Çek karnesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12237 E. 2014/20101 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek karnesi↗ sahtelik↗ basiretli tacir↗ hamil↗ keşideci↗ çek↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan çek karnesi talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir tacir gibi hareket ettiği, buna rağmen sahteliğin farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, keşideci hakkında davalı bankanın çek hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye çek karnesi verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Bir banka, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan çek karnesi vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise çek hesabının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü icap eder. Çekin hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Yukarıda anılan Çek Kanunu'nun 2/1 fıkrası "Bankalar, çek hesabı açmak maksadıyla bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açmak isteyenin yasaklılık ve engel durumu bulunup bulunmadığını Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nca 9'uncu maddeye göre bankalara yapılan duyurular çerçevesinde her birinin kendi nezdinde oluşturduğu kayıtlardan araştırırlar; ayrıca bu kişinin ekonomik ve sosyal durumu gibi hususların belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler." hükmünü haizdir.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın kendisine yapılan çek karnesi talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmayı yaptığı, basiretli bir tacir gibi hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Zira, 3167 sayılı Çek Kanunu'nun 4814 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesine göre, bankanın sadece hesap sahibinin sunduğu belgelerle yetinmeyip, hem hesap sahibinin hem de çek hesabı açacak şirketin yetkilisinin adresinden ekonomik durumlarını araştırması gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın 3167 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükümleri ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13483 E. 2012/4224 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Bir banka, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise çek hesabının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/2. maddeler …
Benzer bu karardaDava, «sahte kimlik» fotokopisine dayalı olarak «çek karnesi» veren banka hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
Banka, ya da özel finans kurumu, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti ve sair konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun’un 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı gös …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte kimlik · uygun illiyet bağı · sahtecilik · illiyet bağı · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «sahte kimlik» fotokopisine dayalı olarak «çek karnesi» veren banka hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri aldığı ve bundan sonra «çek» hesabını açtığı, oluşan zarar bakımından davalı bankaya «kusur» izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, olay nedeniyle tarafların müterafık kusurlu olduğu kabul edilerek «kusur» durumlarının tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11117 E. 2018/2991 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz kararda2- Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bir banka, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise çek hesabının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/2. maddeler …
Benzer bu karardaDava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, .../01/2007 keşide tarihli, ....380,00 TL bedelli «çek» ile ilgili olarak davacı tarafın çek «keşidecisi» hakkında hiçbir sorgulama ve istihbari bilgi edinmeden sadece çek hesabı bulunan bankaya güven duyarak çeki kabul etmesinin «ticari teamül» ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dava dışı...sahte kimliği ile ...
Şirketi adına düzenlendiğinin anlaşıldığı, hesabın «sahte kimlikle» açıldığının bilahare banka yetkilileri tarafından tespit edilmesi üzerine hesap üzerine gerekli uyarıları «taşıyan» «kısıtlayıcı» önlemlerin alındığı, davacı taraf çeki ilk iktisap ettiği anda «cirantalar» hakkında değil de «çek» «keşidecisi» hakkında hesabın bulunduğu banka şubesinden sorgulama yapsaydı çek hesabı ile ilgili «sahtecilik» konusunda erken bilgilenmiş olacak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte kimlik · ticari teamül · karşılıksız çek · teamül · ciranta · sahtecilik · kısıtlılık · taşıyan
Benzer bu karardaŞirketi adına düzenlendiğinin anlaşıldığı, hesabın «sahte kimlikle» açıldığının bilahare banka yetkilileri tarafından tespit edilmesi üzerine hesap üzerine gerekli uyarıları «taşıyan» «kısıtlayıcı» önlemlerin alındığı, davacı taraf çeki ilk iktisap ettiği anda «cirantalar» hakkında değil de «çek» «keşidecisi» hakkında hesabın bulunduğu banka şubesinden sorgulama yapsaydı çek hesabı ile ilgili «sahtecilik» konusunda erken bilgilenmiş olacak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, .../01/2007 keşide tarihli, ....380,00 TL bedelli «çek» ile ilgili olarak davacı tarafın çek «keşidecisi» hakkında hiçbir sorgulama ve istihbari bilgi edinmeden sadece çek hesabı bulunan bankaya güven duyarak çeki kabul etmesinin «ticari teamül» ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dava dışı...sahte kimliği ile ...
Somut olayda, mahkemece davacı tarafın «çek» «keşidecisi» hakkında hiçbir sorgulama ve istihbari bilgi edinmeden sadece çek hesabı bulunan bankaya güven duyarak çeki kabul etmesinin «ticari teamül» ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 3167 sayılı Çek Kanunu'nun 4814 sayılı Yasa ile değişik .... maddesine …
Ayrıca, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, «karşılıksız çek» için davacının evvela kendi akidinden alacağını tahsil yoluna gitmesi, tahsil edememesi halinde davalı bankaya müracaat etmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4615 E. 2014/11284 K.
Ortak:çek karnesi · sahtelik · hamil · keşideci · çek · tacir
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmayı yaptığı, basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı banka ile dava dışı şirketin ticari ilişkisi 2006 yılı başlarında oluşmuş olup, 2006 yılında verilen «çek karnesi» ile ilgili karşılıksız kalan bir çek olmadığı, karşılıksız çeklerin 2007 yılında verilen çek karnelerine ilişkin olduğu, dava dışı şirket 12 ayrı banka tarafından çek karnesi verilmeye uygun bulunduğu, karşılıksız çeklerin şirket ortaklarının el değiştirmesinden sonra başladığı, çek karnesi verildiği tarihte davalı şirketin ödeme güçsüzlüğü veya «iflas» halinin bulunmadığı, çek karnesi verilirken «ibraz» edilirken resmi belgelerin «sahteliğine» ilişkin bir ceza kararının da olmadığı, Yavuz Sarı sahte ismi ile yargılama yapılan dosyalardaki iadei muhakeme sonuçları davalı bankanın çek karnesini verdiği tarihteki şartları da değiştirmeyeceği, davalı bankanın çek hesabı açarken mevzuat gereği ihmal ettiği, yerine getirmediği, eksik bıraktığı bir araştırma bulunmadığı, çek karnesinin verilmesi ile davacının zararı arasındaki «illiyet bağı» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili yasal mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak,banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Bir banka yada özel finans kurumu, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise dava tarihinde yürürlükte bulunan 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesinin (1). ve (3). fıkrası ile TTK'nın 20/2. maddelerinde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esnaf · ba beyannamesi · illiyet bağı · hisse devri · oy yasağı · iflas · kusur · eksik inceleme
Benzer bu kararda… a, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı banka ile dava dışı şirketin ticari ilişkisi 2006 yılı başlarında oluşmuş olup, 2006 yılında verilen «çek karnesi» ile ilgili karşılıksız kalan bir çek olmadığı, karşılıksız çeklerin 2007 yılında verilen çek karnelerine ilişkin olduğu, dava dışı şirket 12 ayrı banka tarafından çek karnesi verilmeye uygun bulunduğu, karşılıksız çeklerin şirket ortaklarının el değiştirmesinden sonra başladığı, çek karnesi verildiği tarihte davalı şirketin ödeme güçsüzlüğü veya «iflas» halinin bulunmadığı, çek karnesi verilirken «ibraz» edilirken resmi belgelerin «sahteliğine» ilişkin bir ceza kararının da olmadığı, Yavuz Sarı sahte ismi ile yargılama yapılan dosyalardaki iadei muhakeme sonuçları davalı bankanın çek karnesini verdiği tarihteki şartları da değiştirmeyeceği, davalı bankanın çek hesabı açarken mevzuat gereği ihmal ettiği, yerine getirmediği, eksik bıraktığı bir araştırma bulunmadığı, çek karnesinin verilmesi ile davacının zararı arasındaki «illiyet bağı» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çek hesabı açılmasını veya mevcut «çek» hesabından çek «defteri» verilmesini isteyen kişi, her defasında «tacir» veya «esnaf» ve sanatkâr olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığı hususunda bankaya yazılı beyanda bulunur.
Tüzel kişiler adına verilecek «beyannamede» ayrıca, tüzel kişinin yönetim organında görev yapan, «temsilcisi» olan veya imza yetkilisi olan kişilerin «çek» düzenleme ve çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığı belirtilir." hükmünü haizdir.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri aldığı ve bundan sonra «çek» hesabını açtığı, karşılıksız çeklerin şirket hisse devrinden sonra keşide edildiği bu nedenle oluşan zarar bakımından davalı bankaya «kusur» izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6529 E. 2011/17647 K.
Ortak:çek karnesi · basiretli tacir · hamil · çek · tacir
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmayı yaptığı, basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
2- Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu çeki «ciro» yoluyla devraldığı, çekin tahsil amacıyla bankaya «ibraz» edilmesi üzerine hesabın sahte belgelerle açıldığının anlaşıldığı, «sahtecilik» olayı ile ilgili ceza kovuşturmasının devam ettiği, davacının alacağının tahsili için «cirantalara» karşı başlattığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı, «tacir» olan davalı bankanın işlerini «basiretli tacir» gibi yürütmek zorunda bulunduğu, davalı bankanın «çek karnesi» vermiş olduğu şahıstan temin ettiği belgelerin gerçeğe uygun olmadıkları, davalının bu belgelerle yetindiği, dava dışı hesap sahibinin «ticari itibarı» ve sosyal ekonomik durumu ile ilgili gerekli araştırmayı yapmadığı, bu kişinin ikameti ve işyeri ile ilgili edinilen bilgileri şahsın çevresinden teyit ettirdiğini kanıtlayamadığı, gerekli özeni göstermeyen davalının meydana gelen davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.400 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, davalı bankanın sahte belgelere dayalı olarak «çek karnesi» vermesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bir banka yada özel finans kurumu, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu, ikameti ve sair konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise, o banka ya da kurumun dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörüle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · ciranta · kusur oranı · sahtecilik · ciro · kusur · avans faizi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu çeki «ciro» yoluyla devraldığı, çekin tahsil amacıyla bankaya «ibraz» edilmesi üzerine hesabın sahte belgelerle açıldığının anlaşıldığı, «sahtecilik» olayı ile ilgili ceza kovuşturmasının devam ettiği, davacının alacağının tahsili için «cirantalara» karşı başlattığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı, «tacir» olan davalı bankanın işlerini «basiretli tacir» gibi yürütmek zorunda bulunduğu, davalı bankanın «çek karnesi» vermiş olduğu şahıstan temin ettiği belgelerin gerçeğe uygun olmadıkları, davalının bu belgelerle yetindiği, dava dışı hesap sahibinin «ticari itibarı» ve sosyal ekonomik durumu ile ilgili gerekli araştırmayı yapmadığı, bu kişinin ikameti ve işyeri ile ilgili edinilen bilgileri şahsın çevresinden teyit ettirdiğini kanıtlayamadığı, gerekli özeni göstermeyen davalının meydana gelen davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.400 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı «hamilin» de olayda müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi, tarafların buna göre «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13610 E. 2011/8722 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz kararda2- Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bir banka, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise çek hesabının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/2. maddeler …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin «keşidecisini» görmeden «çek» alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile «çek karnesi» düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerek …
2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ağır kusur · kusur oranı · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda tarafların «kusur oranlarının» belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13587 E. 2012/4356 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · çek · tacir
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmayı yaptığı, basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
2- Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabı açarken ve «çek karnesi» verirken gerekli basiret ve özeni göstermek zorunda olduğu, davalının 3167 sayılı yasada belirtilen hususları gözeterek çek karnesi verse idi, gerçek kimliği farklı olan kişiye ...adına çek karnesi vermeyeceğini, dolayısı ile davalının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı gerekçeleri ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, her ne kadar gerekli araştırmayı yapmadan hesap açan davalı banka kusurlu ve meydana gelen zarardan sorumlu ise de, «çek hamili» de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Bu sebeple, «hamil» olan davacı, olayda müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek «kusur» oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · kusur
Benzer bu kararda2- Ancak, her ne kadar gerekli araştırmayı yapmadan hesap açan davalı banka kusurlu ve meydana gelen zarardan sorumlu ise de, «çek hamili» de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Bu sebeple, «hamil» olan davacı, olayda müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek «kusur» oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12237 E. , 2014/20101 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/11/2012
NUMARASI 2011/132-2012/607
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.11.2012 tarih ve 2011/132-2012/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden iplik alan dava dışı şirket tarafından müvekkiline verilen çeklerin karşılıksız çıktığını, başlatılan icra takipleri sırasında şirket yetkilisi olarak adı geçen H.. K..'nın sahte kimlik kullandığının anlaşıldığını, bu kişinin gerçek isminin farklı olduğunu, sahte kimlikle ortak olduğu şirket adına davalı bankadan çek karneleri aldığını, davalı bankanın çek karnesi verirken kanunun gerektirdiği araştırmayı yapmadığını, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının öncelikle zararını ispat etmesinin gerektiğini, müvekkilinin çek karnesi verirken 3167 sayılı Kanun uyarınca yapması gereken araştırmayı yaptığını, basiretli bir tacir gibi davranan müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan çek karnesi talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir tacir gibi hareket ettiği, buna rağmen sahteliğin farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, keşideci hakkında davalı bankanın çek hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye çek karnesi verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Bir banka, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan çek karnesi vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise çek hesabının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü icap eder.
Çekin hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Yukarıda anılan Çek Kanunu'nun 2/1 fıkrası "Bankalar, çek hesabı açmak maksadıyla bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açmak isteyenin yasaklılık ve engel durumu bulunup bulunmadığını Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nca 9'uncu maddeye göre bankalara yapılan duyurular çerçevesinde her birinin kendi nezdinde oluşturduğu kayıtlardan araştırırlar; ayrıca bu kişinin ekonomik ve sosyal durumu gibi hususların belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler." hükmünü haizdir.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın kendisine yapılan çek karnesi talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmayı yaptığı, basiretli bir tacir gibi hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Zira, 3167 sayılı Çek Kanunu'nun 4814 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesine göre, bankanın sadece hesap sahibinin sunduğu belgelerle yetinmeyip, hem hesap sahibinin hem de çek hesabı açacak şirketin yetkilisinin adresinden ekonomik durumlarını araştırması gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın 3167 sayılı Kanun'un 2. maddesi hükümleri ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102403100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz