Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4795 E. 2011/15979 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mirasçılık belgesi↗ vekalet ilişkisi↗ malvarlığına ilişkin dava↗ mirasçılık↗ muvafakat↗ taraf ehliyeti↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının davalıya 8.000 USD tutarında hizmet verdiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davacının talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne 10.000 TL'nın 12.12.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalının sevk ve idaresindeki muhtelif gemilerin makine dairesinin, tanklarının, geminin sintine ve pis atık temizliği hizmetleri karşılığı alacak istemine ilişkindir.
Dava açıldıktan sonra davacı ...'ın öldüğü hususu çekişmesizdir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Açılan davanın yalnız öleni ilgilendiren bir dava olmadığı, mal varlığına ilişkin bir dava niteliğinde veya dava açılmakla malvarlığı niteliğine dönüşen bir dava bulunduğu hallerde ölen davacının mirasçılarına tebliğ yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir. Yani
mirasçıları da ilgilendiren, daha açık bir anlatımla mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara ölen tarafın mirasçıları tarafından devam edilir.
Diğer yandan Borçlar Kanunu'nun 35/1 ve 397/1. maddesi gereğince müvekkilin sağlığında düzenlediği vekaletname ile yetkili kıldığı avukat, müvekkilinin dava açıldıktan sonra ölmesi halinde ölüm ile vekalet ilişkisi son bulacağından ölen kişi adına davaya devam edemez. Bu halde mahkemenin ölen müvekkilin mirasçılarını mirasçılık belgesi ile tesbit ettirerek mirasçıları duruşmaya davet ettirmesi gerekir. TMK'nun 640. maddesinde; "miras bırakanın ölümü ile birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklığın meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri" öngörülmüştür. TMK'nun 701/2. maddesinde ise "el birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkının ortaklığa ait malların tamamına yaygın olacağı" hükme bağlanmıştır. Bu durumda, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davacı ... mirasçılarının davadan haberdar edilerek oturuma çağrılması, muvafakatların sağlanması veya terekeye temsilci atanması gerekirken, yalnızca mirasçılardan ...'ın verdiği vekaletnameyle bu mirasçı adına yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı ... mirasçısı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14173 E. 2011/15637 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · mirasçılık · taraf ehliyeti · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Açılan davanın yalnız öleni ilgilendiren bir dava olmadığı, mal varlığına ilişkin bir dava niteliğinde veya dava açılmakla «malvarlığı» niteliğine dönüşen bir dava bulunduğu hallerde ölen davacının «mirasçılarına» tebliğ yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Yani «mirasçıları» da ilgilendiren, daha açık bir anlatımla mirasçıların «malvarlığı» haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz.
Benzer bu kararda… yön bulunmamasına ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca, 5846 sayılı FSEK’nun 68. maddesine dayanılarak tazminat talebinde bulunulması halinde, aynı maddenin «son» fıkrası uyarınca bedel talebinde bulunan kişinin, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması durumunda haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilecek bulunmasına, dolayısıyla bedel talebinde bulunan kişi ile tecavüz eden arasında farazi bir sözleşme ilişkisinin kurulduğu kabul edildiğinden, tazminat davasının BK’nun 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık sözleşme «zamanaşımı» süresine tâbi olmasına, yine davacılardan Gülbin’in de dava konusu mimari projelerde isminin yazılı olması karşısında, anılan davacının da aktif dava «ehliyetinin» mevcut bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Yine, dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur (Yeni MK’nun 28. maddesi).
Ancak sadece öleni ilgilendirmeyen yani «mirasçıların» «malvarlığı» haklarını da etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata · ıslah · maddi tazminat · temerrüt · zamanaşımı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafından hazırlanıp davalıya «teslim» edilen mimari projelerin FSEK anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, davalının ödemeleri düşüldükten sonra davacının (83.738) TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (83.738) TL maddi ve (5.000) TL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece davacıların talep edebileceği «maddi tazminat» miktarının tespiti için görüşüne başvurulan 27.08.2005 tarihli bilirkişi raporunda, davacının toplam (83.412,41) TL’nın tahsilini isteyebileceği belirlenmiş, davacı vekilince 07.10.2008 tarihinde sunulan «ıslah» dilekçesi ile de bu meblağ talep edilmiştir.
Daha sonraki 10.09.2008 tarihli bilirkişi raporunda ise anılan meblağ «maddi hata» sonucunda (89.412,41) TL. olarak belirtilmiş ve mahkemece de davalının kısmi ödemeleri (89.412,41) TL’ndan düşülmek suretiyle «maddi tazminat» hesabı yapılmıştır.
… yön bulunmamasına ve Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca, 5846 sayılı FSEK’nun 68. maddesine dayanılarak tazminat talebinde bulunulması halinde, aynı maddenin «son» fıkrası uyarınca bedel talebinde bulunan kişinin, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması durumunda haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilecek bulunmasına, dolayısıyla bedel talebinde bulunan kişi ile tecavüz eden arasında farazi bir sözleşme ilişkisinin kurulduğu kabul edildiğinden, tazminat davasının BK’nun 125. maddesinde düzenlenen 10 yıllık sözleşme «zamanaşımı» süresine tâbi olmasına, yine davacılardan Gülbin’in de dava konusu mimari projelerde isminin yazılı olması karşısında, anılan davacının da aktif dava «ehliyetinin» mevcut bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7659 E. 2023/252 K.
Ortak:mirasçılık belgesi · vekalet ilişkisi · malvarlığına ilişkin dava · mirasçılık · taraf ehliyeti · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Açılan davanın yalnız öleni ilgilendiren bir dava olmadığı, mal varlığına ilişkin bir dava niteliğinde veya dava açılmakla «malvarlığı» niteliğine dönüşen bir dava bulunduğu hallerde ölen davacının «mirasçılarına» tebliğ yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Yani «mirasçıları» da ilgilendiren, daha açık bir anlatımla mirasçıların «malvarlığı» haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde; öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının «mirasçılık belgesi» getirtilerek, mirasçılarına «usulüne uygun tebligat» yapılıp mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanarak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye «temsilci» tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın ölü ki …
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur (4721 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrası).
Öte yandan yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın «ehliyeti» sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile «vekalet ilişkisi» de kural olarak sona erer (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 513 üncü maddesinin birinci fıkrası).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · kayyım atanması · kayyım · kamu düzeni · tebligat · dahili dava
Benzer bu karardaBununla beraber hakim gecikmesinde sakınca bulunan hallerde talep üzerine davayı takip için «kayyım atanmasına» karar verebilir (6100 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi).
Bu itibarla mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde; öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının «mirasçılık belgesi» getirtilerek, mirasçılarına «usulüne uygun tebligat» yapılıp mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanarak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye «temsilci» tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın ölü ki …
Somut olayda davacıya ait nüfus kaydından davacının yargılama sırasında 17.12.2012 tarihinde öldüğü, «mirasçılarının» yargılama aşamasında davaya «dahil» edilmeksizin ölmeden evvel verilen vekaletnameye istinaden davacı vekili ile davaya devam edilip işin esasına girilerek yazılı şekilde ölü kişi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Taraf teşkili «kamu düzenine» ilişkin olup mahkemece yargılamanın her aşamasında resen göz önünde bulundurulmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4559 E. 2010/10808 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · mirasçılık · taraf ehliyeti · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Açılan davanın yalnız öleni ilgilendiren bir dava olmadığı, mal varlığına ilişkin bir dava niteliğinde veya dava açılmakla «malvarlığı» niteliğine dönüşen bir dava bulunduğu hallerde ölen davacının «mirasçılarına» tebliğ yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Yani «mirasçıları» da ilgilendiren, daha açık bir anlatımla mirasçıların «malvarlığı» haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz.
Benzer bu karardaDava, devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, «mirasçıların» «malvarlığı» haklarını ilgilendiren davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçılar tarafından) devam edilir.
Kararı, bir kısım davalılar vekili ile davalı ... «mirasçıları» temyiz etmiş, bir kısım davalılar vekili temyiz isteminden «feragat» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · ibra · feragat · tebligat · yetki · temerrüt
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların davacı kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üyesi oldukları, genel kurulca «ibra» edilmeyerek haklarında «sorumluluk davası» açılması için yönetim kuruluna «yetki» verildiği, davalılarca kooperatifin amacına uygun olmayan 3.639,70 TL harcama yapıldığı, piyasa rayici dikkate alındığında inşaat için 50.218,50 TL usulsüz ve fazla harcama yapıldığı gerekçesiyle 53.897,88 TL'nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, bir kısım davalılar vekili ile davalı ... «mirasçıları» temyiz etmiş, bir kısım davalılar vekili temyiz isteminden «feragat» etmiştir.
1- Davalılar ... ve arkadaşları vekili kararı süresi içerisinde temyiz etmiş ise de, daha sonra temyiz isteminden «feragat» etmiş olup, feragate yetkili olduğu vekaletnamesinden de anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bu davalılar vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 91. ve 432/4. maddeleri uyarınca, «feragat» nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6555 E. 2021/6437 K.
Ortak:vekalet ilişkisi · mirasçılık · taraf ehliyeti · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Diğer yandan Borçlar Kanunu'nun 35/1 ve 397/1. maddesi gereğince müvekkilin sağlığında düzenlediği vekaletname ile yetkili kıldığı avukat, müvekkilinin dava açıldıktan sonra ölmesi halinde ölüm ile «vekalet ilişkisi» «son» bulacağından ölen kişi adına davaya devam edemez.
TMK'nun 640. maddesinde; "miras bırakanın ölümü ile birlikte paylaşmaya kadar «mirasçılar» arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklığın meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri" öngörülmüştür.
Benzer bu karardaTaraf «ehliyeti» ise ölümle birlikte «son» bulur.
Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan bulunmadığı gibi TBK'nın 513.maddesi gereğince ölümle birlikte «vekalet ilişkisi» de «son» bulacağından vekilin de davaya devam etme imkanı bulunmamaktadır.
… yılı faydalı model belgesinin "1, 2, 3 ve 8, 9, 10" no.'lu istemlerin yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, mahkemece tekniğin bilinen durumunu «temsil» edeceğine kanaat getirildiğinden 4 no.'lu istemin de yenilik vasfını taşımadığı, bu durumda asıl davada da herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı dava konusu ... sayılı faydalı modelin 1, 2, 3, 4, 8, 9, 10 no'lu istemler yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer kısımlar yönünden karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tereke temsilcisi · tereke · sicilden terkin · ek tasfiye · iflas · sulh · terkin
Benzer bu karardaEn yakın «mirasçıların» tamamının mirası reddetmesi halinde ise TMK’nın 612. maddesine göre mirasın «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilmesi gerektiğinden keyfiyetin ilgili Sulh Hukuk Mahkemesine bildirilmesi ve mahkemece atanacak kayyum aracılığıyla davaya devam edilmesi gerekir.
… yılı faydalı model belgesinin "1, 2, 3 ve 8, 9, 10" no.'lu istemlerin yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, mahkemece tekniğin bilinen durumunu «temsil» edeceğine kanaat getirildiğinden 4 no.'lu istemin de yenilik vasfını taşımadığı, bu durumda asıl davada da herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı dava konusu ... sayılı faydalı modelin 1, 2, 3, 4, 8, 9, 10 no'lu istemler yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer kısımlar yönünden karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Mirasçıların davayı birlikte takip etmekten kaçınması halinde ise terekeye «temsilci» atanır ve davaya «tereke temsilcisi» tarafından devam edilir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5730 E. 2025/4032 K.
Ortak:vekalet ilişkisi · mirasçılık · taraf ehliyeti · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Diğer yandan Borçlar Kanunu'nun 35/1 ve 397/1. maddesi gereğince müvekkilin sağlığında düzenlediği vekaletname ile yetkili kıldığı avukat, müvekkilinin dava açıldıktan sonra ölmesi halinde ölüm ile «vekalet ilişkisi» «son» bulacağından ölen kişi adına davaya devam edemez.
TMK'nun 640. maddesinde; "miras bırakanın ölümü ile birlikte paylaşmaya kadar «mirasçılar» arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklığın meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri" öngörülmüştür.
Benzer bu karardaTaraf «ehliyeti» ise ölümle birlikte «son» bulur.
Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan bulunmadığı gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 513.maddesi gereğince ölümle birlikte «vekalet ilişkisi» de «son» bulacağından vekilin de davaya devam etme imkanı bulunmamaktadır.
… NAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda takibe konu edilen alacağın dayanağını teşkil eden «genel kredi sözleşmesinde» davalının «kefaletinin» bulunmadığının bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı «mirasçıları» tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tereke temsilcisi · tereke · icra takibine itiraz · kefalet · tasfiye memuru · genel kredi sözleşmesi · yenileme · ek tasfiye
Benzer bu kararda… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında birden fazla «kredi sözleşmesi» imzalandığı, 04.07.2012 tarihinde «genel kredi sözleşmesinin» «yenilendiği», yenilenen sözleşmede davalı borçlu ...'ın «kefaletinin» bulunmadığı, bu tarihten sonra kullandırılan kredilerin 04.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı, davalının bu borçtan sorumlu tutulamayacağı, davalının sorumlu olduğu miktarın 285.000,00 TL olduğu, bu miktar üzerinden «icra inkar tazminatına» karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
… NAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda takibe konu edilen alacağın dayanağını teşkil eden «genel kredi sözleşmesinde» davalının «kefaletinin» bulunmadığının bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı «mirasçıları» tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mirasçıların davayı birlikte takip etmekten kaçınması halinde ise terekeye «temsilci» atanır ve davaya «tereke temsilcisi» tarafından devam edilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5472 E. 2014/12043 K.
Ortak:mirasçılık · muvafakat · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davacı ... «mirasçılarının» davadan haberdar edilerek oturuma çağrılması, «muvafakatların» sağlanması veya terekeye «temsilci» atanması gerekirken, yalnızca mirasçılardan ...'ın verdiği vekaletnameyle bu mirasçı adına yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Açılan davanın yalnız öleni ilgilendiren bir dava olmadığı, mal varlığına ilişkin bir dava niteliğinde veya dava açılmakla «malvarlığı» niteliğine dönüşen bir dava bulunduğu hallerde ölen davacının «mirasçılarına» tebliğ yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Yani «mirasçıları» da ilgilendiren, daha açık bir anlatımla mirasçıların «malvarlığı» haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz.
Benzer bu karardaMahkemec, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce "yargılama sırasında ölen davacının tüm «mirasçılarının» davadan haberdar edilerek «muvafakatlerinin» sağlanması veya terekeye mümessil tayin ettirilerek yargılama devam edilmesi gerekirken, sadece mirasçı Emine tarafından verilen vekaletname ile davaya devam edilm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtar
Benzer bu kararda… iresinin, tanklarının ve geminin sintine ve pis su temizliğini yaparak hizmet verdiğini, gemi temizliği başına 15.000 TL tutarında ücret alacağı olduğunu, davalının «ihtara» rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nın hizmetin verildiği tarihlerden itibaren reeskont faiziyle …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4795 E. , 2011/15979 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 06.10.2009 tarih ve 2008/170 - 2009/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait 26 gemiye 51 kez makine dairesinin, tanklarının ve geminin sintine ve pis su temizliğini yaparak hizmet verdiğini, gemi temizliği başına 15.000 TL tutarında ücret alacağı olduğunu, davalının ihtara rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nın hizmetin verildiği tarihlerden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu işlerin ihale ile verilen işler olduğunu, davacıya bu şekilde işler verilmediğini, davacı ile aralarında ilişki olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalıya 8.000 USD tutarında hizmet verdiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davacının talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne 10.000 TL'nın 12.12.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalının sevk ve idaresindeki muhtelif gemilerin makine dairesinin, tanklarının, geminin sintine ve pis atık temizliği hizmetleri karşılığı alacak istemine ilişkindir.
Dava açıldıktan sonra davacı ...'ın öldüğü hususu çekişmesizdir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Açılan davanın yalnız öleni ilgilendiren bir dava olmadığı, mal varlığına ilişkin bir dava niteliğinde veya dava açılmakla malvarlığı niteliğine dönüşen bir dava bulunduğu hallerde ölen davacının mirasçılarına tebliğ yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir. Yani
mirasçıları da ilgilendiren, daha açık bir anlatımla mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara ölen tarafın mirasçıları tarafından devam edilir.
Diğer yandan Borçlar Kanunu'nun 35/1 ve 397/1. maddesi gereğince müvekkilin sağlığında düzenlediği vekaletname ile yetkili kıldığı avukat, müvekkilinin dava açıldıktan sonra ölmesi halinde ölüm ile vekalet ilişkisi son bulacağından ölen kişi adına davaya devam edemez. Bu halde mahkemenin ölen müvekkilin mirasçılarını mirasçılık belgesi ile tesbit ettirerek mirasçıları duruşmaya davet ettirmesi gerekir. TMK'nun 640. maddesinde; "miras bırakanın ölümü ile birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklığın meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri" öngörülmüştür.
TMK'nun 701/2. maddesinde ise "el birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkının ortaklığa ait malların tamamına yaygın olacağı" hükme bağlanmıştır. Bu durumda, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davacı ... mirasçılarının davadan haberdar edilerek oturuma çağrılması, muvafakatların sağlanması veya terekeye temsilci atanması gerekirken, yalnızca mirasçılardan ...'ın verdiği vekaletnameyle bu mirasçı adına yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı ... mirasçısı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034548400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz