6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15448 E. 2013/15829 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma donatan taşıyıcının sorumluluğu yetki itirazı cmr aktif husumet zayi taşıyıcı yetki taşıyan dava sebebi hasar yükleten (shipper) dahili dava zamanaşımı teslim kesin hüküm husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aracılığıyla gönderilen malların “CF “ teslimli olarak yapıldığı, malların bulunduğu tırın yüklendiği dava dışı firmaya ait geminin yandığı, davanın meydana gelen zararın tazmini davası olduğu, malın yüklendiği yerin Bursa olması nedeni ile davalının yetki itirazının yerinde görülmediği, davanın zamanaşımı süresinde açıldığı,deniz taşımasında T.T.K.’nın 1062/2-f-2 maddesine göre zarar yangının neticesinde olduğu takdirde taşıyanın kendi kusurundan sorumlu olduğu, yangının çıkmasında UND Adriyatik gemisi donatının şahsi kusurunun bulunduğuna veya yangının başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklandığına ilişkin bulgu ve belge bulunmadığından karayolu taşıyıcısının zarardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca satışın CF teslim olduğu, bu satış teslimlerde satış bedeline mal bedeli ve navlunun dahil olduğu malın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren (Tır'a yüklendiği andan) yarar ve hasarın alıcıya geçtiği, davacının dava açmakta aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava Türkiye'den Almanya'ya taşımak üzere davalıya ait Tır'a yüklenen ve yüküyle birlikte dava dışı donatana ait Ro-Ro gemisine yükletilen davacıya ait eşyanın gemide çıkan yangın sonucu araçla birlikte yanarak zayi olduğu iddiasıyla açılmıştır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere tır yükü boşaltılmadan Ro-Ro gemisine yükletildiğinden uyuşmazlığın CMR hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Anılan Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca taşıyıcı zayi ve hasarın kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabilir. Yani taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için olayda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlaması gerekir. Davalı tarafın bu hususta dayandığı bilirkişi raporunda ise yangının sebebi konusunda kesin bir saptama yapılamamıştır. Davalının sorumluluktan kurtulabilmesi, yukarıda belirtildiği üzere kusursuzluğunun kanıtlanmasına bağlıdır. Alınan raporda her ne kadar uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği bildirilmiş ise de; raporun sonuç bölümünde davalının 6762 sayılı Yasa'nın 1062/2. maddesi uyarınca sorumlu olmadığı açıklanmıştır. Dosya içeriğinden dava konusu taşımanın yapıldığı Ro-Ro gemisinin yanmasıyla ilgili olarak aynı gemide zarar gören tır sahipleri tarafından Ro-Ro gemisi donatanı aleyhine dava açıldığı ve Dairemizin 18.07.2011 tarih ve 2011/6376-9220 sayılı kararıyla davanın reddine dair kararın bozulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece o davada ihtilafla ilgili varılacak sonucun bu davaya etkili olabilceği hususu nazara alınarak, o dava neticesinde verilecek kararın CMR 17/2 maddesi ile birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13153 E. 2018/1534 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Deniz Ticaret

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13918 E. 2018/1535 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2502 E. 2011/17504 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1388 E. 2020/5003 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6376 E. 2011/9220 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/15448 E.  ,  2013/15829 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2012 tarih ve 2009/367-2012/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...ı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının Almanya' da bulunan DİEROLAG firmasına 6.165,52 Euro bedelinde kauçuk hortum sattığını, bu malzemelerin davalı şirkete CF teslimatı şeklinde teslim edildiğini, davalının bu taşımayı ikinci bir taşımacı aracılığı ile deniz yolu ile gerçekleştirerek, davacıya ait bulunan malların yüklendiği ... plakalı tırı UND adriyatik isimli RO-RO gemisine yüklediğini ancak geminin İtalya' nın Tirieste limanına varmadan yolda yandığını davacı tarafın satılan malların tamamen hasara uğradığını, zararın davalıdan talep edildiğini ancak olumlu cevap verilmediğini aksine sorumluluğu üzerinden atmak için 14/02/2008 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, sorumluluğun UND RO-RO işletmeleri A.Ş.'de olduğunu, husumetin ona yönetilmesi gerektiğini belirterek zararı ödemediğini, sorumluluğun davalı şirkette olduğunu belirterek 6.165,52 Euro karşılığı 13.317,52 TL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin ikametgahının İstanbul'da olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın CMR 32/1 maddesi gereğince 1 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, davada CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğini, T.T.K.’nın 776. maddesi gereğince davanın ikinci taşıyıcı gemiye karşı açılması gerektiğini, bu sebeple davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini yangının gemide çıktığını ve yangına davalıya ait aracın ve içindeki yükün sebebiyet vermediğini, ihracat belgesinde de görüldüğü üzere emtianın CF(CFR) Almanya olarak satıldığını, bu satışta mal ve malın bedelinin dahil olduğu, malın bedelinin satıcı tarafından ödeneceği ancak mallara ilişkin kayıp ve hasar riski ile birlikte gemi bordasına (kamyona) aktarılmasından itibaren alıcıya geçeceği, bundan dolayı alıcı VİEROL A.G.

Firmasına 14.02.2008 tarihli ihbar yapıldığın; CMR 17/2 maddesi gereğince de davalının sorumlu olmadığını, dava dışı gemi donatının gerekli önlemleri almadığını, geminin denize elverişli olmadığını, yangını önlemekte başarısız olduğunu, kombine taşınma yapılmamasına yönelik davacının talimatı da olmadığını ayrıca istenen tazminatın ve faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aracılığıyla gönderilen malların “CF “ teslimli olarak yapıldığı, malların bulunduğu tırın yüklendiği dava dışı firmaya ait geminin yandığı, davanın meydana gelen zararın tazmini davası olduğu, malın yüklendiği yerin Bursa olması nedeni ile davalının yetki itirazının yerinde görülmediği, davanın zamanaşımı süresinde açıldığı,deniz taşımasında T.T.K.’nın 1062/2-f-2 maddesine göre zarar yangının neticesinde olduğu takdirde taşıyanın kendi kusurundan sorumlu olduğu, yangının çıkmasında UND Adriyatik gemisi donatının şahsi kusurunun bulunduğuna veya yangının başlangıçtaki elverişsizlikten kaynaklandığına ilişkin bulgu ve belge bulunmadığından karayolu taşıyıcısının zarardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca satışın CF teslim olduğu, bu satış teslimlerde satış bedeline mal bedeli ve navlunun dahil olduğu malın gemi küpeştesini aştığı andan itibaren (Tır'a yüklendiği andan) yarar ve hasarın alıcıya geçtiği, davacının dava açmakta aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava Türkiye'den Almanya'ya taşımak üzere davalıya ait Tır'a yüklenen ve yüküyle birlikte dava dışı donatana ait Ro-Ro gemisine yükletilen davacıya ait eşyanın gemide çıkan yangın sonucu araçla birlikte yanarak zayi olduğu iddiasıyla açılmıştır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere tır yükü boşaltılmadan Ro-Ro gemisine yükletildiğinden uyuşmazlığın CMR hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Anılan Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca taşıyıcı zayi ve hasarın kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabilir. Yani taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için olayda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlaması gerekir.

Davalı tarafın bu hususta dayandığı bilirkişi raporunda ise yangının sebebi konusunda kesin bir saptama yapılamamıştır. Davalının sorumluluktan kurtulabilmesi, yukarıda belirtildiği üzere kusursuzluğunun kanıtlanmasına bağlıdır. Alınan raporda her ne kadar uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği bildirilmiş ise de; raporun sonuç bölümünde davalının 6762 sayılı Yasa'nın 1062/2. maddesi uyarınca sorumlu olmadığı açıklanmıştır. Dosya içeriğinden dava konusu taşımanın yapıldığı Ro-Ro gemisinin yanmasıyla ilgili olarak aynı gemide zarar gören tır sahipleri tarafından Ro-Ro gemisi donatanı aleyhine dava açıldığı ve Dairemizin 18.07.2011 tarih ve 2011/6376-9220 sayılı kararıyla davanın reddine dair kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece o davada ihtilafla ilgili varılacak sonucun bu davaya etkili olabilceği hususu nazara alınarak, o dava neticesinde verilecek kararın CMR 17/2 maddesi ile birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030520500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.