İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1733 E. 2010/7352 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigortalanabilir menfaat↗ aktif husumet yokluğu↗ müterafik kusur↗ halefiyet↗ sigorta ettiren↗ aktif husumet↗ riziko↗ husumet yokluğu↗ taşıyıcı↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya Konu emtianın taşınması sırasında meydana gelen hasarda davalı taşıyıcının müterafik kusuru olduğu anlaşılmış ise de davacının sigortalısına satış bedelinin ödenmediği hususunu ispat edemediği, bu durumda sigortalının dolayısıyla davacı ... şirketinin halefiyet gereği emtia ile menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle davacının davada aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya taşıma rizikolarına karşı sigortalanmış emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davalı, taşınan emtianın CIF satışa konu olduğunu, bu nedenle davacının sigorta ettireninin emtia üzerinde korunmaya değer bir menfaatinin kalmadığını, emtiada oluşan hasardan dolayı tazminat talep hakkının alıcıya ait olduğunu, bu nedenle davacının taşınan mal üzerinde hukuken korunmaya değer bir hakkı kalmamış olan sigortalısına yaptığı ödemenin geçerli bir halefiyet hakkı doğurmayacağından davanın aktif husumet yokluğundan reddini istemiştir.
Mahkemece, sigortalıya satış bedelinin ödenmediği hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden sigortalının emtia üzerinde menfaatinin kalmadığı, bu durumda davacının sigortalıya yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir halefiyetinin olmayacağı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Taşınan malların CIF satıma konu olduğu anlaşılmış ise de dosyaya buna ilişkin sözleşme ve mal bedelinin ödenip ödenmediğine yönelik bilgi ve belgeler sunulamamıştır. Davacı taşınan mal üzerinde sigortalısının menfaatinin devam ettiğini ileri sürmektedir. Davacının sigortalısına CIF satıma konu mal bedelinin ödenmemiş olması halinde veya taşıma sırasında oluşan hasardan dolayı eksik ödemede bulunulması halinde davacının sigortalısının taşınan malı sigorta ettirmesinde ve mal hasara uğradığında sigorta bedelini tahsil etmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmayacağından bu durumda davacının aktif husumetinin varlığının da kabulü gerekecektir. Davacının dava hakkının olup olmadığının tespiti için mal bedelinin sigortalısına tam olarak ödenip ödenmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğinden bu hususun belirlenmesi için yurt dışı satıma ilişkin gümrük belgeleri ve ihracat dosyası incelenerek sonucuna göre davacının yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir halefiyet hakkını kazanıp kazanmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1777 E. 2011/10932 K.
Ortak:sigortalanabilir menfaat · aktif husumet yokluğu · aktif husumet · husumet yokluğu · hasar · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-Dava, davacıya taşıma «rizikolarına» karşı sigortalanmış emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davalı, taşınan emtianın CIF satışa konu olduğunu, bu nedenle davacının «sigorta ettireninin» emtia üzerinde korunmaya değer bir menfaatinin kalmadığını, emtiada oluşan hasardan dolayı tazminat talep hakkının alıcıya ait olduğunu, bu nedenle davacının taşınan mal üzerinde hukuken korunmaya değer bir hakkı kalmamış olan sigortalısına yaptığı ödemenin geçerli bir «halefiyet» hakkı doğurmayacağından davanın «aktif husumet yokluğundan» reddini istemiştir.
Mahkemece, sigortalıya satış bedelinin ödenmediği hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden sigortalının emtia üzerinde menfaatinin kalmadığı, bu durumda davacının sigortalıya yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir «halefiyetinin» olmayacağı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya Konu emtianın taşınması sırasında meydana gelen «hasarda» davalı «taşıyıcının» «müterafik kusuru» olduğu anlaşılmış ise de davacının sigortalısına satış bedelinin ödenmediği hususunu ispat edemediği, bu durumda sigortalının dolayısıyla davacı ... şirketinin «halefiyet» gereği emtia ile menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle davacının davada «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan «alacak davası» olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir.
Alıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · satım sözleşmesi · alacak davası · taşıyan · teslim
Benzer bu karardaAlıcı ve satıcı arasında yapılan «satım sözleşmesinin» CIF satım şeklinde belirlenmesi halinde, satıcı semeni peşin olarak tahsil ettiğinden ve satılanın alıcıya gönderilmek üzere «taşıyana» «teslimi» ile nef’i ve «hasar» alıcıya geçtiğinden satıcı tarafından «sigorta menfaati» kendisinde olacak şekilde «sigorta sözleşmesi» yapılmasında yarar yoksa da, Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince satımın CIF şeklinde yapıldığının belirtilmesi ve bunun aksinin iddia edilmesi halinde, satımın …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı tarafından alıcı firmalara yapılan satımın CIF satım şeklinde gerçekleştirildiği ve yüke ilişkin «hasarın» en geç vagonların TCDD ve Ukrferry şirketine «teslimi» ile alıcıya geçtiği, sigortalının dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuan «alacak davası» olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9559 E. 2015/9683 K.
Ortak:halefiyet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya Konu emtianın taşınması sırasında meydana gelen «hasarda» davalı «taşıyıcının» «müterafik kusuru» olduğu anlaşılmış ise de davacının sigortalısına satış bedelinin ödenmediği hususunu ispat edemediği, bu durumda sigortalının dolayısıyla davacı ... şirketinin «halefiyet» gereği emtia ile menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle davacının davada «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davacıya taşıma «rizikolarına» karşı sigortalanmış emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davalı, taşınan emtianın CIF satışa konu olduğunu, bu nedenle davacının «sigorta ettireninin» emtia üzerinde korunmaya değer bir menfaatinin kalmadığını, emtiada oluşan hasardan dolayı tazminat talep hakkının alıcıya ait olduğunu, bu nedenle davacının taşınan mal üzerinde hukuken korunmaya değer bir hakkı kalmamış olan sigortalısına yaptığı ödemenin geçerli bir «halefiyet» hakkı doğurmayacağından davanın «aktif husumet yokluğundan» reddini istemiştir.
Mahkemece, sigortalıya satış bedelinin ödenmediği hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden sigortalının emtia üzerinde menfaatinin kalmadığı, bu durumda davacının sigortalıya yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir «halefiyetinin» olmayacağı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «halefiyet» ilkesine dayalı olarak açılan «rücuen tazminat davası» olduğu, rücuen açılan tazminat davalarında asliye ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle TTK 5/3. ve HMK 114/c maddeleri uyarınca mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Davacı sigorta şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak «görevli» mahkeme tespit edicektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · rücuen tazminat · tazminat davası · usulden reddi · görevsizlik kararı · taşıyan · sigorta poliçesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «halefiyet» ilkesine dayalı olarak açılan «rücuen tazminat davası» olduğu, rücuen açılan tazminat davalarında asliye ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle TTK 5/3. ve HMK 114/c maddeleri uyarınca mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Şti'nin uğradığı zararın «taşıyan» davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, «rücuen tazminat» davaları, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinde» sigortalı olan W.
Davacı sigorta şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak «görevli» mahkeme tespit edicektir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/862 E. 2020/4757 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde davacı şirket «defter» ve muhasebe kayıtlarına göre davalıya nakit olarak yapıldığı görülen ödemelerin davalının varlığını iddia ettiği ücret alacağı olarak ödenip ödenmediğinin değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1733 E. , 2010/7352 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sultanbeyli Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.10.2008 tarih ve 2007/307 - 2008/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı malların davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, bu suretle müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, başlatılan icra takibine karşı davalının itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu emtianın CIF satıma konu olması nedeniyle taşınan emtiada meydana gelen hasara ilişkin talep hakkının alıcıya ait bulunduğunu, bu nedenle davacının sigortalısının ve davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, oluşan hasardan müvekkilinin sorumlu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya Konu emtianın taşınması sırasında meydana gelen hasarda davalı taşıyıcının müterafik kusuru olduğu anlaşılmış ise de davacının sigortalısına satış bedelinin ödenmediği hususunu ispat edemediği, bu durumda sigortalının dolayısıyla davacı ... şirketinin halefiyet gereği emtia ile menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle davacının davada aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya taşıma rizikolarına karşı sigortalanmış emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davalı, taşınan emtianın CIF satışa konu olduğunu, bu nedenle davacının sigorta ettireninin emtia üzerinde korunmaya değer bir menfaatinin kalmadığını, emtiada oluşan hasardan dolayı tazminat talep hakkının alıcıya ait olduğunu, bu nedenle davacının taşınan mal üzerinde hukuken korunmaya değer bir hakkı kalmamış olan sigortalısına yaptığı ödemenin geçerli bir halefiyet hakkı doğurmayacağından davanın aktif husumet yokluğundan reddini istemiştir.
Mahkemece, sigortalıya satış bedelinin ödenmediği hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden sigortalının emtia üzerinde menfaatinin kalmadığı, bu durumda davacının sigortalıya yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir halefiyetinin olmayacağı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Taşınan malların CIF satıma konu olduğu anlaşılmış ise de dosyaya buna ilişkin sözleşme ve mal bedelinin ödenip ödenmediğine yönelik bilgi ve belgeler sunulamamıştır. Davacı taşınan mal üzerinde sigortalısının menfaatinin devam ettiğini ileri sürmektedir. Davacının sigortalısına CIF satıma konu mal bedelinin ödenmemiş olması halinde veya taşıma sırasında oluşan hasardan dolayı eksik ödemede bulunulması halinde davacının sigortalısının taşınan malı sigorta ettirmesinde ve mal hasara uğradığında sigorta bedelini tahsil etmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmayacağından bu durumda davacının aktif husumetinin varlığının da kabulü gerekecektir.
Davacının dava hakkının olup olmadığının tespiti için mal bedelinin sigortalısına tam olarak ödenip ödenmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğinden bu hususun belirlenmesi için yurt dışı satıma ilişkin gümrük belgeleri ve ihracat dosyası incelenerek sonucuna göre davacının yaptığı ödeme nedeniyle geçerli bir halefiyet hakkını kazanıp kazanmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022837800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz