İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11436 E. 2012/17871 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma senedi↗ yetkisizlik itirazı↗ yetki itirazı↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ ticari defter↗ yetki↗ taahhütname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların cari hesap şeklinde çalıştıkları, aralarındaki gönderi taahhütnamelerine göre davalının taşıma senedi ile Almanya’ya dava dışı firmaya gönderi gönderdiği, davalıya taşıma hizmeti ile ilgili gönderilen faturalarda alıcının ödeme yapmadığının belirtildiği, gönderi taahhütnamesi gereğince davalının müşterisine gönderdiği gönderilerin ilgili kişi tarafından ödenmemesi halinde bedelini ödemeyi taahhüt ettiği, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve icra takip tarihi itibari ile davalının 5.522.85 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle 5.522.85 TL üzerinden yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, bu miktar üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, İİK’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkindir İİK’nun 50. maddesi gereğince yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır ve öncelikle yetki itirazı incelenip sonuca bağlanır. İcra Tetkik Mercii için öngörülen bu hükmün, itirazın iptali davalarında da uygulanacağının kabulü gerekir. Somut olayda davalının yetki itirazı üzerine, mahkemenin özellikle icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra müdürlüğünde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi, daha sonra mahkemenin yetkisine de itiraz edildiğinden mahkemenin yetkili olup olmadığını tespit etmesi gerekirken, yetki itirazlarını değerlendirmeden esasa girilmek suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1138 E. 2013/2899 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taşımanın ... hükümlerine tabi olduğu, «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret ve özen borcunu yerine getirmemesinden dolayı ortaya çıkan zarardan sorumlu bulunduğu, ... ye göre sorumluluk üst sınırı olarak beli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6595 E. 2014/12659 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münfesihlik · şirketin feshi · fesih · ihbar · ihtar · limited şirket · tebligat · haciz
Benzer bu kararda… emece, tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 522/1 maddesi gereğince ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının «şirketin feshini» isteyebileceğini, davacı alacaklı tarafından borçlu şirket ortağına karşı yapılan icra takibinde, alacaklının talebi üzerine borçlunun şirketteki hissesine «haciz» konulduğu, şirket ortaklarına gönderilen «ihtarname» ile borcun ödenmesi için 6 aylık süre verildiği sürenin bitiminde borcun ödenmemesi halinde şirketin feshinin talep edileceğinin «ihtar» edildiği ancak buna rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6762 sayılı TTK'nın 522 maddesi uyarınca davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Davalı şirketin ortağının davacıya olan borcunun tahsili için başlatılan icra takibinde, borçlunun davalı şirketteki hisselerine «haciz» konulduğu ve ortaklara TTK'nın 522. maddesine göre feshi «ihbar» «tebligatlarının» yapılarak süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür uyuşmazlıklarda, alacaklının feshi «ihbar» yapması, «limited şirketin» «münfesih» duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez.
1- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK'nın 522. maddesi uyarınca açılan «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi davasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11436 E. , 2012/17871 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/05/2011 tarih ve 2010/1133-2011/503 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kargo taşıma işi yaptığını, davalı ile müvekkili arasındaki taşıma sözleşmesine göre davalı şirketin alıcı ödemeli gönderilerinin taşıma ücretinin alıcısı tarafından ödenmemesi durumunda kendileri tarafından ödeneceğinin taahhüt edildiğini, buna göre müvekkili tarafından tanzim edilen toplam 5.522, 85 TL bedelli iki adet faturanın ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde davalının yetkiye ve borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, %40’tan aşağıya olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Bakırköy İcra Müdürlüğü'nün ve Bakırköy mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, müvekkili şirket adresi olan Kartal Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının taşıma parasını alıcıdan alması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların cari hesap şeklinde çalıştıkları, aralarındaki gönderi taahhütnamelerine göre davalının taşıma senedi ile Almanya’ya dava dışı firmaya gönderi gönderdiği, davalıya taşıma hizmeti ile ilgili gönderilen faturalarda alıcının ödeme yapmadığının belirtildiği, gönderi taahhütnamesi gereğince davalının müşterisine gönderdiği gönderilerin ilgili kişi tarafından ödenmemesi halinde bedelini ödemeyi taahhüt ettiği, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve icra takip tarihi itibari ile davalının 5.522.85 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle 5.522.85 TL üzerinden yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, bu miktar üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, İİK’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkindir İİK’nun 50. maddesi gereğince yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır ve öncelikle yetki itirazı incelenip sonuca bağlanır. İcra Tetkik Mercii için öngörülen bu hükmün, itirazın iptali davalarında da uygulanacağının kabulü gerekir. Somut olayda davalının yetki itirazı üzerine, mahkemenin özellikle icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra müdürlüğünde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi, daha sonra mahkemenin yetkisine de itiraz edildiğinden mahkemenin yetkili olup olmadığını tespit etmesi gerekirken, yetki itirazlarını değerlendirmeden esasa girilmek suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064559600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz