6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İcra kararının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/98 E. 2024/1545 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilam niteliğinde belge ilam niteliği ödeme emri peşin karar harcı direnme kararı münhasırlık iş bölümü olumsuz oy tenfiz içtihadı birleştirme kararı ihtar tebligat ihtarname dahili dava temsil i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 15.04.2014 tarih, 2013/206 E. ve 2014/154 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 03.06.2015 tarih, 2014/11048 E. ve 2015/8209 K. sayılı ilamı ile dava değeri (1.791.786,71 E.) üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü oranında peşin harcın davacıdan tahsil olunarak yargılama yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur. Davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 09.12.2015 tarih, 2015/13593 E. ve 2015/16537 K. sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

C. Mahkemece Verilen İkinci Karar

Mahkemece 04.10.2017 tarih, 2016/202 E. ve 2017/877 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 13.09.2018 tarih, 2018/96 E. ve 2018/4151 K. sayılı ilamı ile tenfiz isteminin ödeme emrine rağmen altmış gün içinde itirazda bulunulmaması nedeniyle Milano Genel Mahkemesi Legnano Bölümü hâkimliğince çıkarılan ödeme emrinin kesinleştiği yönündeki iddiaya dayandığı, hakimlikçe çıkarılan ödeme emrinin kesinleşmiş olmasının, bu kararı teknik anlamda tenfizi kabil (yargılama sonucu verilmiş) bir ilam olarak nitelendirmeye yeterli olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 13.02.2020 tarih, 2019/970 E. ve 2020/466 K. sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

E. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki gerekçeye ilave olarak, bozma öncesinde T.C. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış ilişkiler Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu kararın tenfizi mümkün bir mahkeme ilamı olup olmadığı hakkında hukuki görüş sorulduğu, 22.04.2013 tarihli yazıda T.C. Dışişleri Bakanlığından alınan 21.03.2013 tarihli ve 2013/46255 sayılı yazının davacı tarafından yaptırılan tercümesinde Legnano Dairesi Koordinatör Hâkimi tarafından “(..) ödemeye dair mahkeme kararına yasada belirtilen süre içerisinde itirazda bulunulmazsa söz konusu karar kesinleşmiş mahkeme kararıyla hukuki açıdan aynı statüye sahip olur. Bu nedenden dolayı (..)Legnano Dairesi tarafından alınan mahkeme kararı altında imzası bulunan yetkilinin görüşü uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararı statüsüne sahiptir” şeklinde açıklama yapıldığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.02.2012 tarihli ve 2010/1 E., 2012/1 K. sayılı kararında da vurgulandığı şekliyle İtalyan usul hukukuna tâbi olarak verilmiş olan bir Mahkeme kararının, mahkeme ilamı niteliğinde olup olmadığının münhasıran İtalya usul hukukuna göre tayin ve tespit olunacağı, bunun yanında T.C. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ile davaya konu kararın kesinleşmiş Mahkeme kararı statüsüne sahip olduğunun bildirildiği, tenfiz istemi yönünden ülkemiz ile İtalya Arasında Adli Himaye Adli Makamların Hukuk ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Müzahereti ve Adli Kararların Tenfizi Mukavelenamesinin 19-21 inci maddelerinde ve 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki koşulların oluştuğu ve aynı maddenin (c) ve (ç) bentlerindeki olumsuz koşulların da bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiasının, tenfiz istemine konu ettiği ödeme emrine müvekkili tarafından 60 gün içinde itirazda bulunulmaması nedeniyle ödeme emrinin kesinleştiği ve bu belgenin tenfizi kabil bir belge haline geldiği hususuna dayandığını, İtalya Devleti Milano Mahkemesi Legano Bölümü'nce çıkarılan ödeme emrinin itiraz olunmayarak kesinleşmiş olmasının, bu kararı yargılama sonucunda verilmiş teknik anlamda tenfizi kabil bir mahkeme kararı olarak nitelendirmeye yeterli olmadığını, tenfizi istenen "ÖDEME EMRİ İHTARNAMESİ" başlıklı belgenin ilam niteliğinde bir belge olmadığını, olsa olsa Türk Hukukundaki benzer karşılığı olarak ilamsız ihtara bağımlı verilmiş bir icra kararı olarak değerlendirilebileceğini, nitekim yerel mahkemenin kararının gerekçe bölümünde de tenfizi istenen belgeden açıkça "ödeme emri" olarak söz edildiğini, yargılamanın devamı aşamasında davacı şirket tarafından müvekkiline ikinci kere 13.02.2012 tarihinde "ödeme emri ihtarnamesi" başlıklı aynı içerikte yeni bir tebligat daha gönderildiğini, davaya konu edilen belge de müvekkil şirketin yetkililerinin yabancı yer mahkemesince usulüne uygun bir çağrı yapılmadığı görülmekte ve/veya o mahkemede temsil edilmesi gerekeceği konusunda herhangi bir açıklama yapılmadığını, hatta müvekkilinin bu ihtara-ödeme emrine karşı nereye, nasıl ve ne şekilde itiraz edeceği bilgilerine de yer verilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C.Dairemizin İnceleme Kararı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D.Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2022 tarih, 2022/11-880 E. ve 2022/1750 K. sayılı ilâmı ile davacı tarafından tenfizi talep edilen İtalya Devleti Milano Mahkemesi Legnano Bölümünün 21.12.2009 tarihli ve 1247/09 sayılı kararında; anılan mahkemenin kendi usul kurallarına göre belirli bir miktar alacağın tahsilinin hüküm altına alındığı ve bu haliyle 5718 sayılı Kanun'un 50 nci ve devamındaki maddeler kapsamında tanımlanan tenfizi mümkün olan bir mahkeme ilamı niteliğinde olduğu, dolayısıyla yabancı mahkemenin kendi hukukuna uygun şekilde vermiş olduğu dava konusu kararın, ülkemizdeki usul hukuku kurallarına göre bir icra emri veya emirname olarak değerlendirilerek tenfizi kabil bir ilam niteliğinde olmadığının söylenemeyeceği gerekçesi ile temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

E.Dairemizin Son Kararı

Dairenin 05.07.2023 tarih, 2023/3242 E. ve 2023/4172 K. sayılı kararıyla, usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davalı vekili; karar düzeltme dilekçesinde temyiz istemlerini tekrar ederek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; Italyan Milano Mahkemesi Legnano Bölümünün 21.12.2009 tarih ve 1247/09 sayılı ve faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkin kararının tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5718 sayılı Kanun'un 50 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İcra kararının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3242 E. 2023/4172 K.

    Ortak: · İcra kararının tenfizi, Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7053 E. 2016/1130 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2128 E. 2023/5710 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Tanıma ve tenfiz | Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2149 E. 2024/4998 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtrazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9127 E. 2013/12702 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2702 E. 2013/2920 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/98 E.  ,  2024/1545 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/137 Esas, 2020/306 Karar

vekili Avukat ...

...

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Kabul

KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalı vekili

Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; İtalya Devleti Milano Mahkemesi Legano Bölümü’nün 21.12.2009 tarihinde verdiği 1247/09 sayılı kararı ile davalı şirketin müvekkiline KDV dahil 1.791.786,71 euro bedelindeki faturaya konu borcunu ödemesine hükmettiğini, bu kararın 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi hükmü uyarınca tenfiz şartlarını taşıdığını ileri sürerek anılan yabancı Mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kararın ödeme emri vasfında olduğunu, dolayısıyla ilam niteliği bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 15.04.2014 tarih, 2013/206 E. ve 2014/154 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 03.06.2015 tarih, 2014/11048 E. ve 2015/8209 K. sayılı ilamı ile dava değeri (1.791.786,71 E.) üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü oranında peşin harcın davacıdan tahsil olunarak yargılama yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur. Davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 09.12.2015 tarih, 2015/13593 E. ve 2015/16537 K. sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

C. Mahkemece Verilen İkinci Karar

Mahkemece 04.10.2017 tarih, 2016/202 E. ve 2017/877 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 13.09.2018 tarih, 2018/96 E. ve 2018/4151 K. sayılı ilamı ile tenfiz isteminin ödeme emrine rağmen altmış gün içinde itirazda bulunulmaması nedeniyle Milano Genel Mahkemesi Legnano Bölümü hâkimliğince çıkarılan ödeme emrinin kesinleştiği yönündeki iddiaya dayandığı, hakimlikçe çıkarılan ödeme emrinin kesinleşmiş olmasının, bu kararı teknik anlamda tenfizi kabil (yargılama sonucu verilmiş) bir ilam olarak nitelendirmeye yeterli olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Davacı vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin 13.02.2020 tarih, 2019/970 E. ve 2020/466 K. sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

E. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki gerekçeye ilave olarak, bozma öncesinde T.C. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış ilişkiler Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu kararın tenfizi mümkün bir mahkeme ilamı olup olmadığı hakkında hukuki görüş sorulduğu, 22.04.2013 tarihli yazıda T.C. Dışişleri Bakanlığından alınan 21.03.2013 tarihli ve 2013/46255 sayılı yazının davacı tarafından yaptırılan tercümesinde Legnano Dairesi Koordinatör Hâkimi tarafından “(..) ödemeye dair mahkeme kararına yasada belirtilen süre içerisinde itirazda bulunulmazsa söz konusu karar kesinleşmiş mahkeme kararıyla hukuki açıdan aynı statüye sahip olur. Bu nedenden dolayı (..)Legnano Dairesi tarafından alınan mahkeme kararı altında imzası bulunan yetkilinin görüşü uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararı statüsüne sahiptir” şeklinde açıklama yapıldığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.02.2012 tarihli ve 2010/1 E., 2012/1 K.

sayılı kararında da vurgulandığı şekliyle İtalyan usul hukukuna tâbi olarak verilmiş olan bir Mahkeme kararının, mahkeme ilamı niteliğinde olup olmadığının münhasıran İtalya usul hukukuna göre tayin ve tespit olunacağı, bunun yanında T.C. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ile davaya konu kararın kesinleşmiş Mahkeme kararı statüsüne sahip olduğunun bildirildiği, tenfiz istemi yönünden ülkemiz ile İtalya Arasında Adli Himaye Adli Makamların Hukuk ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Müzahereti ve Adli Kararların Tenfizi Mukavelenamesinin 19-21 inci maddelerinde ve 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki koşulların oluştuğu ve aynı maddenin (c) ve (ç) bentlerindeki olumsuz koşulların da bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiasının, tenfiz istemine konu ettiği ödeme emrine müvekkili tarafından 60 gün içinde itirazda bulunulmaması nedeniyle ödeme emrinin kesinleştiği ve bu belgenin tenfizi kabil bir belge haline geldiği hususuna dayandığını, İtalya Devleti Milano Mahkemesi Legano Bölümü'nce çıkarılan ödeme emrinin itiraz olunmayarak kesinleşmiş olmasının, bu kararı yargılama sonucunda verilmiş teknik anlamda tenfizi kabil bir mahkeme kararı olarak nitelendirmeye yeterli olmadığını, tenfizi istenen "ÖDEME EMRİ İHTARNAMESİ" başlıklı belgenin ilam niteliğinde bir belge olmadığını, olsa olsa Türk Hukukundaki benzer karşılığı olarak ilamsız ihtara bağımlı verilmiş bir icra kararı olarak değerlendirilebileceğini, nitekim yerel mahkemenin kararının gerekçe bölümünde de tenfizi istenen belgeden açıkça "ödeme emri" olarak söz edildiğini, yargılamanın devamı aşamasında davacı şirket tarafından müvekkiline ikinci kere 13.02.2012 tarihinde "ödeme emri ihtarnamesi" başlıklı aynı içerikte yeni bir tebligat daha gönderildiğini, davaya konu edilen belge de müvekkil şirketin yetkililerinin yabancı yer mahkemesince usulüne uygun bir çağrı yapılmadığı görülmekte ve/veya o mahkemede temsil edilmesi gerekeceği konusunda herhangi bir açıklama yapılmadığını, hatta müvekkilinin bu ihtara-ödeme emrine karşı nereye, nasıl ve ne şekilde itiraz edeceği bilgilerine de yer verilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C.Dairemizin İnceleme Kararı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D.Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2022 tarih, 2022/11-880 E. ve 2022/1750 K. sayılı ilâmı ile davacı tarafından tenfizi talep edilen İtalya Devleti Milano Mahkemesi Legnano Bölümünün 21.12.2009 tarihli ve 1247/09 sayılı kararında; anılan mahkemenin kendi usul kurallarına göre belirli bir miktar alacağın tahsilinin hüküm altına alındığı ve bu haliyle 5718 sayılı Kanun'un 50 nci ve devamındaki maddeler kapsamında tanımlanan tenfizi mümkün olan bir mahkeme ilamı niteliğinde olduğu, dolayısıyla yabancı mahkemenin kendi hukukuna uygun şekilde vermiş olduğu dava konusu kararın, ülkemizdeki usul hukuku kurallarına göre bir icra emri veya emirname olarak değerlendirilerek tenfizi kabil bir ilam niteliğinde olmadığının söylenemeyeceği gerekçesi ile temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

E.Dairemizin Son Kararı

Dairenin 05.07.2023 tarih, 2023/3242 E. ve 2023/4172 K. sayılı kararıyla, usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davalı vekili; karar düzeltme dilekçesinde temyiz istemlerini tekrar ederek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; Italyan Milano Mahkemesi Legnano Bölümünün 21.12.2009 tarih ve 1247/09 sayılı ve faturaya dayalı alacağın tahsiline ilişkin kararının tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

5718 sayılı Kanun'un 50 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple

Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030880800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.