6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13120 E. 2011/8721 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturaya itiraz edilmemesi faturaya itiraz birim fiyat ispat külfeti temerrüt tarihi istirdat bilirkişi incelemesi ihtarname eksik inceleme temerrüt ibraz teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 23

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, taraflar arasında kurulu bulunan gemi işletmeciliği sözleşmesine dayalı olarak, fazla ödenen paranın istirdadı istemine ilişkindir.

Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizin 28.06.2007 tarih, 2006/7047 Esas, 2007/9925 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, Dairemizin bozma ilamında “taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı konusunda bir çekişmenin bulunmadığı, buna göre TTK’nun 23. maddesi uyarınca faturalara itiraz edilmemiş olması halinin, sadece harcama bedel veya birim fiyatının faturada belirtilen miktardan ibaret olduğunun kabulü anlamına geldiği, faturada yazılı malın verildiği anlamına gelmediği, faturaları düzenleyenin, faturada yazılı malı teslim ettiğini veya hizmeti yaptığını ayrıca ispatlamak zorunda olduğu" belirtilmiştir. Bu durumda, faturaya konu hizmetin yapıldığının ispat külfeti davalıya aittir.

Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, davalının düzenlemiş olduğu faturalara konu mal ve hizmetlerin davalı tarafından yerine getirilip getirilmediği hususunda yeterli araştırma yapılmamış, dosya içindeki mevcut belgeler üzerinde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak hazırlanan rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Oysa, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın davalıya fazladan ödediğini iddia ettiği 22.830 USD için davalı tarafın bu bedelin gemi adamları işçilik ücretlerine yönelik olduğu hususundaki savunmasının aksine dosyada bir belgenin bulunmadığı, geminin eski olması nedeniyle tamire ilişkin belgelerin doğru olduğu gibi somut olmayan belirlemeler yapılmıştır.

Bu itibarla, mahkemece, bozma ilamına uyulmuş olması karşısında gereği yerine getirilerek, davalının sunduğu ve bedelini aldığı faturalara ilişkin mal ve hizmetlerin yerine getirildiğinin davalı tarafından ispat edilmesi için davalının tüm delillerinin ibrazının sağlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Kabule göre de, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının 3. bendinde açıklandığı üzere, kabul edilen kısım bakımından, davacı tarafça gönderilen ihtarnamenin 18.12.2003 tarihinde davalıya tebliğ edildiği gözetilerek, buna göre temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken dava tarihinden faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Çek İptali Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2875 E. 2017/5397 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8462 E. 2010/8481 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2121 E. 2010/6186 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/13120 E.  ,  2011/8721 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.04.2009 tarih ve 2007/776 - 2009/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkili şirket ile davalı şirketin müvekkiline ait iki geminin işletmeciliği/acenteliğinin yapılması hususunda anlaştıklarını, sözleşmeye göre tüm giderlerin müvekkilince karşılanacağını, buna karşılık müvekkilince işletme bedeli/acente ücretinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının 8.000 USD bedelli işletme ücretini mükerrer olarak bildirdiği, ayrıca 05.11.1999 ile Kasım 2001 tarihleri arasında şirket yönetim kurulu kararı aksine işletme ücreti olarak fazladan 23.830 USD ödeme yapıldığı, bunun yanında davalı tarafça düzenlenen 68 adet faturaya karşılık yapılan 46.000 USD ödemenin dayanağı olan faturaların gerçek olmadığı ve yine 73.153 USD ödemenin de ilgili geminin satılmasından sonra düzenlenen faturalara dayalı olduğu için toplam 146.983 USD ödemenin haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında iddia edildiği gibi bir anlaşma bulunmadığını ve geminin satılmasından sonra düzenlenmiş bir faturanın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalının düzenlediği faturaya dayalı hizmetin verildiğini ispat etmesi gerektiği, bunun için içlerinde gemi işletme uzmanının bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden, önceki rapora davacı tarafın yaptığı itirazlar üzerinde duran, faturalarda yazılı harcamaların dayanaklarını araştıran yeni bir raporun alınması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının mükerrer ödediği 8.000,00 USD dışında bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 8.000,00 USD’nin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, taraflar arasında kurulu bulunan gemi işletmeciliği sözleşmesine dayalı olarak, fazla ödenen paranın istirdadı istemine ilişkindir.

Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizin 28.06.2007 tarih, 2006/7047 Esas, 2007/9925 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Oysa, Dairemizin bozma ilamında “taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı konusunda bir çekişmenin bulunmadığı, buna göre TTK’nun 23. maddesi uyarınca faturalara itiraz edilmemiş olması halinin, sadece harcama bedel veya birim fiyatının faturada belirtilen miktardan ibaret olduğunun kabulü anlamına geldiği, faturada yazılı malın verildiği anlamına gelmediği, faturaları düzenleyenin, faturada yazılı malı teslim ettiğini veya hizmeti yaptığını ayrıca ispatlamak zorunda olduğu" belirtilmiştir. Bu durumda, faturaya konu hizmetin yapıldığının ispat külfeti davalıya aittir.

Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, davalının düzenlemiş olduğu faturalara konu mal ve hizmetlerin davalı tarafından yerine getirilip getirilmediği hususunda yeterli araştırma yapılmamış, dosya içindeki mevcut belgeler üzerinde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak hazırlanan rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Oysa, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın davalıya fazladan ödediğini iddia ettiği 22.830 USD için davalı tarafın bu bedelin gemi adamları işçilik ücretlerine yönelik olduğu hususundaki savunmasının aksine dosyada bir belgenin bulunmadığı, geminin eski olması nedeniyle tamire ilişkin belgelerin doğru olduğu gibi somut olmayan belirlemeler yapılmıştır.

Bu itibarla, mahkemece, bozma ilamına uyulmuş olması karşısında gereği yerine getirilerek, davalının sunduğu ve bedelini aldığı faturalara ilişkin mal ve hizmetlerin yerine getirildiğinin davalı tarafından ispat edilmesi için davalının tüm delillerinin ibrazının sağlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Kabule göre de, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının 3. bendinde açıklandığı üzere, kabul edilen kısım bakımından, davacı tarafça gönderilen ihtarnamenin 18.12.2003 tarihinde davalıya tebliğ edildiği gözetilerek, buna göre temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken dava tarihinden faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda, 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030171600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.