalı «taşıyıcı» açısından kabulü ile, 6.428 TL tazminatın 2.270 TL'sinin 07.04.2009 tarihinden, 2.312 TL'sinin 22.06.2009 tarihinden, 1.846 TL'sinin 30.06.2009 tarihinden itibaren TCMB'nca belirlenen artan ve azalan oranlardaki «avans faizi» ile davalı.......
2- Dava, taşıma esnasında meydana gelen ve sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup mahkemece mümeyyiz davalı yönünden davanın kabülüne karar verilmiştir.
Ancak, emtianın hasarlı olarak «teslim» alındığına ilişkin 2 adet tutanakta malları «taşıyan» kamyon sürücülerinin imzası bulunduğu halde, davaya konu diğer «hasarlar» için de tutanak tanzim edilmiş ve kamyon sürücüleri adına imza yeri açılmışsa da imza yerleri boş bırakılmış, tutanaklar sürücüler tarafından imzalanmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6558 E. 2012/12962 K.
Ortak:eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaZiya ve «hasarın» eşyanın «taşıyıcıya» tevdii ile gönderilene «teslimi» arasındaki zaman içinde vakı olduğunu ispat etmek; 2.
Ziya veya «hasar» kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise «taşıyıcı» dava hakkının düştüğünü iddia edemez.” şeklinde düzenlenmiş olup, mahkemece TTK'nın anılan maddesinin tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAlıcı tüzel kişi olduğuna göre «ticaret sicil müdürlüğünden» yeni adresinin tespit edilerek şirket «temsilcisini» davet etmek suretiyle veya bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılmak suretiyle «teslim» belgesindeki imza ve malın teslim edilip edilmediği konusunda şirket temsilcisinin beyanının alınması, gerekirse 26.01.2010 tarihli bozma ilamında belirtilen imza ve yazı incelemesinin yaptırılması ve alınacak beyana göre gerekirse malın teslim edilip edilmediği konusunda alıcı şirketin «ticari defterleri» üzerinde de «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alıcı beyanına başvurulması amacıyla zabıta marifeti ile adres araştırılması yapılmış ve fakat alıcı adresine ulaşılamamış olmakla, davalının malları «teslim» ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili müdürlüğü · bilirkişi incelemesi · ticari defter · ticaret sicili · temsil · e-defter
Benzer bu karardaAlıcı tüzel kişi olduğuna göre «ticaret sicil müdürlüğünden» yeni adresinin tespit edilerek şirket «temsilcisini» davet etmek suretiyle veya bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılmak suretiyle «teslim» belgesindeki imza ve malın teslim edilip edilmediği konusunda şirket temsilcisinin beyanının alınması, gerekirse 26.01.2010 tarihli bozma ilamında belirtilen imza ve yazı incelemesinin yaptırılması ve alınacak beyana göre gerekirse malın teslim edilip edilmediği konusunda alıcı şirketin «ticari defterleri» üzerinde de «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/220 E. , 2015/5540 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2014 tarih ve 2011/1645-2014/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin nakliyat rizikolarına karşı sigortaladığı emtianın davalıya ait araçla taşınması esnasında hasara uğradığını, sigortalıya 6.126,39 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar bedelinin keyfi olarak hesaplandığını, jandarma tutanağında malların hasar görmediğinin belirtildiğini, poliçenin kazadan sonra tanzim edildiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, olay yeri tespit tunağında kamyonun "kasasında herhangi bir zararın olmadığının, içerisindeki malların sağlam durduğunun, aracın kapalı kasa olduğunun ve demirden yapıldığının, arka kapının kilitli mühür ile mühürlü olduğunun" tespit edildiği ifade edilmişse de dinlenen olay yeri mümziilerinin beyanlarında "aracın kasasının mühürlü olduğunu, içine bakmadıklarını" beyan ettikleri, daha sonra ilgili firma tarafından düzenlenen tarihsiz tutanakla hasarlı mamullerin tespit edilerek imha edildiği, tutanakta hasarlı malların değerinin 6.126,39 TL olarak belirtildiği, davalıya ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 6.126,39 TL'nin 28.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, meydana gelen kaza sonucunda nakliyeyi yapan araç için jandarma görevlilerince düzenlenen tutanakta "araç içinde yer alan malların sağlam olduğu, arka kapının mühürlü bulunduğu" şeklinde tutanak tutulduğu, dinlenen mümzi tanıkların "aracın kasasını açıp bakmadıkları, kasa kilitli olduğundan zarar olup olmadığının bilmedikleri" yönünde beyanda bulundukları, sigortalının çalışanları tarafından tutulan tutanaklarda ise hasar gören emtianın tespit edildiği, araç sürücünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de kazanın 08.01.2011 tarihinde meydana geldiği, 1170 birim emtianın hasar gördüğüne ilişkin tutanağın davalı taşıyıcının yokluğunda ve tarihsiz olarak tanzim edildiği, bilahare 12.01.2011 tarihli tutanakta depo sorumlusu ve lojistik şefinin tahmini hasar miktarını belirtir zabıt düzenledikleri, 20.01.2011 tarihinde ekspertiz talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 788'inci maddesi "Eşyanın kayıtsız ve şartsız kabulü, taşıyıcı aleyhine açılacak dava hakkını düşürür. Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce hasar veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tesbit ettirilmiş ise gönderilenin taşıyıcıya karşı dava hakkı düşmez.
Eşya kabul edildiği sırada, bir kısmının ziyaını veya hasarını anlamak mümkün değilse, kabulden sonra dahi:
1. Ziya ve hasarın eşyanın taşıyıcıya tevdii ile gönderilene teslimi arasındaki zaman içinde vakı olduğunu ispat etmek;
2. Zararın anlaşılmasını müteakip ve eşyanın kabulünden itibaren nihayet sekiz gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın tetkik ve muayenelerini talep etmek; şartiyle taşıyıcı aleyhine dava açmak hakkı mahfuz kalır.
Ziya veya hasar kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise taşıyıcı dava hakkının düştüğünü iddia edemez.” şeklinde düzenlenmiş olup, mahkemece TTK'nın anılan maddesinin tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397847100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz