Zıya
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14165 E. 2014/4216 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zıya↗ sevk irsaliyesi↗ ihtirazi kayıt↗ irsaliye↗ hile↗ iş bölümü↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ taahhütname↗ kusur↗ hasar↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca sunulan ve davalı imzasını içeren, adiyen düzenlenmiş 04.01.2011 tarihli taşıma taahhütnamesine göre, davalı taşıyıcının, adı ve adedi taahhütnamede belirtilen mobilya ürünlerini eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim aldığını belirtmekte olduğu, yine davacı yanca sunulan 07.01.2011 tarihli tutanağın ise gönderilenin yetkilileri tarafından tutulmuş olup taşınan emtianın hangisinde ne gibi hasarlar bulunduğunun belirtildiği, davalı taşıyıcının beyanından taşıma sırasında aracın arıza yaptığının ve araç değiştirildiğinin anlaşılması, dinlenen tanığın tutanak içeriğini doğrulayan anlatımları ve tutulan tutanak içeriğinden bazı malların davalının kusuru nedeniyle taşıma sırasında hasar gördüğü sonucuna varıldığı, her ne kadar bilirkişi raporlarında; taşıma konusu ürünlerle ilgili irsaliyelerin teslim alan bölümlerinin yetkililerce imzalanmış olması, ürünlerin tam ve sağlam olarak teslim alındığının belirtilmesi karşısında sonradan düzenlenen 07.01.2011 tarihli tutanağa itibar edilerek ürünlerdeki hasarın taşıma
esnasında oluştuğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği mütalaa edilmiş ise de, irsaliyeleri imzalayan kişilerin davacıları temsile yetkili olmaması, teslim konusundaki bu beyanlarının davacıları bağlayıcı nitelikte bulunmaması, sonradan yapılan kontrollerde hasarların tespit edilmesi, fotoğraf içeriklerinden hasarın belirgin bulunması, hasarlı ürünlerin araya karıştırılarak hile kullanıldığının anlaşılması itibariyle bilirkişinin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği,,davacının sunmuş olduğu faturalar dikkate alınmak suretiyle 07.01.2011 tarihi itibariyle TTK’nun 785/1 maddesi hükmüne göre emtianın gönderilene teslim edileceği yerdeki piyasa değeri dikkate alınmak suretiyle zarar miktarının saptanması için bilirkişiden ek rapor istendiği, buna göre; davacılardan ... Sağlık Araç ve Gereç Tekstil İnş. Tur. Ve Tem. San. Tic. Ltd. Şti.ne ait ürünlerde hasar ve eksik teslim bulunmadığı anlaşılmakla bu davacının davasının reddine, davacı ...Sağlık Hizmetleri ... Mob. İm. San. Ltd.Şti.ne ait ürünlerde 2.541,24 TL hasar bulunduğu gerekçesiyle bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklanan hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece; bilirkişi görüşüne itibar edilmeyip, hasarın taşıma esnasında oluştuğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 788. maddesine göre, eşyanın kayıtsız ve şartsız kabulü, taşıyıcı aleyhine açılacak dava hakkını düşürür. Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce hasar veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmiş olur veya eşya kabul edildiği sırada bir kısmının zıyaını ve hasarını anlamak mümkün değilse kabulden sonra 8 gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın noksan ve hasarı tespit edilmiş olur ise taşıyıcı aleyhine dava açılabilir. Ayrıca zıya veya hasar taşıyıcının kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise, taşıyıcı dava hakkının düştüğünü iddia edemez.
Somut olayda davalı taşıyıcı, sevk irsaliyesinde yazılı olan malı alıcıya teslim etmiş,teslim esnasında malın hasarlı olduğuna ilişkin gönderen veya alıcı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmamıştır. Bilahare 07/01/2011 tarihinde, malın hasarlı olduğuna ilişkin tutanak tanzim edilmiş ise de, bu tutanak davalı taşıyıcının yokluğunda düzenlenmiştir. Davacılar, yukarıda izah edilen Mülga 6762 sayılı TTK’nın 788/2 maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırmamışlardır. Bu durumda davacılar, 788/1 maddesi gereğince; ancak zıya ve hasarın taşıma esnasında oluştuğunu ispat etmek koşulu ile dava açabilirler. Davacılar, zıya ve hasarın taşıyıcının hilesinden veya ağır kusurundan doğduğunu iddia ve ispat edemediklerinden, mahkemece; davacılara Mülga 6762 sayılı TTK’nın 788/2 maddesi gereğince ispat hakkı tanımak ve oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13939 E. 2012/20943 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca sunulan ve davalı imzasını içeren, adiyen düzenlenmiş 04.01.2011 tarihli taşıma «taahhütnamesine» göre, davalı «taşıyıcının», adı ve adedi taahhütnamede belirtilen mobilya ürünlerini eksiksiz ve ayıpsız olarak «teslim» aldığını belirtmekte olduğu, yine davacı yanca sunulan 07.01.2011 tarihli tutanağın ise gönderilenin yetkilileri tarafından tutulmuş olup taşınan emtianın hangisinde ne gibi «hasarlar» bulunduğunun belirtildiği, davalı taşıyıcının beyanından taşıma sırasında aracın arıza yaptığının ve araç değiştirildiğinin anlaşılması, dinlenen tanığın tutanak içeriğini doğrulayan anlatımları ve tutulan tutanak içeriğinden bazı malların davalının «kusuru» nedeniyle taşıma sırasında hasar gördüğü sonucuna varıldığı, her ne kadar bilirkişi raporlarında; taşıma konusu ürünlerle ilgili «irsaliyelerin» teslim alan «bölümlerinin» yetkililerce imzalanmış olması, ürünlerin tam ve sağlam olarak teslim alındığının belirtilmesi karşısında sonradan düzenlenen 07.01.2011 tarihli tutanağa itibar edilerek ürünlerdeki hasarın taşıma esnasında oluştuğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği mütalaa edilmiş ise de, irsaliyeleri imzalayan kişilerin davacıları «temsile» yetkili olmaması, teslim konusundaki bu beyanlarının davacıları bağlayıcı nitelikte bulunmaması, sonradan yapılan kontrollerde hasarların tespit edilmesi, fotoğraf içeriklerinden hasarın belirgin bulunması, hasarlı ürünlerin araya karıştırılarak «hile» kullanıldığının anlaşılması itibariyle bilirkişinin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği,,davacının sunmuş olduğu faturalar dikkate alınmak suretiyle 07.01.2011 …
Şti.ne ait ürünlerde «hasar» ve eksik «teslim» bulunmadığı anlaşılmakla bu davacının davasının reddine, davacı ...Sağlık Hizmetleri ...
Dava, taşımadan kaynaklanan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcıdan» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece; bilirkişi görüşüne itibar edilmeyip, hasarın taşıma esnasında oluştuğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma ve tüm dosya kpsamın göre, davacıya ait ev eşyalarının 25-26.11.2005 ve 09.12.2005 tarihlerinde iki parti halinde taşındığı, taşımaya ilişkin «hasarın» davalı şirkete 28.11.2005 tarihli faks mesajı ve 09.12.2005 tarihli «ihtarname» ile bildirildiği, hasarın eksper marifetiyle belirlenen bedelinin 5.542 TL olduğu, kayıp olduğu iddia edilen eşyaların davalıya «teslim» edildiğinin ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.542 TL'nın 17.01.2006 tarihli ihtarnamenni tebliğine göre hesaplanan 08.07.2006 «temerrüt» tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce «hasar» veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmiş olur veya eşya kabul edildiği sırada bir kısmının «ziyaını» ve hasarını anlamak mümkün değilse kabulden sonra 8 gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın noksan ve hasarı tespit edilmiş olur ise «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilir.
Ayrıca «ziya» ve «hasarın» «taşıyıcının» kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğduğu da iddia ve ispat edilmediğinden dava hakkının düşmüş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · taşıma sözleşmesi · ihtarname · maddi tazminat · temerrüt
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma ve tüm dosya kpsamın göre, davacıya ait ev eşyalarının 25-26.11.2005 ve 09.12.2005 tarihlerinde iki parti halinde taşındığı, taşımaya ilişkin «hasarın» davalı şirkete 28.11.2005 tarihli faks mesajı ve 09.12.2005 tarihli «ihtarname» ile bildirildiği, hasarın eksper marifetiyle belirlenen bedelinin 5.542 TL olduğu, kayıp olduğu iddia edilen eşyaların davalıya «teslim» edildiğinin ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.542 TL'nın 17.01.2006 tarihli ihtarnamenni tebliğine göre hesaplanan 08.07.2006 «temerrüt» tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, emtianın hasarlı ve eksik «teslim» edildiği iddiasına dayalı, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce «hasar» veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmiş olur veya eşya kabul edildiği sırada bir kısmının «ziyaını» ve hasarını anlamak mümkün değilse kabulden sonra 8 gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın noksan ve hasarı tespit edilmiş olur ise «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilir.
Somut olayda 25-26.11.2005 tarihlerinde yapılan ilk parti taşımadan sonra davacı tarafından 28.11.2005 tarihinde çekilen faks mesajı ile bulaşık makinesi ve fırının çizilerek hasarlandığı belirtilmiş, 09.12.2005 tarihli «ihtarname» ile de «hasar» bedeli olarak 450 TL talep edilmiş ise de, TTK'nun 788. maddesinde belirtilen işlemler yapılmadığı gibi, davalının sorumluluğunu belirleyen hukuken geçerli bir belge de dosyaya sunulmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4282 E. 2014/11635 K.
Ortak:zıya · ihtirazi kayıt · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca sunulan ve davalı imzasını içeren, adiyen düzenlenmiş 04.01.2011 tarihli taşıma «taahhütnamesine» göre, davalı «taşıyıcının», adı ve adedi taahhütnamede belirtilen mobilya ürünlerini eksiksiz ve ayıpsız olarak «teslim» aldığını belirtmekte olduğu, yine davacı yanca sunulan 07.01.2011 tarihli tutanağın ise gönderilenin yetkilileri tarafından tutulmuş olup taşınan emtianın hangisinde ne gibi «hasarlar» bulunduğunun belirtildiği, davalı taşıyıcının beyanından taşıma sırasında aracın arıza yaptığının ve araç değiştirildiğinin anlaşılması, dinlenen tanığın tutanak içeriğini doğrulayan anlatımları ve tutulan tutanak içeriğinden bazı malların davalının «kusuru» nedeniyle taşıma sırasında hasar gördüğü sonucuna varıldığı, her ne kadar bilirkişi raporlarında; taşıma konusu ürünlerle ilgili «irsaliyelerin» teslim alan «bölümlerinin» yetkililerce imzalanmış olması, ürünlerin tam ve sağlam olarak teslim alındığının belirtilmesi karşısında sonradan düzenlenen 07.01.2011 tarihli tutanağa itibar edilerek ürünlerdeki hasarın taşıma esnasında oluştuğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği mütalaa edilmiş ise de, irsaliyeleri imzalayan kişilerin davacıları «temsile» yetkili olmaması, teslim konusundaki bu beyanlarının davacıları bağlayıcı nitelikte bulunmaması, sonradan yapılan kontrollerde hasarların tespit edilmesi, fotoğraf içeriklerinden hasarın belirgin bulunması, hasarlı ürünlerin araya karıştırılarak «hile» kullanıldığının anlaşılması itibariyle bilirkişinin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği,,davacının sunmuş olduğu faturalar dikkate alınmak suretiyle 07.01.2011 …
Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce «hasar» veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmiş olur veya eşya kabul edildiği sırada bir kısmının «zıyaını» ve hasarını anlamak mümkün değilse kabulden sonra 8 gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın noksan ve hasarı tespit edilmiş olur ise «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilir.
Ayrıca «zıya» veya «hasar» «taşıyıcının» kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise, taşıyıcı dava hakkının düştüğünü iddia edemez.
Benzer bu karardaAyrıca «zıya» veya «hasar» «taşıyıcının» kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise, taşıyıcı dava hakkının düştüğünü iddia edemez.
Somut olayda davalı «taşıyıcı», malı alıcıya «teslim» etmiş, Pamukova antreposuna teslim esnasında malın hasarlı olduğuna ilişkin gönderen veya alıcı tarafından herhangi bir «ihtirazi kayıt» konulmamıştır.
… sindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı «taşıyıcı» tarafından emtianın Mersin Agility Genel Antrepodan İstanbul Ova antrepoya ardından Pamukova antrepoya taşındığı, 04/11/2010 tarihli araç şoförü ve Ova Soğuk Hava Tesisleri «depo» «görevlisi» tarafından imzalanan tutanakla 1 koli tereyağı ürününün hasarlı «teslim» alındığının belirlenmesine, bu suretle 1 koli tereyağda meydana gelen hasardan davalının sorumlu bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sai …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme güvenliği · taşıyıcının sorumluluğu · depo kararı · ziya · temerrüt · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… kişi raporu ve dosya kapsamına göre, gönderenin çalışanları tarafından yanlış istifleme yapılmış olması sebebiyle eşya zarar görmüş olsa dahi bu durumdan yüklemenin «işletme güvenliğine» uygun olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü «taşıyıcının sorumlu» olduğu, davalının zararın en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana geldiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.765,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
… sindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı «taşıyıcı» tarafından emtianın Mersin Agility Genel Antrepodan İstanbul Ova antrepoya ardından Pamukova antrepoya taşındığı, 04/11/2010 tarihli araç şoförü ve Ova Soğuk Hava Tesisleri «depo» «görevlisi» tarafından imzalanan tutanakla 1 koli tereyağı ürününün hasarlı «teslim» alındığının belirlenmesine, bu suretle 1 koli tereyağda meydana gelen hasardan davalının sorumlu bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sai …
Ayrıca, bu maddenin 2. fıkrası hükmüne göre de, eşya kabul edildiği sırada, eşyanın bir kısmının «ziya» veya «hasarını» anlamak mümkün değilse, bu eşyanın kabulünden sonra da maddenin ikinci fıkrasının bir ve ikinci bentlerinde öngörülen hususları yerine getirmek suretiyle gönderilenin dava açması saklı kalabilir.
Bu durumda «ziya» ve «hasarın» «taşıyıcının» hilesinden veya ağır kusurundan doğduğu iddia ve ispat edilemediğinden, mahkemece; davacıya 6762 sayılı TTK’nın 788/2. maddesi değerlendirilerek ve oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken TTK'nın 788. maddesi hükümleri nazara alınmadan ve dava hakkının düşüp düşmediği belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9550 E. 2014/16834 K.
Ortak:zıya · ihtirazi kayıt · hile · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca sunulan ve davalı imzasını içeren, adiyen düzenlenmiş 04.01.2011 tarihli taşıma «taahhütnamesine» göre, davalı «taşıyıcının», adı ve adedi taahhütnamede belirtilen mobilya ürünlerini eksiksiz ve ayıpsız olarak «teslim» aldığını belirtmekte olduğu, yine davacı yanca sunulan 07.01.2011 tarihli tutanağın ise gönderilenin yetkilileri tarafından tutulmuş olup taşınan emtianın hangisinde ne gibi «hasarlar» bulunduğunun belirtildiği, davalı taşıyıcının beyanından taşıma sırasında aracın arıza yaptığının ve araç değiştirildiğinin anlaşılması, dinlenen tanığın tutanak içeriğini doğrulayan anlatımları ve tutulan tutanak içeriğinden bazı malların davalının «kusuru» nedeniyle taşıma sırasında hasar gördüğü sonucuna varıldığı, her ne kadar bilirkişi raporlarında; taşıma konusu ürünlerle ilgili «irsaliyelerin» teslim alan «bölümlerinin» yetkililerce imzalanmış olması, ürünlerin tam ve sağlam olarak teslim alındığının belirtilmesi karşısında sonradan düzenlenen 07.01.2011 tarihli tutanağa itibar edilerek ürünlerdeki hasarın taşıma esnasında oluştuğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği mütalaa edilmiş ise de, irsaliyeleri imzalayan kişilerin davacıları «temsile» yetkili olmaması, teslim konusundaki bu beyanlarının davacıları bağlayıcı nitelikte bulunmaması, sonradan yapılan kontrollerde hasarların tespit edilmesi, fotoğraf içeriklerinden hasarın belirgin bulunması, hasarlı ürünlerin araya karıştırılarak «hile» kullanıldığının anlaşılması itibariyle bilirkişinin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği,,davacının sunmuş olduğu faturalar dikkate alınmak suretiyle 07.01.2011 …
Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce «hasar» veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmiş olur veya eşya kabul edildiği sırada bir kısmının «zıyaını» ve hasarını anlamak mümkün değilse kabulden sonra 8 gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın noksan ve hasarı tespit edilmiş olur ise «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilir.
Ayrıca «zıya» veya «hasar» «taşıyıcının» kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise, taşıyıcı dava hakkının düştüğünü iddia edemez.
Benzer bu karardaMahkemece, «taşıyıcının» «hile» ve «ağır kusuru» bulunması nedeniyle «ihtirazi kayıt» aranmayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, taşıyıcının hile ve ağır kusurlu olduğu kanaatine ne şekilde ulaşıldığı gerekçelendirilip açıklanmaması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, olayda «taşıyıcının» «hile» ve ağır kusurundan kaynaklı zararın istenebileceği, «ihtirazı kayıt» şartının aranmayacağı, kırılan eşyalar nedeniyle toplam zararın 2.830,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.830,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 788/«son» madesi "Zıya veya «hasar» kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise «taşıyıcı» dava hakkının düştüğünü iddia edemez." hükmünü haizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ağır kusur · taşıma sözleşmesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesine» konu eşyanın hasarlanması nedeniyle zararın «taşıyıcıdan» tahsili istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 788/«son» madesi "Zıya veya «hasar» kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise «taşıyıcı» dava hakkının düştüğünü iddia edemez." hükmünü haizdir.
Dairemizin yerleşmiş içtihadlarına göre taşıma sırasında eşyanın olağan şekilde hasarlanması «ağır kusur» sayılmamaktadır.
Mahkemece, «taşıyıcının» «hile» ve «ağır kusuru» bulunması nedeniyle «ihtirazi kayıt» aranmayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, taşıyıcının hile ve ağır kusurlu olduğu kanaatine ne şekilde ulaşıldığı gerekçelendirilip açıklanmaması doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14165 E. , 2014/4216 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/05/2013
NUMARASI 2011/127-2013/319
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/05/2013 tarih ve 2011/127-2013/319 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilleri ile davalı arasında Malatya 200 Yataklı Askeri Hastanesi'ne teslim edilmek üzere 04.01.2011 tarihli nakliye taahhütnamesi imzalandığını, emtianın 04.01.2011 tarihinde, .. EV ,. palaka sayılı araç ile taşınmak üzere davalıya teslim edildiğini, taahhütnamede ürünlerin evsafı ve adedinin belirtilmiş bulunduğunu, hastane personelince 07.01.2011 tarihinde tutulan tutanakta gönderilen emtianın ..EV .. plaka sayılı araçla değil .. LK.. plaka sayılı araçla teslim edildiğinin, yapılan kontrollerde farklı ambalajlarda kırık, ezik, yırtık olduğunun ve kırıkların ambalaj ortalarına saklandığının belirlendiğini, müvekkilinin aynı malzemeleri hastaneye ikinci kez teslim etmek zorunda kaldığını belirterek müvekkili ..
Sağlık Araç ve Gereç Tekstil İnş. Tur. Ve Tem. San. Tic. Ltd. Şti. için 500,00 TL’nın ve müvekkili Ö.. Ş.. için 4.500,00 TL’nın 07.01.2011 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, taşıma sırasında aracının Elmadağ yakınlarında arıza yaptığını, bunun üzerine nakliyeci arkadaşı F..K..'ı arayarak taşımayı gerçekleştirdiğini, teslim sırasında kendisinin de bulunduğunu, malları eksiksiz olarak gönderilene teslim ettiğini, A..A.. isimli kişi tarafından sevk irsaliyelerinin imzalanarak malların teslim alındığını belirtmek suretiyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca sunulan ve davalı imzasını içeren, adiyen düzenlenmiş 04.01.2011 tarihli taşıma taahhütnamesine göre, davalı taşıyıcının, adı ve adedi taahhütnamede belirtilen mobilya ürünlerini eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim aldığını belirtmekte olduğu, yine davacı yanca sunulan 07.01.2011 tarihli tutanağın ise gönderilenin yetkilileri tarafından tutulmuş olup taşınan emtianın hangisinde ne gibi hasarlar bulunduğunun belirtildiği, davalı taşıyıcının beyanından taşıma sırasında aracın arıza yaptığının ve araç değiştirildiğinin anlaşılması, dinlenen tanığın tutanak içeriğini doğrulayan anlatımları ve tutulan tutanak içeriğinden bazı malların davalının kusuru nedeniyle taşıma sırasında hasar gördüğü sonucuna varıldığı, her ne kadar bilirkişi raporlarında;
taşıma konusu ürünlerle ilgili irsaliyelerin teslim alan bölümlerinin yetkililerce imzalanmış olması, ürünlerin tam ve sağlam olarak teslim alındığının belirtilmesi karşısında sonradan düzenlenen 07.01.2011 tarihli tutanağa itibar edilerek ürünlerdeki hasarın taşıma
esnasında oluştuğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği mütalaa edilmiş ise de, irsaliyeleri imzalayan kişilerin davacıları temsile yetkili olmaması, teslim konusundaki bu beyanlarının davacıları bağlayıcı nitelikte bulunmaması, sonradan yapılan kontrollerde hasarların tespit edilmesi, fotoğraf içeriklerinden hasarın belirgin bulunması, hasarlı ürünlerin araya karıştırılarak hile kullanıldığının anlaşılması itibariyle bilirkişinin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği,,davacının sunmuş olduğu faturalar dikkate alınmak suretiyle 07.01.2011 tarihi itibariyle TTK’nun 785/1 maddesi hükmüne göre emtianın gönderilene teslim edileceği yerdeki piyasa değeri dikkate alınmak suretiyle zarar miktarının saptanması için bilirkişiden ek rapor istendiği, buna göre;
davacılardan ... Sağlık Araç ve Gereç Tekstil İnş. Tur. Ve Tem. San. Tic. Ltd. Şti.ne ait ürünlerde hasar ve eksik teslim bulunmadığı anlaşılmakla bu davacının davasının reddine, davacı ...Sağlık Hizmetleri ... Mob. İm. San. Ltd.Şti.ne ait ürünlerde 2.541,24 TL hasar bulunduğu gerekçesiyle bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklanan hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece; bilirkişi görüşüne itibar edilmeyip, hasarın taşıma esnasında oluştuğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 788. maddesine göre, eşyanın kayıtsız ve şartsız kabulü, taşıyıcı aleyhine açılacak dava hakkını düşürür. Bununla beraber taşınan eşyanın kabulünden önce hasar veya noksanı mahkemece tayin edilen bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmiş olur veya eşya kabul edildiği sırada bir kısmının zıyaını ve hasarını anlamak mümkün değilse kabulden sonra 8 gün içinde bilirkişi marifetiyle eşyanın noksan ve hasarı tespit edilmiş olur ise taşıyıcı aleyhine dava açılabilir.
Ayrıca zıya veya hasar taşıyıcının kendi hilesinden yahut ağır kusurundan doğmuş ise, taşıyıcı dava hakkının düştüğünü iddia edemez.
Somut olayda davalı taşıyıcı, sevk irsaliyesinde yazılı olan malı alıcıya teslim etmiş,teslim esnasında malın hasarlı olduğuna ilişkin gönderen veya alıcı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmamıştır. Bilahare 07/01/2011 tarihinde, malın hasarlı olduğuna ilişkin tutanak tanzim edilmiş ise de, bu tutanak davalı taşıyıcının yokluğunda düzenlenmiştir. Davacılar, yukarıda izah edilen Mülga 6762 sayılı TTK’nın 788/2 maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırmamışlardır. Bu durumda davacılar, 788/1 maddesi gereğince; ancak zıya ve hasarın taşıma esnasında oluştuğunu ispat etmek koşulu ile dava açabilirler. Davacılar, zıya ve hasarın taşıyıcının hilesinden veya ağır kusurundan doğduğunu iddia ve ispat edemediklerinden, mahkemece;
davacılara Mülga 6762 sayılı TTK’nın 788/2 maddesi gereğince ispat hakkı tanımak ve oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101537600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz