Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1036 E. 2021/2025 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tam ziya↗ hmk 222↗ ticari defter ibrazı↗ ticari defter kayıtları↗ ziya↗ teminat kapsamı↗ hakem kararı↗ riziko↗ ticari defter↗ geçersizlik↗ hasar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, sigortalı yatta meydana gelen hasarın sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek tam ziya nedeniyle oluşan hasarın tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle rizikonun teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Davalı tarafından düzenlenen ve olay zamanında geçerli olduğu anlaşılan poliçe incelendiğinde, “Kullanım Amacı” başlığı altında, sigortalı yatın özel amaçlar ile kullanılacağının sigortalı tarafından beyan edildiği, yatın ticari amaçlar ile kullanılması halinde bu durumun en seri vasıta ile sigortacıya bildirileceği, aksi halde poliçe ile verilen teminatın geçersiz olacağı şeklinde düzenleme bulunduğu görülmektedir.
İtiraz hakem Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve hasarın teminat kapsamında olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
Davalı tarafça, davacıya ait yatın, dava dışı ... 'a ait Luck Yachting firması tarafından ticari amaçla kullanıldığı ve firmaya ait internet sitesinde kiralık yatlar arasında bu yatın da gösterildiği, dava konusu teknede yangın çıktıktan sonra zabıta tarafından "Tekne Sorumlusu" sıfatıyla ifadesi alınan...'un da ...'ın babası olduğu ileri sürüldüğüne göre tekneyi...'un işletip işletmediği, davacı adına mı, yoksa dava dışı Luck Yachting firması adına mı işlettiği, davacının yanında sigortalı olarak çalışıp çalışmadığının araştırılması gerekir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK 222/1 maddesinde; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda, davalı tarafından davacının demirbaşında kayıtlı olan yatın ticari amaçlı kullanıldığı iddia edildiğine göre, poliçenin geçerli olduğu dönem bakımından sigortalı yatın davacı tarafından ticari hayatta kullanılıp kullanılmadığı, yattan bu yönde bir gelir elde edilip edilmediğinin davacıya ait ticari defter ve kayıtları da incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/570 E. 2023/4337 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · teminat kapsamı · hakem kararı · riziko · ticari defter · geçersizlik · hasar · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaİtiraz «hakem» Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
Davacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK 222/1 maddesinde; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, sigortalı yatta meydana gelen «hasarın» sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Değerlendirme Dava, sigortalı yatta meydana gelen «hasarın» sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, İtiraz Hakem Heyetince Yargıtay'ın bozma kararı doğrultusunda, tekneyi ...'un işletip işlemediği, davacı adına mı yoksa dava dışı Luck Yachting firması adına mı işlettiği hususunda «tanık beyanlarına» başvurulması gerektiği, ayrıca davacı tarafın «defterleri» üzerinde üzerinde inceleme yapılmasının «tahkim» yargılamasında öngörülen süreler çerçevesinde yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · sigorta tahkimi · kıyasen uygulama · keşif · tahkim · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin yirmi üçüncü fıkrası gereğince kanunda hüküm bulunmayan hallerde (6100 sayılı Kanun) hükümlerinin «sigortacılıktaki tahkim» hakkında da «kıyasen uygulanacağını» benimsenmiştir.
Değerlendirme Dava, sigortalı yatta meydana gelen «hasarın» sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, İtiraz Hakem Heyetince Yargıtay'ın bozma kararı doğrultusunda, tekneyi ...'un işletip işlemediği, davacı adına mı yoksa dava dışı Luck Yachting firması adına mı işlettiği hususunda «tanık beyanlarına» başvurulması gerektiği, ayrıca davacı tarafın «defterleri» üzerinde üzerinde inceleme yapılmasının «tahkim» yargılamasında öngörülen süreler çerçevesinde yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir.
Bu nedenle, Hakem Heyetince bozma ilamında da belirtilen hususlara yönelik ilgili kurumlardan belge talep edilmesi, tanık dinlenmesi, «keşif» yapılması veya «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 431 inci maddesinde Hakem Heyetinin bilirkişi seçimine ve «keşif» yapılmasına karar verebileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4031 E. 2020/1198 K.
Ortak:hasar · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, sigortalı yatta meydana gelen «hasarın» sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
İtiraz «hakem» Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamına göre; tazminat ödeme tarihi olan 2012 itibariyle «aşkın zararın» bulunduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, hasardan sonra davacının tekneyi tümüyle «terk» ettiği, gerekli bakımları yapmadığı, «hasar» bedelinin geç ödenmesi teknenin mevcut halinin korunması için bakımın yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu şekilde bakım yapma görevinin davacıya ait olduğu ger …
Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» zarar sigortası niteliğinde olup, dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere sigortalı mal üzerinde «hasar» gerçekleşmiştir.
Gerçekleşen «hasar» nedeniyle davacının tazminat talep etme hakkı vardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aşkın zarar · zararın ispatı · munzam zarar · terkin · dosya masrafı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamına göre; tazminat ödeme tarihi olan 2012 itibariyle «aşkın zararın» bulunduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, hasardan sonra davacının tekneyi tümüyle «terk» ettiği, gerekli bakımları yapmadığı, «hasar» bedelinin geç ödenmesi teknenin mevcut halinin korunması için bakımın yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu şekilde bakım yapma görevinin davacıya ait olduğu ger …
Dava, zarar gören yat için yat «sigorta poliçesi» kapsamında talep edilen tazminatın geç ödenmesi ve bu süreçte artan tamir «masrafları» nedeniyle faizle karşılanamayan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Davacı taraf, «hasar» tarihi ile tazminatın ödenme tarihi arasında sürede yatın tamir «masraflarının» arttığını yapılan ödeme ve faizi ile karşılanamayan «munzam zararı» olduğunu iddia etmektedir.
Davacı taraf işbu davada, 27.07.2012 tarihinde yapılan ödemenin yatın tamiri için yetersiz olduğunu ileri sürmüş ancak yatın bu tarih itibariyle tamir «masraflarına» dair bir tespit yaptırmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8135 E. 2011/1584 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/979 E. 2011/11613 K.
Ortak:riziko
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek «tam ziya» nedeniyle oluşan «hasarın» tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle «rizikonun» «teminat» dışı olduğunu savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK’nun 1352. maddesi uyarınca sigorta değerinden %20 oranında «amortisman» tenzili sonucu bulunacak rakamın «riziko» değeri olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, TTK'nun 1352. maddesi uyarınca davaya konu yatın «rizikonun» başladığı andaki değerinin sigorta değeri olduğu nazara alınarak konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla tazmini gereken miktarın belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olrak poliçede yazılı bedelin sigorta değeri olarak kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amortisman · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK’nun 1352. maddesi uyarınca sigorta değerinden %20 oranında «amortisman» tenzili sonucu bulunacak rakamın «riziko» değeri olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, yat «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen yat «sigorta poliçesine» konu yatın sigorta değerinin takselendiğine ilişkin bir beyan dosya içeriğinde bulunmayıp davalı taraf da talep edilen tazminat miktarına savunmasında itiraz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1036 E. , 2021/2025 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 25.09.2019 gün ve 2019/İHK-11701 sayılı karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “LUCK 3” isimli motor yatını davalı ... nezdinde 09.03.2018-09.03.2019 ... nolu poliçe ile sigortaladığını, sigorta priminin ödendiğini, .../Göcek’te bulunan yatın 07.09.2018'de bilinmeyen bir sebepten tamamen yanarak battığını, hasar bildirimi yapıldığını, sigorta şirketinin 04.12.2018 tarihli cevabında yatın ticari amaçlar ile kullanılması halinde poliçe ile verilen teminatın geçersiz olacağı klozuna istinaden teminat dışı kaldığının belirtildiğini, oysa ki yatın şirket yetkilileri ve ailelerinin kullanmasına özgülenmiş olduğunu ileri sürerek şimdilik 550.000.- TL tazminatın riziko gerçekleşme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince 27.05.2019-K-2019/46130 tarih ve sayılı kararıyla, 12 kişilik grubun olay günü teknede bulunduğu, teknenin tahsisi sonucu herhangi bir kiralama söz konusu olmadığı, teknenin yanmadan/batmadan önce tüm bakım, onarım, demirbaş alımının donatan tarafından yapıldığı, yakıt alımı yapıldığı dikkate alındığında yanarak batan geminin “total loss” olarak değerlendirilmesi ve poliçede yazılı olan 550.000.- TL’nin tekne donatanına ödenmesi gerektiği gerekçesiyle 550.000.- TL’nin 07.09.2018'den itibaren yasal faiziyle sigorta kurumundan alınıp başvurana ödenmesine karar verilmiştir.
Karara, davalı vekili itiraz etmiştir.
İtiraz hakem Heyeti 25.09.2019-2019/İHK-11701 tarih ve sayılı kararıyla, yatın olay tarihi itibariyle ortalama değerinin 450.000.- TL olacağı, olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı, poliçede yer alan muafiyet koşulu gereği %0,50 tenzili ile muafiyetin 22.500.- TL olduğu, rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin ihmali ve değişikliklere ilişkin beyan yükümlülüğünü ihlal edildiği hususlarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı itirazın kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 427.500.- TL’nin 07.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, sigortalı yatta meydana gelen hasarın sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, sigortalı yatın bilinmeyen bir sebeple tamamen yanarak battığını ileri sürerek tam ziya nedeniyle oluşan hasarın tazminini talep etmiş; davalı vekili ise yatın hususi yat olarak sigortalanmasına karşın ticari yat olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle rizikonun teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Davalı tarafından düzenlenen ve olay zamanında geçerli olduğu anlaşılan poliçe incelendiğinde, “Kullanım Amacı” başlığı altında, sigortalı yatın özel amaçlar ile kullanılacağının sigortalı tarafından beyan edildiği, yatın ticari amaçlar ile kullanılması halinde bu durumun en seri vasıta ile sigortacıya bildirileceği, aksi halde poliçe ile verilen teminatın geçersiz olacağı şeklinde düzenleme bulunduğu görülmektedir.
İtiraz hakem Heyetince, toplanan deliller yeterli görülerek ve davaya konu yatın olay günü kiralık olarak kullanıldığı yönünde mevcut bir belge bulunmadığı gerekçesiyle yatın ticari amaçlı kullanılmadığı ve hasarın teminat kapsamında olduğu kabul edilmişse de yapılan inceleme ve araştırma bu sonuca varmak için yeterli değildir.
Davalı tarafça, davacıya ait yatın, dava dışı ... 'a ait Luck Yachting firması tarafından ticari amaçla kullanıldığı ve firmaya ait internet sitesinde kiralık yatlar arasında bu yatın da gösterildiği, dava konusu teknede yangın çıktıktan sonra zabıta tarafından "Tekne Sorumlusu" sıfatıyla ifadesi alınan...'un da ...'ın babası olduğu ileri sürüldüğüne göre tekneyi...'un işletip işletmediği, davacı adına mı, yoksa dava dışı Luck Yachting firması adına mı işlettiği, davacının yanında sigortalı olarak çalışıp çalışmadığının araştırılması gerekir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK 222/1 maddesinde; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda, davalı tarafından davacının demirbaşında kayıtlı olan yatın ticari amaçlı kullanıldığı iddia edildiğine göre, poliçenin geçerli olduğu dönem bakımından sigortalı yatın davacı tarafından ticari hayatta kullanılıp kullanılmadığı, yattan bu yönde bir gelir elde edilip edilmediğinin davacıya ait ticari defter ve kayıtları da incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 04.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/656604100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz