Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6555 E. 2021/6437 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tereke temsilcisi↗ mecburi dava arkadaşlığı↗ tereke↗ vekalet ilişkisi↗ sicilden terkin↗ mirasçılık↗ tbk 99↗ sulh hukuk mahkemesi↗ taraf ehliyeti↗ ek tasfiye↗ iflas↗ sulh↗ terkin↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı davada ... sayılı faydalı model belgesinin "1, 2, 3 ve 8, 9, 10" no.'lu istemlerin yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, mahkemece tekniğin bilinen durumunu temsil edeceğine kanaat getirildiğinden 4 no.'lu istemin de yenilik vasfını taşımadığı, bu durumda asıl davada da herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı dava konusu ... sayılı faydalı modelin 1, 2, 3, 4, 8, 9, 10 no'lu istemler yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı ... ve davalı-karşı davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacı karşı davalı ...’un, istinaf aşamasında 01.10.2019 tarihinde öldüğü, istinaf mahkemesince müteveffa vekilinin huzuruyla davaya devam edilip, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Dairemizin emsal nitelikteki 2019/4870 Esas- 2020/2659 Karar sayılı ilamıyla ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, yargılama süresince tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır. Taraf ehliyeti ise ölümle birlikte son bulur. Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan bulunmadığı gibi TBK'nın 513.maddesi gereğince ölümle birlikte vekalet ilişkisi de son bulacağından vekilin de davaya devam etme imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda, dava yalnız öleni ilgilendirmeyen başka bir deyişle mirasçıları da ilgilendiren bir davaysa dava ölümle birlikte konusuz kalmaz ve davaya ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bu halde mirasçılar davaya hep birlikte mecburi dava arkadaşı olarak devam ederler. Mirasçıların davayı birlikte takip etmekten kaçınması halinde ise terekeye temsilci atanır ve davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. En yakın mirasçıların tamamının mirası reddetmesi halinde ise TMK’nın 612. maddesine göre mirasın sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerektiğinden keyfiyetin ilgili Sulh Hukuk Mahkemesine bildirilmesi ve mahkemece atanacak kayyum aracılığıyla davaya devam edilmesi gerekir. Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde belirtilen şekilde işlem yapılması kamu düzeninden olması hasebiyle her aşamada gözetilmesi gereken işlemlerden olup, taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilemez.
Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, taraf teşkilinin sağlanması için yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılıp, taraf teşkili sağlandıktan sonra taraf vekillerinin istinaf istemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesince kararın resen bozulmasına ve dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davacı karşı davalı ... ve davalı karşı davacı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5730 E. 2025/4032 K.
Ortak:tereke temsilcisi · tereke · vekalet ilişkisi · mirasçılık · taraf ehliyeti · ek tasfiye · iflas · sulh · dava şartı
İncelediğiniz karardaEn yakın «mirasçıların» tamamının mirası reddetmesi halinde ise TMK’nın 612. maddesine göre mirasın «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilmesi gerektiğinden keyfiyetin ilgili Sulh Hukuk Mahkemesine bildirilmesi ve mahkemece atanacak kayyum aracılığıyla davaya devam edilmesi gerekir.
Mirasçıların davayı birlikte takip etmekten kaçınması halinde ise terekeye «temsilci» atanır ve davaya «tereke temsilcisi» tarafından devam edilir.
Ancak Dairemizin emsal nitelikteki 2019/4870 Esas- 2020/2659 Karar sayılı ilamıyla ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, yargılama süresince tarafların taraf ve dava «ehliyetine» sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır.
Benzer bu karardaEn yakın «mirasçıların» tamamının mirası reddetmesi halinde ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 612. maddesine göre mirasın Sulh Hukuk Mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilmesi gerektiğinden keyfiyetin ilgili Sulh Hukuk Mahkemesine bildirilmesi ve mahkemece atanacak kayyum «tasfiye memuru» aracılığıyla davaya devam edilmesi gerekir.
Mirasçıların davayı birlikte takip etmekten kaçınması halinde ise terekeye «temsilci» atanır ve davaya «tereke temsilcisi» tarafından devam edilir.
… NAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda takibe konu edilen alacağın dayanağını teşkil eden «genel kredi sözleşmesinde» davalının «kefaletinin» bulunmadığının bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı «mirasçıları» tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · kefalet · tasfiye memuru · genel kredi sözleşmesi · yenileme · kredi sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… K DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında birden fazla «kredi sözleşmesi» imzalandığı, 04.07.2012 tarihinde «genel kredi sözleşmesinin» «yenilendiği», yenilenen sözleşmede davalı borçlu ...'ın «kefaletinin» bulunmadığı, bu tarihten sonra kullandırılan kredilerin 04.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı, davalının bu borçtan sorumlu tutulamayacağı, davalının sorumlu olduğu miktarın 285.000,00 TL olduğu, bu miktar üzerinden «icra inkar tazminatına» karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
… NAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda takibe konu edilen alacağın dayanağını teşkil eden «genel kredi sözleşmesinde» davalının «kefaletinin» bulunmadığının bildirildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı «mirasçıları» tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
En yakın «mirasçıların» tamamının mirası reddetmesi halinde ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 612. maddesine göre mirasın Sulh Hukuk Mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilmesi gerektiğinden keyfiyetin ilgili Sulh Hukuk Mahkemesine bildirilmesi ve mahkemece atanacak kayyum «tasfiye memuru» aracılığıyla davaya devam edilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7659 E. 2023/252 K.
Ortak:vekalet ilişkisi · mirasçılık · taraf ehliyeti · temsil · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaTaraf «ehliyeti» ise ölümle birlikte «son» bulur.
Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan bulunmadığı gibi TBK'nın 513.maddesi gereğince ölümle birlikte «vekalet ilişkisi» de «son» bulacağından vekilin de davaya devam etme imkanı bulunmamaktadır.
… yılı faydalı model belgesinin "1, 2, 3 ve 8, 9, 10" no.'lu istemlerin yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, mahkemece tekniğin bilinen durumunu «temsil» edeceğine kanaat getirildiğinden 4 no.'lu istemin de yenilik vasfını taşımadığı, bu durumda asıl davada da herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı dava konusu ... sayılı faydalı modelin 1, 2, 3, 4, 8, 9, 10 no'lu istemler yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer kısımlar yönünden karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur (4721 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrası).
Öte yandan yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın «ehliyeti» sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile «vekalet ilişkisi» de kural olarak sona erer (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 513 üncü maddesinin birinci fıkrası).
Bu itibarla mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde; öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının «mirasçılık belgesi» getirtilerek, mirasçılarına «usulüne uygun tebligat» yapılıp mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanarak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye «temsilci» tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın ölü ki …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık belgesi · usulüne uygun tebligat · kayyım atanması · kayyım · malvarlığına ilişkin dava · kamu düzeni · tebligat · dahili dava
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde; öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının «mirasçılık belgesi» getirtilerek, mirasçılarına «usulüne uygun tebligat» yapılıp mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanarak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye «temsilci» tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın ölü ki …
Bununla beraber hakim gecikmesinde sakınca bulunan hallerde talep üzerine davayı takip için «kayyım atanmasına» karar verebilir (6100 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi).
Bunlar «malvarlığı» haklarına ilişkin davalardır.
Somut olayda davacıya ait nüfus kaydından davacının yargılama sırasında 17.12.2012 tarihinde öldüğü, «mirasçılarının» yargılama aşamasında davaya «dahil» edilmeksizin ölmeden evvel verilen vekaletnameye istinaden davacı vekili ile davaya devam edilip işin esasına girilerek yazılı şekilde ölü kişi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
-
Faydalı model hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1496 E. 2024/1270 K.
Ortak:tereke temsilcisi · tereke · vekalet ilişkisi · sicilden terkin · mirasçılık · taraf ehliyeti · ek tasfiye · iflas · dava şartı
İncelediğiniz karardaEn yakın «mirasçıların» tamamının mirası reddetmesi halinde ise TMK’nın 612. maddesine göre mirasın «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilmesi gerektiğinden keyfiyetin ilgili Sulh Hukuk Mahkemesine bildirilmesi ve mahkemece atanacak kayyum aracılığıyla davaya devam edilmesi gerekir.
Mirasçıların davayı birlikte takip etmekten kaçınması halinde ise terekeye «temsilci» atanır ve davaya «tereke temsilcisi» tarafından devam edilir.
… yılı faydalı model belgesinin "1, 2, 3 ve 8, 9, 10" no.'lu istemlerin yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, mahkemece tekniğin bilinen durumunu «temsil» edeceğine kanaat getirildiğinden 4 no.'lu istemin de yenilik vasfını taşımadığı, bu durumda asıl davada da herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı dava konusu ... sayılı faydalı modelin 1, 2, 3, 4, 8, 9, 10 no'lu istemler yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer kısımlar yönünden karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaEn yakın «mirasçıların» tamamının mirası reddetmesi halinde ise TMK’nın 612. maddesine göre mirasın «sulh» mahkemesince «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilmesi gerektiğinden keyfiyetin ilgili Sulh Hukuk Mahkemesine bildirilmesi ve mahkemece atanacak kayyum aracılığıyla davaya devam edilmesi gerekir.
Mirasçıların davayı birlikte takip etmekten kaçınması halinde ise terekeye «temsilci» atanır ve davaya «tereke temsilcisi» tarafından devam edilir.
… ayılı faydalı model belgesinin "1, 2, 3 ve 8, 9, 10" no.lu istemlerin yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, mahkemece tekniğin bilinen durumunu «temsil» edeceğine kanaat getirildiğinden 4 no.lu istemin de yenilik vasfını taşımadığı, bu durumda asıl davada da herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı dava konusu TR 2012 05912 Y sayılı faydalı modelin 1, 2, 3, 4, 8, 9, 10 no.lu istemler yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer kısımlar yönünden karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikrar · yargılama giderleri · iş bölümü · kazanılmış hak · taşıyıcı · yargılama gideri · dahili dava
Benzer bu kararda… ı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada davacıya ait buluşun 5 no.lu isteminde tanımlanan şeyin, fırça kıllarının sokete sabitlenmesi değil, soketin «taşıyıcıya» sabitlenmesi hususu olduğunu, mahkemece kurulan hükme mesnet alınan bilirkişi raporlarında ise fırça kıllarının sokete sabitlenmesi için kullanılan snap-fit sisteminde pin kullanımına ihtiyaç duyulmaz görüşünden hareketle yenilik değerlendirilmesinin yapıldığını, esneyerek kilitleme sisteminin ise 8 no'lu istemle ilgili olduğunu ve 8 no.lu istemin ... olmadığının bilirkişi raporu ile belirlendiğini, tablaya geçirilen sokette sabitleyici eleman bulunmasının teknik bir zorunluluk olup, bu sistemin Turboline'da bulunduğunu, dolayısıyla 5, 6 ve 7 no.lu istemler yönünden de karşı davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, davacının replik dilekçesindeki "Turboline ile 2012/05912 no.lu faydalı model arasındaki en önemli farkın, fırça kıllarının sokete geçmeli yapıda olması" şeklindeki «ikrarının» da değerlendirmeye alınmasının gerektiğini, temyiz incelemesine konu kararın 10 no.lu hüküm fıkrasında, tamamen reddolunan asıl davanın «yargılama giderleriyle» ilgili olarak yanılgılı bir şekilde karşı davanın kabul ve ret oranından hareket edilmesi ve «yargılama giderlerinin» 3/10’luk kısmının müvekkil şirketten alınarak davacı – karşı davalılara ödenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiş …
… rekçesine dayalı olarak hükümsüzlüğünün gerektiği yorumunda bulunmasının hiçbir izahatının olmadığını, bilirkişi raporunda kullanılan ifade ve yer verilen tespitler «son» derece açık olup davalı tarafça sunulan ürünlerin hiçbirinde davalının TURBOLINE isimli ürünü ile sunulan ürünün aynı ürün olduğuna kanaat getirilmesi mümkün olmadığını, müvekkilin 4 no.lu isteminin hangi mutlak ve somut delile dayalı, hangi teknik gerekçeye bağlı olarak tekniğin bilinen durumuna «dahil» olduğu ve yenilik kriterine haiz olmadığı kanaatine varılmış olunduğu anlaşılamadığını, SAJA firmasına ait doküman incelendiğinde gövdeye takılıp çıkartılan ve fırça «bölümü» olarak tanımlanan parçalarda, fırça kıllarının bu parçalara bütünleşik yapıda olduğu, başka bir ifadeyle soket üzerinde fırça kıllarının takılması için delik yapıl …
… aya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı-karşı davalı ... vekili ile davalı-karşı davacı vekilince temy …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4870 E. 2020/2659 K.
Ortak:vekalet ilişkisi · mirasçılık · taraf ehliyeti · temsil · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaTaraf «ehliyeti» ise ölümle birlikte «son» bulur.
Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan bulunmadığı gibi TBK'nın 513.maddesi gereğince ölümle birlikte «vekalet ilişkisi» de «son» bulacağından vekilin de davaya devam etme imkanı bulunmamaktadır.
… yılı faydalı model belgesinin "1, 2, 3 ve 8, 9, 10" no.'lu istemlerin yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, mahkemece tekniğin bilinen durumunu «temsil» edeceğine kanaat getirildiğinden 4 no.'lu istemin de yenilik vasfını taşımadığı, bu durumda asıl davada da herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı dava konusu ... sayılı faydalı modelin 1, 2, 3, 4, 8, 9, 10 no'lu istemler yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer kısımlar yönünden karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın «ehliyeti» sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile «vekalet ilişkisi» de kural olarak sona erer (TBK m.43/1 , 513/1).Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin «mirasçıları» tarafından davaya devam edilebilir.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur (4721 sayılı TMK m.28/1).
Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının «mirasçılık belgesi» getirtilerek, mirasçılarına «usulüne uygun tebligat» yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye «temsilci» tayin ettirmek suretiyle, taraf teşkili sağlandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın, öl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık belgesi · temyiz kanun yolu · usulüne uygun tebligat · dosyanın gönderilmesi · kayyım atanması · kayyım · malvarlığına ilişkin dava · ihbar olunan
Benzer bu karardaBununla beraber hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için «kayyım atanmasına» karar verebilir (6100 sayılı HMK m.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, öncelikle yargılama sırasında vefat eden davacının «mirasçılık belgesi» getirtilerek, mirasçılarına «usulüne uygun tebligat» yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa terekeye «temsilci» tayin ettirmek suretiyle, taraf teşkili sağlandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın, öl …
Kararı, davalı vekili ve «ihbar olunanlar» vekilleri temyiz etmiştir.
Görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine «dosyanın gönderildiği» İstanbul 12.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4795 E. 2011/15979 K.
Ortak:vekalet ilişkisi · mirasçılık · taraf ehliyeti · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaTaraf «ehliyeti» ise ölümle birlikte «son» bulur.
Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan bulunmadığı gibi TBK'nın 513.maddesi gereğince ölümle birlikte «vekalet ilişkisi» de «son» bulacağından vekilin de davaya devam etme imkanı bulunmamaktadır.
… yılı faydalı model belgesinin "1, 2, 3 ve 8, 9, 10" no.'lu istemlerin yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, mahkemece tekniğin bilinen durumunu «temsil» edeceğine kanaat getirildiğinden 4 no.'lu istemin de yenilik vasfını taşımadığı, bu durumda asıl davada da herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı dava konusu ... sayılı faydalı modelin 1, 2, 3, 4, 8, 9, 10 no'lu istemler yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine, diğer kısımlar yönünden karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf «ehliyeti» «son» bulur.
Diğer yandan Borçlar Kanunu'nun 35/1 ve 397/1. maddesi gereğince müvekkilin sağlığında düzenlediği vekaletname ile yetkili kıldığı avukat, müvekkilinin dava açıldıktan sonra ölmesi halinde ölüm ile «vekalet ilişkisi» «son» bulacağından ölen kişi adına davaya devam edemez.
TMK'nun 640. maddesinde; "miras bırakanın ölümü ile birlikte paylaşmaya kadar «mirasçılar» arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklığın meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri" öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık belgesi · malvarlığına ilişkin dava · muvafakat
Benzer bu karardaAçılan davanın yalnız öleni ilgilendiren bir dava olmadığı, mal varlığına ilişkin bir dava niteliğinde veya dava açılmakla «malvarlığı» niteliğine dönüşen bir dava bulunduğu hallerde ölen davacının «mirasçılarına» tebliğ yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Yani «mirasçıları» da ilgilendiren, daha açık bir anlatımla mirasçıların «malvarlığı» haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz.
Bu halde mahkemenin ölen müvekkilin «mirasçılarını» «mirasçılık belgesi» ile tesbit ettirerek mirasçıları duruşmaya davet ettirmesi gerekir.
Bu durumda, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davacı ... «mirasçılarının» davadan haberdar edilerek oturuma çağrılması, «muvafakatların» sağlanması veya terekeye «temsilci» atanması gerekirken, yalnızca mirasçılardan ...'ın verdiği vekaletnameyle bu mirasçı adına yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6555 E. , 2021/6437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03.10.2018 tarih ve 2016/32 E- 2018/369 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.06.2020 tarih ve 2019/132 E- 2020/451 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı ... ve davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalılar vekili asıl davada, müvekkillerinin ... sayılı "Yol Süpürge Araçlarında Kullanılan Kızaklı Soket Fırça" isimli faydalı modelin sahibi olduğunu, davaya konu faydalı modeli 3 yıl boyunca müvekkillerinden satın alan davalının 2015 yılı sonlarında üretim kalıplarını test ve deney amaçlı talep ettiğini, söz konusu kalıpların gönderilmesi sonrasında ürün alımını bıraktığını, kalıpları vermekten de kaçındığını, davalı yanın daha sonra müvekkiline ait faydalı model konusu kalıpları başka bir firmaya teslim ettiğinin ve o firma tarafından üretildiğinin öğrenildiğini, davalı yanın son olarak müvekkiline ait faydalı model konusu ürünü kullanarak DHMİ tarafından 2015 yılında düzenlenen ihaleyi kazandığını ileri sürerek, davalının müvekkillerine ait ...
sayılı faydalı modelden doğan hakları ihlal ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine ve şimdilik 10.000.- TL maddi 50.000.- TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini istemiş, karşı davada ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davalı vekili karşı davada, davacı-karşı davalıya ait ... sayılı faydalı modelin, SAJA isimli firmaya ait 2007/08877 numaralı faydalı model belgesi karşısında yeni olmadığını, davalı belgesindeki çizimin ve iki adet görselin dahi, 2003 rüçhan tarihli Saja 2007/08877 sayılı tescilinde yer alan görsellerden bire bir alınmış olduğunu, diğer iki görselin tamamen gerçeğe aykırı ve dik açılı olmaları nedeniyle tekniğe aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ... sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiş, asıl davada ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı davada ... sayılı faydalı model belgesinin "1, 2, 3 ve 8, 9, 10" no.'lu istemlerin yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, mahkemece tekniğin bilinen durumunu temsil edeceğine kanaat getirildiğinden 4 no.'lu istemin de yenilik vasfını taşımadığı, bu durumda asıl davada da herhangi bir hak ihlalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı dava konusu ... sayılı faydalı modelin 1, 2, 3, 4, 8, 9, 10 no'lu istemler yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı ... ve davalı-karşı davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacı karşı davalı ...’un, istinaf aşamasında 01.10.2019 tarihinde öldüğü, istinaf mahkemesince müteveffa vekilinin huzuruyla davaya devam edilip, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Dairemizin emsal nitelikteki 2019/4870 Esas- 2020/2659 Karar sayılı ilamıyla ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, yargılama süresince tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır. Taraf ehliyeti ise ölümle birlikte son bulur. Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan bulunmadığı gibi TBK'nın 513.maddesi gereğince ölümle birlikte vekalet ilişkisi de son bulacağından vekilin de davaya devam etme imkanı bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava yalnız öleni ilgilendirmeyen başka bir deyişle mirasçıları da ilgilendiren bir davaysa dava ölümle birlikte konusuz kalmaz ve davaya ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bu halde mirasçılar davaya hep birlikte mecburi dava arkadaşı olarak devam ederler. Mirasçıların davayı birlikte takip etmekten kaçınması halinde ise terekeye temsilci atanır ve davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. En yakın mirasçıların tamamının mirası reddetmesi halinde ise TMK’nın 612. maddesine göre mirasın sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerektiğinden keyfiyetin ilgili Sulh Hukuk Mahkemesine bildirilmesi ve mahkemece atanacak kayyum aracılığıyla davaya devam edilmesi gerekir.
Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde belirtilen şekilde işlem yapılması kamu düzeninden olması hasebiyle her aşamada gözetilmesi gereken işlemlerden olup, taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilemez.
Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, taraf teşkilinin sağlanması için yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılıp, taraf teşkili sağlandıktan sonra taraf vekillerinin istinaf istemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, bölge adliye mahkemesince kararın resen bozulmasına ve dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davacı karşı davalı ... ve davalı karşı davacı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı karşı davalı ... ve davalı karşı davacı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harçlarının istekleri halinde temyiz eden davacı-karşı davalı ...'e ve davalı-karşı davacıya iadesine, 22/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/723340700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz