İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2128 E. 2023/5710 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme emrinin iptali↗ ödeme emri tebliği↗ ödeme emri↗ icra hukuk mahkemesi↗ itirazın iptali davası↗ vekâlet ücreti↗ şikayet↗ dava şartı yokluğu↗ yargılama giderleri↗ icra takibine itiraz↗ iptal davası↗ temlik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ tebligat↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibe ilişkin ödeme emrinin tebliğ işleminin usulsüz olduğundan bahisle Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile şikayet yoluna gidildiği, mahkemece 27.10.2017 tarihinde ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline karar verildiği, kararın 12.10.2018 tarihinde istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği, ödeme emrinin iptal edilmesi nedeniyle davalı borçlulara icra dairesince yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiğinden ve davalı borçluların bu ödeme emrinin tebliği üzerine yeniden itiraz hakkı bulunduğundan itirazın iptaline ilişkin işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına, davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haksız olduğundan yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın konusuz kaldığına ilişkin kararının hatalı olduğu, icra hukuk mahkemesinin ödeme emrinin iptaline yönelik kararının takip dayanağı belgelerin ödeme emrinde bulunmamasına ilişkin olduğunu, bu nedenle borçluya yeni bir ödeme emri gönderilmeyeceğini, sadece dayanak belgelerin tebliğ edileceğini, bu nedenle itirazın iptali davasının incelenmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davası devam ederken, davaya konu takibin dayanağı ödeme emrinin Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E., 2017/833 K. sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, ödeme emrinin icra hukuk mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, mahkemece davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar icra mahkemesince ödeme emrinin tebliğ iptaline karar verilmişse de bu durumun borçlu davalıların itiraz iradesini ortadan kaldırmadığını, icra mahkemesinin ödeme emrinin tebliğine ilişkin işlemin iptali kararının ödeme emri metninin içeriğine ilişkin olmayıp takip dayanağı belgelerin ödeme emri tebligatında bulunmamasına ilişkin olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370, 371 ve 114 üncü maddeleri ile 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı Kanun'un 58, 60 ve 67 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik alan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2702 E. 2013/2920 K.
Ortak:ödeme emri
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» işleminin usulsüz olduğundan bahisle Bursa 7.
İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile «şikayet» yoluna gidildiği, mahkemece 27.10.2017 tarihinde «ödeme emrinin tebliğ» işleminin iptaline karar verildiği, kararın 12.10.2018 tarihinde istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği, «ödeme emrinin iptal» edilmesi nedeniyle davalı borçlulara icra dairesince yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiğinden ve davalı borçluların bu ödeme emrinin tebliği üzerine yeniden itiraz hakkı bulunduğundan itirazın iptaline ilişkin işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haksız olduğundan «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın konusuz kaldığına ilişkin kararının hatalı olduğu, «icra hukuk» mahkemesinin «ödeme emrinin iptaline» yönelik kararının takip dayanağı belgelerin ödeme emrinde bulunmamasına ilişkin olduğunu, bu nedenle borçluya yeni bir ödeme emri gönderilmeyeceğini, sadece dayana …
Benzer bu karardaSigorta A.Ş. tarafından takip yapılmış, icra müdürlüğünce «yetkisizlik» kararı verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine 04.03.2011 tarihinde alacaklı olarak Yapı Kredi Sigorta A.Ş. yazılmak suretiyle davalı hakkında yeniden takip «ödeme emri» düzenlenmiştir.
Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen «ödeme emri» ekinde sunulan vekaletnamede davacı vekilinin aynı zamanda ... ...
Bu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · maddi hatanın düzeltilmesi · maddi hata · sigorta sözleşmesi · rücu · yetkisizlik kararı · hasar · zamanaşımı
Benzer bu karardaBu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, «sigorta sözleşmesi» sonucu «rücu» isteminden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. ...
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı hakkında icra takibinin 04.03.2011'de yapıldığı, «hasarın» ise ....02.2007 tarihinde meydana geldiği, ...
1268. maddesi gereğince iki yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7053 E. 2016/1130 K.
Ortak:ödeme emri · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E., 2017/833 K. sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, «ödeme emrinin» «icra hukuk» mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, mahkemece davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibe ilişkin «ödeme emrinin tebliğ» işleminin usulsüz olduğundan bahisle Bursa 7.
İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile «şikayet» yoluna gidildiği, mahkemece 27.10.2017 tarihinde «ödeme emrinin tebliğ» işleminin iptaline karar verildiği, kararın 12.10.2018 tarihinde istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği, «ödeme emrinin iptal» edilmesi nedeniyle davalı borçlulara icra dairesince yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiğinden ve davalı borçluların bu ödeme emrinin tebliği üzerine yeniden itiraz hakkı bulunduğundan itirazın iptaline ilişkin işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığına», davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haksız olduğundan «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
İcra takip dosyasında, borçlu olarak adı geçen davalıya da «ödeme emri» gönderilmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · donatan · rücuen tahsil · navlun · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» «rücuen tahsili» için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
İcra Müdürlüğünün «acenteye» gönderdiği «ödeme emri», daha önce takibe itiraz eden borçlu davalı hakkında ikinci bir ödeme emri niteliğinde ve ilk ödeme emrini ortadan kaldıracak ve iptali sonucunu doğuran işlem niteliğinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2128 E. , 2023/5710 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı Çeliteks Tekstil Akaryakıt Mak. Ltd. Şti. arasında akdedilen kredi sözleşmesine davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın katedildiğini, gönderilen ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali, takibin devamı ile davalılar aleyhine %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin iptali için 20.10.2017 tarihinde Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile dava açtıklarını, ödeme emri ile birlikte takip dayanağı belgelerin tebliğ edilmediğini, müvekkillerine tebliğ edilen ödeme emrinin açıkça 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 58 inci ve 60 ıncı maddesi hükümlerine aykırı olduğunu, Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.10.2017 tarih, 2017/940 E., 2017/833 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline karar verildiğini, davacı tarafın söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğunu, dosyanın henüz Bölge Adliye Mahkemesinde değerlendirildiğini, Bursa 7.
İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ödeme emrinin iptali kararı kesinleştiğinde yeniden bir ödeme emri düzenlenerek taraflarına tebliğe çıkarılması gerekeceğinden konusu kalmayan itirazın iptali davasının reddine, istinaf başvurusunun bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu takibe ilişkin ödeme emrinin tebliğ işleminin usulsüz olduğundan bahisle Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E. sayılı dosyası ile şikayet yoluna gidildiği, mahkemece 27.10.2017 tarihinde ödeme emrinin tebliğ işleminin iptaline karar verildiği, kararın 12.10.2018 tarihinde istinaf kanun yolundan geçerek kesinleştiği, ödeme emrinin iptal edilmesi nedeniyle davalı borçlulara icra dairesince yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiğinden ve davalı borçluların bu ödeme emrinin tebliği üzerine yeniden itiraz hakkı bulunduğundan itirazın iptaline ilişkin işbu davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına, davacı dava tarihi itibarıyla dava açmakta haksız olduğundan yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın konusuz kaldığına ilişkin kararının hatalı olduğu, icra hukuk mahkemesinin ödeme emrinin iptaline yönelik kararının takip dayanağı belgelerin ödeme emrinde bulunmamasına ilişkin olduğunu, bu nedenle borçluya yeni bir ödeme emri gönderilmeyeceğini, sadece dayanak belgelerin tebliğ edileceğini, bu nedenle itirazın iptali davasının incelenmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davası devam ederken, davaya konu takibin dayanağı ödeme emrinin Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/940 E., 2017/833 K. sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, ödeme emrinin icra hukuk mahkemesince iptal edilmesi durumunda, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, mahkemece davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar icra mahkemesince ödeme emrinin tebliğ iptaline karar verilmişse de bu durumun borçlu davalıların itiraz iradesini ortadan kaldırmadığını, icra mahkemesinin ödeme emrinin tebliğine ilişkin işlemin iptali kararının ödeme emri metninin içeriğine ilişkin olmayıp takip dayanağı belgelerin ödeme emri tebligatında bulunmamasına ilişkin olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370, 371 ve 114 üncü maddeleri ile 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı Kanun'un 58, 60 ve 67 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik alan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963360900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz