Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17305 E. 2013/15684 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt tarihi↗ müteselsil sorumluluk↗ tüzel kişilik↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, fon kurucularının fon katılma belgesi alım emri verildiği halde bu emirleri yerine getirmemekten dolayı sorumluluklarının oluştuğu, Sermaye Piyasası Kurulu'nun 28/06/2001 tarihli kararında belirtildiği gibi, söz konusu sorumluluğun hukuki dayanağını banka fonu ve sigorta şirketi fonu iç tüzüklerinin 12. maddesi, SPK 7 nolu yatırım fonlarına ilişkin esaslar tebliğinin 6., 37. ve 39. maddelerinin oluşturduğu, buna göre Finansbank A.Ş. A Tipi Değişken Fonun kurucusu Finansbank A.Ş. ile Commercial Union Sigorta A.Ş. A tipi değişken fonun kurucusu Aviva Sigorta A.Ş. (Commercial Union Sigorta A.Ş.)'nin davacının aracı kurum vasıtasıyla iletilen kendi fonlarına ilişkin fon katılma belgesi alış talebini karşılamayarak fon katılma belgesi satmamaktan dolayı fon kurucusu sıfatlarından dolayı hukuki sorumlulukları bulunduğu, yatırım fonlarının tüzel kişilikleri olmayıp, fonun yönetiminden dolayı hukuki sorumluluğun fon kurucularına ait olduğu ve bu sorumluluğun BK'nın 50. maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluk olmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile 8.338,34 TL'nin Aviva Sigorta A.Ş.'den, 12.505,85 TL'nin Finansbank A.Ş.'den olmak üzere toplam 20.844,19 TL zararın ayrı ayrı sorumlu oldukları miktarlarla her iki davalıdan temerrüt tarihi olan 07.12.2000 tarihinden itibaren %70 ve değişen ve değişecek oranlarda TCMB'nin bildirdiği avans faizi ile birlikte alınıp davacıya verilmesine, diğer davalılar açısından Yargıtay bozma ilamı ile kesinleşen hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı taraf talimatın fiili imkansızlık nedeni ile yerine getirilmediğini de savunduğuna göre mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulup gerçekten de talimatın verildiği tarih itibari ile fiili bir imkansızlığın bulunup bulunmadığı incelenip ona göre hüküm kurulmak gerekirken, bu husus karar yerinde dahi tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7368 E. 2014/12842 K.
Ortak:temerrüt tarihi · avans faizi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz kararda… ma belgesi alış talebini karşılamayarak fon katılma belgesi satmamaktan dolayı fon kurucusu sıfatlarından dolayı hukuki sorumlulukları bulunduğu, yatırım fonlarının «tüzel kişilikleri» olmayıp, fonun yönetiminden dolayı hukuki sorumluluğun fon kurucularına ait olduğu ve bu sorumluluğun BK'nın 50. maddesi uyarınca «müteselsilen sorumluluk» olmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile 8.338,34 TL'nin Aviva Sigorta A.Ş.'den, 12.505,85 TL'nin Finansbank A.Ş.'den olmak üzere toplam 20.844,19 TL zararın ayrı ayrı sorumlu oldukları miktarlarla her iki davalıdan «temerrüt tarihi» olan 07.12.2000 tarihinden itibaren %70 ve değişen ve değişecek oranlarda TCMB'nin bildirdiği «avans faizi» ile birlikte alınıp davacıya verilmesine, diğer davalılar açısından Yargıtay bozma ilamı ile kesinleşen hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar v …
Benzer bu karardaTL zararın ayrı ayrı sorumlu oldukları miktarlarla her iki davalıdan «temerrüt tarihi» olan 07.....2000 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte alınıp davacıya verilmesine, diğer davalılar açısından Yargıtay bozma ilamı ile kesinleşen hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1533 E. 2017/4571 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaydileştirme · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · hamil · taraf ehliyeti · teslim · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yatırım fonu katılım pay senedinin süresi içerisinde «kaydileştirme» işleminin yapılmadığı, mülkiyetinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiği, davacının aynı yasanın 84. maddesi gereğince Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne başvurma hakkının bulunduğu gerekçesiyle «pasif husumet ehliyet» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davalı bankadan satın alınan A tipi 3. yatırım fonuna ait 200 adet «hamiline» katılım senetlerinin bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu katılım senetlerinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiği ve bu nedenle davalı bankaya «husumet» düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı banka davacıya e- posta ile ''6362 sayılı SPK 13/4 uyarınca 31/12/2012 tarihine kadar fiziken «teslim» edilmeyen sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti Yatırımcıları Tazmin Merkezi'ne intikal etmiş ve üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiştir'' bilgisini göndermiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/616 E. 2014/2824 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara, davacı tarafın önceki davasında «yasal faizi» ile birlikte ana paranın verilmesine hükmedildiği, önceki davada da B tipi likit fon talep edebileceği halde bu davayı açtığı, haksız ve kötü niyetli olduğu, B tip …
4 benzer karar daha
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12872 E. 2017/1432 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik sözleşmesi · sorumluluk davası · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · temlik · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaA.Ş.'ye «temlik» edildiği, fonun davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağın temliki sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, fonun bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak fonun sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, banka çalışanı olan davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin fonun tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, alacağın kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı şirkete temlik edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu bağlamda Fon‘un artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının «aktif husumet ehliyetinin» devam ettiğinin ilkesel olarak kabulü ile uyuşmazlığın ele alınması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafça usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklanan alacakların 02/12/2004 tarihli «alacağın temliki sözleşmesi» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11663 E. 2014/1583 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · ara karar · vade · kâr kaybı · istirdat
Benzer bu karardaOysa, üzerinde davacının da imzasının bulunduğu yatırım fonu talep «formu» isimli belgede, fon girişinin «ara» dönemde gerçekleşmesi nedeniyle «vade» sonunda ana para «kaybı» yaşanacağı hususunda bankaca bilgilendirme yapıldığı gibi, ayrıca fonun erken bozulması durumunda zarar edileceğinin davacı tarafça hayatın olağan koşulu uyarınca bilinmesi gerektiğinin kabulü gerekir.
Dava, yatırım fonu hesabından kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece fon alım satım işlemlerinin bankacılık ve sermaye piyasası mevzuatı kurallarına uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17191 E. 2014/18348 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik sözleşmesi · aktif husumet yokluğu · sorumluluk davası · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · temlik
Benzer bu karardaVarlık Yönetimi A.Ş'ne «temlik» edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davalarında ileri sürdüğü zararın kredi «alacağı temlik sözleşmelerine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, fonun bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak fonun sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, banka çalışanı olan davalının sorumluluğunun kaynağı olan kredinin fonun tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Asıl ve birleşen dava, davalının usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali «sorumluk davası» olup, uyuşmazlık, «temliknamenin» kapsamının ne olduğu, başka bir deyişle dava konusu zararın tümünü kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, alacağın kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı şirkete temlik edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu bağlamda Fon‘un artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, kural olarak «alacağın temliki» ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz ise de, TMSF.nun temlik ettiği alacak kredi borçlarından doğan alacak olup, kabulün aksine temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı karar ve işlemleri ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır.Esasen, davanın «sorumluluk davası» olduğu da nazara alınarak temlikin ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının «aktif husumetini» etkilemeyeceğinin kabulü gerekir.
… e de; davacı tarafça usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklanan alacakların 14/02/2006 ve 27/02/2006 tarihli kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15912 E. 2015/721 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödünç sözleşmesi · ıslah · hasar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ın hesabı açılması veya altın gram hesabı açılması yönünde bir talimatının olmadığı, 19/09/2011 tarihinde davalı banka hesabına yatırılan para ile taraflar arasında «ödünç sözleşmesinin» kurulduğu, 20/09/2011 tarihinde davacı adına hesapta bulunan 64.999,57 TL ile davacının talimatı olmaksızın....Altın Borsası'ndan gram altın alındığı, bu hali ile bu işlemin usulsüz tevdii işlemi olduğu, usulsüz tevdide paranın nef'i ve «hasarının» mutlak şekilde saklayana geçtiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 4.208,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davacının 04/06/2012 tarihli «ıslahı» usulüne uygun olmadığından faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, verilen talimata aykırı davranılarak zarara uğratıldığı iddiasıyla davalı Banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının davalı Banka'ya yatırdığı paranın aynen iadesinin gerektiği, nef'i ve «hasarın» bankaya ait olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Banka vekili ise, davacının parasıyla ana para korumalı altın fonu alınması yönünde bir talimatının bulunmadığını, kaldı ki davacının alınmasını istediğini iddia ettiği ana para korumalı altın fonunun yapılan «son» ilanlara göre 24/01/2011-28/01/2011 tarihleri arasında satışının yapıldığı yani halka arz edildiği, bu nedenle davacının talimatının bulunduğu 19/09/2011 tarihinde böyle bir fonun alınmasının imkansız olduğunu savunmuştur.
Bu durumda, mahkemece, fon alımı konusunda davacının talimatının bulunduğu yönünde tarafların anlaşmış olmaları nedeniyle fon alım sonucu oluşacak nef'i ve «hasar» davacıda bulunmasına rağmen davalı vekilinin savunması üzerinde durulmadan nef'i ve hasarın bankada olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17305 E. , 2013/15684 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.12.2011 tarih ve 2011/126-2011/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 15.620 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Finansbank...şubesinde yatırım hesabı açarak İMKB’den hisse senedi alım satımı yaptığını, aracılık eden firmanın Finans İnvest A.Ş. olduğunu, 05.12.2000 tarihinde telefonla 20.000 adet Finansbank A Tipi değişken fon katılma belgesi ile 50.000 adet Commercial Union Sigortanın yatırım fonu talebinde bulunduğu halde işlemin yapılmadığını, bu nedenle alım satım tarihleri arasındaki artıştan kaynaklanan toplam 35.690.000.000 TL zararı bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın 05.12.2000 tarihinden en yüksek ticari temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Yatırım Menkul Değerler A.Ş (Finans İnvest A.Ş.) vekili, davacının zararı ile ilgili SPK 37/2’nci maddesi uyarınca sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar Finansbank A.Ş ve Finansbank...Şubesi vekili, davacının dava konusu fonları alamamasına rağmen Finansbank A.Ş. A Tipi Hisse senedi fonunun aynı gün satılan paylarının büyük bir kısmını satın alarak ciddi kar elde ettiğini, bankanın kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Commercial Union Sigorta A.Ş. (Aviva Sigorta A.Ş.) vekili, davacı ile aralarında yatırım hesabından kaynaklanan alım satım ilişkisi olmadığını ve ileri sürülen zararın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, fon kurucularının fon katılma belgesi alım emri verildiği halde bu emirleri yerine getirmemekten dolayı sorumluluklarının oluştuğu, Sermaye Piyasası Kurulu'nun 28/06/2001 tarihli kararında belirtildiği gibi, söz konusu sorumluluğun hukuki dayanağını banka fonu ve sigorta şirketi fonu iç tüzüklerinin 12. maddesi, SPK 7 nolu yatırım fonlarına ilişkin esaslar tebliğinin 6., 37. ve 39. maddelerinin oluşturduğu, buna göre Finansbank A.Ş. A Tipi Değişken Fonun kurucusu Finansbank A.Ş. ile Commercial Union Sigorta A.Ş. A tipi değişken fonun kurucusu Aviva Sigorta A.Ş. (Commercial Union Sigorta A.Ş.)'nin davacının aracı kurum vasıtasıyla iletilen kendi fonlarına ilişkin fon katılma belgesi alış talebini karşılamayarak fon katılma belgesi satmamaktan dolayı fon kurucusu sıfatlarından dolayı hukuki sorumlulukları bulunduğu, yatırım fonlarının tüzel kişilikleri olmayıp, fonun yönetiminden dolayı hukuki sorumluluğun fon kurucularına ait olduğu ve bu sorumluluğun BK'nın 50.
maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluk olmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile 8.338,34 TL'nin Aviva Sigorta A.Ş.'den, 12.505,85 TL'nin Finansbank A.Ş.'den olmak üzere toplam 20.844,19 TL zararın ayrı ayrı sorumlu oldukları miktarlarla her iki davalıdan temerrüt tarihi olan 07.12.2000 tarihinden itibaren %70 ve değişen ve değişecek oranlarda TCMB'nin bildirdiği avans faizi ile birlikte alınıp davacıya verilmesine, diğer davalılar açısından Yargıtay bozma ilamı ile kesinleşen hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı taraf talimatın fiili imkansızlık nedeni ile yerine getirilmediğini de savunduğuna göre mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulup gerçekten de talimatın verildiği tarih itibari ile fiili bir imkansızlığın bulunup bulunmadığı incelenip ona göre hüküm kurulmak gerekirken, bu husus karar yerinde dahi tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030190600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz