Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2644 E. 2013/17920 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
danışmanlık sözleşmesi↗ tenkis↗ tacir sıfatı↗ kötüleme↗ sözleşmeye aykırılık↗ cezai şart↗ tacir↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun davranmadığı, bu suretle cezai şartı ödemesi gerektiği, fakat talep edilen miktarın durum itibariyle fahiş olduğu gerekçesiyle; takdiren indirim yapılarak, davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı, taraflar arasında düzenlenen devir, satış, hizmet ve danışmanlık sözleşmesi gereğince, davacnın davalıdan özel anaokulunu devraldığını, davalıyla Bahçeşehir'de yeni bir okul açmayacağı konusunda anlaşıldığını ancak davalının devredilen anaokuluna çok yakın bir yerde yeni bir ana okulu açtığını, davalının müvekkilini kötülediğini, öğrenci almaya çalıştığını, davalının üzerine aldığı danışmanlık görevlerini de yerine getirmediğini belirterek, sözleşme ile belirlenen cezai şartın tahsilini talep etmiş; davalı ise sözleşmenin imzalanması sırasında Bahçeşehir Belediyesinin Başakşehir sınırlarına dahil edilmesiyle oluşan sınır karmaşasının öğrenilmesiyle bu davanın açıldığını, davalının açtığı yeni okulun davacı tarafından zımnen ve fiilen kabullenildiğini, dahası destek olunduğunu, davacının zarara uğramadığını savunmuştur. Mahkemece davalının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun davranmadığının kabulüyle hüküm kurulmuşsa da sözleşmeye aykırılığın somut gerekçeleri belirtilmeden karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 161. maddesi uyarınca sözleşmenin tarafları cezai şartın miktarını tayinde serbestlerse de hakim fahiş gördüğü cezaları tenkisle mükelleftir. Ancak, Mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 24. maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz bir borçlu Borçlar Kanununun 161/3. maddesinde yazılı olan cezanın fahiş olduğu iddiasıyla cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez. Sadece cezai şart miktar itibariyle tacirin ekonomik mahfına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle tenkisini isteyebilir. Davalı cevap dilekçesinde cezanın tenkisini istemiş, mahkemece tenkis şartları incelenmeden tacir olmayan şahıslar için tenkis nedeni olan cezanın fahişliği gerekçesiyle cezai şarttan indirim yapılmıştır. O halde, mahkemece, davalının tacir olup olmadığı belirlenerek, cezai şartın tenkisinin gerekip gerekmediğinin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi ve takdiri gerekirken, yazılı gerekçeyle taraflar arasındaki sözleşme hükümleriyle belirlenen cezai şarttan indirim yaplması yerinde görülmemiş, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6831 E. 2011/16937 K.
Ortak:tenkis · cezai şart · Cezai Şart
İncelediğiniz kararda2- Ayrıca, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 161. maddesi uyarınca sözleşmenin tarafları «cezai şartın» miktarını tayinde serbestlerse de hakim fahiş gördüğü cezaları «tenkisle» mükelleftir.
Sadece «cezai şart» miktar itibariyle «tacirin» ekonomik mahfına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle «tenkisini» isteyebilir.
O halde, mahkemece, davalının «tacir» olup olmadığı belirlenerek, «cezai şartın» «tenkisinin» gerekip gerekmediğinin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi ve takdiri gerekirken, yazılı gerekçeyle taraflar arasındaki sözleşme hükümleriyle belirlenen cezai şarttan indirim yaplması yerinde görülmemiş, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… si yönünden isteminin yerinde olduğu, ancak okul ücretlerinin ödenmesi sözleşmesi yönünden davacı bankanın sözleşme şartlarını ihlal etmesi nedeniyle davalı kurumun «haklı nedenle fesih» hakkının doğduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 51.381,00 TL «cezai şart» tutarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişik oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, haksız feshedilen sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı bankanın dosya içeriğinde mevcut "Personel Maaşlarının Ödenmesi Sözleşmesi" yönünden istem kabul edilmiş, anılan sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarının aynen tahsiline karar verilmiştir.
BK'nun 161/3 ncü maddesi "hakim, fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükelleftir” hükmünü haiz olup, davalı yanın bu yöndeki savunması üzerine durulup tartışılmaksızın davacının talebinin aynen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı nedenle fesih · fesih · yasal faiz
Benzer bu kararda… si yönünden isteminin yerinde olduğu, ancak okul ücretlerinin ödenmesi sözleşmesi yönünden davacı bankanın sözleşme şartlarını ihlal etmesi nedeniyle davalı kurumun «haklı nedenle fesih» hakkının doğduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 51.381,00 TL «cezai şart» tutarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişik oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6073 E. 2015/12131 K.
Ortak:tenkis · tacir sıfatı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · tacir
İncelediğiniz karardaSadece «cezai şart» miktar itibariyle «tacirin» ekonomik mahfına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle «tenkisini» isteyebilir.
O halde, mahkemece, davalının «tacir» olup olmadığı belirlenerek, «cezai şartın» «tenkisinin» gerekip gerekmediğinin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi ve takdiri gerekirken, yazılı gerekçeyle taraflar arasındaki sözleşme hükümleriyle belirlenen cezai şarttan indirim yaplması yerinde görülmemiş, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 161. maddesi uyarınca sözleşmenin tarafları «cezai şartın» miktarını tayinde serbestlerse de hakim fahiş gördüğü cezaları «tenkisle» mükelleftir.
Benzer bu karardaSadece «cezai şart», miktar itibariyle «tacirin» ekonomik mahvına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle «tenkisini» isteyebilir.
O halde mahkemece, davalının «tacir» olduğu gözetilerek, «cezai şartın» «tenkisinin» gerekip gerekmediğinin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi ve takdiri gerekirken, yazılı gerekçeyle taraflar arasındaki sözleşme hükümleriyle belirlenen cezai şarttan indirim yapılması da yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kolluk tarafından yapılan arama sonucunda, dava dışı şirkete ait «depoda» toplam 41.609 adet ... markalı tişörtün ele geçirildiği, bu ürünlerin davalıya ait olduğunun soruşturma dosyasındaki beyanlardan anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafından üretilen toplam 17.500 adet ... markalı ürünün üretim fazlası olarak davalının elinde kaldığının tespit edildiği, bu miktar düşüldüğünde toplam 24.109 adet ürünün davalı tarafça sözleşmeye aykırı olarak satışa sunulduğu, anılan sözleşmede adet başı 30 Euro «cezai şart» öngörüldüğünden davacının 723.270 Euro cezai şarta hak kazandığı, her ne kadar 6762 sayılı TTK'nın 24. maddesi uyarınca 818 sayılı BK'nun 161/«son» maddesi «tacirler» hakkında uygulanamaz ise de kararlaştırılan cezanın, tacir olan borçlunun iktisaden mahvına neden olacak derecede ağır ve yüksek olması halinde cezai şartın indiri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şartın tenkisi · zamanaşımı defi · depo kararı · eser sözleşmesi · ıslah · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasındaki sözleşmenin konusu, davalı üreticinin PUMA markalı ürünleri üretmesi olup bu haliyle sözleşme, «eser sözleşmesi» niteliğinde bulunduğundan somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nun 126/4. maddesi uyarınca dava, 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gibi esasen bozmadan sonra «ıslah» yapılması da mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kolluk tarafından yapılan arama sonucunda, dava dışı şirkete ait «depoda» toplam 41.609 adet ... markalı tişörtün ele geçirildiği, bu ürünlerin davalıya ait olduğunun soruşturma dosyasındaki beyanlardan anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafından üretilen toplam 17.500 adet ... markalı ürünün üretim fazlası olarak davalının elinde kaldığının tespit edildiği, bu miktar düşüldüğünde toplam 24.109 adet ürünün davalı tarafça sözleşmeye aykırı olarak satışa sunulduğu, anılan sözleşmede adet başı 30 Euro «cezai şart» öngörüldüğünden davacının 723.270 Euro cezai şarta hak kazandığı, her ne kadar 6762 sayılı TTK'nın 24. maddesi uyarınca 818 sayılı BK'nun 161/«son» maddesi «tacirler» hakkında uygulanamaz ise de kararlaştırılan cezanın, tacir olan borçlunun iktisaden mahvına neden olacak derecede ağır ve yüksek olması halinde cezai şartın indiri …
Bu itibarla mahkemece, davalının «zamanaşımı definin» kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davalı tarafça ıslahla artırılan miktara yönelik «zamanaşımı» definde bulunulmuş olup mahkemece, 818 sayılı BK'nun 125. maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklanan alacakların 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu gerekçesiyle bu defi reddedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17454 E. 2014/6936 K.
Ortak:tenkis · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · tacir · Cezai Şart
İncelediğiniz karardaSadece «cezai şart» miktar itibariyle «tacirin» ekonomik mahfına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle «tenkisini» isteyebilir.
O halde, mahkemece, davalının «tacir» olup olmadığı belirlenerek, «cezai şartın» «tenkisinin» gerekip gerekmediğinin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi ve takdiri gerekirken, yazılı gerekçeyle taraflar arasındaki sözleşme hükümleriyle belirlenen cezai şarttan indirim yaplması yerinde görülmemiş, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 161. maddesi uyarınca sözleşmenin tarafları «cezai şartın» miktarını tayinde serbestlerse de hakim fahiş gördüğü cezaları «tenkisle» mükelleftir.
Benzer bu kararda… ekimliği tarafından imzalanmış olmasının mevzuat hükümlerine uygun olduğu, sözleşmenin geçerli ve ilgili bakanlığı (Sağlık Bakanlığı) bağlayıcı mahiyette bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» halinde Bakanlığın sorumlu olacağı, sözleşmenin fiilen uygulanmaz hale geldiği, sözleşme taraflarından birinin kendi iradesiyle başka bir kurumun bünyesinde birleşmesinin fiili imkansızlık olmayıp, sözleşmenin dolaylı ihlali olduğu, davacının «cezai şart» talep hakkının doğduğunun ilke olarak kabul edildiği, sözleşmenin .... maddesiyle sözleşmenin süresinden önce feshi halinde, kurumun 120.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin tümü birlikte değerlendirildiğinde üç yıllık maaş ödemesi karşılığında davacının yaptığı ödemenin tamamının cezai şart olarak ödenmesinin fahiş bulunduğu, BK'nın 161/.... maddesine göre; hakimin fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükellef olduğu, davalı «tacir» olmadığına göre tenkise engel bir durumun bulunmadığı, sözleşmenin fiilen ... ay yürürlükte kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4640 E. 2014/16527 K.
Ortak:tenkis · tacir sıfatı · cezai şart · tacir · temerrüt
İncelediğiniz karardaSadece «cezai şart» miktar itibariyle «tacirin» ekonomik mahfına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle «tenkisini» isteyebilir.
O halde, mahkemece, davalının «tacir» olup olmadığı belirlenerek, «cezai şartın» «tenkisinin» gerekip gerekmediğinin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi ve takdiri gerekirken, yazılı gerekçeyle taraflar arasındaki sözleşme hükümleriyle belirlenen cezai şarttan indirim yaplması yerinde görülmemiş, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun davranmadığı, bu suretle «cezai şartı» ödemesi gerektiği, fakat talep edilen miktarın durum itibariyle fahiş olduğu gerekçesiyle; takdiren indirim yapılarak, davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… önceki yıl için yapılan indirimlerin ve davacının fesihten sonra çalıştığı kurumdan aldığı ücretin gözetilmesinin gerektiği, bunun dışında davacı sunuculuk görevini «ifa» etmediğinden sözleşmede belirlenen kuaförlük ücreti, kostüm ücreti, orkestra ücreti gibi ücretleri isteyemeyeceği, ayrıca sözleşmede belirlenen «cezai şart» faihiş olduğundan mülga BK'nun 161/2. maddesi uyarınca «tenkisinin» uygun görüldüğü, davalının «temerrüde» düşürülmemesi nedeniyle ancak takip tarihinden itibaren faiz istenebileceği, takibe konu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 1.653.120 TL sunuculuk ücreti ve 500.000 TL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 2.153.120 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sadece «cezai şart» miktar itibariyle «tacirin» ekonomik mahvına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle «tenkisini» isteyebilir.
Davalı yargılama sırasından mahkemeye sunduğu dilekçesinde, «cezai şartın» iktisaden mahvına yol açacağını bildirmiş, mahkemece «tenkis» şartları incelenmeden «tacir» olmayan şahıslar için tenkis nedeni olan cezanın fahişliği gerekçesiyle cezai şarttan indirim yapılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · ifa · mahsup · ihtarname · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · kusur
Benzer bu kararda… önceki yıl için yapılan indirimlerin ve davacının fesihten sonra çalıştığı kurumdan aldığı ücretin gözetilmesinin gerektiği, bunun dışında davacı sunuculuk görevini «ifa» etmediğinden sözleşmede belirlenen kuaförlük ücreti, kostüm ücreti, orkestra ücreti gibi ücretleri isteyemeyeceği, ayrıca sözleşmede belirlenen «cezai şart» faihiş olduğundan mülga BK'nun 161/2. maddesi uyarınca «tenkisinin» uygun görüldüğü, davalının «temerrüde» düşürülmemesi nedeniyle ancak takip tarihinden itibaren faiz istenebileceği, takibe konu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 1.653.120 TL sunuculuk ücreti ve 500.000 TL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 2.153.120 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece de kabul edildiği üzere davalının «kusuru» nedeni ile taraflar arasındaki 13.06.2008 tarihli sözleşme feshedildiğinden artık somut olaya uygulanması gerekli mülga 818 sayılı BK'nun 106. vd. maddeleri uyarınca davacının, sözleşmenin ifasından vazgeçtiğini karşı tarafa bildirerek sözleşmenin «ifa» edilmemesi nedeniyle uğradığı zararı isteme hakkı bulunmaktadır.
… e gidildiği, ana sözleşmeye göre ikinci yıla ilişkin yayın döneminin 2009 yılı Eylül ayında taraflarca belirlenecek günde başlayacağı, davacının davalıya gönderdiği «ihtarname» ile davalıdan yeni yayın dönemi ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmesini istediği, 02.10.2009 tarihli ihtarname ile de davalının sözleşmedeki edimlerini yeri …
3- Ayrıca, mahkemece hüküm altına alınan sunuculuk ücreti belirlenirken davacının sözleşmeyi feshettikten sonra çalıştığı başka bir kurumdan aldığı ücretler de sunuculuk ücretinden «mahsup» edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9168 E. 2016/277 K.
Ortak:tenkis · cezai şart · Cezai Şart
İncelediğiniz kararda2- Ayrıca, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 161. maddesi uyarınca sözleşmenin tarafları «cezai şartın» miktarını tayinde serbestlerse de hakim fahiş gördüğü cezaları «tenkisle» mükelleftir.
Sadece «cezai şart» miktar itibariyle «tacirin» ekonomik mahfına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle «tenkisini» isteyebilir.
O halde, mahkemece, davalının «tacir» olup olmadığı belirlenerek, «cezai şartın» «tenkisinin» gerekip gerekmediğinin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi ve takdiri gerekirken, yazılı gerekçeyle taraflar arasındaki sözleşme hükümleriyle belirlenen cezai şarttan indirim yaplması yerinde görülmemiş, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, sözleşmede kararlaştırılan «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Ancak hakim, fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta da taraflar arasında noterden düzenlenen 06.10.2009 tarihli «satış sözleşmesinde», dava dışı ...'nin tüm araç ve gereçleri ve «müşteri portföyü» ile birlikte devir bedelinin (118.000) TL. olduğunun kararlaştırıldığı, «cezai şart» bedelinin ise (165.000) TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · rekabet yasağı · satış sözleşmesi · oy yasağı
Benzer bu karardaMahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların taraflar arasında imzalanan 06.10.2009 tarihli «satış sözleşmesinde» kararlaştırılan «rekabet yasağını» ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da taraflar arasında noterden düzenlenen 06.10.2009 tarihli «satış sözleşmesinde», dava dışı ...'nin tüm araç ve gereçleri ve «müşteri portföyü» ile birlikte devir bedelinin (118.000) TL. olduğunun kararlaştırıldığı, «cezai şart» bedelinin ise (165.000) TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2644 E. , 2013/17920 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/05/2012 tarih ve 2009/583-2012/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan 16/05/2008 tarihli devir satış, hizmet ve danışmanlık başlıklı sözleşme gereğince davalıya ait ...Anaokulu’nun satışı için 275.000,00 TL karşılığı anlaşıldığını, davacının bu miktarı peşin olarak davalıya ödeyip adı geçen anaokulunu satın aldığını, davalının Bahçeşehir'de yeni bir okul açmayacağı konusunda anlaşıldığı halde devredilen anaokuluna çok yakın bir yerde ... adı ile yeni bir ana okulu açtığını, davalının müvekkilini kötülediğini, öğrenci almaya çalıştığını, davalının üzerine aldığı danışmanlık görevlerini de yerine getirmediğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı taktirde birinci yıl için davalının 180.000 Euro cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş;
ıslah dilekçesiyle, ödeme günündeki Merkez Bankası döviz efektif satış kuru üzerinden 180.000,00 Euro karşılığı Türk Lirasının temerrüt faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davalı tarafından açılan anaokulundan haberdar olduğunu, sözleşme bedeli ile cezai şart arasındaki oran ve bu cezai şartın davalının ekonomik yıkımına neden olacağı dikkate alındığında tamamen iptal edilmesi ya da uygun görülecek şekilde kısmi iptaline karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun davranmadığı, bu suretle cezai şartı ödemesi gerektiği, fakat talep edilen miktarın durum itibariyle fahiş olduğu gerekçesiyle; takdiren indirim yapılarak, davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı, taraflar arasında düzenlenen devir, satış, hizmet ve danışmanlık sözleşmesi gereğince, davacnın davalıdan özel anaokulunu devraldığını, davalıyla Bahçeşehir'de yeni bir okul açmayacağı konusunda anlaşıldığını ancak davalının devredilen anaokuluna çok yakın bir yerde yeni bir ana okulu açtığını, davalının müvekkilini kötülediğini, öğrenci almaya çalıştığını, davalının üzerine aldığı danışmanlık görevlerini de yerine getirmediğini belirterek, sözleşme ile belirlenen cezai şartın tahsilini talep etmiş; davalı ise sözleşmenin imzalanması sırasında Bahçeşehir Belediyesinin Başakşehir sınırlarına dahil edilmesiyle oluşan sınır karmaşasının öğrenilmesiyle bu davanın açıldığını, davalının açtığı yeni okulun davacı tarafından zımnen ve fiilen kabullenildiğini, dahası destek olunduğunu, davacının zarara uğramadığını savunmuştur.
Mahkemece davalının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun davranmadığının kabulüyle hüküm kurulmuşsa da sözleşmeye aykırılığın somut gerekçeleri belirtilmeden karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 161. maddesi uyarınca sözleşmenin tarafları cezai şartın miktarını tayinde serbestlerse de hakim fahiş gördüğü cezaları tenkisle mükelleftir. Ancak, Mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 24. maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz bir borçlu Borçlar Kanununun 161/3. maddesinde yazılı olan cezanın fahiş olduğu iddiasıyla cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez. Sadece cezai şart miktar itibariyle tacirin ekonomik mahfına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle tenkisini isteyebilir. Davalı cevap dilekçesinde cezanın tenkisini istemiş, mahkemece tenkis şartları incelenmeden tacir olmayan şahıslar için tenkis nedeni olan cezanın fahişliği gerekçesiyle cezai şarttan indirim yapılmıştır.
O halde, mahkemece, davalının tacir olup olmadığı belirlenerek, cezai şartın tenkisinin gerekip gerekmediğinin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi ve takdiri gerekirken, yazılı gerekçeyle taraflar arasındaki sözleşme hükümleriyle belirlenen cezai şarttan indirim yaplması yerinde görülmemiş, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte belirtilen nedenle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031778500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz