6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigortalanabilir menfaat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1777 E. 2011/10932 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigortalanabilir menfaat aktif husumet yokluğu aktif husumet sigorta sözleşmesi satım sözleşmesi alacak davası husumet yokluğu taşıyan hasar teslim husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin hasarın en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine teslimi ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan alacak davası olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir. Zira, dava dışı sigortalı tarafından yapılan satımın faturalara CIF satım olarak yazılması tek başına satıcının sigorta yapmakta menfaati olmadığı sonucunu doğurmaz. Alıcı ve satıcı arasında yapılan satım sözleşmesinin CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere taşıyana teslimi ile nef’i ve hasar alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından sigorta menfaati kendisinde olacak şekilde sigorta sözleşmesi yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın gerçekten CIF satımın unsurlarını içerip içermediğinin tespiti gerekir. Bu durumda, mahkemece davacının bu yöndeki iddiaları araştırılarak, dava dışı sigortalı tarafından yapılan satımın CIF satım niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1733 E. 2010/7352 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4993 E. 2020/3604 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3616 E. 2015/10461 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Cif teslim

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18638 E. 2014/7694 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ön inceleme aşaması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11889 E. 2014/15918 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/1777 E.  ,  2011/10932 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 12.11.2009 tarih ve 2007/452 - 2009/412 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlendiğini, taşıyıcı olan davalının sigortalı emtiayı varma yerine eksik ulaştırması nedeniyle sigortalı firmaya hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, toplam 15.236 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin hasarın en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine teslimi ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan alacak davası olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir. Zira, dava dışı sigortalı tarafından yapılan satımın faturalara CIF satım olarak yazılması tek başına satıcının sigorta yapmakta menfaati olmadığı sonucunu doğurmaz. Alıcı ve satıcı arasında yapılan satım sözleşmesinin CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere taşıyana teslimi ile nef’i ve hasar alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından sigorta menfaati kendisinde olacak şekilde sigorta sözleşmesi yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın gerçekten CIF satımın unsurlarını içerip içermediğinin tespiti gerekir.

Bu durumda, mahkemece davacının bu yöndeki iddiaları araştırılarak, dava dışı sigortalı tarafından yapılan satımın CIF satım niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030867000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.