Sigortalanabilir menfaat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1777 E. 2011/10932 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigortalanabilir menfaat↗ aktif husumet yokluğu↗ aktif husumet↗ sigorta sözleşmesi↗ satım sözleşmesi↗ alacak davası↗ husumet yokluğu↗ taşıyan↗ hasar↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin hasarın en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine teslimi ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan alacak davası olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir. Zira, dava dışı sigortalı tarafından yapılan satımın faturalara CIF satım olarak yazılması tek başına satıcının sigorta yapmakta menfaati olmadığı sonucunu doğurmaz. Alıcı ve satıcı arasında yapılan satım sözleşmesinin CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere taşıyana teslimi ile nef’i ve hasar alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından sigorta menfaati kendisinde olacak şekilde sigorta sözleşmesi yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın gerçekten CIF satımın unsurlarını içerip içermediğinin tespiti gerekir. Bu durumda, mahkemece davacının bu yöndeki iddiaları araştırılarak, dava dışı sigortalı tarafından yapılan satımın CIF satım niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1733 E. 2010/7352 K.
Ortak:sigortalanabilir menfaat · aktif husumet yokluğu · aktif husumet · husumet yokluğu · hasar · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan «alacak davası» olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir.
Alıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
Benzer bu kararda1-Dava, davacıya taşıma «rizikolarına» karşı sigortalanmış emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davalı, taşınan emtianın CIF satışa konu olduğunu, bu nedenle davacının «sigorta ettireninin» emtia üzerinde korunmaya değer bir menfaatinin kalmadığını, emtiada oluşan hasardan dolayı tazminat talep hakkının alıcıya ait olduğunu, bu nedenle davacının taşınan mal üzerinde hukuken korunmaya değer bir hakkı kalmamış olan sigortalısına yaptığı ödemenin geçerli bir «halefiyet» hakkı doğurmayacağından davanın «aktif husumet yokluğundan» reddini istemiştir.
Mahkemece, sigortalıya satış bedelinin ödenmediği hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden sigortalının emtia üzerinde menfaatinin kalmadığı, bu durumda davacının sigortalıya yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir «halefiyetinin» olmayacağı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya Konu emtianın taşınması sırasında meydana gelen «hasarda» davalı «taşıyıcının» «müterafik kusuru» olduğu anlaşılmış ise de davacının sigortalısına satış bedelinin ödenmediği hususunu ispat edemediği, bu durumda sigortalının dolayısıyla davacı ... şirketinin «halefiyet» gereği emtia ile menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle davacının davada «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · halefiyet · sigorta ettiren · riziko · taşıyıcı · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya Konu emtianın taşınması sırasında meydana gelen «hasarda» davalı «taşıyıcının» «müterafik kusuru» olduğu anlaşılmış ise de davacının sigortalısına satış bedelinin ödenmediği hususunu ispat edemediği, bu durumda sigortalının dolayısıyla davacı ... şirketinin «halefiyet» gereği emtia ile menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle davacının davada «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davacıya taşıma «rizikolarına» karşı sigortalanmış emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davalı, taşınan emtianın CIF satışa konu olduğunu, bu nedenle davacının «sigorta ettireninin» emtia üzerinde korunmaya değer bir menfaatinin kalmadığını, emtiada oluşan hasardan dolayı tazminat talep hakkının alıcıya ait olduğunu, bu nedenle davacının taşınan mal üzerinde hukuken korunmaya değer bir hakkı kalmamış olan sigortalısına yaptığı ödemenin geçerli bir «halefiyet» hakkı doğurmayacağından davanın «aktif husumet yokluğundan» reddini istemiştir.
… en bu hususun belirlenmesi için yurt dışı satıma ilişkin gümrük belgeleri ve ihracat dosyası incelenerek sonucuna göre davacının yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir «halefiyet» hakkını kazanıp kazanmadığının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, sigortalıya satış bedelinin ödenmediği hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden sigortalının emtia üzerinde menfaatinin kalmadığı, bu durumda davacının sigortalıya yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir «halefiyetinin» olmayacağı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4993 E. 2020/3604 K.
Ortak:sigortalanabilir menfaat · sigorta sözleşmesi · hasar · teslim · dava şartı
İncelediğiniz karardaAlıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK’nın 1408. maddesi gereğince «sigorta sözleşmesinin» yapılması anında, «sigortalanan menfaat» mevcut değilse, sigorta sözleşmesi «geçersiz» sayılacaktır.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
Şu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya «teslim» edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin «lehdarı» da kendisi olan bir «sigorta sözleşmesi» yaptırmakta «hukuki yararının» bulunmayacağı dikkate alınarak; «hakem» heyetince öncelikle yabancı dildeki «konişmento», «fatura» ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim şekli · nakliyat emtia sigortası · konişmento · lehdar · münhasırlık · hakem kararı · riziko · rücuen tazminat
Benzer bu karardaŞu halde, taşınan emtianın yükleme limanında alıcıya «teslim» edildiği ve CIF satış bedelinin de tahsil edilmiş olduğu kabul edildiğinde satıcı gönderenin «lehdarı» da kendisi olan bir «sigorta sözleşmesi» yaptırmakta «hukuki yararının» bulunmayacağı dikkate alınarak; «hakem» heyetince öncelikle yabancı dildeki «konişmento», «fatura» ve sair evraklar tercüme ettirilip anılan belgeler üzerinde yukarıda açıklanan doğrultuda sigorta sözleşmesinin geçerliliği hususu üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
CIF (cost, insurance and freight) satış türü, mal bedeli, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve «teslim şeklini» ifade etmekte olup «münhasıran» deniz aşan taşımalara konu edilen emtianın satış türüne işaret etmektedir.
CIF satışlarda emtia üzerindeki «hasar» ve menfaat alıcıya yükleme limanında geçecek, taşıma esnasındaki «rizikolara» karşı satıcı alıcı taraf yararına bir «sigorta sözleşmesi» yapmakla mükellef olacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3616 E. 2015/10461 K.
Ortak:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · sigorta sözleşmesi · husumet yokluğu · hasar · teslim · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Alıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan «alacak davası» olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir.
Benzer bu karardaTekstil firmasının da mal bedelini alıcıdan tahsil ettiği, bu durumda hasardan ötürü zarar görenin alıcı Azerbaycan İstihsalat Birliği olduğu, zarara uğramayan şirkete (Ö.Tekstil) yapılan ödeme nedeniyle davacının kendi «sorumluluk sigortacına» «sigorta sözleşmesi» gereğince dava açamayacağı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece taşımaya konu emtiaların «teslim şeklinin» CIF olduğu, mal bedelini tahsil etmiş olan satıcı firmanın «hasara» uğrayan emtia nedeniyle zarara uğramadığı, zarara uğramayan şirkete yapılan ödeme nedeniyle açılan «rücu» davasında davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uluslararası Taşımacılık'a yaptığı ödemeyi «sigorta poliçesi» gereğince davalı-«sorumluluk sigortacısından» tahsilini talep ettiği, ancak taşımaya konu emtiaların «teslim şeklinin» (CİF) olarak belirtildiği, CIF satışlarda meydana gelen «hasar» bedelinin satıcıya ödenmesi gerektiği, satıcı Ö.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim şekli · gümrük beyannamesi · fiili taşıyıcı · üst taşıyıcı · taşıtan · ba beyannamesi · aktif husumet ehliyeti · sorumluluk sigortası
Benzer bu karardaDava, CMR «sorumluluk sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece taşımaya konu emtiaların «teslim şeklinin» CIF olduğu, mal bedelini tahsil etmiş olan satıcı firmanın «hasara» uğrayan emtia nedeniyle zarara uğramadığı, zarara uğramayan şirkete yapılan ödeme nedeniyle açılan «rücu» davasında davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, kesinleşen mahkeme kararı gerekçesindeki “«taşıtanın» zararının ödenerek haklarına halef olma” dava koşulu yerine getirildiğine göre, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dosyada mevcut İran Devleti yetkililerince düzenlenen «gümrük beyannamesinde» CIF «kaydı» bulunduğundan bahisle ve yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Uluslararası Taşımacılık'a yaptığı ödemeyi «sigorta poliçesi» gereğince davalı-«sorumluluk sigortacısından» tahsilini talep ettiği, ancak taşımaya konu emtiaların «teslim şeklinin» (CİF) olarak belirtildiği, CIF satışlarda meydana gelen «hasar» bedelinin satıcıya ödenmesi gerektiği, satıcı Ö.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada mahkemenin kesinleşen 02.06.2009 tarihli 2008/104 Esas 2009/357 Karar sayılı kararı ve bu kararın onanmasına ilişkin Dairemiz'in 10.12.2012 tarih 2011/14080 Esas 2012/20325 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, işbu dava «taşıtan»-satıcıya ödeme yapan «üst taşıyıcı» İ.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18638 E. 2014/7694 K.
Ortak:aktif husumet · hasar · teslim · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan «alacak davası» olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir.
Alıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, malın CİF «teslim» şeklinde satıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, CİF satışta satılan malların geminin küpeştesine geçtiği andan itibaren nef'i ve «hasarın» alıcıya geçeceği, zararla ilgili dava açma hakkının alıcıya ait olduğu, alacaklının henüz parasını tahsil edememesinin diğer bir deyişle teslimde ödeme halinin bu kuralın istisnasını oluşturduğu, bu taktirde mal teslim edilinceye kadar satıcının, satış bedelini tahsil edemeyeceğinden ve hasar gördüğü taktirde de hasar gören kısmın bedelini alıcıdan alamayacağından sigorta ettirme ve hasar gören kısım için sigorta şirketinden tazminat isteme hakkının olacağı, CİF satışta, malın bedelinin alacaklı tarafından ödenmediğini «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, davacı vekilinin «ticari defterlerinden» başka delil sunmalarının mümkün olmadığını bildirdiği, oysa mal bedelini tahsil etmelerine rağmen defterlerine bu durumu yazmamış olmaları yada henüz yazmamış olmalarının mümkün olduğu, bu durumun mal bedelinin tahsil edilmediğini ispata yeterli olmayacağından defterlerinin incelenmesine gerek görülmediği, bedelin henüz ödenmediğine dair hiçbir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava «ehliyeti» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati «teslime» kadar devam edeceğinden taşıma sırasında «hasar» meydana gelmesi halinde de sorumlulara «müracaat hakkı» bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının tüm «delilleri toplanarak» dava konusu taşımanın tamamen CİF satış koşullarında yapılıp yapılmadığının, mal bedelinin satıcı tarafından alınıp alınmadığının tespiti ile sonucuna göre davacının «aktif husumet ehliyetinin» değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müracaat hakkı · gümrük beyannamesi · nakliyat sigortası · delillerin toplanmaması · ba beyannamesi · aktif husumet ehliyeti · satış sözleşmesi · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının tüm «delilleri toplanarak» dava konusu taşımanın tamamen CİF satış koşullarında yapılıp yapılmadığının, mal bedelinin satıcı tarafından alınıp alınmadığının tespiti ile sonucuna göre davacının «aktif husumet ehliyetinin» değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, somut olayda davacı taraf, malların CIF satış yöntemi ile «teslimi» hususunda karşı tarafla anlaşıldığını, ödeme noktasında ise tarafların genel kuraldan ayrıldıklarını ve ödemenin mal mukabilinde yapılmasının kararlaştırıldığını ileri sürmüş olup gerçekten de dosyaya sunulan «gümrük beyannamesinde» ödemenin mal mukabili olduğu belirtilmiş ve bu belgede yazılı banka şubesinin ismi davaya konu taşınan malların faturasına da yazılmıştır.
Dava, davalı sigorta şirketine «nakliyat sigorta poliçesi» ile sigortalanan emtianın, diğer davalı tarafından Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında meydana geldiği iddia olunan «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Somut olaya uygulanması gerekli mülga 6762 sayılı TTK'nın 1139 vd. maddelerinde düzenlenen CIF «satış sözleşmesinde», mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek «hasarlar» için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra aynı Yasa'nın 1143. maddesi uyarınca satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kal …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11889 E. 2014/15918 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi · satım sözleşmesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaAlıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaC. isimli firmaya 21.11.2012 tarihinde iade edildiğine ilişkin «protokol» yapıldığını beyan ettiği, yerleşik Yargıtay kararlarına göre, CIF/FOB satışlarda sigortalanan mallar üzerindeki «hasar»/yarar alıcıya geçse dahi, «sigorta sözleşmesinin» tarafı olan satıcının, satım bedelinin ödenmemesi sebebiyle mallar üzerinde menfaatinin bulunduğunun kabul edildiği, somut olayda ise, dava tarihi itibariyle sigortalı satıcının «satım sözleşmesinden» kaynaklanan bedeli tahsil ettiğinin 15.02.2013 tarihli yazıyla ortaya çıktığı, bu sebeple davacı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle geçerli şekilde halef olduğu ya da «temlik» aldığı bir alacak hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece, dava tarihi itibariyle sigortalı satıcının «satım sözleşmesinden» kaynaklanan bedelini tahsil ettiği, bu sebeple davacı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle geçerli şekilde halef olduğu ya da «temlik» aldığı bir alacak hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Corp arasında düzenlenen 21/11/2012 tarihli «protokol» ile 16/03/2010 ve 03/11/2009 tarihli kontratlar kapsamında satılan ve bedeli ödenen mallardan, kullanılamaz halde olduğu için alıcı tarafından «teslim» alınmayıp iade edilen ve sigortacı tarafından bedeli P.Tekstil Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · mahsup · temlik · protokol · feragat · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaŞti'nin borcundan «mahsup» edileceği, «protokol» şartlarının gerçekleşmesi ile alıcı tarafından açılmış takip ve davalardan «feragat» edileceği kararlaştırılmıştır.
C. isimli firmaya 21.11.2012 tarihinde iade edildiğine ilişkin «protokol» yapıldığını beyan ettiği, yerleşik Yargıtay kararlarına göre, CIF/FOB satışlarda sigortalanan mallar üzerindeki «hasar»/yarar alıcıya geçse dahi, «sigorta sözleşmesinin» tarafı olan satıcının, satım bedelinin ödenmemesi sebebiyle mallar üzerinde menfaatinin bulunduğunun kabul edildiği, somut olayda ise, dava tarihi itibariyle sigortalı satıcının «satım sözleşmesinden» kaynaklanan bedeli tahsil ettiğinin 15.02.2013 tarihli yazıyla ortaya çıktığı, bu sebeple davacı sigorta şirketinin dava tarihi itibariyle geçerli şekilde halef olduğu ya da «temlik» aldığı bir alacak hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece «protokol» içeriğinde yer alan, gönderen sigortalı tarafından gönderilene «zayi» olan mallar karşılığı olarak yeni ürün gönderileceğinin kararlaştırıldığı göz önüne alınmamıştır.
Bu durumda, mahkemece değinilen «protokol» üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1777 E. , 2011/10932 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 12.11.2009 tarih ve 2007/452 - 2009/412 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlendiğini, taşıyıcı olan davalının sigortalı emtiayı varma yerine eksik ulaştırması nedeniyle sigortalı firmaya hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, toplam 15.236 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin hasarın en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine teslimi ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan alacak davası olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir. Zira, dava dışı sigortalı tarafından yapılan satımın faturalara CIF satım olarak yazılması tek başına satıcının sigorta yapmakta menfaati olmadığı sonucunu doğurmaz. Alıcı ve satıcı arasında yapılan satım sözleşmesinin CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere taşıyana teslimi ile nef’i ve hasar alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından sigorta menfaati kendisinde olacak şekilde sigorta sözleşmesi yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın gerçekten CIF satımın unsurlarını içerip içermediğinin tespiti gerekir.
Bu durumda, mahkemece davacının bu yöndeki iddiaları araştırılarak, dava dışı sigortalı tarafından yapılan satımın CIF satım niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030867000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz