Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1092 E. 2024/2708 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tam ıslah↗ tam ziya↗ ziya↗ ihtar↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, tekne sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 1268 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2544 E. 2023/4905 K.
Ortak:tam ıslah · ıslah · sigorta poliçesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, tekne «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, ıslahla artırılan kısmın «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığı noktasındadır.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 28.02.2012 tarihinde sunulan dilekçesinin «tam ıslah» mahiyetinde olduğunu, davanın açıldığı tarih itibari ile «zamanaşımının» dolmadığını, tekne hurdasının davalıya bırakılmasının doğru olmadığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 10.10.2013 tarih, 2012/14795 E. ve 2013/18096 K. sayılı kararıyla 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) 1268 inci maddesine göre sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrayacağından davacının «ıslah» etiği kısım bakımından «zamanaşımı» süresinin dolduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihi itibari ile ıslahla artırılan miktar yönünden davalının usulüne uygun şekilde ileri sürdüğü «zamanaşımı defi» karşısında 6762 sayılı Kanun'un 1268’inci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihi itibari ile ıslahla artırılan miktar yönünden davalının usulüne uygun şekilde ileri sürdüğü «zamanaşımı defi» karşısında 6762 sayılı Kanun'un 1268’inci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1036 E. 2021/2025 K.
Ortak:tam ziya · ziya · hasar · Tazminat
Benzer bu karardaDavacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
Dava, sigortalı yatta meydana gelen «hasarın» sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
İtiraz «hakem» Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · teminat kapsamı · hakem kararı · riziko · ticari defter · geçersizlik · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaAyrıca, 6100 sayılı HMK 222/1 maddesinde; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” düzenlemesi mevcuttur.
İtiraz «hakem» Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
… olduğu dönem bakımından sigortalı yatın davacı tarafından ticari hayatta kullanılıp kullanılmadığı, yattan bu yönde bir gelir elde edilip edilmediğinin davacıya ait «ticari defter» ve kayıtları da incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4031 E. 2020/1198 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, tekne «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» zarar sigortası niteliğinde olup, dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere sigortalı mal üzerinde «hasar» gerçekleşmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamına göre; tazminat ödeme tarihi olan 2012 itibariyle «aşkın zararın» bulunduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, hasardan sonra davacının tekneyi tümüyle «terk» ettiği, gerekli bakımları yapmadığı, «hasar» bedelinin geç ödenmesi teknenin mevcut halinin korunması için bakımın yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu şekilde bakım yapma görevinin davacıya ait olduğu ger …
Dava, zarar gören yat için yat «sigorta poliçesi» kapsamında talep edilen tazminatın geç ödenmesi ve bu süreçte artan tamir «masrafları» nedeniyle faizle karşılanamayan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aşkın zarar · zararın ispatı · munzam zarar · terkin · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamına göre; tazminat ödeme tarihi olan 2012 itibariyle «aşkın zararın» bulunduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, hasardan sonra davacının tekneyi tümüyle «terk» ettiği, gerekli bakımları yapmadığı, «hasar» bedelinin geç ödenmesi teknenin mevcut halinin korunması için bakımın yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu şekilde bakım yapma görevinin davacıya ait olduğu ger …
Davacı taraf, «hasar» tarihi ile tazminatın ödenme tarihi arasında sürede yatın tamir «masraflarının» arttığını yapılan ödeme ve faizi ile karşılanamayan «munzam zararı» olduğunu iddia etmektedir.
Bu durumda mahkemece, hasarlı yatın 27.07.2012 tarihi itibariyle tamir edilebilmesi için gereken tutarın piyasa rayiç fiyatlarına göre tespiti ile davacıya ödenen tazminatın karşılaştırılıp değerlendirilmesi suretiyle davacının «munzam zararının» mevcut olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, zarar gören yat için yat «sigorta poliçesi» kapsamında talep edilen tazminatın geç ödenmesi ve bu süreçte artan tamir «masrafları» nedeniyle faizle karşılanamayan zararların tazmini istemine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4045 E. 2014/7427 K.
Ortak:tam ziya · ziya · ıslah · sigorta poliçesi · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, tekne «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
2- Dava, tekne-yat «sigorta poliçesi» uyarınca ödenmesi gereken tazminatın bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam «zayi» kabul edilecek şekilde «hasara» uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye «sigorta tazminatının» tahsili için açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · gerçek zarar · riziko · zayi · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam «zayi» kabul edilecek şekilde «hasara» uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye «sigorta tazminatının» tahsili için açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacının talep edebileceği tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda düzenlenen raporda sigortalı teknenin onarım değeri esas alınmış, davalının ödemelerinin mahsubu yapılarak bakiye alacak tespit edilmiş, mahkemece davalının ... olduğu çekek ücreti «dahil» edilerek hüküm kurulmuştur.
Bilirkişi raporunda sigortalı teknenin onarım değerinin hesaplanmasında ise malzeme ve işçilik kalemleri ile KDV oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmış, ancak onarım değerinde dikkate alınması gereken çekek ücreti bu hesaplamaya «dahil» edilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8135 E. 2011/1584 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10502 E. 2012/1802 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi sicili · kesin yetki kuralı · kesin yetki · münhasırlık · yetki · yetkisizlik kararı · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu nedenle, sicile kayıtlı olan geminin gayrimenkul olarak değerlendirilip, buna bağlı olarak da HUMK'nun 13. maddesindeki «kesin yetki kuralı» gereğince «geminin sicile» kayıtlı olduğu yer mahkemesinin yetkili olarak kabul edilmesi doğru görülmediğinden, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yatın Göcek Liman Başkanlığı siciline kayıtlı olduğu, TTK’nun 867 ve İİK’nun 23/«son» maddeleri gereğince yatın bağlı bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yetki» nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın Fethiye 1.
Dava, geminin mülkiyetinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece geminin Göcek Liman Başkanlığı siciline kayıtlı olduğu, TTK'nun 867. ve İİK'nun 23/«son» maddeleri gereğince teknenin bağlı bulunduğu yer mahkemesinin «kesin» yetkili olduğu gerekçesiyle, dosyanın yetkili Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Oysa, tescil olunan gemi ayni haklar bakımından ne taşınır mal ne de taşınmaz mal sayılmayıp nevi şahsına «münhasır» bir mal olarak kabul edilmiştir (Bkz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1092 E. , 2024/2708 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/360 Esas, 2021/355 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, şirketine ait yatın davalı ... tarafından sigortalandığını, sigorta bedelinin 300.000 euro olduğunu, yatın 2009 yılında imal edildiğini ve olay tarihinden iki ay önce denize indirildiğini, söz konusu yatın 28.09.2009 tarihinde sabah 05:30 sularında Kurtoğlu Burnu'nda kayalıklara çarpmak suretiyle kaza geçirdiğini, kaza sonucu yatın tüm kompartımanlarına su dolduğunu, olay yerinden geçen ... isimli yat tarafından Ağa Limanı'na çekildiğini ve burada battığını, daha sonra yat Port Göcek marinasına çekçek alanına çekilerek karaya alındığını, gerekli tüm koruma tedbirlerinin alındığını, kaza neticesinde sigortalanmış olan yatın tam ziya halinin gerçekleştiğini; ancak bu hususta davalı ...
ile anlaşma sağlanamadığını, davalı ... şirketince oluşan zarara karşılık 152.000 euro gönderildiğini, yatırılan tutarın 15.12.2009 tarihinde çekildiğini, aynı tarihte ihtar ile 148.000 euro bedelin ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek şimdilik 15.000 euro ve kara park bedeli olarak ödediği 7.939,58 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 74.244 euro daha arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tespit ve ekspertiz sonucu hasar tutarının 163.711 euro olduğunun tespit edildiğini ve davacıya ödendiğini, davacının koruma yükümlülüklerini yerine getirmeyerek hasarın artmasına neden olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak ıslahla artırılan kısım yönünden 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1268 inci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairemizin 12.09.2023 tarihli 2022/2544 E., 2023/4905 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararı onanmıştır.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili, zamanaşımı süresinin dolmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 180 inci maddesi uyarınca yeni bir dava dilekçesi ile tam ıslah talep edildiğini, davalının teknenin hurdasını talep etmediğini, teknenin hurdasının davalıya bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, talep edilen tazminat tümüyle kabul edilseydi teknenin hurdasının davalıya bırakılabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tekne sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 1268 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029290500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz