Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1533 E. 2017/4571 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yatırımcı tazmin merkezi↗ kaydileştirme↗ pasif husumet ehliyeti↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet↗ hamil↗ taraf ehliyeti↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yatırım fonu katılım pay senedinin süresi içerisinde kaydileştirme işleminin yapılmadığı, mülkiyetinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiği, davacının aynı yasanın 84. maddesi gereğince Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne başvurma hakkının bulunduğu gerekçesiyle pasif husumet ehliyet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı bankadan satın alınan A tipi 3. yatırım fonuna ait 200 adet hamiline katılım senetlerinin bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu katılım senetlerinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiği ve bu nedenle davalı bankaya husumet düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece verilen karardan sonra hükme dayanak yapılan SPK 13/4. maddesi Anayasa Mahkemesi'nin 22/10/2015 tarihli ve E. 2015/29, K. 2015/95 sayılı kararıyla kısmen iptal edilmiştir. Davalı banka davacıya e- posta ile ''6362 sayılı SPK 13/4 uyarınca 31/12/2012 tarihine kadar fiziken teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti Yatırımcıları Tazmin Merkezi'ne intikal etmiş ve üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiştir'' bilgisini göndermiştir. Ancak, satın alınan fonlar davacı tarafça davalı bankaya intikal ettirilmemiştir. SPK'nın 13/4. maddesi uyarınca "Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz". Davalı banka teslim edilmeyen fon katılım senetlerinin anılan Yasa hükmü gereğince Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiğini ve bu nedenle sorumlu olmadığını savunduğuna göre, davacıya ait fon katılım senetlerinin davalı bankada işleme tabi tutulup tutulmadığı, bu fon katılım belgelerinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal edip etmediği ve Yatırımcı Tazmin Merkezi'nde ne gibi işlem gördüğü hususlarında SPK uzmanı bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak, Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu iptal kararı da değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13090 E. 2017/1360 K.
Ortak:kaydileştirme · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · hamil · taraf ehliyeti · teslim · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yatırım fonu katılım pay senedinin süresi içerisinde «kaydileştirme» işleminin yapılmadığı, mülkiyetinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiği, davacının aynı yasanın 84. maddesi gereğince Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne başvurma hakkının bulunduğu gerekçesiyle «pasif husumet ehliyet» yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davalı bankadan satın alınan A tipi 3. yatırım fonuna ait 200 adet «hamiline» katılım senetlerinin bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu katılım senetlerinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiği ve bu nedenle davalı bankaya «husumet» düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ılı Yasa'da menkul kıymet olarak kabul edilmiş ve sermaye piyasası aracı olarak tanımlanmış olduğu, davaya konu yatırım fonu katılım pay senedinin süresi içerisinde «kaydileştirme» işleminin yapılmadığı, 6362 Yasa'nın 13/4. maddesi gereğince mülkiyetinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiği, davacının aynı Yasa'nın 84. maddesi gereğince Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne başvurma hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davalının «husumet itirazına» itibar edilerek davanın «pasif husumet ehliyet» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili; öncelikle davalı Banka'nın davada taraf sıfatının bulunmadığını, davacının «kaydileştirme» işlemleri için yatırım fonu katılım pay senetlerini davalı bankaya fiziken «teslim» etmek zorunda olduğunu, davacının kaydileştirme işlemi için başvurusunun bulunmadığını ve kaydileştirme süresinin 31/12/2012 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra sermaye piyasası aracının mülkiyetinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiğini, diğer yandan dava konusu yatırım fonunun küpürleri «hamiline» basıldığı için banka kayıtlarında katılım «payı» sahiplerine ait bilgilerin bulunmadığını, buna rağmen davalı Banka'nın gereken hassasiyeti göstererek gazete ilanları ile pay sahiplerini bilgilendirdiğini, yasal süre içerisinde kaydileştirilmeyen yatırım fonu katılım paylarının Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne devredildiğini savunarak, öncelikle «husumet» nedeniyle usulden reddedilmesini, dava usulden reddedilmez ise davanın esastan reddini talep etmiştir.
… n sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalının Sermaye Piyasası Kurulu'nun izni ile A tipi 3. yatırım fonu kurduğunu, davacının bu fona 200 adet «hamiline» katılım belgesi almak sureti ile 09/08/1993 tarihinde iştirak ettiğini, davalının bu pay senetleri için 04/02/2014 tarihinde e-posta ile müvekkiline ''6362 sayılı SPK 13/4 uyarınca 31/12/2012 tarihine kadar fiziken «teslim» edilmeyen sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti Yatırımcıları Tazmin Merkezi'ne intikal etmiş ve üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiştir'' bilg …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · ticari faiz · kâr payı · ihtarname
Benzer bu karardaNoterliği'nin 07/04/2014 tarih ve 9197 sayılı «ihtarnamesini» keşide ederek 31/12/2013 tarihinde değeri 30.042,12 TL olan 200 adet «hamiline» A-tipi fon ortaklık «payı» bedelinin ödenmesini istediğini, davalının ise ihtarnameye olumlu cevap vermediğini, davalının inançlı mülkiyet ve vekalet akdi hükümlerine göre ortaklık payı bedelinden sorumlu olduğunu beyan ederek, 30.042,12 TL olan 200 adet hamiline A-tipi 3 yatırım fonu ortaklı payı bedelinin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; öncelikle davalı Banka'nın davada taraf sıfatının bulunmadığını, davacının «kaydileştirme» işlemleri için yatırım fonu katılım pay senetlerini davalı bankaya fiziken «teslim» etmek zorunda olduğunu, davacının kaydileştirme işlemi için başvurusunun bulunmadığını ve kaydileştirme süresinin 31/12/2012 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra sermaye piyasası aracının mülkiyetinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiğini, diğer yandan dava konusu yatırım fonunun küpürleri «hamiline» basıldığı için banka kayıtlarında katılım «payı» sahiplerine ait bilgilerin bulunmadığını, buna rağmen davalı Banka'nın gereken hassasiyeti göstererek gazete ilanları ile pay sahiplerini bilgilendirdiğini, yasal süre içerisinde kaydileştirilmeyen yatırım fonu katılım paylarının Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne devredildiğini savunarak, öncelikle «husumet» nedeniyle usulden reddedilmesini, dava usulden reddedilmez ise davanın esastan reddini talep etmiştir.
… ılı Yasa'da menkul kıymet olarak kabul edilmiş ve sermaye piyasası aracı olarak tanımlanmış olduğu, davaya konu yatırım fonu katılım pay senedinin süresi içerisinde «kaydileştirme» işleminin yapılmadığı, 6362 Yasa'nın 13/4. maddesi gereğince mülkiyetinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiği, davacının aynı Yasa'nın 84. maddesi gereğince Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne başvurma hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davalının «husumet itirazına» itibar edilerek davanın «pasif husumet ehliyet» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/616 E. 2014/2824 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara, davacı tarafın önceki davasında «yasal faizi» ile birlikte ana paranın verilmesine hükmedildiği, önceki davada da B tipi likit fon talep edebileceği halde bu davayı açtığı, haksız ve kötü niyetli olduğu, B tip …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7490 E. 2013/11638 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17305 E. 2013/15684 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · müteselsil sorumluluk · tüzel kişilik · eksik inceleme · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… ma belgesi alış talebini karşılamayarak fon katılma belgesi satmamaktan dolayı fon kurucusu sıfatlarından dolayı hukuki sorumlulukları bulunduğu, yatırım fonlarının «tüzel kişilikleri» olmayıp, fonun yönetiminden dolayı hukuki sorumluluğun fon kurucularına ait olduğu ve bu sorumluluğun BK'nın 50. maddesi uyarınca «müteselsilen sorumluluk» olmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile 8.338,34 TL'nin Aviva Sigorta A.Ş.'den, 12.505,85 TL'nin Finansbank A.Ş.'den olmak üzere toplam 20.844,19 TL zararın ayrı ayrı sorumlu oldukları miktarlarla her iki davalıdan «temerrüt tarihi» olan 07.12.2000 tarihinden itibaren %70 ve değişen ve değişecek oranlarda TCMB'nin bildirdiği «avans faizi» ile birlikte alınıp davacıya verilmesine, diğer davalılar açısından Yargıtay bozma ilamı ile kesinleşen hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar v …
2- Ancak, davalı taraf talimatın fiili imkansızlık nedeni ile yerine getirilmediğini de savunduğuna göre mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulup gerçekten de talimatın verildiği tarih itibari ile fiili bir imkansızlığın bulunup bulunmadığı incelenip ona göre hüküm kurulmak gerekirken, bu husus karar yerinde dahi tartışılmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1533 E. , 2017/4571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/03/2015 tarih ve 2014/1253-2015/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Sermaye Piyasası Kurulu'nun izni ile A tipi 3. yatırım fonu kurduğunu, müvekkilinin bu fona 200 adet hamiline katılım belgesi almak sureti ile 09/08/1993 tarihinde iştirak ettiğini, davalının bu pay senetleri için e-posta ile müvekkiline 6362 sayılı SPK 13/4 uyarınca 31/12/2012 tarihine kadar fiziken teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının mülkiyetinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal edeceği ve üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona ereceği bilgisinin verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ihtarname keşide ederek 31/12/2013 tarihinde değeri 30.042,12 TL olan 200 adet hamiline A-tipi fon ortaklık payı bedelinin ödenmesini istediğini, davalının ise ihtarnameye olumlu cevap vermediğini, davalının inançlı mülkiyet ve vekalet akdi hükümlerine göre ortaklık payı bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürerek 30.042,12 TL olan 200 adet hamiline A-tipi 3 yatırım fonu ortaklı payı bedelinin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, davacının kaydileştirme işlemleri için yatırım fonu katılım pay senetlerini müvekkili bankaya fiziken teslim etmek zorunda olduğunu, davacının kaydileştirme işlemi için başvurusunun bulunmadığını ve kaydileştirme süresinin 31/12/2012 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra sermaye piyasası aracının mülkiyetinin Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne intikal ettiğini savunarak davanın öncelikle husumet nedeniyle usulden reddedilmesini, usulden reddedilmez ise esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu yatırım fonu katılım pay senedinin süresi içerisinde kaydileştirme işleminin yapılmadığı, mülkiyetinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiği, davacının aynı yasanın 84. maddesi gereğince Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne başvurma hakkının bulunduğu gerekçesiyle pasif husumet ehliyet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı bankadan satın alınan A tipi 3. yatırım fonuna ait 200 adet hamiline katılım senetlerinin bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu katılım senetlerinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiği ve bu nedenle davalı bankaya husumet düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece verilen karardan sonra hükme dayanak yapılan SPK 13/4. maddesi Anayasa Mahkemesi'nin 22/10/2015 tarihli ve E. 2015/29, K. 2015/95 sayılı kararıyla kısmen iptal edilmiştir. Davalı banka davacıya e- posta ile ''6362 sayılı SPK 13/4 uyarınca 31/12/2012 tarihine kadar fiziken teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının mülkiyeti Yatırımcıları Tazmin Merkezi'ne intikal etmiş ve üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiştir'' bilgisini göndermiştir. Ancak, satın alınan fonlar davacı tarafça davalı bankaya intikal ettirilmemiştir. SPK'nın 13/4. maddesi uyarınca "Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz".
Davalı banka teslim edilmeyen fon katılım senetlerinin anılan Yasa hükmü gereğince Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal ettiğini ve bu nedenle sorumlu olmadığını savunduğuna göre, davacıya ait fon katılım senetlerinin davalı bankada işleme tabi tutulup tutulmadığı, bu fon katılım belgelerinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne intikal edip etmediği ve Yatırımcı Tazmin Merkezi'nde ne gibi işlem gördüğü hususlarında SPK uzmanı bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak, Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu iptal kararı da değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/371874300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz