Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15448 E. 2013/15829 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma↗ donatan↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ yetki itirazı↗ cmr↗ aktif husumet↗ zayi↗ taşıyıcı↗ yetki↗ taşıyan↗ dava sebebi↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ teslim↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aracılığıyla gönderilen malların “CF “ teslimli olarak yapıldığı, malların bulunduğu tırın yüklendiği dava dışı firmaya ait geminin yandığı, davanın meydana gelen zararın tazmini davası olduğu, malın yüklendiği yerin Bursa olması nedeni ile davalının yetki itirazının yerinde görülmediği, davanın zamanaşımı süresinde açıldığı,deniz taşımasında T.T.K.’nın 1062/2-f-2 maddesine göre zarar yangının neticesinde olduğu takdirde taşıyanın kendi kusurundan sorumlu olduğu, yangının çıkmasında UND Adriyatik gemisi donatının şahsi kusurunun bulunduğuna veya yangının başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklandığına ilişkin bulgu ve belge bulunmadığından karayolu taşıyıcısının zarardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca satışın CF teslim olduğu, bu satış teslimlerde satış bedeline mal bedeli ve navlunun dahil olduğu malın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren (Tır'a yüklendiği andan) yarar ve hasarın alıcıya geçtiği, davacının dava açmakta aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava Türkiye'den Almanya'ya taşımak üzere davalıya ait Tır'a yüklenen ve yüküyle birlikte dava dışı donatana ait Ro-Ro gemisine yükletilen davacıya ait eşyanın gemide çıkan yangın sonucu araçla birlikte yanarak zayi olduğu iddiasıyla açılmıştır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere tır yükü boşaltılmadan Ro-Ro gemisine yükletildiğinden uyuşmazlığın CMR hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Anılan Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca taşıyıcı zayi ve hasarın kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabilir. Yani taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için olayda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlaması gerekir. Davalı tarafın bu hususta dayandığı bilirkişi raporunda ise yangının sebebi konusunda kesin bir saptama yapılamamıştır. Davalının sorumluluktan kurtulabilmesi, yukarıda belirtildiği üzere kusursuzluğunun kanıtlanmasına bağlıdır. Alınan raporda her ne kadar uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği bildirilmiş ise de; raporun sonuç bölümünde davalının 6762 sayılı Yasa'nın 1062/2. maddesi uyarınca sorumlu olmadığı açıklanmıştır. Dosya içeriğinden dava konusu taşımanın yapıldığı Ro-Ro gemisinin yanmasıyla ilgili olarak aynı gemide zarar gören tır sahipleri tarafından Ro-Ro gemisi donatanı aleyhine dava açıldığı ve Dairemizin 18.07.2011 tarih ve 2011/6376-9220 sayılı kararıyla davanın reddine dair kararın bozulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece o davada ihtilafla ilgili varılacak sonucun bu davaya etkili olabilceği hususu nazara alınarak, o dava neticesinde verilecek kararın CMR 17/2 maddesi ile birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13153 E. 2018/1534 K.
Ortak:donatan · zayi · taşıyıcı · taşıyan · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aracılığıyla gönderilen malların “CF “ «teslimli» olarak yapıldığı, malların bulunduğu tırın yüklendiği dava dışı firmaya ait geminin yandığı, davanın meydana gelen zararın tazmini davası olduğu, malın yüklendiği yerin Bursa olması nedeni ile davalının «yetki itirazının» yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresinde açıldığı,deniz taşımasında T.T.K.’nın 1062/2-f-2 maddesine göre zarar yangının neticesinde olduğu takdirde «taşıyanın» kendi kusurundan sorumlu olduğu, yangının çıkmasında UND Adriyatik gemisi donatının şahsi kusurunun bulunduğuna veya yangının başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklandığına ilişkin bulgu ve belge bulunmadığından karayolu «taşıyıcısının» zarardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca satışın CF teslim olduğu, bu satış teslimlerde satış bedeline mal bedeli ve navlunun «dahil» olduğu malın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren (Tır'a yüklendiği andan) yarar ve «hasarın» alıcıya geçtiği, davacının dava açmakta «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava Türkiye'den Almanya'ya taşımak üzere davalıya ait Tır'a yüklenen ve yüküyle birlikte dava dışı «donatana» ait Ro-Ro gemisine yükletilen davacıya ait eşyanın gemide çıkan yangın sonucu araçla birlikte yanarak «zayi» olduğu iddiasıyla açılmıştır.
Anılan Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca «taşıyıcı» «zayi» ve «hasarın» kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı asıl «taşıyanın» deniz yoluyla yükü taşıyan .. .... gemisinin karayolu «taşıyıcısının» yardımcı taşıyanı olduğu, deniz yoluyla taşıma yapan .. .. gemisinin deniz taşımacılığının başlangıcında, denize, yola ve yüke elverişsiz taşımada bulunduğu, bu nedenle yükün «ziyaa» uğramasından «asıl taşıyıcı» davalının da sorumlu olduğu, yükü deniz yoluyla taşıyan ve taşıyıcı yardımcısı olan dava dış.....gemisinin yüke verdiği taşıma zararından davalının da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.165,52 Euro karşılığı, 13.317,52 TL alacağın, 22/06/2009 dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2- Dava, ... ...’ya taşımak üzere davalıya ait tıra yüklenen ve yüküyle birlikte dava dışı «donatana» ait Ro-Ro gemisine yükletilen emtianın gemide çıkan yangın sonucu araçla birlikte yanarak «zayi» olduğu iddiasıyla açılmış olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşbu davada Dairemizin 16.09.2013 tarihli bozma ilamında dava konusu taşımanın yapıldığ..... gemisinin yanmasıyla ilgili olarak aynı gemide zarar gören tır sahipleri tarafından gemi «donatanına» dava açıldığı ve o davada varılacak sonucun bu davaya etkili olabileceği gerekçesiyle anılan dava neticesinde verilecek kararın değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asıl taşıyıcı · ihbar olunan · ziya · derdestlik · ihbar · hukuki yarar · avans faizi · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı asıl «taşıyanın» deniz yoluyla yükü taşıyan .. .... gemisinin karayolu «taşıyıcısının» yardımcı taşıyanı olduğu, deniz yoluyla taşıma yapan .. .. gemisinin deniz taşımacılığının başlangıcında, denize, yola ve yüke elverişsiz taşımada bulunduğu, bu nedenle yükün «ziyaa» uğramasından «asıl taşıyıcı» davalının da sorumlu olduğu, yükü deniz yoluyla taşıyan ve taşıyıcı yardımcısı olan dava dış.....gemisinin yüke verdiği taşıma zararından davalının da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.165,52 Euro karşılığı, 13.317,52 TL alacağın, 22/06/2009 dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
O halde, «ihbar olunan».... vekilinin kararı temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili, «ihbar olunanlar» ....vekili ve.... vekili temyiz etmiştir.
İşletmeleri ..... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13918 E. 2018/1535 K.
Ortak:donatan · zayi · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aracılığıyla gönderilen malların “CF “ «teslimli» olarak yapıldığı, malların bulunduğu tırın yüklendiği dava dışı firmaya ait geminin yandığı, davanın meydana gelen zararın tazmini davası olduğu, malın yüklendiği yerin Bursa olması nedeni ile davalının «yetki itirazının» yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresinde açıldığı,deniz taşımasında T.T.K.’nın 1062/2-f-2 maddesine göre zarar yangının neticesinde olduğu takdirde «taşıyanın» kendi kusurundan sorumlu olduğu, yangının çıkmasında UND Adriyatik gemisi donatının şahsi kusurunun bulunduğuna veya yangının başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklandığına ilişkin bulgu ve belge bulunmadığından karayolu «taşıyıcısının» zarardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca satışın CF teslim olduğu, bu satış teslimlerde satış bedeline mal bedeli ve navlunun «dahil» olduğu malın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren (Tır'a yüklendiği andan) yarar ve «hasarın» alıcıya geçtiği, davacının dava açmakta «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca «taşıyıcı» «zayi» ve «hasarın» kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Dava Türkiye'den Almanya'ya taşımak üzere davalıya ait Tır'a yüklenen ve yüküyle birlikte dava dışı «donatana» ait Ro-Ro gemisine yükletilen davacıya ait eşyanın gemide çıkan yangın sonucu araçla birlikte yanarak «zayi» olduğu iddiasıyla açılmıştır.
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir. -/- 1- Dava, alıcısına gönderilmek üzere davalı «taşıyıcıya» «teslim» edilen emtianın, yüklendiği .... gemisinde yanarak «zayi» olduğu iddiasıyla açılmış olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının....Konvansiyonu'nun 17/2. maddesinde öngörülen mesuliyetten «kurtuluş beyyinelerinden» yararlanabileceği, davalı «taşıyıcının» önleyemeyeceği ve sonucundan kaçınamayacağı bir sebepten ortaya çıkan zarardan mesul tutulmasının yerinde olmayacağı, davacının dava konusu taşıma sırasında Ro-Ro'da meydana gelen yangından dolayı «hasara» uğrayan mallar yönünden somut olayda makul bir taşıyıcıda olması gereken kontrolün dışında oluşan şartları veya vuku bulan «olumsuzluğu» engelleyebilecek olanakları bulunmayan ayrıca zarar sorumlusu da olmayan davalıdan tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişt …
Dava konusu taşımanın yapıldığı .... gemisinin yanmasıyla ilgili olarak aynı gemide zarar gören tır sahipleri tarafından gemi «donatanına» dava açılmış olup, anılan davada Dairemizin 27.03.2015 tarih ve 2014/7243 Esas, 2015/4347 Karar sayılı ilamıyla kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının....Konvansiyonu'nun 17/2. maddesinde öngörülen mesuliyetten «kurtuluş beyyinelerinden» yararlanabileceği, davalı «taşıyıcının» önleyemeyeceği ve sonucundan kaçınamayacağı bir sebepten ortaya çıkan zarardan mesul tutulmasının yerinde olmayacağı, davacının dava konusu taşıma sırasında Ro-Ro'da meydana gelen yangından dolayı «hasara» uğrayan mallar yönünden somut olayda makul bir taşıyıcıda olması gereken kontrolün dışında oluşan şartları veya vuku bulan «olumsuzluğu» engelleyebilecek olanakları bulunmayan ayrıca zarar sorumlusu da olmayan davalıdan tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2502 E. 2011/17504 K.
Ortak:taşıyıcı · taşıyan · hasar · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aracılığıyla gönderilen malların “CF “ «teslimli» olarak yapıldığı, malların bulunduğu tırın yüklendiği dava dışı firmaya ait geminin yandığı, davanın meydana gelen zararın tazmini davası olduğu, malın yüklendiği yerin Bursa olması nedeni ile davalının «yetki itirazının» yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresinde açıldığı,deniz taşımasında T.T.K.’nın 1062/2-f-2 maddesine göre zarar yangının neticesinde olduğu takdirde «taşıyanın» kendi kusurundan sorumlu olduğu, yangının çıkmasında UND Adriyatik gemisi donatının şahsi kusurunun bulunduğuna veya yangının başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklandığına ilişkin bulgu ve belge bulunmadığından karayolu «taşıyıcısının» zarardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca satışın CF teslim olduğu, bu satış teslimlerde satış bedeline mal bedeli ve navlunun «dahil» olduğu malın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren (Tır'a yüklendiği andan) yarar ve «hasarın» alıcıya geçtiği, davacının dava açmakta «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca «taşıyıcı» «zayi» ve «hasarın» kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Yani «taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi» için olayda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlaması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın deniz kazası kapsamında gemide çıkan yangın sonucu «hasar» gören emtianın bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 24/03/2005 gün ve 188 sayılı kararının 18. maddesi 2. fıkrası A bendine göre bu tür davaları görmeye Deniz Ticaret Mahkemelerinin yetkili kılındığı, ayrı bir «ihtisas» Mahkemesi bulunmayan ve birden çok Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin Deniz Ticaret İhtisas Mahkemesi sıfatı ile görev yapacağı belirlenmiş olmakla davaya bakmaya «görevli» ve yetkili Mahkemenin Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle dosyanın Deniz Ticaret İhtisas Mahkemesi sıfatı ile görevli ve yetkili Mersin 1.
Dava, «üst taşıyıcı» tarafından «alt taşıyıcı» ve onun CMR sigortacısı aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda, davalı «alt taşıyıcının» aracına yüklenen emtia araçla birlikte dava dışı UND ADRİYATİK gemisine yüklenmesini takiben gemide meydana gelen yangın sonucunda tamamen imha olmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üst taşıyıcı · alt taşıyıcı · ihtisas mahkemesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın deniz kazası kapsamında gemide çıkan yangın sonucu «hasar» gören emtianın bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 24/03/2005 gün ve 188 sayılı kararının 18. maddesi 2. fıkrası A bendine göre bu tür davaları görmeye Deniz Ticaret Mahkemelerinin yetkili kılındığı, ayrı bir «ihtisas» Mahkemesi bulunmayan ve birden çok Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin Deniz Ticaret İhtisas Mahkemesi sıfatı ile görev yapacağı belirlenmiş olmakla davaya bakmaya «görevli» ve yetkili Mahkemenin Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle dosyanın Deniz Ticaret İhtisas Mahkemesi sıfatı ile görevli ve yetkili Mersin 1.
Dava, «üst taşıyıcı» tarafından «alt taşıyıcı» ve onun CMR sigortacısı aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda, davalı «alt taşıyıcının» aracına yüklenen emtia araçla birlikte dava dışı UND ADRİYATİK gemisine yüklenmesini takiben gemide meydana gelen yangın sonucunda tamamen imha olmuştur.
Bu durumda mallar gemiye boşaltılmayıp emtiayı «taşıyan» TIR komple olarak gemiye yüklendiğinden ve deniz taşımasından sonra dahi varma yerine kadar kara taşıması sözkonusu olduğundan davanın açıldığı genel mahkemenin «görevli» olduğunun kabulü ile esasa girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1388 E. 2020/5003 K.
Ortak:donatan · hasar · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aracılığıyla gönderilen malların “CF “ «teslimli» olarak yapıldığı, malların bulunduğu tırın yüklendiği dava dışı firmaya ait geminin yandığı, davanın meydana gelen zararın tazmini davası olduğu, malın yüklendiği yerin Bursa olması nedeni ile davalının «yetki itirazının» yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresinde açıldığı,deniz taşımasında T.T.K.’nın 1062/2-f-2 maddesine göre zarar yangının neticesinde olduğu takdirde «taşıyanın» kendi kusurundan sorumlu olduğu, yangının çıkmasında UND Adriyatik gemisi donatının şahsi kusurunun bulunduğuna veya yangının başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklandığına ilişkin bulgu ve belge bulunmadığından karayolu «taşıyıcısının» zarardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca satışın CF teslim olduğu, bu satış teslimlerde satış bedeline mal bedeli ve navlunun «dahil» olduğu malın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren (Tır'a yüklendiği andan) yarar ve «hasarın» alıcıya geçtiği, davacının dava açmakta «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava Türkiye'den Almanya'ya taşımak üzere davalıya ait Tır'a yüklenen ve yüküyle birlikte dava dışı «donatana» ait Ro-Ro gemisine yükletilen davacıya ait eşyanın gemide çıkan yangın sonucu araçla birlikte yanarak «zayi» olduğu iddiasıyla açılmıştır.
Anılan Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca «taşıyıcı» «zayi» ve «hasarın» kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, M/V ORMOND gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · rücuen tazminat · pasif husumet · taraf ehliyeti · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, M/V ORMOND gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6376 E. 2011/9220 K.
Ortak:donatan · zayi · taşıyan · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava Türkiye'den Almanya'ya taşımak üzere davalıya ait Tır'a yüklenen ve yüküyle birlikte dava dışı «donatana» ait Ro-Ro gemisine yükletilen davacıya ait eşyanın gemide çıkan yangın sonucu araçla birlikte yanarak «zayi» olduğu iddiasıyla açılmıştır.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aracılığıyla gönderilen malların “CF “ «teslimli» olarak yapıldığı, malların bulunduğu tırın yüklendiği dava dışı firmaya ait geminin yandığı, davanın meydana gelen zararın tazmini davası olduğu, malın yüklendiği yerin Bursa olması nedeni ile davalının «yetki itirazının» yerinde görülmediği, davanın «zamanaşımı» süresinde açıldığı,deniz taşımasında T.T.K.’nın 1062/2-f-2 maddesine göre zarar yangının neticesinde olduğu takdirde «taşıyanın» kendi kusurundan sorumlu olduğu, yangının çıkmasında UND Adriyatik gemisi donatının şahsi kusurunun bulunduğuna veya yangının başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklandığına ilişkin bulgu ve belge bulunmadığından karayolu «taşıyıcısının» zarardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca satışın CF teslim olduğu, bu satış teslimlerde satış bedeline mal bedeli ve navlunun «dahil» olduğu malın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren (Tır'a yüklendiği andan) yarar ve «hasarın» alıcıya geçtiği, davacının dava açmakta «aktif husumetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca «taşıyıcı» «zayi» ve «hasarın» kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde «sorumluluktan kurtulabilir».
Benzer bu kararda1062/2. hükmü gereğince «donatan»/ «taşıyanın» davalının mutlak sorumsuzluğu nazara alınarak, gerek «gemi adamlarının» teknik «kusuru», gerekse idari kusuru nedeniyle, davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1062/2. hükmü gereğince «donatan»/«taşıyan» davalının mutlak sorumsuzluğu nazara alınarak, gerek «gemi adamlarının» teknik «kusuru», gerekse idari kusuru nedeniyle, davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 06/02/2008 tarihinde Pendik / İstanbul Limanı'ndan, İtalya/ Trieste Limanı'na hareket eden davalıya ait UN ADRİYATİK isimli gemide Hırvatistan açıklarında çıkan yangın sonucu, gemiye yüklenen davacıya ait dorse ve çekicilerin tamamının yanarak «zayi» olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · gemi adamı · denetime elverişlilik · bilirkişi incelemesi · kusur
Benzer bu kararda1062/2. hükmü gereğince «donatan»/ «taşıyanın» davalının mutlak sorumsuzluğu nazara alınarak, gerek «gemi adamlarının» teknik «kusuru», gerekse idari kusuru nedeniyle, davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1062/2. hükmü gereğince «donatan»/«taşıyan» davalının mutlak sorumsuzluğu nazara alınarak, gerek «gemi adamlarının» teknik «kusuru», gerekse idari kusuru nedeniyle, davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta davacının bilirkişi raporuna yaptığı ciddi itirazlarını karşılamak üzere bilirkişi heyetinden ek rapor yada yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacı tarafın iddialarının tek tek incelenmek suretiyle Yargıtay «denetimine elverişli bilirkişi raporu» alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
… 286 ncı maddede de, bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi takyit etmeyeceği düzenlenmiş ise de, işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığına göre, verilen rapor yetersiz, noksan ve müphem ise, mahkeme HUMK’nun 283 ncü maddesi gereğince, bilirkişiden izahat ve açıklama yeni ek rapor isteye …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15448 E. , 2013/15829 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2012 tarih ve 2009/367-2012/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...ı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Almanya' da bulunan DİEROLAG firmasına 6.165,52 Euro bedelinde kauçuk hortum sattığını, bu malzemelerin davalı şirkete CF teslimatı şeklinde teslim edildiğini, davalının bu taşımayı ikinci bir taşımacı aracılığı ile deniz yolu ile gerçekleştirerek, davacıya ait bulunan malların yüklendiği ... plakalı tırı UND adriyatik isimli RO-RO gemisine yüklediğini ancak geminin İtalya' nın Tirieste limanına varmadan yolda yandığını davacı tarafın satılan malların tamamen hasara uğradığını, zararın davalıdan talep edildiğini ancak olumlu cevap verilmediğini aksine sorumluluğu üzerinden atmak için 14/02/2008 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, sorumluluğun UND RO-RO işletmeleri A.Ş.'de olduğunu, husumetin ona yönetilmesi gerektiğini belirterek zararı ödemediğini, sorumluluğun davalı şirkette olduğunu belirterek 6.165,52 Euro karşılığı 13.317,52 TL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin ikametgahının İstanbul'da olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın CMR 32/1 maddesi gereğince 1 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, davada CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğini, T.T.K.’nın 776. maddesi gereğince davanın ikinci taşıyıcı gemiye karşı açılması gerektiğini, bu sebeple davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini yangının gemide çıktığını ve yangına davalıya ait aracın ve içindeki yükün sebebiyet vermediğini, ihracat belgesinde de görüldüğü üzere emtianın CF(CFR) Almanya olarak satıldığını, bu satışta mal ve malın bedelinin dahil olduğu, malın bedelinin satıcı tarafından ödeneceği ancak mallara ilişkin kayıp ve hasar riski ile birlikte gemi bordasına (kamyona) aktarılmasından itibaren alıcıya geçeceği, bundan dolayı alıcı VİEROL A.G.
Firmasına 14.02.2008 tarihli ihbar yapıldığın; CMR 17/2 maddesi gereğince de davalının sorumlu olmadığını, dava dışı gemi donatının gerekli önlemleri almadığını, geminin denize elverişli olmadığını, yangını önlemekte başarısız olduğunu, kombine taşınma yapılmamasına yönelik davacının talimatı da olmadığını ayrıca istenen tazminatın ve faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aracılığıyla gönderilen malların “CF “ teslimli olarak yapıldığı, malların bulunduğu tırın yüklendiği dava dışı firmaya ait geminin yandığı, davanın meydana gelen zararın tazmini davası olduğu, malın yüklendiği yerin Bursa olması nedeni ile davalının yetki itirazının yerinde görülmediği, davanın zamanaşımı süresinde açıldığı,deniz taşımasında T.T.K.’nın 1062/2-f-2 maddesine göre zarar yangının neticesinde olduğu takdirde taşıyanın kendi kusurundan sorumlu olduğu, yangının çıkmasında UND Adriyatik gemisi donatının şahsi kusurunun bulunduğuna veya yangının başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklandığına ilişkin bulgu ve belge bulunmadığından karayolu taşıyıcısının zarardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca satışın CF teslim olduğu, bu satış teslimlerde satış bedeline mal bedeli ve navlunun dahil olduğu malın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren (Tır'a yüklendiği andan) yarar ve hasarın alıcıya geçtiği, davacının dava açmakta aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava Türkiye'den Almanya'ya taşımak üzere davalıya ait Tır'a yüklenen ve yüküyle birlikte dava dışı donatana ait Ro-Ro gemisine yükletilen davacıya ait eşyanın gemide çıkan yangın sonucu araçla birlikte yanarak zayi olduğu iddiasıyla açılmıştır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere tır yükü boşaltılmadan Ro-Ro gemisine yükletildiğinden uyuşmazlığın CMR hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Anılan Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca taşıyıcı zayi ve hasarın kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabilir. Yani taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için olayda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlaması gerekir.
Davalı tarafın bu hususta dayandığı bilirkişi raporunda ise yangının sebebi konusunda kesin bir saptama yapılamamıştır. Davalının sorumluluktan kurtulabilmesi, yukarıda belirtildiği üzere kusursuzluğunun kanıtlanmasına bağlıdır. Alınan raporda her ne kadar uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği bildirilmiş ise de; raporun sonuç bölümünde davalının 6762 sayılı Yasa'nın 1062/2. maddesi uyarınca sorumlu olmadığı açıklanmıştır. Dosya içeriğinden dava konusu taşımanın yapıldığı Ro-Ro gemisinin yanmasıyla ilgili olarak aynı gemide zarar gören tır sahipleri tarafından Ro-Ro gemisi donatanı aleyhine dava açıldığı ve Dairemizin 18.07.2011 tarih ve 2011/6376-9220 sayılı kararıyla davanın reddine dair kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece o davada ihtilafla ilgili varılacak sonucun bu davaya etkili olabilceği hususu nazara alınarak, o dava neticesinde verilecek kararın CMR 17/2 maddesi ile birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030520500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz