Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1001 E. 2016/2406 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zararın ispatı↗ dava dilekçesinin tebliği↗ rayiç bedel↗ ispat külfeti↗ kusur oranı↗ ihbar olunan↗ olumsuz oy↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kullanım şekli, oranı ve BK.50- 51. maddesi de dikkate alınarak maddi tazminatın 10.000 TL olarak takdir edildiği, FSEK'nın 68. maddesi de gözetilerek tazminat miktarının takdiren 2 misli arttırıldığı, fikirle birlikte davacı eserinin somut unsurlarının kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ile ihbar olunan ... ... Reklamcılık ve İletişim Hizmetleri Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Bir davada kararı temyiz hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.
Temyiz isteminde bulunan... ... Reklamcılık ve İletişim Hizmetleri Tic. A.Ş. talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar dilekçesinin tebliğine, davaya müdahale etmek istemesine rağmen mahkemece davaya müdahilliği istemi hususunda olumsuz ya da olumlu bir karar verilmemiştir. Bu bağlamda mahkemece, karar başlığında davalı olarak gösterilmediği gibi aleyhine de hüküm kurulmamıştır. Ne var ki dosya bu hususta mahalline geri çevrilmesine rağmen temyiz dilekçesinde müdahillik istemine ilişkin olarak karar verilmemesi hususunda bir temyiz itirazı da bulunmaması karşısında ... ... Reklamcılık ve İletişim Hizmetleri Tic. A.Ş. vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraf vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, davacıya ait çizgi romanın davalıya ait “...” adlı ürünün reklamında izinsiz kullanımı nedeniyle maddi manevi tazminata hükmolunması, tecavüzün ref'i ve önlenmesi istemine ilişkin olup, davacı tarafından mali hak ihlaline dayalı olarak 5846 sayılı FSEK'nın 68 nci maddesi hükmünce üç kat tazminat istenmesine rağmen mahkemece yazılı şekilde iki kat tazminata hükmedilmiştir.
Oysa, eser üzerindeki mali haklara tecavüzün ref'i talebiyle açılan davada 5846 sayılı FSEK 68/1. fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Anılan madde de geçen üç katına kadar artırım seçeneğini kullanım yetkisi davacıya ait olup, mahkeme seçilen talebi değiştiremez. Çünkü, 01.01.1952 tarihinde yürürlüğe giren 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun'la değiştirilmesinden önceki düzenleme biçimine göre, eser sahibi mali haklarına tecavüz durumunda mütecavizle bir sözleşme yapılması halinde talep edebileceği mutat bedelin en çok %50 fazlasını isteyebilmekteydi ve aynı maddenin (5). fıkrasına göre de %50 artırım koşulu mütecavizin kusurlu olması şartına bağlanmıştı. Sözkonusu (5). fıkra hükmü uyarınca, mütecavizin kusurunun bulunmaması halinde %50 artırıma hükmedilemeyeceği gibi, tarafların müşterek kusurlu olması durumunda ise hakimin mutat bedelin %50'sinin altında bir artırım yapmak konusunda da takdir hakkı bulunmaktaydı. (Prof. Dr.Halil Arslanlı, Fikri Hukuk Dersleri, 1954 s.218., Prof. Dr. […]Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1988, s.255).Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "rayiç bedel", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini kusur şartına bağlayan 68. maddesinin (5). fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin rayiç bedel üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı kusur koşuluna bağlanması ve tarafların kusur oranlarına göre gerektiğinde %50'nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmıştır. (Prof. Dr. […] Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku Ankara 1998, s.299). Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan 1995/4110 sayılı Kanun'la değişik 5846 sayılı FSEK 68/1. fıkrasında düzenlenen bu durumda Kanun, rayiç telif ücretinin üç katını mütecavize ödeterek tecavüzün izlerinin tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini zararını ispat külfetinden kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir. (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları).
Bu bakımdan, mahkemenin 5846 sayılı FSEK 68/1. fıkrası gereğince rayiç bedelin üç misli artırım yapılması suretiyle zararının giderilmesine ilişkin hak sahibi olan davacı talebinin makul olmadığı takdirde, daha az bir artırım yapılması hususunda (somut uyuşmazlıkta iki misli olarak) hakimin takdir hakkı bulunduğundan hareketle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12853 E. 2012/4548 K.
Ortak:zararın ispatı · rayiç bedel · ispat külfeti · kusur oranı · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · kusur
İncelediğiniz karardaBöylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin «rayiç bedel» üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı «kusur» koşuluna bağlanması ve tarafların «kusur oranlarına» göre gerektiğinde %50'nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmıştır. (Prof.
Şafak N.Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1988, s.255).Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68. maddesinin (5). fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
Benzer bu karardaBöylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin «rayiç bedel» üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı «kusur» koşuluna bağlanması ve tarafların «kusur oranlarına» göre gerektiğinde % 50'nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmıştır. (Prof.
Dr.ŞAfak N.Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1988, s.255) Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 Sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68.maddesinin (5).fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Eurovision Şarkı Yarışması’nın yayını konusunda davacı kurumun «tekel hakkının» bulunduğu, ayrıca FSEK 80. maddesi uyarınca kendi yayınları üzerinde hak sahibi olduğundan davalı eyleminin «maddi tazminat» ödenmesini gerektirdiği ancak manevi tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.400 USD tazminatın FSEK 68. maddesi uyarınca takdiren ik …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14831 E. 2011/17744 K.
Ortak:zararın ispatı · rayiç bedel · ispat külfeti · kusur oranı · maddi tazminat · kusur
İncelediğiniz karardaBöylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin «rayiç bedel» üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı «kusur» koşuluna bağlanması ve tarafların «kusur oranlarına» göre gerektiğinde %50'nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmıştır. (Prof.
Şafak N.Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1988, s.255).Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68. maddesinin (5). fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
Benzer bu karardaBöylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin «rayiç bedel» üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı «kusur» koşuluna bağlanması ve tarafların «kusur oranlarına» göre gerektiğinde % 50' nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmşıtır. (Prof.
Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 Sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68.maddesinin (5).fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · hakkaniyet · sebepsiz zenginleşme · haksız fiil
Benzer bu kararda… dığından, bu değerlendirmenin hakim için bir zorunluluk olduğu, söz konusu hükmün Borçlar Kanununun genel hükümleri arasında yer aldığından, tüm borç ilişkileri ile «haksız fiil» ve «sebepsiz zenginleşme» davalarının tamamında uygulanacağı, dolayısıyla da belirtilen hüküm nedeniyle 68.
Madde gereğince talep edilen artış oranının makul olup olmadığı ve «hakkaniyete» uygun olup olmadığı veya keyfi olup olmadığının hakim tarafından kontrol edilmesi gerektiği, hükmolunan artış oranı hakkaniyet ve adalete ve gerek 5846 sayılı yasanın 68/1. maddesi ve gerekse Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi ile Borçlar Kanunu'nun 43. maddesinin amacına uygun olduğu gerekçesiyle «direnme» kararı verilerek FSEK 68.maddesi gereğince takdiren bir misli artırılarak 346.566.00 YTL' nin ticari faiziyle birliktedavalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin «maddi tazminat» isteminin reddine hükmedilmiştir.
… ecek bedelin 173.283 YTL olarak hesaplandığı, kullanım alanı, süresi dikkate alınarak FSEK’nun 68. maddesi uyarınca bunun bir misli artışla hüküm altına alınmasının «hakkaniyete» daha uygun olduğu gerekçesiyle FSEK’nun 68. maddesi uyarınca takdiren bir misli alınarak 346.566,00 YTL’nin 13.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle ve 2.500,00 YTL manevi tazminatın en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25/01/2010 tarihli 2008/8996 esas, 2010/757 sayılı kararıyla davacının FSEK'nun 68/1. fıkrası uyarınca «rayiç bedelin» üç katına hükmedilmesine ilişkin talebi gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, kararda yazılı gerekçelerle iki katına hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle …
… hükümde yer almayan, Dairece de değerlendirilmeyen Türk Medeni Kanunu' nun 2. maddesi ile Borçlar Kanunu' nun 43. maddesine göre değerlendirme yapılıp, bu çerçevede «direnme» olarak adlandırılan karar verildiği, ancak temyize konu kararın, gerçekte HUMK’nun 429/3. maddesi anlamında direnme kararı niteliğinde olmayıp, Özel Daire bozmasın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2693 E. 2013/20125 K.
Ortak:zararın ispatı · rayiç bedel · ispat külfeti · kusur oranı · kusur
İncelediğiniz karardaBöylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin «rayiç bedel» üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı «kusur» koşuluna bağlanması ve tarafların «kusur oranlarına» göre gerektiğinde %50'nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmıştır. (Prof.
Şafak N.Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1988, s.255).Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68. maddesinin (5). fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
Benzer bu karardaBöylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin «rayiç bedel» üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımın «kusur» koşuluna bağlanması ve tarafların «kusur oranlarına» göre gerektiğinde % 50'nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmıştır (Prof.
Ancak, 5846 sayılı FSEK'nin 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68. maddesinin (5.) fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları).
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · yasal faiz · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… olması, manevi hak ihlalinin bulunmaması, ceza yargılamasında zararı karşılamış olması nedeniyle FSEK'nin 68. maddesindeki tazminatın tek kat olarak uygulanmasının «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle 7.483,50 TL'nin 28/08/2008 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10544 E. 2014/15318 K.
Ortak:zararın ispatı · rayiç bedel · ispat külfeti · kusur oranı · kusur
İncelediğiniz karardaBöylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin «rayiç bedel» üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı «kusur» koşuluna bağlanması ve tarafların «kusur oranlarına» göre gerektiğinde %50'nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmıştır. (Prof.
Şafak N.Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1988, s.255).Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68. maddesinin (5). fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
Benzer bu karardaBöylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin «rayiç bedel» üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı «kusur» koşuluna bağlanması ve tarafların «kusur oranlarına» göre gerektiğinde % 50' nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmşıtır. (Prof.
Çünkü, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 Sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68.maddesinin (5). fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · hakkaniyet · haksız fiil · dava sebebi · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… z davalılar hakkındaki ret nedenlerinin farklı bulunması karşısında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. maddesi uyarınca mümeyyiz davalılar lehine ayrıca «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken tüm davalılar yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de mümeyyiz davalılar yararına bozulması g …
… seçeneğinin de bulunduğu, yüklendiği tarihte altı yıllık yaşı bulunan ve henüz yükleme tarihinin üzerinden 3 ay geçmiş program için yıllık kiralama seçeneğine göre «rayiç bedelinin» «hakkaniyetli» görüldüğü, davalı şirketin işyeri sahibi, davalı C..
T..'nın da «haksız fiil» faili olması nedeniyle tespit edilen tazminattan sorumlu bulundukları, diğer davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı C..
Bu durumda, her ne kadar karar gerekçesindeki 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesi uyarınca «rayiç bedelin» 3 misli arttırımı ile tahsil talebinin mahkemenin takdirinde olduğu görüşü yerinde değil ise de, mahkemece sonuçta talep edilen rayiç bedelin 3 katına hükmedildiğinden anılan hususun neticeye bir etkisinin olmaması nedeni ile bozma «sebebi» yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12188 E. 2013/15382 K.
Ortak:zararın ispatı · rayiç bedel · ispat külfeti
İncelediğiniz kararda… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
Oysa, eser üzerindeki mali haklara tecavüzün ref'i talebiyle açılan davada 5846 sayılı FSEK 68/1. fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
Şafak N.Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1988, s.255).Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68. maddesinin (5). fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
Benzer bu karardaBu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları).
… Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere «temsil» ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, «rayiç bedel» ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının «ıslah» dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzü …
… sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanunun 68/1. maddesinde izni alınmamış eser sahibinin, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceğinin hükme bağlanmış olmasına, bu hususun hak sahibinin yetkisi kapsamında kalmasına, Dairemizin ö …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · ibraz · temsil
Benzer bu kararda… Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere «temsil» ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, «rayiç bedel» ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının «ıslah» dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzü …
Bu durum karşısında, «rayiç bedelin» tam belirlenemediği dikkate alınıp, varsa benzer nitelikte eserlerin aynı şekilde Türkiye'de «temsili» ve nota kirası için yapılan sözleşmeler «ibrazı» için taraflara imkan tanınması, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 43. maddesi uyarınca, eserin niteliği, kullanım şekli, dokuz ayrı gösterimde kullanılması, bu kullanımın aynı yıl olması, mevcut ve ibrazı mümkün sözleşmeler çerçevesinde uygun rayiç bedel ile nota kirası bedelinin tayin edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacının, orkestrasyonu ve aranjmanı dava dışı Rodion Schhedrin'e ait 'Carmen Suite' adlı işleme eserin Türkiye'de «temsil» hakkı sahibi olduğu ve davalının izin almadan bu eseri dokuz ayrı bale gösteriminde kullandığı dosya kapsamıyla sabittir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının talep ettiği eserin «temsil» bedeli ile nota kirasının hesaplanmasında üç seçenek üzerinde durulmuş, mahkemece davacının Yeni İsrail Operası ile yaptığı sözleşme esas alınarak düzenlenen seçeneğe itibar edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1001 E. , 2016/2406 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 20/06/2013
NUMARASI 2006/119-2013/125
Taraflar arasında görülen davada ... ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/06/2013 tarih ve 2006/119-2013/125 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çizerlik kariyerine büyük okuyucu kitleleri olan mizah dergilerinde devam ettiğini, müvekkiline ait çizgi romanların ana temasını oluşturan özgün fikir ve eserin davalıya ait "..." adlı ürünün reklam filmi "... ..." temasında izinsiz olarak kullanıldığını ileri sürerek, davalının tecavüzünün ref’ini, men‘ini, FSEK 68. maddesi gereğince şimdilik 5.000 TL maddi tazminat 40.000 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile tahsilini ve hükmün ilanını istemiş,ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 30.000 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının fikri hak sahibi olmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kullanım şekli, oranı ve BK.50- 51. maddesi de dikkate alınarak maddi tazminatın 10.000 TL olarak takdir edildiği, FSEK'nın 68. maddesi de gözetilerek tazminat miktarının takdiren 2 misli arttırıldığı, fikirle birlikte davacı eserinin somut unsurlarının kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ile ihbar olunan ... ... Reklamcılık ve İletişim Hizmetleri Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Bir davada kararı temyiz hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.
Temyiz isteminde bulunan... ... Reklamcılık ve İletişim Hizmetleri Tic. A.Ş. talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar dilekçesinin tebliğine, davaya müdahale etmek istemesine rağmen mahkemece davaya müdahilliği istemi hususunda olumsuz ya da olumlu bir karar verilmemiştir. Bu bağlamda mahkemece, karar başlığında davalı olarak gösterilmediği gibi aleyhine de hüküm kurulmamıştır. Ne var ki dosya bu hususta mahalline geri çevrilmesine rağmen temyiz dilekçesinde müdahillik istemine ilişkin olarak karar verilmemesi hususunda bir temyiz itirazı da bulunmaması karşısında ... ... Reklamcılık ve İletişim Hizmetleri Tic. A.Ş. vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraf vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, davacıya ait çizgi romanın davalıya ait “...” adlı ürünün reklamında izinsiz kullanımı nedeniyle maddi manevi tazminata hükmolunması, tecavüzün ref'i ve önlenmesi istemine ilişkin olup, davacı tarafından mali hak ihlaline dayalı olarak 5846 sayılı FSEK'nın 68 nci maddesi hükmünce üç kat tazminat istenmesine rağmen mahkemece yazılı şekilde iki kat tazminata hükmedilmiştir.
Oysa, eser üzerindeki mali haklara tecavüzün ref'i talebiyle açılan davada 5846 sayılı FSEK 68/1. fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Anılan madde de geçen üç katına kadar artırım seçeneğini kullanım yetkisi davacıya ait olup, mahkeme seçilen talebi değiştiremez. Çünkü, 01.01.1952 tarihinde yürürlüğe giren 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun'la değiştirilmesinden önceki düzenleme biçimine göre, eser sahibi mali haklarına tecavüz durumunda mütecavizle bir sözleşme yapılması halinde talep edebileceği mutat bedelin en çok %50 fazlasını isteyebilmekteydi ve aynı maddenin (5).
fıkrasına göre de %50 artırım koşulu mütecavizin kusurlu olması şartına bağlanmıştı. Sözkonusu (5). fıkra hükmü uyarınca, mütecavizin kusurunun bulunmaması halinde %50 artırıma hükmedilemeyeceği gibi, tarafların müşterek kusurlu olması durumunda ise hakimin mutat bedelin %50'sinin altında bir artırım yapmak konusunda da takdir hakkı bulunmaktaydı. (Prof. Dr.Halil Arslanlı, Fikri Hukuk Dersleri, 1954 s.218., Prof. Dr. […]Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1988, s.255).Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "rayiç bedel", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini kusur şartına bağlayan 68.
maddesinin (5). fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece, mali hakların ihlali halinde eser sahibinin rayiç bedel üzerinden isteyebileceği artırım oranı mütecaviz aleyhine daha da ağırlaştırıldığı gibi bu artırımı kusur koşuluna bağlanması ve tarafların kusur oranlarına göre gerektiğinde %50'nin altında bir indirim yapmak konusunda hakime tanınan takdir hakkı ortadan kaldırılmıştır. (Prof. Dr. […] Erel, Türk Fikir ve Sanat Hukuku Ankara 1998, s.299). Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan 1995/4110 sayılı Kanun'la değişik 5846 sayılı FSEK 68/1. fıkrasında düzenlenen bu durumda Kanun, rayiç telif ücretinin üç katını mütecavize ödeterek tecavüzün izlerinin tamamen silinmesini sağlamakta;
ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini zararını ispat külfetinden kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir. (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları).
Bu bakımdan, mahkemenin 5846 sayılı FSEK 68/1. fıkrası gereğince rayiç bedelin üç misli artırım yapılması suretiyle zararının giderilmesine ilişkin hak sahibi olan davacı talebinin makul olmadığı takdirde, daha az bir artırım yapılması hususunda (somut uyuşmazlıkta iki misli olarak) hakimin takdir hakkı bulunduğundan hareketle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan ... ... Reklamcılık ve İletişim Hizmetleri Tic. A.Ş. vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.178,12 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden ihbar olunan ve davacıya iadesine, 03/03/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. -KARŞIOY-
5846 sayılı Fikri ve Sanat Eserleri Kanun'un 68/1 maddesinde "Eserin, eser sahibinin izni olmadan çevrilmesi, sözleşme dışı veya sözleşmede belirtilen sayıdan fazla basılması diğer biçimde işlenmesi veya radyo, televizyon gibi araçlarla yayınlanması veya temsil edilmesi halinde, izni alınmamış eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceği" düzenlenmiş,
Aynı Yasa'nın 66/son maddesinde "tecavüzün şümulü, kusurun olup olmadığı ve ağırlığının takdir edileceği" öngörülmüş,
6088 sayılı Türk Borçlar Yasası'nın 51/1 maddesinde "Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği" vaz'edilmiş,
4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 4. maddesinde de "Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği" belirtilmiştir.
5846 sayılı Yasa'nın 68/1 maddesinde öngörülen sınırlama, mali haklara tecavüz halinde hak sahiplerinin dava yolu ile talep edebilecekleri azami had olup, yasa hükmü hakimin bu üst sınır ile bağlı olduğuna ilişkin bir düzenleme veya takdir yetkisine yönelik bir olumsuzluk taşımamaktadır.
Hakim, bu sınır içinde kalmak kaydıyla, açıklanan yasa hükümlerine göre somut gerekçelerle tazminatı takdir edecek ve gerekçesini de karar yerinde gösterecektir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece FSEK 68. maddesi gereğince kullanım şekli, tarafların ekonomik durumu, eserin ve kullanılan reklam filminin niteliği gibi kriterler dikkate alınarak yasada öngörülen tazminatın 2 misli takdiri, 5846 sayılı Yasa'nın 68/1, 66/son, TBK 51/1 ve TMK 4. maddesi hükümlerine uygun bulunduğundan yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/177161900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz