Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4045 E. 2014/7427 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tam ziya↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ gerçek zarar↗ ziya↗ riziko↗ zayi↗ uyuşmazlık konusu↗ bilirkişi incelemesi↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin tam ziya olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının gerçek zararı ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için rizikonun gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin hasar tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise ıslah tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen
gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, tekne-yat sigorta poliçesi uyarınca ödenmesi gereken tazminatın bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam zayi kabul edilecek şekilde hasara uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye sigorta tazminatının tahsili için açıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacının talep edebileceği tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda sigortalı teknenin onarım değeri esas alınmış, davalının ödemelerinin mahsubu yapılarak bakiye alacak tespit edilmiş, mahkemece davalının ... olduğu çekek ücreti dahil edilerek hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporunda sigortalı teknenin onarım değerinin hesaplanmasında ise malzeme ve işçilik kalemleri ile KDV oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmış, ancak onarım değerinde dikkate alınması gereken çekek ücreti bu hesaplamaya dahil edilmemiştir. Başka bir anlatımla, sigortalı teknenin onarım giderleri arasında yer alan çekek ücreti dikkate alınmamıştır. Mahkemece bu kalem giderin esas alınarak sigortalı teknenin onarım değerinin belirlenmesinde ve davalının ödemelerinin mahsubunda bir yanlışlık bulunmamaktadır. O halde, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kararın bozulması yerinde olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 10.10.2013 tarih 2012/14795 Esas-2013/18096 Karar sayılı bozma ilamının 3. bendinin tamamının bozma ilamından çıkarılmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/917 E. 2013/1929 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · fatura · ibraz · e-defter
Benzer bu kararda… nize indikten sonra alındığı, davacının 2000-2004 yıllarına ait çekek ücretini talep ettiği, dosyada bulunan 02.07.2005 tarihli davacının sahip olduğu tersaneye ait «fatura» içeriğinden teknede yapılan marangoz malzemesi ve işçiliği için 16.236.80 TL alındığı, bu tarihten 5.5 yıl öncesine ait çekek ücretinin ödenmemiş olmasının ve teknenin yıllık yüksek bakım ve tamirat onarımları dikkate alındığında bu kadar yüksek bakım ve onarım ücretinin ödenmesine rağmen yıllık çekek ücreti 1.500 Euro'nun ödenmemesinin ve davalının yüksek miktarlı bakım ücretini tahsil etmesine rağmen düşük miktarda çekek ücretini talep etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, basit usulü göre «defter» tutulup «ticari defteri» de «ibraz» edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya «ibraz» edilen kışlama sözleşmelerinde o tarihte davacının azledildiği iddia edilmeyen vekilinin imzası bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14795 E. 2013/18096 K.
Ortak:tam ziya · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · gerçek zarar · ziya · riziko · ıslah · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam «zayi» kabul edilecek şekilde «hasara» uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye «sigorta tazminatının» tahsili için açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
TTK 1377. maddesine göre ise "Sigorta ettiren veya sigortadan haberi olmak şartiyle, sigortalı bir kazayı öğrenir öğrenmez bunu sigortacıya bildirmekle mükelleftir.." buna göre, «deniz sigortalarında» «sigorta tazminatını» ödeme borcu «sigorta ettiren» veya sigortalının «rizikonun» gerçekleştiğini sigortacıya bildirdiği anda değil, ögrendiği anda «muaccel» olur.
2- Ancak, TTK 1441. maddesi "Rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigortacının sigorta akdinden doğan borçları, 1377 nci madde hükmünce «rizikoyu» «ihbar» mükellefiyetinin doğduğu tarihte «muaccel» olur." hükmünü haizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz sigortası · muacceliyet · ihbar · ihtar · havale · zamanaşımı
Benzer bu kararda2- Ancak, TTK 1441. maddesi "Rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle sigortacının sigorta akdinden doğan borçları, 1377 nci madde hükmünce «rizikoyu» «ihbar» mükellefiyetinin doğduğu tarihte «muaccel» olur." hükmünü haizdir.
TTK 1377. maddesine göre ise "Sigorta ettiren veya sigortadan haberi olmak şartiyle, sigortalı bir kazayı öğrenir öğrenmez bunu sigortacıya bildirmekle mükelleftir.." buna göre, «deniz sigortalarında» «sigorta tazminatını» ödeme borcu «sigorta ettiren» veya sigortalının «rizikonun» gerçekleştiğini sigortacıya bildirdiği anda değil, ögrendiği anda «muaccel» olur.
O halde, davacının 28.02.2012 «havale» tarihli dilekçe ile talebini «ıslah» ettiği kısım bakımından TTK 1268. maddesinde öngörülen «zamanaşımı» süresi gerçekleşmiş olup, bu kısım bakımından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Somut olayda davalı ... şirketine «ihtarın» 16.10.2009 tarihinde yapıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15179 E. 2010/437 K.
Ortak:hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam «zayi» kabul edilecek şekilde «hasara» uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye «sigorta tazminatının» tahsili için açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu kararda… nin 2001 yılı Kasım ayında davalı kooperatife ait çekek yerine çektirildiği, 28.05.2005 tarihinde teknede yangın meydana geldiği, bu yangın sonucu 19.500,00 YTL'lik «hasar» oluştuğu, davalı kooperatife davacı tarafından teknenin çekek yerinde durması nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı ile davalı Kooperatif arasında düzenlenmiş bir sözleşmenin bulunmadığı, ancak davalı kooperatifin fiili hakimiyeti altındaki bir alanda 3,5 yıl bırakılmış olan bir tekne ile ilgili olarak gösterdiği davranışın basiretli bir davranış sayılamayacağı, bu sebeple olayda %10 oranında kusurlu olduğu, buna göre 19.500,00 YTL tazminatın %10 oranına isabet eden 1.950,00 YTL hasar bedelinden sorumlu tutulduğu, davalı Tarım İl Müdürlüğü tarafından teknenin bulunduğu barınak ve çekek yerinin davalı kooperatife 22.07.2002 tarihinde kiraya verildiği, 25.07.2002 tarihinde «teslim» edildiği, bu itibarla davalı Tarım İl Müdürlüğü yönünden açılan davanın «husumetten» reddi gerektiği gerekçesiyle, davalı Tarım İl Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı Kooperatif aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar …
… valı kooperatife yönelik temyiz itirazlarına gelince, Dava, davacıya ait teknenin bu davalının kiralayarak işlettiği balıkçı barınağı ve çekek yerinde yangın sonucu «hasara» uğraması nedeniyle meydana gelen hasar ve «değer kaybının» tazmini istemine ilişkin olup, söz konusu balıkçı barınağı ve çekek yerinin Maliye Bakanlığı'nca 10 yıllığına davalı kooperatife kiralandığı hususu çekişmesiz ve b …
Oysa, mahkemenin kabulünün aksine, davacı ile davalılardan kooperatif arasında her ne kadar yazılı bir sözleşme bulunmasa bile davacıya ait tekne gerek «teslim» gerekse «hasar» tarihinde davalı kooperatifin işletmiş olduğu çekek yerine bırakılmış ve yaklaşık 3.5 yıldan beri de tekne orada kalmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:değer kaybı · kâr kaybı · eksik inceleme · teslim · husumet
Benzer bu kararda… nin 2001 yılı Kasım ayında davalı kooperatife ait çekek yerine çektirildiği, 28.05.2005 tarihinde teknede yangın meydana geldiği, bu yangın sonucu 19.500,00 YTL'lik «hasar» oluştuğu, davalı kooperatife davacı tarafından teknenin çekek yerinde durması nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı ile davalı Kooperatif arasında düzenlenmiş bir sözleşmenin bulunmadığı, ancak davalı kooperatifin fiili hakimiyeti altındaki bir alanda 3,5 yıl bırakılmış olan bir tekne ile ilgili olarak gösterdiği davranışın basiretli bir davranış sayılamayacağı, bu sebeple olayda %10 oranında kusurlu olduğu, buna göre 19.500,00 YTL tazminatın %10 oranına isabet eden 1.950,00 YTL hasar bedelinden sorumlu tutulduğu, davalı Tarım İl Müdürlüğü tarafından teknenin bulunduğu barınak ve çekek yerinin davalı kooperatife 22.07.2002 tarihinde kiraya verildiği, 25.07.2002 tarihinde «teslim» edildiği, bu itibarla davalı Tarım İl Müdürlüğü yönünden açılan davanın «husumetten» reddi gerektiği gerekçesiyle, davalı Tarım İl Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı Kooperatif aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar …
… valı kooperatife yönelik temyiz itirazlarına gelince, Dava, davacıya ait teknenin bu davalının kiralayarak işlettiği balıkçı barınağı ve çekek yerinde yangın sonucu «hasara» uğraması nedeniyle meydana gelen hasar ve «değer kaybının» tazmini istemine ilişkin olup, söz konusu balıkçı barınağı ve çekek yerinin Maliye Bakanlığı'nca 10 yıllığına davalı kooperatife kiralandığı hususu çekişmesiz ve b …
Oysa, mahkemenin kabulünün aksine, davacı ile davalılardan kooperatif arasında her ne kadar yazılı bir sözleşme bulunmasa bile davacıya ait tekne gerek «teslim» gerekse «hasar» tarihinde davalı kooperatifin işletmiş olduğu çekek yerine bırakılmış ve yaklaşık 3.5 yıldan beri de tekne orada kalmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu yangın nedeni ile doğan tüm zararından davalı kooperatifin sorumlu olduğu ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, sonuçta yanlış ilkeye ve «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2544 E. 2023/4905 K.
Ortak:tam ziya · ziya · ıslah · sigorta poliçesi · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
2- Dava, tekne-yat «sigorta poliçesi» uyarınca ödenmesi gereken tazminatın bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam «zayi» kabul edilecek şekilde «hasara» uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye «sigorta tazminatının» tahsili için açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaBirinci Bozma Kararı Dairemizin 10.10.2013 tarih, 2012/14795 E. ve 2013/18096 K. sayılı kararıyla 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) 1268 inci maddesine göre sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrayacağından davacının «ıslah» etiği kısım bakımından «zamanaşımı» süresinin dolduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihi itibari ile ıslahla artırılan miktar yönünden davalının usulüne uygun şekilde ileri sürdüğü «zamanaşımı defi» karşısında 6762 sayılı Kanun'un 1268’inci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 28.02.2012 tarihinde sunulan dilekçesinin «tam ıslah» mahiyetinde olduğunu, davanın açıldığı tarih itibari ile «zamanaşımının» dolmadığını, tekne hurdasının davalıya bırakılmasının doğru olmadığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tam ıslah · zamanaşımı defi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihi itibari ile ıslahla artırılan miktar yönünden davalının usulüne uygun şekilde ileri sürdüğü «zamanaşımı defi» karşısında 6762 sayılı Kanun'un 1268’inci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 28.02.2012 tarihinde sunulan dilekçesinin «tam ıslah» mahiyetinde olduğunu, davanın açıldığı tarih itibari ile «zamanaşımının» dolmadığını, tekne hurdasının davalıya bırakılmasının doğru olmadığını, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 10.10.2013 tarih, 2012/14795 E. ve 2013/18096 K. sayılı kararıyla 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) 1268 inci maddesine göre sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrayacağından davacının «ıslah» etiği kısım bakımından «zamanaşımı» süresinin dolduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/645 E. 2013/310 K.
Ortak:tam ziya · sigorta tazminatı · ziya · riziko · zayi · sigorta poliçesi · hasar · dahili dava
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam «zayi» kabul edilecek şekilde «hasara» uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye «sigorta tazminatının» tahsili için açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
2- Dava, tekne-yat «sigorta poliçesi» uyarınca ödenmesi gereken tazminatın bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… e uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre, mahkemece dava konusu teknenin meydana gelen yangın sonucunda «tam ziyaya» uğramış olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına, bu durumda TTK’nun 1418/2. maddesi uyarınca, «sigorta tazminatının» ödenmesiyle sigortalının sigorta edilmiş şey üzerindeki haklarının sigortacıya geçeceği tabii olduğundan, davacıya ait teknenin hasarlı değerinin tazminattan indirilmesine de gerek bulunmamasına, yine Dairemize ait bozma ilamı sonucu dava konusu teknenin ev olarak kullanılmadığı hususu kesinleştiğinden, Instıtute Yatch Clauses 2.1.2. maddesi uyarınca dava konusu «hasarın» «teminata» «dahil» edilmesi için ek «prim» ödenmesine de gerek olmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar …
… rak, davalı ... ile davacı arasında düzenlenen çekek sözleşmesi gereğince bu davalının her hangi bir kusurunun veya sorumluluğunun bulunmadığı, davaya konu teknenin «hasarlarının» giderilmesi ve bakım yapılması amacıyla çekek yerinde karaya çekili vaziyette bulunduğu ve gündüzleri teknenin işleri ile ilgilenen aşçı, mobilyacı ve tekne yardımcısından oluşan üç personelin, geceleri de teknede kaldıkları, yangının teknede yakılan mumdan kaynaklandığı, davaya konu tekne «sigorta poliçesi» Instıtute Yacht Clauses 1.11.85 «özel şartının» 2.1.2 maddesinde belirtilen hükmün konuluş nedeninin, teknenin tahsis ve kullanım amacının sonlandırılarak ikametgah olarak kullanılmaya başlanması durumunda meydana gelecek «rizikoları» «teminat» dışında bırakmak olduğu, somut olaydaki gibi çekek yerinde bulunan teknede görev yapan tekne çalışanlarının geceleri de teknede kalmalarının, anılan kloz hükümlerine göre teknenin ev olarak kullanıldığını kabule yeterli bulunmadığı, teknenin tam «zayi» olduğu ve bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmede atıf yapılan ve Uluslar arası alanda tekne poliçelerine uygulanan İYC'nin «muafiyete» dair hükümleri dikkate alınarak muafiyet indirimi yapılmadığı gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 247.000 TL tazminatın 14.04.2003 «ihbar» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, Instıtute Yatch Clauses 16.2. maddesine göre, sigortacılar hiçbir şekilde, sigorta süresi veya uzatılmış sigorta süresi esnasında ortaya çıkan sonraki «tam ziya» halinde, onarılmayan hasardan sorumlu olmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · donatan · muafiyet · sigorta sözleşmesi · ek prim · ihbar · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu kararda… rak, davalı ... ile davacı arasında düzenlenen çekek sözleşmesi gereğince bu davalının her hangi bir kusurunun veya sorumluluğunun bulunmadığı, davaya konu teknenin «hasarlarının» giderilmesi ve bakım yapılması amacıyla çekek yerinde karaya çekili vaziyette bulunduğu ve gündüzleri teknenin işleri ile ilgilenen aşçı, mobilyacı ve tekne yardımcısından oluşan üç personelin, geceleri de teknede kaldıkları, yangının teknede yakılan mumdan kaynaklandığı, davaya konu tekne «sigorta poliçesi» Instıtute Yacht Clauses 1.11.85 «özel şartının» 2.1.2 maddesinde belirtilen hükmün konuluş nedeninin, teknenin tahsis ve kullanım amacının sonlandırılarak ikametgah olarak kullanılmaya başlanması durumunda meydana gelecek «rizikoları» «teminat» dışında bırakmak olduğu, somut olaydaki gibi çekek yerinde bulunan teknede görev yapan tekne çalışanlarının geceleri de teknede kalmalarının, anılan kloz hükümlerine göre teknenin ev olarak kullanıldığını kabule yeterli bulunmadığı, teknenin tam «zayi» olduğu ve bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmede atıf yapılan ve Uluslar arası alanda tekne poliçelerine uygulanan İYC'nin «muafiyete» dair hükümleri dikkate alınarak muafiyet indirimi yapılmadığı gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 247.000 TL tazminatın 14.04.2003 «ihbar» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… e uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre, mahkemece dava konusu teknenin meydana gelen yangın sonucunda «tam ziyaya» uğramış olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına, bu durumda TTK’nun 1418/2. maddesi uyarınca, «sigorta tazminatının» ödenmesiyle sigortalının sigorta edilmiş şey üzerindeki haklarının sigortacıya geçeceği tabii olduğundan, davacıya ait teknenin hasarlı değerinin tazminattan indirilmesine de gerek bulunmamasına, yine Dairemize ait bozma ilamı sonucu dava konusu teknenin ev olarak kullanılmadığı hususu kesinleştiğinden, Instıtute Yatch Clauses 2.1.2. maddesi uyarınca dava konusu «hasarın» «teminata» «dahil» edilmesi için ek «prim» ödenmesine de gerek olmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar …
2- Ancak dava, tekne «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu poliçede atıf yapılan Instıtute Yatch Clauses 12.1. maddesi uyarınca, teknenin tam «zayii» olduğu gerekçesiyle «muafiyet» indirimi yapılmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4045 E. , 2014/7427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 gün ve 2010/434-2012/340 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.10.2013 gün ve 2012/14795-2013/18096 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, şirketine ait Dayı Dede isimli yatın davalı ... şirketi tarafından sigortalandığını, sigorta bedelinin 300.000 Euro olduğunu, yatın 2009 yılında imal edildiğini ve olay tarihinden iki ay önce denize indirildiğini, söz konusu yatın 28.09.2009 tarihinde sabah 05:30 sularında Kurtoğlu Burnu'nda kayalıklara çarpmak suretiyle kaza geçirdiğini, kaza sonucu yatın tüm kompartımanlarına su dolduğunu, olay yerinden geçen G-Harun isimli yat tarafından Ağa Limanı'na çekildiğini ve burada battığını, daha sonra yat Port Göcek marinasına çekçek alanına çekilerek karaya alındığını, gerekli tüm koruma tedbirlerinin alındığını, kaza neticesinde sigortalanmış olan yatın tam ziya halinin gerçekleştiğini, ancak bu hususta davalı ...
şirketi ile anlaşma sağlanamadığını, davalı ... şirketince oluşan zarara karşılık 152.000 Euro gönderildiğini, yatırılan tutarın 15.12.2009 tarihinde çekildiğini, aynı tarihte ihtar ile 148.000 Euro bedelin ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek şimdilik 15.000 Euro ve kara park bedeli olarak ödediği 7.939,58 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 74.244 Euro daha arttırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin tam ziya olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının gerçek zararı ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için rizikonun gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin hasar tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise ıslah tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen
gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, tekne-yat sigorta poliçesi uyarınca ödenmesi gereken tazminatın bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam zayi kabul edilecek şekilde hasara uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye sigorta tazminatının tahsili için açıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacının talep edebileceği tazminatın belirlenmesine ilişkin olarak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda sigortalı teknenin onarım değeri esas alınmış, davalının ödemelerinin mahsubu yapılarak bakiye alacak tespit edilmiş, mahkemece davalının ... olduğu çekek ücreti dahil edilerek hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporunda sigortalı teknenin onarım değerinin hesaplanmasında ise malzeme ve işçilik kalemleri ile KDV oranı dikkate alınarak hesaplama yapılmış, ancak onarım değerinde dikkate alınması gereken çekek ücreti bu hesaplamaya dahil edilmemiştir.
Başka bir anlatımla, sigortalı teknenin onarım giderleri arasında yer alan çekek ücreti dikkate alınmamıştır. Mahkemece bu kalem giderin esas alınarak sigortalı teknenin onarım değerinin belirlenmesinde ve davalının ödemelerinin mahsubunda bir yanlışlık bulunmamaktadır. O halde, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kararın bozulması yerinde olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 10.10.2013 tarih 2012/14795 Esas-2013/18096 Karar sayılı bozma ilamının 3. bendinin tamamının bozma ilamından çıkarılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 10.10.2013 tarih 2012/14795 Esas-2013/18096 Karar sayılı bozma ilamının 3. bendinin tamamının bozma ilamından çıkarılmasına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/362989400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz