Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4500 E. 2024/6779 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iç yönerge↗ istinaf sebebi↗ haksız fiil sorumluluğu↗ kısıtlılık↗ mevduat hesabı↗ münhasırlık↗ hakkaniyet↗ mirasçılık↗ haksız fiil↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ zamanaşımı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI :2008/423 E. - 2020/713 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'nin müzik eserleri yayımcısı olduğunu, ...'in "Peter ve Kurt" isimli eserlerine ilişkin mali hakları ...'in mirasçıları ile akdedilen sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin "Peter ve Kurt" isimli esere ilişkin diğer mali haklar yanında bu eserin Türkiye'de temsil hakkının da sahibi olduğunu, üçüncü kişilere söz konusu eserin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi uyarınca temsil hakkının belli bir bedel karşılığında kullanma iznini verebilme yetkisine sahip olduğunu, davalının müvekkilinin izni olmadan 23 Nisan 2004, 18 Şubat 2007, 4,18 ve 25 Mart 2007, 8,15 ve 23 Nisan 2007, 13 Mayıs 2007, 21 Ekim 2007, 25 Kasım 2007, 16 Aralık 2007, 10,18 Şubat 2008, 20 Ocak 2008, 20 Mart 2008, 6 Nisan 2008, 18 Mayıs 2008 tarihlerinde izinsiz olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığını, daha ne kadar kullanıldığının tespitinin yapılamadığını, eser üzerindeki haklara tecavüz anlamına geldiğini, haksız bir menfaat temin ettiğini, notaların izinsiz olarak kullanıldığını bunun içinde 5846 sayılı Kanun uyarınca müvekkilinin sahip olduğu mali haklara tecavüz oluşturduğunu, davalı yanın yarattığı tecavüz ve elde ettiği haksız menfaat nedeniyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca müvekkili ile bir sözleşme yapmış olsaydı ödeyecek olduğu bedelin üç katına kadar bir bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, Türkiye şartlarına göre hesaplama yapılamayacağı, müvekkilinin uğradığı zararın söz konusu esere ya da mali haklarına sahip olunan başka eserlere ilişkin olarak üçüncü kişilere yaptığı sözleşmelerin emsal alınarak belirlenebileceğini, davalı ile sözleşme yapmış olsaydı eserin her bir temsili için 2.300,00 euro, notaların her bir temsildeki kulanım için 500,00 euro talep edebileceğini, davalının müvekkilinin üzerindeki hak sahibi olduğu eseri değişik tarihlerde en az 18 kez izinsiz olarak temsil etmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın en az 50.400,00 euro tutarında olabileceğini, bedelin üç katı olmasının hakkaniyet gereği olduğunu belirterek manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.800,00 euronun davalıdan izinsiz temsil tarihinden itibaren bankaların euro için bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal dayanağının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi olarak gösterildiğini, söz konusu hükmün 5846 sayılı Kanun kapsamında bu talebin borçların teşekkülüne ilişkin hükümler çerçevesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince haksız fiil sorumluluğuna dayandığını, buna istinaden söz konusu maddede haksız fiil sorumluluğunun failinin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde davanın açılabileceğinin hüküm altına alındığını, davacının 2004 ve 2007 yılları içerisinde söz konusu hakların zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle reddinin gerektiğini, dava dosyasına sunulan sözleşmedeki varislerin hukuki statülerinin tespitinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere izinsiz temsil hakkının taraflar arasında sözleşme yapılmış olsa idi o rakamın en az üç katını talep edebileceklerini iddia ettiklerini, mahkemeye sunulmuş olan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün ... Hak alımları yönergesine dayanarak yabacı eserlere ilişkin telif haklarının opera eserlerinin Türkçeye uygulanması için hasılatın %20'si yabancı oratoryo, müzikal, operet, bale eserleri ve diğer müzikli sahne eserlerinin ..., çeviri, prozodi ve adaptasyonunu yapanlara hasılatın %15'i ve yabancı oratoryo, müzikal, operetin yalnızca ... çeviri ve diğer müzikli sahne eserlerinin ... çevirisi ve uygulaması için ise %10'u oranında kararlaştırıldığını, bu yönerge ile iddia edilen rakam arasında farkın çok fahiş olduğunu, Yargıtay ve emsal bilirkişi raporlarında tespit edilmesi gereken tazminat miktarının bu ihtarnameler doğrultusunda hesaplandığını, devlet kurumunun ticari amaç gütmediğini çocuklara operayı sevmek amacını taşıdığını, kazanç sağlama amacının olmadığını, dava konusu "Peter ve Kurt" oyununun çocuk oyunu olduğunu, üzerinde telif hakkı sorununun ortaya çıkması halinde sadece bu tür bir sözleşmenin esas alınarak bilirkişi raporunun oluşturulmasının hakkaniyet gereği olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yazarın telif haklarını elinde bulundurduğunu iddia etse de 5846 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince öncelikle bu telif hakkının ülke içinde bir kurum tarafından karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılamada hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davalının ...'e ait "Peter ve Kurt" isimli eseri izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığının tespit edildiği, kullanımın CD'den bir kullanım söz konusu olduğu, nota kullanılarak bir orkestra ile eser icra edilmemiş olsa da davacının dosyaya sunduğu sözleşmelerde, nota kullanılsın ya da kullanılmasın nota kirasının talep edilmiş olduğundan bu hususun dikkate alınmasının hakkaniyete uygun olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince davacı hak sahibinin nota kirası bedelinin üç katını talep etme hakkının da bulunduğu, nitekim nota kirasının da vasıtalı temsil eyleminin karşılığı bir bedel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının mali haklarının sahibi bulunduğu "Peter ve Kurt" adlı eseri izinsiz bicimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden ... mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu şekilde tecavüzün önlenmesine, davalının tecavüzünün 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince sonucunun ortadan kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesine göre izinsiz yayınlanan temsiller için 36.900x3=110.700,00 euro ve nota kiralama hakkı karşılığında tespit edilen 9.225x3=27.675,00 euro olmak üzere toplam temsiller ve nota kiralaması için 138.375,00 euronun temsil tarihinden itibaren bir yıllık mevduat hesabına ödenecek en yüksek faiz oranı yürütülerek fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (12.825,00 euro) davacı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Borusan Filarmoni orkestrasına dava konusu eserin icrası için nota kiralamasına dair sözleşmeleri ve bu sözleşmelerdeki bedellerin ortalaması esas alınarak, oyun şeklinde sahnelenmesi durumunda bunun 4 katının istenebileceği dikkate alınmak suretiyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uygulandığı, davalının kamu kurumu olması ve çocuklara yapılan bir gösterim olması sebeplerinin takdiri indirim için zorunluluk arz etmediği gibi bu yönde bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, gösterimlerde canlı orkestra kullanılmadığı, notaların CD'den çalındığı bu nedenle nota kiralamasının talep edilemeyeceği savunması ve istinaf sebebinin ise eserin izinsiz kullanıldığı gerçekliğini değiştirmeyeceği gibi kanunun düzenleniş amacı dikkate alındığında Yargıtay'ın aynı yöndeki CD kullanımın da ihlalin gerçekleştiğine dair içtihadı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.07.2013 Tarih 2013/9071 E., 2013/14042 K. sayılı ilamı) da dikkate alındığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, eserin izinsiz kullanılması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5846 sayılı Kanun'un 1, 3,6,14, 15, 16, 21,22,23,24,25, 52 ve 68 inci maddeleri.
3.Dairemizin 22.09.2021 tarih ve 2019/3472 E., 2021/5653 K. sayısı ile Dairemizin 14.05.2019 tarih ve 2017/4536 E., 2019/3748 K. sayılı ilamları.
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin apsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, davacının mali hak sahibi olduğu musiki eserini davalının izinsiz kullanımının, eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin temsil kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini münhasıran belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde kısıtlanmış olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, nota kirası olarak alınan bedel eser notalarının yer aldığı kartonların veya kitapların fiziki nüshalarının geçici süreli kullanılması karşılığında alınan bir ücret olup, her ne kadar CD'den bir kullanım söz konusu olmakla ve nota kullanılarak bir orkestra ile eser icra edilmemiş olsa da davacının dosyaya sunduğu sözleşmelerde, nota kullanılsın ya da kullanılmasın nota kirası talep edileceğinin kararlaştırılmış olması karşısında davacı nota kirası da talep edebilecektir. Ancak, 5846 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi gereğince nota kirası hesabında 3 kat artırım yapılması mümkün olmadığından davacının nota kirasına ilişkin isteminin 3 kat artırım yapılarak yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmediğinden bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4872 E. 2019/6467 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'nin müzik eserleri yayımcısı olduğunu, ...'in "Peter ve Kurt" isimli eserlerine ilişkin mali hakları ...'in «mirasçıları» ile akdedilen sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin "Peter ve Kurt" isimli esere ilişkin diğer mali haklar yanında bu eserin Türkiye'de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, üçüncü kişilere söz konusu eserin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi uyarınca temsil hakkının belli bir bedel karşılığında kullanma iznini verebilme «yetkisine» sahip olduğunu, davalının müvekkilinin izni olmadan 23 Nisan 2004, 18 Şubat 2007, 4,18 ve 25 Mart 2007, 8,15 ve 23 Nisan 2007, 13 Mayıs 2007, 21 Ekim 2007, 25 Kasım 2007, 16 Aralık 2007, 10,18 Şubat 2008, 20 Ocak 2008, 20 Mart 2008, 6 Nisan 2008, 18 Mayıs 2008 tarihlerinde izinsiz olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığını, daha ne kadar kullanıldığının tespitinin yapılamadığını, eser üzerindeki haklara tecavüz anlamına geldiğini, haksız bir menfaat temin ettiğini, notaların izinsiz olarak kullanıldığını bunun içinde 5846 sayılı Kanun uyarınca müvekkilinin sahip olduğu mali haklara tecavüz oluşturduğunu, davalı yanın yarattığı tecavüz ve elde ettiği haksız menfaat nedeniyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca müvekkili ile bir sözleşme yapmış olsaydı ödeyecek olduğu bedelin üç katına kadar bir bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, Türkiye şartlarına göre hesaplama yapılamayacağı, müvekkilinin uğradığı zararın söz konusu esere ya da mali haklarına sahip olunan başka eserlere ilişkin olarak üçüncü kişilere yaptığı sözleşmelerin emsal alınarak belirlenebileceğini, davalı ile sözleşme yapmış olsaydı eserin her bir temsili için 2.300,00 euro, notaların her bir temsildeki kulanım için 500,00 euro talep edebileceğini, davalının müvekkilinin üzerindeki hak sahibi olduğu eseri değişik tarihlerde en az 18 kez izinsiz olarak temsil etmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın en az 50.400,00 euro tutarında olabileceğini, bedelin üç katı olmasının «hakkaniyet» gereği olduğunu belirterek manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.800,00 euronun davalıdan izinsiz temsil tarihinden itibaren bankaların euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… lı Kanun kapsamında bu talebin borçların teşekkülüne ilişkin hükümler çerçevesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince «haksız fiil sorumluluğuna» dayandığını, buna istinaden söz konusu maddede haksız fiil sorumluluğunun failinin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde davanın açılabileceğinin hüküm altına alındığını, davacının 2004 ve 2007 yılları içerisinde söz konusu hakların «zamanaşımına» uğradığını ve bu nedenle reddinin gerektiğini, dava dosyasına sunulan sözleşmedeki varislerin hukuki statülerinin tespitinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere izinsiz «temsil» hakkının taraflar arasında sözleşme yapılmış olsa idi o rakamın en az üç katını talep edebileceklerini iddia ettiklerini, mahkemeye sunulmuş olan Devlet Opera ve B …
… ilmemiş olsa da davacının dosyaya sunduğu sözleşmelerde, nota kullanılsın ya da kullanılmasın nota kirasının talep edilmiş olduğundan bu hususun dikkate alınmasının «hakkaniyete» uygun olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince davacı hak sahibinin nota kirası bedelinin üç katını talep etme hakkının da bulunduğu, nitekim nota kirasının da vasıtalı «temsil» eyleminin karşılığı bir bedel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının mali haklarının sahibi bulunduğu "Peter ve Kurt" adlı eseri izinsiz bicimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden ... mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu şekilde tecavüzün önlenmesine, davalının tecavüzünün 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince sonucunun ortadan kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesine göre izinsiz yayınlanan temsiller için 36.900x3=110.700,00 euro ve nota kiralama hakkı karşılığında tespit edilen 9.225x3=27.675,00 euro olmak üzere toplam temsiller ve nota kiralaması için 138.375,00 euronun temsil tarihinden itibaren bir yıllık «mevduat hesabına» ödenecek en yüksek faiz oranı yürütülerek fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (12.825,00 eur …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu eserin davacıdan izinsiz «temsil» edildiği, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının temsil bedeli ve nota bedeli talep etmek hakkı olduğu, her bir temsilinin 850 Euro kullanım ücreti karşılığında mümkün olduğu, davacının tespit olunan telif bedelinin üç katını talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının davacının mali haklarının sahibi olduğu “Gianni Schicchi”adlı eseri izinsiz biçimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının tecavüzünün sonucunun FSEK'in 68. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, toplam 10.200 Euro'nun 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Mersin Opera ve Balesi Müdürlüğüne yönelik davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu eserin davacıdan izinsiz «temsil» edildiği, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının temsil bedeli ve nota bedeli talep etmek hakkı olduğu, her bir temsilinin 850 Euro kullanım ücreti karşılığında mümkün olduğu, davacının tespit olunan telif bedelinin üç katını talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının davacının mali haklarının sahibi olduğu “Gianni Schicchi”adlı eseri izinsiz biçimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının tecavüzünün sonucunun FSEK'in 68. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, toplam 10.200 Euro'nun 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Mersin Opera ve Balesi Müdürlüğüne yönelik davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1838 E. 2013/2382 K.
Ortak:kısıtlılık · münhasırlık · haksız fiil · temsil
İncelediğiniz kararda… sahibi olduğu musiki eserini davalının izinsiz kullanımının, eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin «temsil» kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini «münhasıran» belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde «kısıtlanmış» olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
… lı Kanun kapsamında bu talebin borçların teşekkülüne ilişkin hükümler çerçevesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince «haksız fiil sorumluluğuna» dayandığını, buna istinaden söz konusu maddede haksız fiil sorumluluğunun failinin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde davanın açılabileceğinin hüküm altına alındığını, davacının 2004 ve 2007 yılları içerisinde söz konusu hakların «zamanaşımına» uğradığını ve bu nedenle reddinin gerektiğini, dava dosyasına sunulan sözleşmedeki varislerin hukuki statülerinin tespitinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere izinsiz «temsil» hakkının taraflar arasında sözleşme yapılmış olsa idi o rakamın en az üç katını talep edebileceklerini iddia ettiklerini, mahkemeye sunulmuş olan Devlet Opera ve B …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'nin müzik eserleri yayımcısı olduğunu, ...'in "Peter ve Kurt" isimli eserlerine ilişkin mali hakları ...'in «mirasçıları» ile akdedilen sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin "Peter ve Kurt" isimli esere ilişkin diğer mali haklar yanında bu eserin Türkiye'de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, üçüncü kişilere söz konusu eserin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi uyarınca temsil hakkının belli bir bedel karşılığında kullanma iznini verebilme «yetkisine» sahip olduğunu, davalının müvekkilinin izni olmadan 23 Nisan 2004, 18 Şubat 2007, 4,18 ve 25 Mart 2007, 8,15 ve 23 Nisan 2007, 13 Mayıs 2007, 21 Ekim 2007, 25 Kasım 2007, 16 Aralık 2007, 10,18 Şubat 2008, 20 Ocak 2008, 20 Mart 2008, 6 Nisan 2008, 18 Mayıs 2008 tarihlerinde izinsiz olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığını, daha ne kadar kullanıldığının tespitinin yapılamadığını, eser üzerindeki haklara tecavüz anlamına geldiğini, haksız bir menfaat temin ettiğini, notaların izinsiz olarak kullanıldığını bunun içinde 5846 sayılı Kanun uyarınca müvekkilinin sahip olduğu mali haklara tecavüz oluşturduğunu, davalı yanın yarattığı tecavüz ve elde ettiği haksız menfaat nedeniyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca müvekkili ile bir sözleşme yapmış olsaydı ödeyecek olduğu bedelin üç katına kadar bir bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, Türkiye şartlarına göre hesaplama yapılamayacağı, müvekkilinin uğradığı zararın söz konusu esere ya da mali haklarına sahip olunan başka eserlere ilişkin olarak üçüncü kişilere yaptığı sözleşmelerin emsal alınarak belirlenebileceğini, davalı ile sözleşme yapmış olsaydı eserin her bir temsili için 2.300,00 euro, notaların her bir temsildeki kulanım için 500,00 euro talep edebileceğini, davalının müvekkilinin üzerindeki hak sahibi olduğu eseri değişik tarihlerde en az 18 kez izinsiz olarak temsil etmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın en az 50.400,00 euro tutarında olabileceğini, bedelin üç katı olmasının «hakkaniyet» gereği olduğunu belirterek manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.800,00 euronun davalıdan izinsiz temsil tarihinden itibaren bankaların euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… sahibi olduğu musiki eserinin davalının izinsiz kullanımının eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin «temsil» kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini «münhasıran» belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde «kısıtlanmış» olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
… bir CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09...2006, 14...2006 ve 28...2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde «temsilini» sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin «haksız fiil» niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kiras …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel
Benzer bu kararda… bir CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09...2006, 14...2006 ve 28...2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde «temsilini» sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin «haksız fiil» niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kiras …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9569 E. 2012/13208 K.
Ortak:mevduat hesabı · mirasçılık · zamanaşımı · temsil · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'nin müzik eserleri yayımcısı olduğunu, ...'in "Peter ve Kurt" isimli eserlerine ilişkin mali hakları ...'in «mirasçıları» ile akdedilen sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin "Peter ve Kurt" isimli esere ilişkin diğer mali haklar yanında bu eserin Türkiye'de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, üçüncü kişilere söz konusu eserin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi uyarınca temsil hakkının belli bir bedel karşılığında kullanma iznini verebilme «yetkisine» sahip olduğunu, davalının müvekkilinin izni olmadan 23 Nisan 2004, 18 Şubat 2007, 4,18 ve 25 Mart 2007, 8,15 ve 23 Nisan 2007, 13 Mayıs 2007, 21 Ekim 2007, 25 Kasım 2007, 16 Aralık 2007, 10,18 Şubat 2008, 20 Ocak 2008, 20 Mart 2008, 6 Nisan 2008, 18 Mayıs 2008 tarihlerinde izinsiz olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığını, daha ne kadar kullanıldığının tespitinin yapılamadığını, eser üzerindeki haklara tecavüz anlamına geldiğini, haksız bir menfaat temin ettiğini, notaların izinsiz olarak kullanıldığını bunun içinde 5846 sayılı Kanun uyarınca müvekkilinin sahip olduğu mali haklara tecavüz oluşturduğunu, davalı yanın yarattığı tecavüz ve elde ettiği haksız menfaat nedeniyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca müvekkili ile bir sözleşme yapmış olsaydı ödeyecek olduğu bedelin üç katına kadar bir bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, Türkiye şartlarına göre hesaplama yapılamayacağı, müvekkilinin uğradığı zararın söz konusu esere ya da mali haklarına sahip olunan başka eserlere ilişkin olarak üçüncü kişilere yaptığı sözleşmelerin emsal alınarak belirlenebileceğini, davalı ile sözleşme yapmış olsaydı eserin her bir temsili için 2.300,00 euro, notaların her bir temsildeki kulanım için 500,00 euro talep edebileceğini, davalının müvekkilinin üzerindeki hak sahibi olduğu eseri değişik tarihlerde en az 18 kez izinsiz olarak temsil etmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın en az 50.400,00 euro tutarında olabileceğini, bedelin üç katı olmasının «hakkaniyet» gereği olduğunu belirterek manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.800,00 euronun davalıdan izinsiz temsil tarihinden itibaren bankaların euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… lı Kanun kapsamında bu talebin borçların teşekkülüne ilişkin hükümler çerçevesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince «haksız fiil sorumluluğuna» dayandığını, buna istinaden söz konusu maddede haksız fiil sorumluluğunun failinin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde davanın açılabileceğinin hüküm altına alındığını, davacının 2004 ve 2007 yılları içerisinde söz konusu hakların «zamanaşımına» uğradığını ve bu nedenle reddinin gerektiğini, dava dosyasına sunulan sözleşmedeki varislerin hukuki statülerinin tespitinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere izinsiz «temsil» hakkının taraflar arasında sözleşme yapılmış olsa idi o rakamın en az üç katını talep edebileceklerini iddia ettiklerini, mahkemeye sunulmuş olan Devlet Opera ve B …
… ilmemiş olsa da davacının dosyaya sunduğu sözleşmelerde, nota kullanılsın ya da kullanılmasın nota kirasının talep edilmiş olduğundan bu hususun dikkate alınmasının «hakkaniyete» uygun olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince davacı hak sahibinin nota kirası bedelinin üç katını talep etme hakkının da bulunduğu, nitekim nota kirasının da vasıtalı «temsil» eyleminin karşılığı bir bedel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının mali haklarının sahibi bulunduğu "Peter ve Kurt" adlı eseri izinsiz bicimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden ... mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu şekilde tecavüzün önlenmesine, davalının tecavüzünün 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince sonucunun ortadan kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesine göre izinsiz yayınlanan temsiller için 36.900x3=110.700,00 euro ve nota kiralama hakkı karşılığında tespit edilen 9.225x3=27.675,00 euro olmak üzere toplam temsiller ve nota kiralaması için 138.375,00 euronun temsil tarihinden itibaren bir yıllık «mevduat hesabına» ödenecek en yüksek faiz oranı yürütülerek fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (12.825,00 eur …
Benzer bu kararda… ilgili ülkelerin vatandaşlarına belge verdiği hususu gözetildiğinde, davalının eser üzerinde hak sahipliğini mutlak suretle veraset yada benzeri misasçılık belgesi «ibrazına» bağlanması hususundaki davalı itirazı yerinde görülmediği, FSEK 11. madde uyarınca dava konusu eserlerin hak sahiplerinin davacı olmadığının aksi ispat edilemediği, FSEK 76/2 ve TRİPS metninin 43. maddesi göz önünde tutularak davacının sunduğu belgelerin aksi davalı tarafından ispat edilemediğinden davacının sunduğu belgelere göre hak sahipliğini ispat ettiği, “Romeo ve Juliet” isimli eserin aralıklarla «temsil» edildiği düşünülürse, işlenen suçun zincirleme suç olduğu, zincirleme (müteselsil) suçlarda «zamanaşımı» fiilin (teselsülün) bittiği tarihte işlemeye başlayacağı, bu yüzden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, “Spartacus” adlı eser açısından ise, bir defa temsil söz konusu olduğu ve bunun da 30.06.2005 tarihinde gerçekleşmiş bulunduğu için zamanaşımının yine sekiz yıl olarak hesap edilmesi gerektiği, davanın ise 11.06.2008 tarihinde açıldığı anlaşıldığından 8 yıllık sürenin henüz dolmadığı, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde, hak takibinin sadece meslek birliği aracılığıyla yapılmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı, davacının tek başına dava açmaya yetkili olduğu, davalının izinsiz olarak “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eseri ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsil ettiği, 5 ayrı ihlalin sabit olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini FSEK 68/I. maddesine göre talep ettiğinden MESAM tarafından verilen telif bedelinin (ve dolayısıyla Kanunun 68/I hükmüne göre taraflar arasında sözleşme bulunsaydı dikkate alınabilecek bedelin) gişe hâsılatı üzerinden hesaplanması somut uyuşmazlıkta doğru görülmediği, davacının, arada sözleşme bulunsaydı talep edebileceği bedeli hesap ederken, hem eserlerin kullanımına ilişkin bedeli hem de nota kirasını talep ettiği, Türk uygulamasında nota kirasına ilişkin yoğun bir uygulamadan bahsetmenin mümkün olmadığı, nota kirası olarak alınan meblağın, eserin notalarının aktarıldığı kitapçığın kiralanması, geçici süreli yararlanılmasının karşılığı olduğu, TRT Genel Müdürlüğü ‘nün 22.10.2008 tarihli yazısına göre eserlerin TRT tarafından ne «kaydı» ne de yayını yapıldığı bildirildiğinden davacının bu iddiasının subut bulmadığı, davalının davacının eserler üzerinde hak sahibi olduğu eserler açısından eserlerin …
68 madde kapsamındaki her bir eser için davalı ile sözleşme yapmış olsa idi talep edeceği «maddi tazminatın» “Spartacus” isimli eser açısından 4500 Euro, keza “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından İstanbul’daki her üç «temsil» için her biri 8.000 Euro’dan 24.000 Euro, “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından Aspendos’daki temsil için 10.000 Euro olmak üzere toplam 38.500 Euro telif tazminatının FSEK 68.madde gereğince üç katı olan (38.500X3=115.500) 115.500 Euro tazminatın temsil tarihinden itibaren “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eserin ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsili nedeniyle devlet bankaların Euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin …
1-Davacı vekili, müvekkilinin Serge Prokofieff’in “Romeo ve Juliet” isimli eserine ilişkin mali hakları Serge Prokofieff’in «mirasçıları» ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca Aram Khatchatourian’a ait “Spartacus” adlı eserine ilişkin mali hakları Aram Khatchatourian’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, davalı İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “Romeo ve Juliet” ile “Spartacus” ad …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · tüzel kişilik · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · cy/cy kaydı · ibraz · husumet
Benzer bu kararda… ilgili ülkelerin vatandaşlarına belge verdiği hususu gözetildiğinde, davalının eser üzerinde hak sahipliğini mutlak suretle veraset yada benzeri misasçılık belgesi «ibrazına» bağlanması hususundaki davalı itirazı yerinde görülmediği, FSEK 11. madde uyarınca dava konusu eserlerin hak sahiplerinin davacı olmadığının aksi ispat edilemediği, FSEK 76/2 ve TRİPS metninin 43. maddesi göz önünde tutularak davacının sunduğu belgelerin aksi davalı tarafından ispat edilemediğinden davacının sunduğu belgelere göre hak sahipliğini ispat ettiği, “Romeo ve Juliet” isimli eserin aralıklarla «temsil» edildiği düşünülürse, işlenen suçun zincirleme suç olduğu, zincirleme (müteselsil) suçlarda «zamanaşımı» fiilin (teselsülün) bittiği tarihte işlemeye başlayacağı, bu yüzden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, “Spartacus” adlı eser açısından ise, bir defa temsil söz konusu olduğu ve bunun da 30.06.2005 tarihinde gerçekleşmiş bulunduğu için zamanaşımının yine sekiz yıl olarak hesap edilmesi gerektiği, davanın ise 11.06.2008 tarihinde açıldığı anlaşıldığından 8 yıllık sürenin henüz dolmadığı, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde, hak takibinin sadece meslek birliği aracılığıyla yapılmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı, davacının tek başına dava açmaya yetkili olduğu, davalının izinsiz olarak “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eseri ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsil ettiği, 5 ayrı ihlalin sabit olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini FSEK 68/I. maddesine göre talep ettiğinden MESAM tarafından verilen telif bedelinin (ve dolayısıyla Kanunun 68/I hükmüne göre taraflar arasında sözleşme bulunsaydı dikkate alınabilecek bedelin) gişe hâsılatı üzerinden hesaplanması somut uyuşmazlıkta doğru görülmediği, davacının, arada sözleşme bulunsaydı talep edebileceği bedeli hesap ederken, hem eserlerin kullanımına ilişkin bedeli hem de nota kirasını talep ettiği, Türk uygulamasında nota kirasına ilişkin yoğun bir uygulamadan bahsetmenin mümkün olmadığı, nota kirası olarak alınan meblağın, eserin notalarının aktarıldığı kitapçığın kiralanması, geçici süreli yararlanılmasının karşılığı olduğu, TRT Genel Müdürlüğü ‘nün 22.10.2008 tarihli yazısına göre eserlerin TRT tarafından ne «kaydı» ne de yayını yapıldığı bildirildiğinden davacının bu iddiasının subut bulmadığı, davalının davacının eserler üzerinde hak sahibi olduğu eserler açısından eserlerin …
Davalı vekili, 19.01.2009 tarihli dilekçesi ile Devlet Opera Balesi Genel Müdürlüğüne ait 18.03.2008 tarihli İç Genelgeyi sunarak «husumet itirazında» bulunmuş ve davanın İstanbul Devlet Opera Balesi aleyhine açıldığını, oysa müdürlüğün «tüzel kişiliğinin» bulunmadığını, müdürlüğün Devlet Opera ve balesi Genel Müdürlüğüne bağlı olduğunu savunarak davanın öncelikle husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu itibarla mahkemece, öncelikle «husumet itirazının» çözümlenerek işin esasına girilmesi gerekirken, bu husus hiç tartışılmadan yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
68 madde kapsamındaki her bir eser için davalı ile sözleşme yapmış olsa idi talep edeceği «maddi tazminatın» “Spartacus” isimli eser açısından 4500 Euro, keza “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından İstanbul’daki her üç «temsil» için her biri 8.000 Euro’dan 24.000 Euro, “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından Aspendos’daki temsil için 10.000 Euro olmak üzere toplam 38.500 Euro telif tazminatının FSEK 68.madde gereğince üç katı olan (38.500X3=115.500) 115.500 Euro tazminatın temsil tarihinden itibaren “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eserin ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsili nedeniyle devlet bankaların Euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12188 E. 2013/15382 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'nin müzik eserleri yayımcısı olduğunu, ...'in "Peter ve Kurt" isimli eserlerine ilişkin mali hakları ...'in «mirasçıları» ile akdedilen sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin "Peter ve Kurt" isimli esere ilişkin diğer mali haklar yanında bu eserin Türkiye'de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, üçüncü kişilere söz konusu eserin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi uyarınca temsil hakkının belli bir bedel karşılığında kullanma iznini verebilme «yetkisine» sahip olduğunu, davalının müvekkilinin izni olmadan 23 Nisan 2004, 18 Şubat 2007, 4,18 ve 25 Mart 2007, 8,15 ve 23 Nisan 2007, 13 Mayıs 2007, 21 Ekim 2007, 25 Kasım 2007, 16 Aralık 2007, 10,18 Şubat 2008, 20 Ocak 2008, 20 Mart 2008, 6 Nisan 2008, 18 Mayıs 2008 tarihlerinde izinsiz olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığını, daha ne kadar kullanıldığının tespitinin yapılamadığını, eser üzerindeki haklara tecavüz anlamına geldiğini, haksız bir menfaat temin ettiğini, notaların izinsiz olarak kullanıldığını bunun içinde 5846 sayılı Kanun uyarınca müvekkilinin sahip olduğu mali haklara tecavüz oluşturduğunu, davalı yanın yarattığı tecavüz ve elde ettiği haksız menfaat nedeniyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca müvekkili ile bir sözleşme yapmış olsaydı ödeyecek olduğu bedelin üç katına kadar bir bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, Türkiye şartlarına göre hesaplama yapılamayacağı, müvekkilinin uğradığı zararın söz konusu esere ya da mali haklarına sahip olunan başka eserlere ilişkin olarak üçüncü kişilere yaptığı sözleşmelerin emsal alınarak belirlenebileceğini, davalı ile sözleşme yapmış olsaydı eserin her bir temsili için 2.300,00 euro, notaların her bir temsildeki kulanım için 500,00 euro talep edebileceğini, davalının müvekkilinin üzerindeki hak sahibi olduğu eseri değişik tarihlerde en az 18 kez izinsiz olarak temsil etmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın en az 50.400,00 euro tutarında olabileceğini, bedelin üç katı olmasının «hakkaniyet» gereği olduğunu belirterek manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.800,00 euronun davalıdan izinsiz temsil tarihinden itibaren bankaların euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
… lı Kanun kapsamında bu talebin borçların teşekkülüne ilişkin hükümler çerçevesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince «haksız fiil sorumluluğuna» dayandığını, buna istinaden söz konusu maddede haksız fiil sorumluluğunun failinin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde davanın açılabileceğinin hüküm altına alındığını, davacının 2004 ve 2007 yılları içerisinde söz konusu hakların «zamanaşımına» uğradığını ve bu nedenle reddinin gerektiğini, dava dosyasına sunulan sözleşmedeki varislerin hukuki statülerinin tespitinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere izinsiz «temsil» hakkının taraflar arasında sözleşme yapılmış olsa idi o rakamın en az üç katını talep edebileceklerini iddia ettiklerini, mahkemeye sunulmuş olan Devlet Opera ve B …
… ilmemiş olsa da davacının dosyaya sunduğu sözleşmelerde, nota kullanılsın ya da kullanılmasın nota kirasının talep edilmiş olduğundan bu hususun dikkate alınmasının «hakkaniyete» uygun olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince davacı hak sahibinin nota kirası bedelinin üç katını talep etme hakkının da bulunduğu, nitekim nota kirasının da vasıtalı «temsil» eyleminin karşılığı bir bedel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının mali haklarının sahibi bulunduğu "Peter ve Kurt" adlı eseri izinsiz bicimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden ... mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu şekilde tecavüzün önlenmesine, davalının tecavüzünün 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince sonucunun ortadan kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesine göre izinsiz yayınlanan temsiller için 36.900x3=110.700,00 euro ve nota kiralama hakkı karşılığında tespit edilen 9.225x3=27.675,00 euro olmak üzere toplam temsiller ve nota kiralaması için 138.375,00 euronun temsil tarihinden itibaren bir yıllık «mevduat hesabına» ödenecek en yüksek faiz oranı yürütülerek fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (12.825,00 eur …
Benzer bu kararda… Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere «temsil» ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, «rayiç bedel» ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının «ıslah» dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzü …
Davacının, orkestrasyonu ve aranjmanı dava dışı Rodion Schhedrin'e ait 'Carmen Suite' adlı işleme eserin Türkiye'de «temsil» hakkı sahibi olduğu ve davalının izin almadan bu eseri dokuz ayrı bale gösteriminde kullandığı dosya kapsamıyla sabittir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının talep ettiği eserin «temsil» bedeli ile nota kirasının hesaplanmasında üç seçenek üzerinde durulmuş, mahkemece davacının Yeni İsrail Operası ile yaptığı sözleşme esas alınarak düzenlenen seçeneğe itibar edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · rayiç bedel · ispat külfeti · ıslah · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaBu durum karşısında, «rayiç bedelin» tam belirlenemediği dikkate alınıp, varsa benzer nitelikte eserlerin aynı şekilde Türkiye'de «temsili» ve nota kirası için yapılan sözleşmeler «ibrazı» için taraflara imkan tanınması, somut olayın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 43. maddesi uyarınca, eserin niteliği, kullanım şekli, dokuz ayrı gösterimde kullanılması, bu kullanımın aynı yıl olması, mevcut ve ibrazı mümkün sözleşmeler çerçevesinde uygun rayiç bedel ile nota kirası bedelinin tayin edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… Suite' eserinin FSEK kapsamında işleme eser niteliğinde olduğu, bestecisinin mali haklarını davacıya devir ettiği, bu eseri davalının çeşitli tarihlerde dokuz kere «temsil» ettiği, her ne kadar davalının eser üzerindeki mali hak sahibinin Mesam olduğu yönünde savunması bulunmaktaysa da sunulan sözleşmelerin sahne temsilini kapsamadığı, UMTE'ye devir edilen haklar arasında da sahne temsili ve nota kiralamasının yer almadığı, kaldı ki, Anayasa Mahkemesinin kararından sonra davacı meslek birliğine üye olsa bile, eser üzerindeki haklarını birlikten bağımsız talep etme hakkının olduğu, dava hakkının bulunduğu, davalı eylemlerinde izinsiz kullanmaya cevaz veren bir duruma rastlanmadığı, ücretin belirlenmesinde emsal sözleşmelerin sunulduğu, bilirkişi kurulu tarafından bunların çeşitli ihtimallere göre değerlendirildiği, davalının izinsiz şekilde eserin temsil hakkını ihlal ettiği, «rayiç bedel» ile nota kiralama bedelinden sorumlu olacağı, davalının savunduğu tarifenin uygulama yerinin bulunmadığı, davacıyı bağlamayacağı, davacının FSEK'nin 68. maddesine göre tazminat talep edebileceği, rayiç bedelin üç katı gibi nota bedelinin de üç katını isteyebileceği, zira nota kiralama bedelinin temsil hakkının bir kısmını oluşturduğu, ancak davacının «ıslah» dilekçesinde temsil bedelinin üç katını ve nota kiralama bedelinin her bir temsil için bir kat olarak talep ettiği, hesaplamanın buna göre yapıldığı, yabancı olan davacının tazminatını yabancı para üzerinden talep edebileceği, sözleşmeleri yabancı para üzerinden yaptığı, istenilen tazminatın yapılan temsiller karşılığı olduğu, muhtemel tecavüzleri önleme «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının bu yöndeki tecavüzü …
Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" diyerek tazminat hesabına açıklık getirilmiştir (HGK 20.03.2002 tarih 176/214 sayılı, HGK 02.04.2003 tarih 260/271 sayılı kararları).
… sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanunun 68/1. maddesinde izni alınmamış eser sahibinin, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceğinin hükme bağlanmış olmasına, bu hususun hak sahibinin yetkisi kapsamında kalmasına, Dairemizin ö …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7073 E. 2016/1411 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı şekil şartı · cayma hakkı · şekil şartı · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaDava konusu belgede «yazılı şekil şartının» gerçekleşmiş olması, devredilen hakların tek tek sayılması, hangi eserlere ilişkin hak devri yapıldığın anlaşılabilir olması ve özellikle «cayma hakkının» kullanıldığı tarihe kadar devir hususunda muarazanın yaratılmış olmaması karşısında söz konusu belgenin 5846 Sayılı Yasanın 52. maddesine uygun bir mali hak devir sözleşmesi olduğu sonucuna varılmaktadır.
Sahibinin izni olmadan bu eserlerin basımı, yayını, «kaydı», ve seslendirilmesi yasaktır." yazılarak altının imzalandığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4500 E. , 2024/6779 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/382 Esas, 2023/980 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2008/423 E. - 2020/713 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'nin müzik eserleri yayımcısı olduğunu, ...'in "Peter ve Kurt" isimli eserlerine ilişkin mali hakları ...'in mirasçıları ile akdedilen sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin "Peter ve Kurt" isimli esere ilişkin diğer mali haklar yanında bu eserin Türkiye'de temsil hakkının da sahibi olduğunu, üçüncü kişilere söz konusu eserin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi uyarınca temsil hakkının belli bir bedel karşılığında kullanma iznini verebilme yetkisine sahip olduğunu, davalının müvekkilinin izni olmadan 23 Nisan 2004, 18 Şubat 2007, 4,18 ve 25 Mart 2007, 8,15 ve 23 Nisan 2007, 13 Mayıs 2007, 21 Ekim 2007, 25 Kasım 2007, 16 Aralık 2007, 10,18 Şubat 2008, 20 Ocak 2008, 20 Mart 2008, 6 Nisan 2008, 18 Mayıs 2008 tarihlerinde izinsiz olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığını, daha ne kadar kullanıldığının tespitinin yapılamadığını, eser üzerindeki haklara tecavüz anlamına geldiğini, haksız bir menfaat temin ettiğini, notaların izinsiz olarak kullanıldığını bunun içinde 5846 sayılı Kanun uyarınca müvekkilinin sahip olduğu mali haklara tecavüz oluşturduğunu, davalı yanın yarattığı tecavüz ve elde ettiği haksız menfaat nedeniyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca müvekkili ile bir sözleşme yapmış olsaydı ödeyecek olduğu bedelin üç katına kadar bir bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, Türkiye şartlarına göre hesaplama yapılamayacağı, müvekkilinin uğradığı zararın söz konusu esere ya da mali haklarına sahip olunan başka eserlere ilişkin olarak üçüncü kişilere yaptığı sözleşmelerin emsal alınarak belirlenebileceğini, davalı ile sözleşme yapmış olsaydı eserin her bir temsili için 2.300,00 euro, notaların her bir temsildeki kulanım için 500,00 euro talep edebileceğini, davalının müvekkilinin üzerindeki hak sahibi olduğu eseri değişik tarihlerde en az 18 kez izinsiz olarak temsil etmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın en az 50.400,00 euro tutarında olabileceğini, bedelin üç katı olmasının hakkaniyet gereği olduğunu belirterek manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.800,00 euronun davalıdan izinsiz temsil tarihinden itibaren bankaların euro için bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal dayanağının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi olarak gösterildiğini, söz konusu hükmün 5846 sayılı Kanun kapsamında bu talebin borçların teşekkülüne ilişkin hükümler çerçevesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince haksız fiil sorumluluğuna dayandığını, buna istinaden söz konusu maddede haksız fiil sorumluluğunun failinin ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde davanın açılabileceğinin hüküm altına alındığını, davacının 2004 ve 2007 yılları içerisinde söz konusu hakların zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle reddinin gerektiğini, dava dosyasına sunulan sözleşmedeki varislerin hukuki statülerinin tespitinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere izinsiz temsil hakkının taraflar arasında sözleşme yapılmış olsa idi o rakamın en az üç katını talep edebileceklerini iddia ettiklerini, mahkemeye sunulmuş olan Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün ...
Hak alımları yönergesine dayanarak yabacı eserlere ilişkin telif haklarının opera eserlerinin Türkçeye uygulanması için hasılatın %20'si yabancı oratoryo, müzikal, operet, bale eserleri ve diğer müzikli sahne eserlerinin ..., çeviri, prozodi ve adaptasyonunu yapanlara hasılatın %15'i ve yabancı oratoryo, müzikal, operetin yalnızca ... çeviri ve diğer müzikli sahne eserlerinin ... çevirisi ve uygulaması için ise %10'u oranında kararlaştırıldığını, bu yönerge ile iddia edilen rakam arasında farkın çok fahiş olduğunu, Yargıtay ve emsal bilirkişi raporlarında tespit edilmesi gereken tazminat miktarının bu ihtarnameler doğrultusunda hesaplandığını, devlet kurumunun ticari amaç gütmediğini çocuklara operayı sevmek amacını taşıdığını, kazanç sağlama amacının olmadığını, dava konusu "Peter ve Kurt" oyununun çocuk oyunu olduğunu, üzerinde telif hakkı sorununun ortaya çıkması halinde sadece bu tür bir sözleşmenin esas alınarak bilirkişi raporunun oluşturulmasının hakkaniyet gereği olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yazarın telif haklarını elinde bulundurduğunu iddia etse de 5846 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince öncelikle bu telif hakkının ülke içinde bir kurum tarafından karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılamada hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davalının ...'e ait "Peter ve Kurt" isimli eseri izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığının tespit edildiği, kullanımın CD'den bir kullanım söz konusu olduğu, nota kullanılarak bir orkestra ile eser icra edilmemiş olsa da davacının dosyaya sunduğu sözleşmelerde, nota kullanılsın ya da kullanılmasın nota kirasının talep edilmiş olduğundan bu hususun dikkate alınmasının hakkaniyete uygun olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince davacı hak sahibinin nota kirası bedelinin üç katını talep etme hakkının da bulunduğu, nitekim nota kirasının da vasıtalı temsil eyleminin karşılığı bir bedel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacının mali haklarının sahibi bulunduğu "Peter ve Kurt" adlı eseri izinsiz bicimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden ...
mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu şekilde tecavüzün önlenmesine, davalının tecavüzünün 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesi gereğince sonucunun ortadan kaldırılmasına, 5846 sayılı Kanun'un 68 nci maddesine göre izinsiz yayınlanan temsiller için 36.900x3=110.700,00 euro ve nota kiralama hakkı karşılığında tespit edilen 9.225x3=27.675,00 euro olmak üzere toplam temsiller ve nota kiralaması için 138.375,00 euronun temsil tarihinden itibaren bir yıllık mevduat hesabına ödenecek en yüksek faiz oranı yürütülerek fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (12.825,00 euro) davacı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Borusan Filarmoni orkestrasına dava konusu eserin icrası için nota kiralamasına dair sözleşmeleri ve bu sözleşmelerdeki bedellerin ortalaması esas alınarak, oyun şeklinde sahnelenmesi durumunda bunun 4 katının istenebileceği dikkate alınmak suretiyle 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uygulandığı, davalının kamu kurumu olması ve çocuklara yapılan bir gösterim olması sebeplerinin takdiri indirim için zorunluluk arz etmediği gibi bu yönde bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, gösterimlerde canlı orkestra kullanılmadığı, notaların CD'den çalındığı bu nedenle nota kiralamasının talep edilemeyeceği savunması ve istinaf sebebinin ise eserin izinsiz kullanıldığı gerçekliğini değiştirmeyeceği gibi kanunun düzenleniş amacı dikkate alındığında Yargıtay'ın aynı yöndeki CD kullanımın da ihlalin gerçekleştiğine dair içtihadı (Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi'nin 02.07.2013 Tarih 2013/9071 E., 2013/14042 K. sayılı ilamı) da dikkate alındığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, eserin izinsiz kullanılması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5846 sayılı Kanun'un 1, 3,6,14, 15, 16, 21,22,23,24,25, 52 ve 68 inci maddeleri.
3.Dairemizin 22.09.2021 tarih ve 2019/3472 E., 2021/5653 K. sayısı ile Dairemizin 14.05.2019 tarih ve 2017/4536 E., 2019/3748 K. sayılı ilamları.
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin apsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, davacının mali hak sahibi olduğu musiki eserini davalının izinsiz kullanımının, eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin temsil kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini münhasıran belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde kısıtlanmış olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, nota kirası olarak alınan bedel eser notalarının yer aldığı kartonların veya kitapların fiziki nüshalarının geçici süreli kullanılması karşılığında alınan bir ücret olup, her ne kadar CD'den bir kullanım söz konusu olmakla ve nota kullanılarak bir orkestra ile eser icra edilmemiş olsa da davacının dosyaya sunduğu sözleşmelerde, nota kullanılsın ya da kullanılmasın nota kirası talep edileceğinin kararlaştırılmış olması karşısında davacı nota kirası da talep edebilecektir. Ancak, 5846 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi gereğince nota kirası hesabında 3 kat artırım yapılması mümkün olmadığından davacının nota kirasına ilişkin isteminin 3 kat artırım yapılarak yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmediğinden bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1095294200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz