Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8135 E. 2011/1584 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 4.386,16 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, yat bağlama sözleşmesinden kaynaklanan ücretin tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, müvekkiline ait yatının davada belirtilen tarihlerde davacıya ait yat limanında kalmadığını, yatın liman dışında olduğunu savunduğuna göre, davacı, yatın kendisine ait limanda bağlı olduğunu yasal delillerle kanıtlamalıdır. Şirketin dava açılmasını istemeye yönelik iç yazışmaları bu konuda delil değildir. Bu durumda, davalıya ait yatın belirtilen tarihlerde davacıya ait limanda bağlı olup olmadığı üzerinde durularak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı temyizine gelince, taraflar arasındaki yat bağlama sözleşmesinin 12.07.1999 ile 12.10.1999 tarihleri arasındaki süreye ilişkin olduğu, bu tarihten sonra sözleşmenin uzatıldığının kanıtlanmaması karşısında bağlama ücretinin yabancı para cinsinden belirleneceğine ilişkin sözleşme bulunmamasına ve bilirkişice yat bağlama ücretinin Türk Lirası cinsinden hesaplanmasına rağmen davacı vekilinin bu hususa itiraz etmemesi karşısında mahkemece Türk Lirası üzerinden karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamsına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4031 E. 2020/1198 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aşkın zarar · zararın ispatı · munzam zarar · terkin · dosya masrafı · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi, tüm dosya kapsamına göre; tazminat ödeme tarihi olan 2012 itibariyle «aşkın zararın» bulunduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, hasardan sonra davacının tekneyi tümüyle «terk» ettiği, gerekli bakımları yapmadığı, «hasar» bedelinin geç ödenmesi teknenin mevcut halinin korunması için bakımın yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu şekilde bakım yapma görevinin davacıya ait olduğu ger …
Davacı taraf, «hasar» tarihi ile tazminatın ödenme tarihi arasında sürede yatın tamir «masraflarının» arttığını yapılan ödeme ve faizi ile karşılanamayan «munzam zararı» olduğunu iddia etmektedir.
Dava, zarar gören yat için yat «sigorta poliçesi» kapsamında talep edilen tazminatın geç ödenmesi ve bu süreçte artan tamir «masrafları» nedeniyle faizle karşılanamayan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» zarar sigortası niteliğinde olup, dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere sigortalı mal üzerinde «hasar» gerçekleşmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/979 E. 2011/11613 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amortisman · riziko · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK’nun 1352. maddesi uyarınca sigorta değerinden %20 oranında «amortisman» tenzili sonucu bulunacak rakamın «riziko» değeri olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, yat «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen yat «sigorta poliçesine» konu yatın sigorta değerinin takselendiğine ilişkin bir beyan dosya içeriğinde bulunmayıp davalı taraf da talep edilen tazminat miktarına savunmasında itiraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, TTK'nun 1352. maddesi uyarınca davaya konu yatın «rizikonun» başladığı andaki değerinin sigorta değeri olduğu nazara alınarak konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla tazmini gereken miktarın belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olrak poliçede yazılı bedelin sigorta değeri olarak kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6660 E. 2011/5599 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:brokerlik · sözleşmenin iptali · satış sözleşmesi · satım sözleşmesi · fesih · taraf ehliyeti · havale · yetki
Benzer bu kararda… sözleşme bulunduğu göz önüne alınarak, davacının söz konusu yatı kendi adına alıp almadığı, vekil sıfatı ile hareket ediyorsa bu konuda kendisine verilmiş olan bir «yetki» belgesinin bulunup bulunmadığı davacı vekilinden sorulup tespit edildikten sonra, davalının söz konusu satımda «broker» olarak görev alıp almadığı, bu satıştan dava dışı yat maliki Stone Shipping firmasının haberdar olup olmadığı adı geçen firmadan sorulup, dava dosyasındaki banka «havale» dekontları, «satış sözleşmeleri» ve diğer belgeler değerlendirilip davanın esasına girilip girilmeyeceği tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… ce, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan 22.03.2003 tarihli ön sözleşmeye konu yatın davacı tarafından «teslim» günü olan 01.06.2003 tarihine kadar teslim alınmadığı, ön «satış sözleşmesinin» tarafların edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle sona erdiği, davacının 73.000 USD ödediğini kanıtlayabildiği, davalının ise bu miktarın 25.000 USD lik bölümünü davacıya iade ettiği, davalı-karşı davacının taleplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı karşı davalının davasının kısmen kabulü ile taraflar arasında imzalanan 23.02.2003 tarihli ön sözleşme ve eklerinin «fesih» ve iptali ile 48.000 USD nin 12.07.2003 tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının «yasal faizi» ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, davalı karşı davacının davasının ise reddine karar verilmiştir.
1- Dava, yat «satış sözleşmenin iptali» ve alacak istemine ilişkindir.
… aliki olmadığı halde müvekkiline satmaya çalıştığını ve bu amaçla müvekkilinden 80.000 USD tahsil ettiğini ileri sürmüş, davalı-karşı davacı vekili ise müvekkilinin «broker» olarak görev yaptığını savunmuş ve taraflar arasında düzenlenen «satım sözleşmesine» rağmen davacı tarafından satıma konu yatın «teslim» alınmaması nedeniyle müvekkili tarafından yapılan «masrafların» tahsilini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8135 E. , 2011/1584 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2008 tarih ve 2005/695-2008/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan yat bağlama sözleşmesi gereğince davalıya ait Bergen isimli teknenin müvekkiline devredilen Turban A.Ş.'ne ait marinada 25.10.1999-31.12.1999 ile 01.01.2000-14.02.2000 tarihleri arasında bağlı kaldığını, bu süre için tarife gereğince hesaplanan bağlama ücretini ödemediğini ileri sürerek, 4.955,09 DM'nın fiili ödeme günündeki kur üzerinden, dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduatlara ödenen en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 4.386,16 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, yat bağlama sözleşmesinden kaynaklanan ücretin tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, müvekkiline ait yatının davada belirtilen tarihlerde davacıya ait yat limanında kalmadığını, yatın liman dışında olduğunu savunduğuna göre, davacı, yatın kendisine ait limanda bağlı olduğunu yasal delillerle kanıtlamalıdır. Şirketin dava açılmasını istemeye yönelik iç yazışmaları bu konuda delil değildir. Bu durumda, davalıya ait yatın belirtilen tarihlerde davacıya ait limanda bağlı olup olmadığı üzerinde durularak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı temyizine gelince, taraflar arasındaki yat bağlama sözleşmesinin 12.07.1999 ile 12.10.1999 tarihleri arasındaki süreye ilişkin olduğu, bu tarihten sonra sözleşmenin uzatıldığının kanıtlanmaması karşısında bağlama ücretinin yabancı para cinsinden belirleneceğine ilişkin sözleşme bulunmamasına ve bilirkişice yat bağlama ücretinin Türk Lirası cinsinden hesaplanmasına rağmen davacı vekilinin bu hususa itiraz etmemesi karşısında mahkemece Türk Lirası üzerinden karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamsına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, istek halinde aşağıda yazılı 42,20 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014605200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz