Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17454 E. 2014/6936 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenkis↗ sözleşmeye aykırılık↗ cezai şart↗ harç↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davaya konu sözleşmenin Hastane Başhekimliği tarafından imzalanmış olmasının mevzuat hükümlerine uygun olduğu, sözleşmenin geçerli ve ilgili bakanlığı (Sağlık Bakanlığı) bağlayıcı mahiyette bulunduğu, sözleşmeye aykırılık halinde Bakanlığın sorumlu olacağı, sözleşmenin fiilen uygulanmaz hale geldiği, sözleşme taraflarından birinin kendi iradesiyle başka bir kurumun bünyesinde birleşmesinin fiili imkansızlık olmayıp, sözleşmenin dolaylı ihlali olduğu, davacının cezai şart talep hakkının doğduğunun ilke olarak kabul edildiği, sözleşmenin .... maddesiyle sözleşmenin süresinden önce feshi halinde, kurumun 120.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı,
sözleşmenin tümü birlikte değerlendirildiğinde üç yıllık maaş ödemesi karşılığında davacının yaptığı ödemenin tamamının cezai şart olarak ödenmesinin fahiş bulunduğu, BK'nın 161/.... maddesine göre; hakimin fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükellef olduğu, davalı tacir olmadığına göre tenkise engel bir durumun bulunmadığı, sözleşmenin fiilen ... ay yürürlükte kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Karar ve ilam harcı, hüküm tarihindeki yasa kurallarına tabi olup, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun .../j maddesi gereğince davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaftır.Bu bağlamda mahkemece davalıdan bakiye karar ve ilam harcının tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK'nın 438/7'nci maddesi hükmü gereğince, aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6831 E. 2011/16937 K.
Ortak:tenkis · cezai şart · Cezai Şart
İncelediğiniz kararda… ekimliği tarafından imzalanmış olmasının mevzuat hükümlerine uygun olduğu, sözleşmenin geçerli ve ilgili bakanlığı (Sağlık Bakanlığı) bağlayıcı mahiyette bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» halinde Bakanlığın sorumlu olacağı, sözleşmenin fiilen uygulanmaz hale geldiği, sözleşme taraflarından birinin kendi iradesiyle başka bir kurumun bünyesinde birleşmesinin fiili imkansızlık olmayıp, sözleşmenin dolaylı ihlali olduğu, davacının «cezai şart» talep hakkının doğduğunun ilke olarak kabul edildiği, sözleşmenin .... maddesiyle sözleşmenin süresinden önce feshi halinde, kurumun 120.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin tümü birlikte değerlendirildiğinde üç yıllık maaş ödemesi karşılığında davacının yaptığı ödemenin tamamının cezai şart olarak ödenmesinin fahiş bulunduğu, BK'nın 161/.... maddesine göre; hakimin fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükellef olduğu, davalı «tacir» olmadığına göre tenkise engel bir durumun bulunmadığı, sözleşmenin fiilen ... ay yürürlükte kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… si yönünden isteminin yerinde olduğu, ancak okul ücretlerinin ödenmesi sözleşmesi yönünden davacı bankanın sözleşme şartlarını ihlal etmesi nedeniyle davalı kurumun «haklı nedenle fesih» hakkının doğduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 51.381,00 TL «cezai şart» tutarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişik oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, haksız feshedilen sözleşmeye dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı bankanın dosya içeriğinde mevcut "Personel Maaşlarının Ödenmesi Sözleşmesi" yönünden istem kabul edilmiş, anılan sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarının aynen tahsiline karar verilmiştir.
BK'nun 161/3 ncü maddesi "hakim, fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükelleftir” hükmünü haiz olup, davalı yanın bu yöndeki savunması üzerine durulup tartışılmaksızın davacının talebinin aynen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haklı nedenle fesih · fesih · yasal faiz
Benzer bu kararda… si yönünden isteminin yerinde olduğu, ancak okul ücretlerinin ödenmesi sözleşmesi yönünden davacı bankanın sözleşme şartlarını ihlal etmesi nedeniyle davalı kurumun «haklı nedenle fesih» hakkının doğduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 51.381,00 TL «cezai şart» tutarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişik oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15695 E. 2016/5700 K.
Ortak:tenkis · cezai şart · tacir
İncelediğiniz kararda… ekimliği tarafından imzalanmış olmasının mevzuat hükümlerine uygun olduğu, sözleşmenin geçerli ve ilgili bakanlığı (Sağlık Bakanlığı) bağlayıcı mahiyette bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» halinde Bakanlığın sorumlu olacağı, sözleşmenin fiilen uygulanmaz hale geldiği, sözleşme taraflarından birinin kendi iradesiyle başka bir kurumun bünyesinde birleşmesinin fiili imkansızlık olmayıp, sözleşmenin dolaylı ihlali olduğu, davacının «cezai şart» talep hakkının doğduğunun ilke olarak kabul edildiği, sözleşmenin .... maddesiyle sözleşmenin süresinden önce feshi halinde, kurumun 120.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin tümü birlikte değerlendirildiğinde üç yıllık maaş ödemesi karşılığında davacının yaptığı ödemenin tamamının cezai şart olarak ödenmesinin fahiş bulunduğu, BK'nın 161/.... maddesine göre; hakimin fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükellef olduğu, davalı «tacir» olmadığına göre tenkise engel bir durumun bulunmadığı, sözleşmenin fiilen ... ay yürürlükte kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTarafların şirket ortağı olup, «tacir» olduklarının iddia edilmediği ve davalının cevap dilekçesinde «protokolde» kararlaştırılan «cezai şartın» fahiş olması nedeniyle «geçersiz» olduğunu savunması karşısında, mahkemece cezai şartın fahiş olup olmadığı takdir edilip, fahiş olması halinde «tenkise» gidilmesi gerekirken, anılan hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «hisse devri» nedeniyle şirkete olan müteselsil borçluluğu dolayısıyla 06/03/2014 tarihinde dava konusu «cezai şartın» kaynaklandığı «protokolün» imzalandığı, şirket adresinin daha önce bulunduğu adreste devam edeceğinin aksi halde davalının davacıya cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının «haksız şartın» sözleşmeye konulduğundan haberinin olmadığına yönelik savunmasına, tarafların «tacir» olup, basiretli davranması gerekmesi, cezai şarta ilişkin kısmın protokolün «son» kısmında, imza atılan yerin hemen üzerinde olması ve dolayısıyla bu hususunun davalı tarafından bilinmemesinin mümkün olmaması nedeniyle itibar edilmediği, protoko …
2- Dava, sözleşmede kararlaştırılan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · hisse devri · protokol · geçersizlik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «hisse devri» nedeniyle şirkete olan müteselsil borçluluğu dolayısıyla 06/03/2014 tarihinde dava konusu «cezai şartın» kaynaklandığı «protokolün» imzalandığı, şirket adresinin daha önce bulunduğu adreste devam edeceğinin aksi halde davalının davacıya cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının «haksız şartın» sözleşmeye konulduğundan haberinin olmadığına yönelik savunmasına, tarafların «tacir» olup, basiretli davranması gerekmesi, cezai şarta ilişkin kısmın protokolün «son» kısmında, imza atılan yerin hemen üzerinde olması ve dolayısıyla bu hususunun davalı tarafından bilinmemesinin mümkün olmaması nedeniyle itibar edilmediği, protoko …
Tarafların şirket ortağı olup, «tacir» olduklarının iddia edilmediği ve davalının cevap dilekçesinde «protokolde» kararlaştırılan «cezai şartın» fahiş olması nedeniyle «geçersiz» olduğunu savunması karşısında, mahkemece cezai şartın fahiş olup olmadığı takdir edilip, fahiş olması halinde «tenkise» gidilmesi gerekirken, anılan hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Asıl borç herhangi bir sebeple «geçersiz» ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez.
Ceza koşulunun «geçersiz» olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9168 E. 2016/277 K.
Ortak:tenkis · cezai şart · Cezai Şart
İncelediğiniz kararda… ekimliği tarafından imzalanmış olmasının mevzuat hükümlerine uygun olduğu, sözleşmenin geçerli ve ilgili bakanlığı (Sağlık Bakanlığı) bağlayıcı mahiyette bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» halinde Bakanlığın sorumlu olacağı, sözleşmenin fiilen uygulanmaz hale geldiği, sözleşme taraflarından birinin kendi iradesiyle başka bir kurumun bünyesinde birleşmesinin fiili imkansızlık olmayıp, sözleşmenin dolaylı ihlali olduğu, davacının «cezai şart» talep hakkının doğduğunun ilke olarak kabul edildiği, sözleşmenin .... maddesiyle sözleşmenin süresinden önce feshi halinde, kurumun 120.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin tümü birlikte değerlendirildiğinde üç yıllık maaş ödemesi karşılığında davacının yaptığı ödemenin tamamının cezai şart olarak ödenmesinin fahiş bulunduğu, BK'nın 161/.... maddesine göre; hakimin fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükellef olduğu, davalı «tacir» olmadığına göre tenkise engel bir durumun bulunmadığı, sözleşmenin fiilen ... ay yürürlükte kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, sözleşmede kararlaştırılan «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Ancak hakim, fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta da taraflar arasında noterden düzenlenen 06.10.2009 tarihli «satış sözleşmesinde», dava dışı ...'nin tüm araç ve gereçleri ve «müşteri portföyü» ile birlikte devir bedelinin (118.000) TL. olduğunun kararlaştırıldığı, «cezai şart» bedelinin ise (165.000) TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · rekabet yasağı · satış sözleşmesi · oy yasağı
Benzer bu karardaMahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların taraflar arasında imzalanan 06.10.2009 tarihli «satış sözleşmesinde» kararlaştırılan «rekabet yasağını» ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da taraflar arasında noterden düzenlenen 06.10.2009 tarihli «satış sözleşmesinde», dava dışı ...'nin tüm araç ve gereçleri ve «müşteri portföyü» ile birlikte devir bedelinin (118.000) TL. olduğunun kararlaştırıldığı, «cezai şart» bedelinin ise (165.000) TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2644 E. 2013/17920 K.
Ortak:tenkis · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · tacir · Cezai Şart
İncelediğiniz kararda… ekimliği tarafından imzalanmış olmasının mevzuat hükümlerine uygun olduğu, sözleşmenin geçerli ve ilgili bakanlığı (Sağlık Bakanlığı) bağlayıcı mahiyette bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» halinde Bakanlığın sorumlu olacağı, sözleşmenin fiilen uygulanmaz hale geldiği, sözleşme taraflarından birinin kendi iradesiyle başka bir kurumun bünyesinde birleşmesinin fiili imkansızlık olmayıp, sözleşmenin dolaylı ihlali olduğu, davacının «cezai şart» talep hakkının doğduğunun ilke olarak kabul edildiği, sözleşmenin .... maddesiyle sözleşmenin süresinden önce feshi halinde, kurumun 120.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin tümü birlikte değerlendirildiğinde üç yıllık maaş ödemesi karşılığında davacının yaptığı ödemenin tamamının cezai şart olarak ödenmesinin fahiş bulunduğu, BK'nın 161/.... maddesine göre; hakimin fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükellef olduğu, davalı «tacir» olmadığına göre tenkise engel bir durumun bulunmadığı, sözleşmenin fiilen ... ay yürürlükte kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSadece «cezai şart» miktar itibariyle «tacirin» ekonomik mahfına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle «tenkisini» isteyebilir.
O halde, mahkemece, davalının «tacir» olup olmadığı belirlenerek, «cezai şartın» «tenkisinin» gerekip gerekmediğinin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi ve takdiri gerekirken, yazılı gerekçeyle taraflar arasındaki sözleşme hükümleriyle belirlenen cezai şarttan indirim yaplması yerinde görülmemiş, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 161. maddesi uyarınca sözleşmenin tarafları «cezai şartın» miktarını tayinde serbestlerse de hakim fahiş gördüğü cezaları «tenkisle» mükelleftir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:danışmanlık sözleşmesi · tacir sıfatı · kötüleme · dahili dava · vekalet ücreti · temerrüt
Benzer bu kararda1- Davacı, taraflar arasında düzenlenen devir, satış, hizmet ve «danışmanlık sözleşmesi» gereğince, davacnın davalıdan özel anaokulunu devraldığını, davalıyla Bahçeşehir'de yeni bir okul açmayacağı konusunda anlaşıldığını ancak davalının devredilen anaokuluna çok yakın bir yerde yeni bir ana okulu açtığını, davalının müvekkilini «kötülediğini», öğrenci almaya çalıştığını, davalının üzerine aldığı danışmanlık görevlerini de yerine getirmediğini belirterek, sözleşme ile belirlenen «cezai şartın» tahsilini talep etmiş; davalı ise sözleşmenin imzalanması sırasında Bahçeşehir Belediyesinin Başakşehir sınırlarına «dahil» edilmesiyle oluşan sınır karmaşasının öğrenilmesiyle bu davanın açıldığını, davalının açtığı yeni okulun davacı tarafından zımnen ve fiilen kabullenildiğini, dahas …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun davranmadığı, bu suretle «cezai şartı» ödemesi gerektiği, fakat talep edilen miktarın durum itibariyle fahiş olduğu gerekçesiyle; takdiren indirim yapılarak, davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, Mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 24. maddesi uyarınca «tacir sıfatına» haiz bir borçlu Borçlar Kanununun 161/3. maddesinde yazılı olan cezanın fahiş olduğu iddiasıyla cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13345 E. 2011/7844 K.
Ortak:tenkis · cezai şart · tacir
İncelediğiniz kararda… ekimliği tarafından imzalanmış olmasının mevzuat hükümlerine uygun olduğu, sözleşmenin geçerli ve ilgili bakanlığı (Sağlık Bakanlığı) bağlayıcı mahiyette bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» halinde Bakanlığın sorumlu olacağı, sözleşmenin fiilen uygulanmaz hale geldiği, sözleşme taraflarından birinin kendi iradesiyle başka bir kurumun bünyesinde birleşmesinin fiili imkansızlık olmayıp, sözleşmenin dolaylı ihlali olduğu, davacının «cezai şart» talep hakkının doğduğunun ilke olarak kabul edildiği, sözleşmenin .... maddesiyle sözleşmenin süresinden önce feshi halinde, kurumun 120.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin tümü birlikte değerlendirildiğinde üç yıllık maaş ödemesi karşılığında davacının yaptığı ödemenin tamamının cezai şart olarak ödenmesinin fahiş bulunduğu, BK'nın 161/.... maddesine göre; hakimin fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükellef olduğu, davalı «tacir» olmadığına göre tenkise engel bir durumun bulunmadığı, sözleşmenin fiilen ... ay yürürlükte kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBK.nun 161/3 ncü maddesi "hakim, fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükelleftir” hükmünü haiz olup, bu hükmün, ticari işlerde uygulanması mümkün değildir.(TTK.m.24) .Ancak, anılan bu «son» hüküm mutlak bir kural içermediği, borçlunun «tacir sıfatını» taşımasının, adalet ve «hakkaniyet» sınırlarını aşan, borçlu için ekonomik bir çöküntü (yıkım) yaratan «fahiş cezai şartın» indirime tabi olmasını esasen zorunlu kılmaktadır.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, «protokole» dayalı «cezai şartın» davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, borçlunun «tacir» olduğu da kabul edilmek suretiyle yazılı gerekçelerle kararlaştırılan cezai şart miktarı fahiş olarak değerlendirilip BK.nun 161/3 ncü maddesi uyarınca tenkisi cihetine gidilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu bağlamada mahkemece, davalının «tacir» olduğuna ilişkin denetlenebilir kanıtları da gösterilmeksizin tacir olduğu kabulünden hareketle «cezai şart» miktarının belirlenmesi doğru değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cezai şartın tenkisi · fahiş cezai şart · belirlilik ilkesi · tacir sıfatı · esnaf · ticari faiz · hakkaniyet · ifa
Benzer bu karardaŞirketi’nin ortakları iken davacının şirketteki hissesini 10.01.2007 «vade» tarihinden başlayan 14 adet toplam 120.000 TL bedelli senetler karşılığında davalıya devrettiği, sözkonusu senetlere ek olarak taraflar arasında “«protokol»” başlıklı bir belge düzenlendiği, bu belge içeriğine göre “10.01.2007, 20.01.2007, 30.01.2007, 10.03.2007, 15.03.2007, 20.03.2007, 25.03.2007, 30.03.2007, 05.05.2007, 10.05.2007, 15.05.2007, 20.05.2007, 25.05.2007, 30.05.2007 tarihli senetlerle ilgili olarak her ödenmeyen senet için günü geçtiğinde her gün için 500 YTL «cezai şart» koyulduğu, protokol hükümleri uyarınca yapılan hesaplama sonucu ortaya çıkan 365.000,00 TL cezai şart alacağının, tarafların ekonomik durumları, özel olarak borçlunun ödeme gücü, alacaklının, asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar; borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi ölçütler dikkate alındığında fahiş olarak değerlendirildiği ve BK.nun 161/3 ncü maddesi uyarınca «cezai şartın tenkisi» cihetine gidildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 120.000,00 TL cezai şart alacağının «ticari faizin» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
BK.nun 161/3 ncü maddesi "hakim, fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükelleftir” hükmünü haiz olup, bu hükmün, ticari işlerde uygulanması mümkün değildir.(TTK.m.24) .Ancak, anılan bu «son» hüküm mutlak bir kural içermediği, borçlunun «tacir sıfatını» taşımasının, adalet ve «hakkaniyet» sınırlarını aşan, borçlu için ekonomik bir çöküntü (yıkım) yaratan «fahiş cezai şartın» indirime tabi olmasını esasen zorunlu kılmaktadır.
Somut olaya gelince, mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının «esnaf», davalının ise dava dışı şirket ortaklığı dışında başkaca bir işi yada gelirinin bulunmadığı tespit edilmiş olup, salt şirket ortağı olmanın da davalıya «tacir sıfatını» kazandırmayacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davaya dayanak yapılan borcun asıl miktarı da nazara alınarak, karar yerinde isabetle «belirlenen ilkeler» çerçevesinde davalının «tacir sıfatını» taşımadığı da gözetilerek «cezai şartın» daha uygun ve makul bir oranda tenkisi yerine somut olayla uyuşmayan fahiş yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17454 E. , 2014/6936 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2012 tarih ve 2011/11-2012/161 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.04.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile ... Göğüs Hastalıkları Hastanesi arasında hastane personeli maaşlarının müvekkili aracılığıyla ödenmesi konusunda sözleşme imzalandığını, buna göre 20.000,00 TL'nin ilgili kuruma, 100.000,00 TL'nin ise personel hesaplarına ödendiğini, sözleşmenin ... yıl süreyle yürürlükte kalması gerekirken ... Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nin ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne devredilmesi ve devirden sonra maaş ödemelerinin ... tarafından yapılması nedeniyle sözleşmenin ifasının fiilen durdurulduğunu ileri sürerek, sözleşmenin .... maddesinde düzenlenen cezai şarttan şimdilik ....000,00 TL'nin, 22/03/2012 tarihli ıslah dilekçesiyle 120.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nin müstakil Baştabiplik statüsünün Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün oluru ile kaldırılıp Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliği bünyesinde birleştirildiğini, bu sebeple davacı tarafından maaş ödemesi yapılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davaya konu sözleşmenin Hastane Başhekimliği tarafından imzalanmış olmasının mevzuat hükümlerine uygun olduğu, sözleşmenin geçerli ve ilgili bakanlığı (Sağlık Bakanlığı) bağlayıcı mahiyette bulunduğu, sözleşmeye aykırılık halinde Bakanlığın sorumlu olacağı, sözleşmenin fiilen uygulanmaz hale geldiği, sözleşme taraflarından birinin kendi iradesiyle başka bir kurumun bünyesinde birleşmesinin fiili imkansızlık olmayıp, sözleşmenin dolaylı ihlali olduğu, davacının cezai şart talep hakkının doğduğunun ilke olarak kabul edildiği, sözleşmenin .... maddesiyle sözleşmenin süresinden önce feshi halinde, kurumun 120.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı,
sözleşmenin tümü birlikte değerlendirildiğinde üç yıllık maaş ödemesi karşılığında davacının yaptığı ödemenin tamamının cezai şart olarak ödenmesinin fahiş bulunduğu, BK'nın 161/.... maddesine göre; hakimin fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükellef olduğu, davalı tacir olmadığına göre tenkise engel bir durumun bulunmadığı, sözleşmenin fiilen ... ay yürürlükte kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Karar ve ilam harcı, hüküm tarihindeki yasa kurallarına tabi olup, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun .../j maddesi gereğince davalı Sağlık Bakanlığı harçtan muaftır.Bu bağlamda mahkemece davalıdan bakiye karar ve ilam harcının tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK'nın 438/7'nci maddesi hükmü gereğince, aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 6 nolu bendi tümü ile ile çıkarılarak yerine," 6-Davalı Harçlar Kanununun .../j maddesi gereğince harçtan muaf olduğundan bakiye karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 148,50.-TL peşin harcın kararın kesinleşmesini mütakip istek halinde davacıya iadesine" cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/470331800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz