Telif Hakkı/Fikri Haklar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12188 E. 2013/15382 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zararın ispatı↗ rayiç bedel↗ ispat külfeti↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu 'Carmen Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere temsil ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, rayiç bedel ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının ıslah dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzünün önlenmesine, 103.275 Euronun 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 4110 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanunun 68/1. maddesinde izni alınmamış eser sahibinin, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceğinin hükme bağlanmış olmasına, bu hususun hak sahibinin yetkisi kapsamında kalmasına, Dairemizin öteden beri yerleşik uygulamasının da bu yönde olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 5846 sayılı Kanun kapsamında kalan esere tecavüzün önlenmesi ve aynı Kanunun 68/1. maddesine dayalı tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davacının, orkestrasyonu ve aranjmanı dava dışı Rodion Schhedrin'e ait 'Carmen Suite' adlı işleme eserin Türkiye'de temsil hakkı sahibi olduğu ve davalının izin almadan bu eseri dokuz ayrı bale gösteriminde kullandığı dosya kapsamıyla sabittir. Mahkemece, yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Birinci bentte açıklanan 1995/4110 Sayılı Kanunla değişik 5846 Sayılı FSEK 68/1.fıkrasında Kanun koyucu, rayiç telif ücretinin üç katını mütecavize ödeterek tecavüzün izlerinin tamamen silinmesini amaçlamakta; bu şekilde ref'i gerçekleştirmektedir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303). Bu suretle de, hak sahibini zararını ispat külfetinden kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları). 5846 sayılı Kanunun 68/1. maddesi uyarınca tazminat talep edildiğinde, hak sahibi ile mütecaviz arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulduğunun kabulü gerekir. Hak sahibi, serbest iradeleriyle sözleşme yapılmış gibi isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedelin en çok üç katını talep etmek hakkına sahip olacaktır. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının talep ettiği eserin temsil bedeli ile nota kirasının hesaplanmasında üç seçenek üzerinde durulmuş, mahkemece davacının Yeni İsrail Operası ile yaptığı sözleşme esas alınarak düzenlenen seçeneğe itibar edilmiştir. Ancak, anılan sözleşme 2004 yılına ait olup, iki kez kullanım karşılığıdır. Davalı ihlalleri ise 2008 yılı içinde ve dokuz ayrı gösterimi kapsamaktadır. Ayrıca, sözleşmenin konusu aynı eser ise de toplumların bu tür sanata verdiği önem, toplumsal algı ve değerlerinin de dikkate alınması gerekir. O halde, salt davacının dava dışı Yeni İsrail Operası ile yaptığı sözleşmenin emsal kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Esasen, davacının Bilkent Senfoni Orkestrası ile 2007 yılı içinde salt sözleşmelerdeki provalar ve konserlerde temsil edilmesini amaçlayan sözleşmede bir defalık temsil için 475 Euro, posta ve depolama gideri için de 294 Euro
ödenmesi hükme bağlanmıştır. Ancak, anılan sözleşme de içerik itibariyle tam emsal kabul edilebilecek nitelikte değildir. Üçüncü seçenek ise, başka bir esere göre düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, rayiç bedelin tam belirlenemediği dikkate alınıp, varsa benzer nitelikte eserlerin aynı şekilde Türkiye'de temsili ve nota kirası için yapılan sözleşmeler ibrazı için taraflara imkan tanınması, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 43. maddesi uyarınca, eserin niteliği, kullanım şekli, dokuz ayrı gösterimde kullanılması, bu kullanımın aynı yıl olması, mevcut ve ibrazı mümkün sözleşmeler çerçevesinde uygun rayiç bedel ile nota kirası bedelinin tayin edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10544 E. 2014/15318 K.
Ortak:zararın ispatı · rayiç bedel · ispat külfeti
İncelediğiniz karardaBu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları).
… Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere «temsil» ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, «rayiç bedel» ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının «ıslah» dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzü …
… sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanunun 68/1. maddesinde izni alınmamış eser sahibinin, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceğinin hükme bağlanmış olmasına, bu hususun hak sahibinin yetkisi kapsamında kalmasına, Dairemizin ö …
Benzer bu kararda… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
… seçeneğinin de bulunduğu, yüklendiği tarihte altı yıllık yaşı bulunan ve henüz yükleme tarihinin üzerinden 3 ay geçmiş program için yıllık kiralama seçeneğine göre «rayiç bedelinin» «hakkaniyetli» görüldüğü, davalı şirketin işyeri sahibi, davalı C..
2- Dava, davacıya ait eserin davalı tarafça izinsiz kullanılması nedeniyle FSEK'nin 68. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının çoğaltma hakkının ihlal edildiği kabul edilerek yıllık kiralama seçeneğine göre belirlenen «rayiç bedelin» 3 misli artırım takibini mahkemenin takdirinde olduğu belirtilerek takdiren üç katı telif tezminatına hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · kusur oranı · hakkaniyet · haksız fiil · kusur · dava sebebi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBöylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin «rayiç bedel» üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı «kusur» koşuluna bağlanması ve tarafların «kusur oranlarına» göre gerektiğinde % 50' nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmşıtır. (Prof.
… z davalılar hakkındaki ret nedenlerinin farklı bulunması karşısında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. maddesi uyarınca mümeyyiz davalılar lehine ayrıca «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken tüm davalılar yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de mümeyyiz davalılar yararına bozulması g …
… seçeneğinin de bulunduğu, yüklendiği tarihte altı yıllık yaşı bulunan ve henüz yükleme tarihinin üzerinden 3 ay geçmiş program için yıllık kiralama seçeneğine göre «rayiç bedelinin» «hakkaniyetli» görüldüğü, davalı şirketin işyeri sahibi, davalı C..
T..'nın da «haksız fiil» faili olması nedeniyle tespit edilen tazminattan sorumlu bulundukları, diğer davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı C..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12853 E. 2012/4548 K.
Ortak:zararın ispatı · rayiç bedel · ispat külfeti
İncelediğiniz karardaBu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları).
… Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere «temsil» ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, «rayiç bedel» ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının «ıslah» dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzü …
… sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanunun 68/1. maddesinde izni alınmamış eser sahibinin, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceğinin hükme bağlanmış olmasına, bu hususun hak sahibinin yetkisi kapsamında kalmasına, Dairemizin ö …
Benzer bu kararda… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
5846 Sayılı FSEK 68/1.fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
Dr.ŞAfak N.Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1988, s.255) Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 Sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68.maddesinin (5).fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · kusur oranı · maddi tazminat · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Eurovision Şarkı Yarışması’nın yayını konusunda davacı kurumun «tekel hakkının» bulunduğu, ayrıca FSEK 80. maddesi uyarınca kendi yayınları üzerinde hak sahibi olduğundan davalı eyleminin «maddi tazminat» ödenmesini gerektirdiği ancak manevi tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.400 USD tazminatın FSEK 68. maddesi uyarınca takdiren ik …
Böylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin «rayiç bedel» üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı «kusur» koşuluna bağlanması ve tarafların «kusur oranlarına» göre gerektiğinde % 50'nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmıştır. (Prof.
Dr.ŞAfak N.Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1988, s.255) Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 Sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68.maddesinin (5).fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4872 E. 2019/6467 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz kararda… Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere «temsil» ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, «rayiç bedel» ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının «ıslah» dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzü …
Davacının, orkestrasyonu ve aranjmanı dava dışı Rodion Schhedrin'e ait 'Carmen Suite' adlı işleme eserin Türkiye'de «temsil» hakkı sahibi olduğu ve davalının izin almadan bu eseri dokuz ayrı bale gösteriminde kullandığı dosya kapsamıyla sabittir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının talep ettiği eserin «temsil» bedeli ile nota kirasının hesaplanmasında üç seçenek üzerinde durulmuş, mahkemece davacının Yeni İsrail Operası ile yaptığı sözleşme esas alınarak düzenlenen seçeneğe itibar edilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu eserin davacıdan izinsiz «temsil» edildiği, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının temsil bedeli ve nota bedeli talep etmek hakkı olduğu, her bir temsilinin 850 Euro kullanım ücreti karşılığında mümkün olduğu, davacının tespit olunan telif bedelinin üç katını talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının davacının mali haklarının sahibi olduğu “Gianni Schicchi”adlı eseri izinsiz biçimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının tecavüzünün sonucunun FSEK'in 68. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, toplam 10.200 Euro'nun 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Mersin Opera ve Balesi Müdürlüğüne yönelik davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu eserin davacıdan izinsiz «temsil» edildiği, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının temsil bedeli ve nota bedeli talep etmek hakkı olduğu, her bir temsilinin 850 Euro kullanım ücreti karşılığında mümkün olduğu, davacının tespit olunan telif bedelinin üç katını talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının davacının mali haklarının sahibi olduğu “Gianni Schicchi”adlı eseri izinsiz biçimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının tecavüzünün sonucunun FSEK'in 68. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, toplam 10.200 Euro'nun 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Mersin Opera ve Balesi Müdürlüğüne yönelik davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1001 E. 2016/2406 K.
Ortak:zararın ispatı · rayiç bedel · ispat külfeti
İncelediğiniz karardaBu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları).
… Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere «temsil» ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, «rayiç bedel» ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının «ıslah» dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzü …
… sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanunun 68/1. maddesinde izni alınmamış eser sahibinin, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceğinin hükme bağlanmış olmasına, bu hususun hak sahibinin yetkisi kapsamında kalmasına, Dairemizin ö …
Benzer bu kararda… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
Oysa, eser üzerindeki mali haklara tecavüzün ref'i talebiyle açılan davada 5846 sayılı FSEK 68/1. fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
Şafak N.Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1988, s.255).Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68. maddesinin (5). fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · kusur oranı · ihbar olunan · olumsuz oy · ihbar · hukuki yarar · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat
Benzer bu karardaKararı, taraf vekilleri ile «ihbar olunan» ... ...
A.Ş. talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
İhbar «dilekçesinin tebliğine», davaya müdahale etmek istemesine rağmen mahkemece davaya müdahilliği istemi hususunda «olumsuz» ya da olumlu bir karar verilmemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kullanım şekli, oranı ve BK.50- 51. maddesi de dikkate alınarak «maddi tazminatın» 10.000 TL olarak takdir edildiği, FSEK'nın 68. maddesi de gözetilerek tazminat miktarının takdiren 2 misli arttırıldığı, fikirle birlikte davacı eserinin somut unsurlarının kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4500 E. 2024/6779 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz kararda… Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere «temsil» ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, «rayiç bedel» ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının «ıslah» dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzü …
Davacının, orkestrasyonu ve aranjmanı dava dışı Rodion Schhedrin'e ait 'Carmen Suite' adlı işleme eserin Türkiye'de «temsil» hakkı sahibi olduğu ve davalının izin almadan bu eseri dokuz ayrı bale gösteriminde kullandığı dosya kapsamıyla sabittir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının talep ettiği eserin «temsil» bedeli ile nota kirasının hesaplanmasında üç seçenek üzerinde durulmuş, mahkemece davacının Yeni İsrail Operası ile yaptığı sözleşme esas alınarak düzenlenen seçeneğe itibar edilmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'nin müzik eserleri yayımcısı olduğunu, ...'in "Peter ve Kurt" isimli eserlerine ilişkin mali hakları ...'in «mirasçıları» ile akdedilen sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin "Peter ve Kurt" isimli esere ilişkin diğer mali haklar yanında bu eserin Türkiye'de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, üçüncü kişilere söz konusu eserin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi uyarınca temsil hakkının belli bir bedel karşılığında kullanma iznini verebilme «yetkisine» sahip olduğunu, davalının müvekkilinin izni olmadan 23 Nisan 2004, 18 Şubat 2007, 4,18 ve 25 Mart 2007, 8,15 ve 23 Nisan 2007, 13 Mayıs 2007, 21 Ekim 2007, 25 Kasım 2007, 16 Aralık 2007, 10,18 Şubat 2008, 20 Ocak 2008, 20 Mart 2008, 6 Nisan 2008, 18 Mayıs 2008 tarihlerinde izinsiz olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığını, daha ne kadar kullanıldığının tespitinin yapılamadığını, eser üzerindeki haklara tecavüz anlamına geldiğini, haksız bir menfaat temin ettiğini, notaların izinsiz olarak kullanıldığını bunun içinde 5846 sayılı Kanun uyarınca müvekkilinin sahip olduğu mali haklara tecavüz oluşturduğunu, davalı yanın yarattığı tecavüz ve elde ettiği haksız menfaat nedeniyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca müvekkili ile bir sözleşme yapmış olsaydı ödeyecek olduğu bedelin üç katına kadar bir bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, Türkiye şartlarına göre hesaplama yapılamayacağı, müvekkilinin uğradığı zararın söz konusu esere ya da mali haklarına sahip olunan başka eserlere ilişkin olarak üçüncü kişilere yaptığı sözleşmelerin emsal alınarak belirlenebileceğini, davalı ile sözleşme yapmış olsaydı eserin her bir temsili için 2.300,00 euro, notaların her bir temsildeki kulanım için 500,00 euro talep edebileceğini, davalının müvekkilinin üzerindeki hak sahibi olduğu eseri değişik tarihlerde en az 18 kez izinsiz olarak temsil etmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın en az 50.400,00 euro tutarında olabileceğini, bedelin üç katı olmasının «hakkaniyet» gereği olduğunu belirterek manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.800,00 euronun davalıdan izinsiz temsil tarihinden itibaren bankaların euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… lı Kanun kapsamında bu talebin borçların teşekkülüne ilişkin hükümler çerçevesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince «haksız fiil sorumluluğuna» dayandığını, buna istinaden söz konusu maddede haksız fiil sorumluluğunun failinin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde davanın açılabileceğinin hüküm altına alındığını, davacının 2004 ve 2007 yılları içerisinde söz konusu hakların «zamanaşımına» uğradığını ve bu nedenle reddinin gerektiğini, dava dosyasına sunulan sözleşmedeki varislerin hukuki statülerinin tespitinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere izinsiz «temsil» hakkının taraflar arasında sözleşme yapılmış olsa idi o rakamın en az üç katını talep edebileceklerini iddia ettiklerini, mahkemeye sunulmuş olan Devlet Opera ve B …
… ilmemiş olsa da davacının dosyaya sunduğu sözleşmelerde, nota kullanılsın ya da kullanılmasın nota kirasının talep edilmiş olduğundan bu hususun dikkate alınmasının «hakkaniyete» uygun olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince davacı hak sahibinin nota kirası bedelinin üç katını talep etme hakkının da bulunduğu, nitekim nota kirasının da vasıtalı «temsil» eyleminin karşılığı bir bedel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının mali haklarının sahibi bulunduğu "Peter ve Kurt" adlı eseri izinsiz bicimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden ... mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu şekilde tecavüzün önlenmesine, davalının tecavüzünün 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince sonucunun ortadan kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesine göre izinsiz yayınlanan temsiller için 36.900x3=110.700,00 euro ve nota kiralama hakkı karşılığında tespit edilen 9.225x3=27.675,00 euro olmak üzere toplam temsiller ve nota kiralaması için 138.375,00 euronun temsil tarihinden itibaren bir yıllık «mevduat hesabına» ödenecek en yüksek faiz oranı yürütülerek fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (12.825,00 eur …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iç yönerge · istinaf sebebi · haksız fiil sorumluluğu · kısıtlılık · mevduat hesabı · münhasırlık · hakkaniyet · mirasçılık
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'nin müzik eserleri yayımcısı olduğunu, ...'in "Peter ve Kurt" isimli eserlerine ilişkin mali hakları ...'in «mirasçıları» ile akdedilen sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin "Peter ve Kurt" isimli esere ilişkin diğer mali haklar yanında bu eserin Türkiye'de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, üçüncü kişilere söz konusu eserin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi uyarınca temsil hakkının belli bir bedel karşılığında kullanma iznini verebilme «yetkisine» sahip olduğunu, davalının müvekkilinin izni olmadan 23 Nisan 2004, 18 Şubat 2007, 4,18 ve 25 Mart 2007, 8,15 ve 23 Nisan 2007, 13 Mayıs 2007, 21 Ekim 2007, 25 Kasım 2007, 16 Aralık 2007, 10,18 Şubat 2008, 20 Ocak 2008, 20 Mart 2008, 6 Nisan 2008, 18 Mayıs 2008 tarihlerinde izinsiz olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığını, daha ne kadar kullanıldığının tespitinin yapılamadığını, eser üzerindeki haklara tecavüz anlamına geldiğini, haksız bir menfaat temin ettiğini, notaların izinsiz olarak kullanıldığını bunun içinde 5846 sayılı Kanun uyarınca müvekkilinin sahip olduğu mali haklara tecavüz oluşturduğunu, davalı yanın yarattığı tecavüz ve elde ettiği haksız menfaat nedeniyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca müvekkili ile bir sözleşme yapmış olsaydı ödeyecek olduğu bedelin üç katına kadar bir bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, Türkiye şartlarına göre hesaplama yapılamayacağı, müvekkilinin uğradığı zararın söz konusu esere ya da mali haklarına sahip olunan başka eserlere ilişkin olarak üçüncü kişilere yaptığı sözleşmelerin emsal alınarak belirlenebileceğini, davalı ile sözleşme yapmış olsaydı eserin her bir temsili için 2.300,00 euro, notaların her bir temsildeki kulanım için 500,00 euro talep edebileceğini, davalının müvekkilinin üzerindeki hak sahibi olduğu eseri değişik tarihlerde en az 18 kez izinsiz olarak temsil etmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın en az 50.400,00 euro tutarında olabileceğini, bedelin üç katı olmasının «hakkaniyet» gereği olduğunu belirterek manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.800,00 euronun davalıdan izinsiz temsil tarihinden itibaren bankaların euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Hak alımları «yönergesine» dayanarak yabacı eserlere ilişkin telif haklarının opera eserlerinin Türkçeye uygulanması için hasılatın %20'si yabancı oratoryo, müzikal, operet, bale eserleri ve diğer müzikli sahne eserlerinin ..., çeviri, prozodi ve adaptasyonunu yapanlara hasılatın %15'i ve yabancı oratoryo, müzikal, operetin yalnızca ... çeviri ve diğer müzikli sahne eserlerinin ... çevirisi ve uygulaması için ise %10'u oranında kararlaştırıldığını, bu yönerge ile iddia edilen rakam arasında farkın çok fahiş olduğunu, Yargıtay ve emsal bilirkişi raporlarında tespit edilmesi gereken tazminat miktarının bu «ihtarnameler» doğrultusunda hesaplandığını, devlet kurumunun ticari amaç gütmediğini çocuklara operayı sevmek amacını taşıdığını, kazanç sağlama amacının olmadığını, dava konusu "Peter ve Kurt" oyununun çocuk oyunu olduğunu, üzerinde telif hakkı sorununun ortaya çıkması halinde sadece bu tür bir sözleşmenin esas alınarak bilirkişi raporunun oluşturulmasının «hakkaniyet» gereği olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yazarın telif haklarını elinde bulundurduğunu iddia etse de 5846 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince öncelik …
… ilmemiş olsa da davacının dosyaya sunduğu sözleşmelerde, nota kullanılsın ya da kullanılmasın nota kirasının talep edilmiş olduğundan bu hususun dikkate alınmasının «hakkaniyete» uygun olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince davacı hak sahibinin nota kirası bedelinin üç katını talep etme hakkının da bulunduğu, nitekim nota kirasının da vasıtalı «temsil» eyleminin karşılığı bir bedel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının mali haklarının sahibi bulunduğu "Peter ve Kurt" adlı eseri izinsiz bicimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden ... mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu şekilde tecavüzün önlenmesine, davalının tecavüzünün 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince sonucunun ortadan kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesine göre izinsiz yayınlanan temsiller için 36.900x3=110.700,00 euro ve nota kiralama hakkı karşılığında tespit edilen 9.225x3=27.675,00 euro olmak üzere toplam temsiller ve nota kiralaması için 138.375,00 euronun temsil tarihinden itibaren bir yıllık «mevduat hesabına» ödenecek en yüksek faiz oranı yürütülerek fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (12.825,00 eur …
… sahibi olduğu musiki eserini davalının izinsiz kullanımının, eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin «temsil» kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini «münhasıran» belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde «kısıtlanmış» olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1838 E. 2013/2382 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere «temsil» ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, «rayiç bedel» ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının «ıslah» dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzü …
Bu durum karşısında, «rayiç bedelin» tam belirlenemediği dikkate alınıp, varsa benzer nitelikte eserlerin aynı şekilde Türkiye'de «temsili» ve nota kirası için yapılan sözleşmeler «ibrazı» için taraflara imkan tanınması, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 43. maddesi uyarınca, eserin niteliği, kullanım şekli, dokuz ayrı gösterimde kullanılması, bu kullanımın aynı yıl olması, mevcut ve ibrazı mümkün sözleşmeler çerçevesinde uygun rayiç bedel ile nota kirası bedelinin tayin edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanunun 68/1. maddesinde izni alınmamış eser sahibinin, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceğinin hükme bağlanmış olmasına, bu hususun hak sahibinin yetkisi kapsamında kalmasına, Dairemizin ö …
Benzer bu kararda… bir CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09...2006, 14...2006 ve 28...2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde «temsilini» sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin «haksız fiil» niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kiras …
… sahibi olduğu musiki eserinin davalının izinsiz kullanımının eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin «temsil» kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini «münhasıran» belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde «kısıtlanmış» olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · münhasırlık · haksız fiil
Benzer bu kararda… sahibi olduğu musiki eserinin davalının izinsiz kullanımının eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin «temsil» kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini «münhasıran» belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde «kısıtlanmış» olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
… bir CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09...2006, 14...2006 ve 28...2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde «temsilini» sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin «haksız fiil» niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kiras …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2693 E. 2013/20125 K.
Ortak:zararın ispatı · rayiç bedel · ispat külfeti
İncelediğiniz karardaBu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları).
… Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere «temsil» ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, «rayiç bedel» ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının «ıslah» dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzü …
… sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanunun 68/1. maddesinde izni alınmamış eser sahibinin, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceğinin hükme bağlanmış olmasına, bu hususun hak sahibinin yetkisi kapsamında kalmasına, Dairemizin ö …
Benzer bu karardaBu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları).
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, 5846 sayılı FSEK'nin 68/1. fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal ya da «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
Ancak, 5846 sayılı FSEK'nin 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68. maddesinin (5.) fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · hakkaniyet · yasal faiz · kusur · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… olması, manevi hak ihlalinin bulunmaması, ceza yargılamasında zararı karşılamış olması nedeniyle FSEK'nin 68. maddesindeki tazminatın tek kat olarak uygulanmasının «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle 7.483,50 TL'nin 28/08/2008 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Böylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin «rayiç bedel» üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımın «kusur» koşuluna bağlanması ve tarafların «kusur oranlarına» göre gerektiğinde % 50'nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmıştır (Prof.
Ancak, 5846 sayılı FSEK'nin 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68. maddesinin (5.) fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
Ancak, öğretide de benimsendiği üzere, 4110 sayılı Kanun'la değişik 5846 sayılı FSEK'nin 68. maddesinin uygulanmasında mütecavizin «kusuru» aranmamakla birlikte, ortak kusurun varlığı halinde; mahkemece tecavüzün ref'i için alınacak tedbir niteliğini tayin açısından aynı Kanun'un 66/4. maddesi dikkate alınabileceği gibi, belirlenen toplam bedel itibariyle BK'nın 42 ve 43. maddelerinin uygulanması da mümkündür (Prof.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12188 E. , 2013/15382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.05.2011 tarih ve 2008/147-2011/156 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin George Bizet'in 'Carmen' adlı operasının parçalarının yeniden orkestrasyonu ve aranjmanı suretiyle Rodion Schhedrin tarafından meydana getirilen 'Carmen-Suite' adlı eserin mali haklarının sahibi olduğunu, bu hakkın eserin Türkiye'de temsil hakkını da kapsadığını, davalının 2008 yılında 9 kere bu eseri izinsiz şekilde gösterime sunduğu balede kullandığını, ayrıca bu eserin notasız kullanılmasının mümkün bulunmadığını, müzik materyali notaların da izinsiz kullanıldığını, nota kira bedeli ödemesinin gerektiğini, 5846 sayılı Kanunun 68. maddesi uyarınca tazminat hakkının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 103.275 Euronun faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddianın yerinde olmadığını, istenen tazminatların fahiş bulunduğunu, kar amacı güdülmediğini, ücret talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu 'Carmen Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere temsil ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, rayiç bedel ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68.
maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının ıslah dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzünün önlenmesine, 103.275 Euronun 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 4110 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanunun 68/1. maddesinde izni alınmamış eser sahibinin, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceğinin hükme bağlanmış olmasına, bu hususun hak sahibinin yetkisi kapsamında kalmasına, Dairemizin öteden beri yerleşik uygulamasının da bu yönde olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 5846 sayılı Kanun kapsamında kalan esere tecavüzün önlenmesi ve aynı Kanunun 68/1. maddesine dayalı tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davacının, orkestrasyonu ve aranjmanı dava dışı Rodion Schhedrin'e ait 'Carmen Suite' adlı işleme eserin Türkiye'de temsil hakkı sahibi olduğu ve davalının izin almadan bu eseri dokuz ayrı bale gösteriminde kullandığı dosya kapsamıyla sabittir. Mahkemece, yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Birinci bentte açıklanan 1995/4110 Sayılı Kanunla değişik 5846 Sayılı FSEK 68/1.fıkrasında Kanun koyucu, rayiç telif ücretinin üç katını mütecavize ödeterek tecavüzün izlerinin tamamen silinmesini amaçlamakta; bu şekilde ref'i gerçekleştirmektedir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303). Bu suretle de, hak sahibini zararını ispat külfetinden kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları).
5846 sayılı Kanunun 68/1. maddesi uyarınca tazminat talep edildiğinde, hak sahibi ile mütecaviz arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulduğunun kabulü gerekir. Hak sahibi, serbest iradeleriyle sözleşme yapılmış gibi isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedelin en çok üç katını talep etmek hakkına sahip olacaktır. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının talep ettiği eserin temsil bedeli ile nota kirasının hesaplanmasında üç seçenek üzerinde durulmuş, mahkemece davacının Yeni İsrail Operası ile yaptığı sözleşme esas alınarak düzenlenen seçeneğe itibar edilmiştir. Ancak, anılan sözleşme 2004 yılına ait olup, iki kez kullanım karşılığıdır. Davalı ihlalleri ise 2008 yılı içinde ve dokuz ayrı gösterimi kapsamaktadır.
Ayrıca, sözleşmenin konusu aynı eser ise de toplumların bu tür sanata verdiği önem, toplumsal algı ve değerlerinin de dikkate alınması gerekir. O halde, salt davacının dava dışı Yeni İsrail Operası ile yaptığı sözleşmenin emsal kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Esasen, davacının Bilkent Senfoni Orkestrası ile 2007 yılı içinde salt sözleşmelerdeki provalar ve konserlerde temsil edilmesini amaçlayan sözleşmede bir defalık temsil için 475 Euro, posta ve depolama gideri için de 294 Euro
ödenmesi hükme bağlanmıştır. Ancak, anılan sözleşme de içerik itibariyle tam emsal kabul edilebilecek nitelikte değildir. Üçüncü seçenek ise, başka bir esere göre düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında, rayiç bedelin tam belirlenemediği dikkate alınıp, varsa benzer nitelikte eserlerin aynı şekilde Türkiye'de temsili ve nota kirası için yapılan sözleşmeler ibrazı için taraflara imkan tanınması, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 43. maddesi uyarınca, eserin niteliği, kullanım şekli, dokuz ayrı gösterimde kullanılması, bu kullanımın aynı yıl olması, mevcut ve ibrazı mümkün sözleşmeler çerçevesinde uygun rayiç bedel ile nota kirası bedelinin tayin edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10.09.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Mahkemece dava konusu müzik eseri üzerinde mali hak sahibi davacının 5846 sayılı kanundan doğan haklarını ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi aynı kanunun 68.maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68.maddesinin 1. Fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltanların “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını” isteyebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirlemek yetkisinin mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her dava konusu olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususları tartışmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz olduğu ve hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne bu nedenlerle katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028790100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz