Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5102 E. 2024/2687 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet indirimi↗ ödeme planı↗ virman↗ i̇i̇k 308/b↗ eft↗ sorumluluk davası↗ kâr mahrumiyeti↗ müteselsil sorumluluk↗ hakkaniyet↗ ek prim↗ mahsup↗ kâr kaybı↗ havale↗ kusur↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim borçlarını ödemek için yeniden yapılandırma ve taksitlendirme imkanından yararlandığını, bu amaçla taksitlendirme tablosuna uygun ödemeler yaptığını, yeniden yapılandırma ve taksitlendirme hakkı veren 5438 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince ödeme yükümlülüğünün bir takvim yılı içinde üç defadan fazla yerine getirilmemesi durumunda bu hakkın kaybedildiğini, 2006 yılı Haziran, Temmuz ve Kasım ayı aidatlarının süresinde ödenmediğini ve Aralık ayı aidatı ile birlikte ödenmesinin öngörüldüğünü ancak davalı bankaların, yapılan ödemeyi yanlış hesaba aktarmaları neticesinde yeniden yapılandırma imkanından yararlanamadığını ileri sürerek, 21.999,70 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna olan SSK prim borçlarını Zonguldak Sigorta İl Müdürlüğüne başvurarak 5458 sayılı Kanun uyarınca yeniden yapılandırılması ve taksitlendirilmesi talebinde bulunduğunu, bu talebin uygun görülerek prim borçlarının yapılandırıldığını, gönderici diğer davalı banka tarafından gerçekleştirilen EFT işleminde hesap numarasının yanlış yazılmış olması nedeniyle müvekkili bankaya gelen EFT talimatında mezkur hesap numarasına 5.500,00 TL aktarıldığını, müvekkilinin bu hususta herhangi bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığını ayrıca EFT işleminin doğru olarak gerçekleştirilmiş olsaydı dahi ödeme planına aykırı olarak ve hak kaybına mahal veren Aralık 2006 ayı taksidinin süresinde ve eksiksiz olarak davacı tarafından ödenmemiş olması nedeniyle meydana gelen zarardan müvekkili bankanın diğer davalı banka ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Vakıflar Bankası vekili cevap dilekçesinde; davacının, Ziraat Bankası Zonguldak Şubesi nezdindeki Sosyal Sigortalar Kurumunun 308760....03 nolu hesabına 224310.....4-10-0 sicil nolu sigorta primi ile ilgili olarak icra dosyasına 5.500,00 TL EFT havale yapılmasını istediğini, ancak iş yoğunluğu nedeniyle müvekkili banka şubesi tarafından EFT havalesi yapılırken Ziraat Bankası Şubesi nezdindeki hesap numarasının 308....03 yerine sehven 30....-5003 olara yazıldığını, ilgili banka dekonto üzerinde havale yapılan kurumun adının hatta sigorta sicil numarasının yazıldığı halde havale bedelinin diğer davalı banka tarafından 30876037-5003 numaralı ilgisiz hesaba alacak kaydedildiğini, daha sonra Sosyal Sigortalar Kurumunun uyarısı üzerine havale bedelinin 02.04.2007 tarihinde doğru hesaba virmanlandığını, her ne kadar müvekkili banka tarafından bir rakam yanlış yazılmış ise de, hesap numarasının dışında müvekkili banka tarafından havale dekontu üzerine havale yapılan kurumun adı ve hatta sigorta sicil numarası dahi yazılmışken, bir başka hesaba alacak kaydedilmesinin diğer davalı bankanın ihmalinden doğmakta olduğunu, müvekkili bankanın bir başka banka şubesine EFT yaptığı için girmiş olduğu hesap numarasının kime ait olduğunu göremediğini, ancak EFT nin yapıldığı banka olan Ziraat Bankasının havaleyi aldığı zaman hesaba alacak kaydederken hesabın kime ait olduğunu görmekte olduğunu, müvekkili banka tarafından havale dekontunun üzerine havale yapılan kurumun adı SSK sicil numarası yazılmasına rağmen davalı bankanın farklı bir isme ait olduğunu tespit ederek müvekkili bankanın ilgili şubesine söz konusu havaleyi iade etmesi gerekirken ilgisiz hesaba havale yaparak davacının zarara uğramasıan neden olduğunu, bu nedenle davanın müvekkili banka bakımından reddinin gerektiğini, sorumluluğun hesabın farklı bir isme ait olduğuna dikkat etmeksizin ilgisiz hesaba havale yapan davalı bankanın olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.11.2020 tarih, 2020/29 E., 2020/214 K. sayılı kararı ile Ziraat Bankası'nın gelen havaleler sistemine düşen EFT havalesinin hesaba geçirilmeden önce hesap numarası ile alıcı adının farklı olduğunun tespitlerinin kolaylıkla yapılması gerekirken EFT mesaj bilgilerinin kontrol edilmediğinden dolayı direkt olarak EFT mesajında belirtilen 308....003 nolu ... hesabına geçirildiği, alıcı hesap numarası ile alıcı hesap adı uyumsuzluğunun tespitlerinin yapılarak EFT yi gönderen Vakıflar Bankasına EFT uyumsuzluk düzeltme mesajı çekilerek bilgi verilmesi ya da doğrudan uyumsuz gelen EFT nin EFT yi yapan bankaya iade edilmesi gerekirken bu işlemi yapmayarak EFT mesajında hesap adının SSK olarak belirtildiği halde kontrolsüzce ilgisi olmayan başkasının hesabına geçirilmesi nedeniyle yapılan bu işlemlerden dolayı Ziraat Bankasının kusurlu olduğu, davacının SSK prim borcu olan 5.500,00 TL EFT ile Zonguldak Ziraat Bankası Şubesi 3087....003 nolu hesabı yerine 308....003 nolu hesabına yatırıldığı, hesaptan hesaba yapılan havale işlemlerinde EFT göndericisi banka olan davalı Vakıfbank .... Şubesinin sorumlu olduğu ve davanın devamı sırasında davacının yararlanamadığı borç yapılandırılmasındaki imkanları tanıyan borç yapılandırılmalarına ilişkin yasalardan faydalanmayarak zararın artmasına neden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle dosya kapsamı ve delilere göre hükmedilecek tazminattan %30 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığında 15.400,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 19.04.2022 tarih, 2021/269 E., 2022/3167 K. sayılı kararı ile“..Dairemizin 07.05.2018 tarihli bozma ilamı ile; davacının 5458 sayılı Yasa kapsamında prim borcu yapılandırma ve taksitlendirme hakkını kullanmaktan mahrum kaldığı ve aynı koşullarda 5763 sayılı yeniden yapılandırma yasası çıkarıldığında davacının bu yasa kapsamında yapılandırmadan yararlanıp yararlanmadığı, yararlandı ise davalı bankaların sorumluluğunun tespiti istenmişse de bozma ilamı doğrultusunda davacının ilk yapılandırma hakkını kullansaydı SGK’ya ödeyeceği meblağ ile 5763 sayılı Yasadan faydalansaydı ödeyeceği meblağ belirlenmemiştir. Aralarında kıyaslama yapılmadan davacının 5763 sayılı yeniden yapılandırma Yasası'ndan faydalanmadığı da gözetilerek bu durumun zarara yol açıp açmadığı, zarara yol açtı ise zararın hangi oranda olduğu hususunda rapor alınması ve bu oranda davanın reddine karar verilmesi gerekirken somut olaydaki kusur paylaşımına göre anılan şekilde karar verilmesi doğru görülmediği.. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafından davalı bankaların kusuru nedeni ile borç yapılandırmalarından yaralanamadığı ve zararının meydana geldiğinden bahisle eldeki dava açılmış ise de, 29.05.2006 tarihindeki 5458 sayılı Kanun ile borçları yapılandırılan ve taksitlerin ödenmemesi nedeniyle yapılandırılması 04.01.2007 tarihinde iptal olan ...'ın, 29.05.2006 tarihinde 5458 sayılı Kanun kapsamında ilk yaptığı yapılandırmaya bağlı olarak ödeyeceği toplam taksitli miktarının 41.291,47 TL olduğu, ilgili ödeme planına bağlı olarak toplam da 6.495,97 TL tutarın ödendiği, sonrası taksitlerin ödenmemesi nedeniyle 04.01.2007 tarihinde 5458 sayılı Kanun ile yapılan yapılandırmanın iptal edildiği, davacının yapılandırmalardan 6736 sayılı Yapılandırma Kanuna göre 24.11.2016 tarihinde müracaat ederek peşin ödemeyi seçtiği ve toplam 23.185,04 TL ödeyerek borcunu kapatmış olduğu ve davacının yapılandırmalardan yararlanamaması nedeni ile ödemesi gerekenden daha az ödeyerek borcunu kapatmış olup davacının herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasına giren Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 23.11.2015 Tarih 5909502 sayılı yazısında da tekrar açıklandığı üzere; müvekkilin yararlandığı yapılandırmanın bozulma sebebi; “ 5438 S.K. 3. mad. gereğince taksitlendirilmiş borçların ödeme yükümlülüğünün bir takvim yılı içerisinde üç defadan fazla yerine getirilmemesi durumunda yeniden yapılandırılma hakkı kaybedilmekte ve ödenen tutarlar da borçlarına mahsup edilmektedir.” şeklinde açıklanan düzenlemenin olduğunu, müvekkil tarafından 2006 takvim yılı içerisinde Haziran, Temmuz ve Kasım aylarına ait taksitler süresinde ödenmemiş bulunduğundan Aralık ayı taksidinin de ödenmemesi durumunda bir takvim yılı içerisinde üç defadan fazla ödeme yapılmaması durumunun hasıl olduğunu, müvekkilin yararlandığı taksitlendirmenin bozulmasının nedeni 2006 yılı Aralık ayı prim borcunun ödenememesi olduğunu, dolayısıyla müvekkilini 5.500,00 TL yerine sadece Aralık 2006 ayına ait bir taksit tutarını dahi süresinde SGK hesabına yatırabilmiş olsa idi dahi taksitlendirme işleminin bozulmayacağını, bilirkişi raporlarında da açıklandığı üzere davalı bankaların kusurları nedeniyle müvekkilinin ödemiş bulunduğu taksit tutarı SGK hesabına geçmediğinden taksitlendirmenin bozulduğunu, her iki banka da bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararın tazmininden sorumlu olduğunu, zaman içerisinde yapılandırma yasalarının çıkıyor olmasının müvekkilin 2006 yılında yapmış bulunduğu yapılandırmanın bozulmasında kusursuz ve bankaların kusurlu olduğu hususunu değiştiren etken niteliğinde olmadığını, yapılandırmanın o dönemde bozulmasından dolayı müvekkilin zarara uğradığını ve her davanın açıldığı dönemdeki koşullar ile değerlendirilmesi gerektiğini, SGK tarafından yapılan sonraki yapılandırmaların dava ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu yapılan döneme ait yapılandırmaya dair yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davalı bankaların kusuru nedeniyle hak kaybına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı bankaların kusurları nedeniyle davacının Sosyal Güvenlik Kurumu prim borcunu yeniden yapılandırma ve taksitlendirme hakkını kaybetmesinden doğan zararının tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5763 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi, 5438 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi, 6736 sayılı Kanun, 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Kanun ile “Yeniden Yapılandırılmasını Sağlayan” 2011/29 sayılı genelge, 11.09.2014 tarih 6552 sayılı İş Kanununa ve 5510 sayılı Kanuna eklenen “Kurumun Bazı Alacaklarına Yeniden Peşin ve Taksitler Halinde Yapılandırma İmkanı Sağlayan” 2011/29 sayılı genelge,
3-Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10716 E. 2018/3261 K.
Ortak:ek prim
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan «prim» borçlarını ödemek için yeniden yapılandırma ve taksitlendirme imkanından yararlandığını, bu amaçla taksitlendirme tablosuna uygun ödemeler yaptığını, yeniden yapıl …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna olan SSK «prim» borçlarını Zonguldak Sigorta İl Müdürlüğüne başvurarak 5458 sayılı Kanun uyarınca yeniden yapılandırılması ve taksitlendirilmesi talebinde bulunduğunu, bu talebin uygun görülerek prim borçlarının yapılandırıldığını, gönderici diğer davalı banka tarafından gerçekleştirilen EFT işleminde hesap numarasının yanlış yazılmış olması nedeniyle müvekkili bankaya gelen EFT talimatında mezkur hesap numarasına 5.500,00 TL aktarıldığını, müvekkilinin bu hususta herhangi bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığını ayrıca EFT işleminin doğru olarak gerçekleştirilmiş olsaydı dahi «ödeme planına» aykırı olarak ve hak «kaybına» mahal veren Aralık 2006 ayı taksidinin süresinde ve eksiksiz olarak davacı tarafından ödenmemiş olması nedeniyle meydana gelen zarardan müvekkili bankanın diğer davalı banka ile müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmasının usul ve yasaya aykırı olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
… evap dilekçesinde; davacının, Ziraat Bankası Zonguldak Şubesi nezdindeki Sosyal Sigortalar Kurumunun 308760....03 nolu hesabına 224310.....4-10-0 sicil nolu sigorta «primi» ile ilgili olarak icra dosyasına 5.500,00 TL EFT «havale» yapılmasını istediğini, ancak iş yoğunluğu nedeniyle müvekkili banka şubesi tarafından EFT havalesi yapılırken Ziraat Bankası Şubesi nezdindeki hesap numarasının «308»....03 yerine sehven 30....-5003 olara yazıldığını, ilgili banka dekonto üzerinde havale yapılan kurumun adının hatta sigorta sicil numarasının yazıldığı halde havale bedelinin diğer davalı banka tarafından 30876037-5003 numaralı ilgisiz hesaba alacak kaydedildiğini, daha sonra Sosyal Sigortalar Kurumunun uyarısı üzerine havale bedelinin 02.04.2007 tarihinde doğru hesaba «virmanlandığını», her ne kadar müvekkili banka tarafından bir rakam yanlış yazılmış ise de, hesap numarasının dışında müvekkili banka tarafından havale dekontu üzerine havale yapıl …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, SGK «prim» borcuna yönelik çıkarılan 5763 sayılı Yasa'nın davacının yararlandığı 5458 sayılı Yasa ile aynı ya da benzer imkanları sağladığı, 5458 sayılı Yasa hükümlerine göre davacının 5.500 TL'yi 04/01/2007 tarihinde ödemiş olsaydı ödenmeyen «son» taksitten başlanılarak diğer ödenmeyen aylara hesaplanan faizi ile birlikte mahsubu yapılacağı ve yasada belirtilen bir takvim yılında 4. ihlal oluşmadan yeniden y …
2- Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında, davanın devamı sırasında Sosyal Güvenlik Kurumu «prim» borcu bulunan kişilere yönelik olarak yeni bir borç yapılandırma ve taksitlendirme imkanını içeren 5763 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, ilgili yasanın davacının yararlandığı 5458 sayılı Yasa ile aynı ya da benzer imkanları sağlayıp sağlamadığı hususunun araştırılması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, SGK «prim» borcuna yönelik çıkarılan 5763 sayılı Yasa'nın davacının yararlandığı 5458 sayılı Yasa ile aynı ya da benzer imkanları sağladığı, 5458 sayılı Yasa hükümlerine göre davacının 5.500 TL'yi 04/01/2007 tarihinde ödemiş olsaydı ödenmeyen «son» taksitten başlanılarak diğer ödenmeyen aylara hesaplanan faizi ile birlikte mahsubu yapılacağı ve yasada belirtilen bir takvim yılında 4. ihlal oluşmadan yeniden y …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/269 E. 2022/3167 K.
Ortak:hakkaniyet indirimi · kâr mahrumiyeti · hakkaniyet · ek prim · havale · kusur
İncelediğiniz kararda… evap dilekçesinde; davacının, Ziraat Bankası Zonguldak Şubesi nezdindeki Sosyal Sigortalar Kurumunun 308760....03 nolu hesabına 224310.....4-10-0 sicil nolu sigorta «primi» ile ilgili olarak icra dosyasına 5.500,00 TL EFT «havale» yapılmasını istediğini, ancak iş yoğunluğu nedeniyle müvekkili banka şubesi tarafından EFT havalesi yapılırken Ziraat Bankası Şubesi nezdindeki hesap numarasının «308»....03 yerine sehven 30....-5003 olara yazıldığını, ilgili banka dekonto üzerinde havale yapılan kurumun adının hatta sigorta sicil numarasının yazıldığı halde havale bedelinin diğer davalı banka tarafından 30876037-5003 numaralı ilgisiz hesaba alacak kaydedildiğini, daha sonra Sosyal Sigortalar Kurumunun uyarısı üzerine havale bedelinin 02.04.2007 tarihinde doğru hesaba «virmanlandığını», her ne kadar müvekkili banka tarafından bir rakam yanlış yazılmış ise de, hesap numarasının dışında müvekkili banka tarafından havale dekontu üzerine havale yapıl …
… cı adının farklı olduğunun tespitlerinin kolaylıkla yapılması gerekirken EFT mesaj bilgilerinin kontrol edilmediğinden dolayı direkt olarak EFT mesajında belirtilen «308»....003 nolu ... hesabına geçirildiği, alıcı hesap numarası ile alıcı hesap adı uyumsuzluğunun tespitlerinin yapılarak EFT yi gönderen Vakıflar Bankasına EFT uyumsuzluk düzeltme mesajı çekilerek bilgi verilmesi ya da doğrudan uyumsuz gelen EFT nin EFT yi yapan bankaya iade edilmesi gerekirken bu işlemi yapmayarak EFT mesajında hesap adının SSK olarak belirtildiği halde kontrolsüzce ilgisi olmayan başkasının hesabına geçirilmesi nedeniyle yapılan bu işlemlerden dolayı Ziraat Bankasının kusurlu olduğu, davacının SSK «prim» borcu olan 5.500,00 TL EFT ile Zonguldak Ziraat Bankası Şubesi 3087....003 nolu hesabı yerine 308....003 nolu hesabına yatırıldığı, hesaptan hesaba yapılan «havale» işlemlerinde EFT göndericisi banka olan davalı Vakıfbank ....
Şubesinin sorumlu olduğu ve davanın devamı sırasında davacının yararlanamadığı borç yapılandırılmasındaki imkanları tanıyan borç yapılandırılmalarına ilişkin yasalardan faydalanmayarak zararın artmasına neden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle dosya kapsamı ve delilere göre hükmedilecek tazminattan %30 oranında «hakkaniyet indirimi» yapıldığında 15.400,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin 07/05/2018 tarihli bozma ilamı ile; davacının 5458 sayılı Yasa kapsamında «prim» borcu yapılandırma ve taksitlendirme hakkını kullanmaktan «mahrum» kaldığı ve aynı koşullarda 5763 sayılı yeniden yapılandırma yasası çıkarıldığında davacının bu yasa kapsamında yapılandırmadan yararlanıp yararlanmadığı, yararlandı ise davalı bankaların sorumluluğunun tespiti istenmişse de bozma ilamı doğrultusunda davacının ilk yapılandırma hakkını kullansaydı SGK’ya ödeyeceği meblağ ile 5763 sayılı Yasadan faydalansaydı ödeyeceği meblağ belirlenmemiştir. aralarında kıyaslama yapılmadan davacının 5763 sayılı yeniden yapılandırma Yasası'ndan faydalanmadığı da gözetilerek bu durumun zarara yol açıp açmadığı, zarara yol açtı ise zararın hangi oranda olduğu hususunda rapor alınması ve bu oranda davanın reddine karar verilmesi gerekirken somut olaydaki «kusur» paylaşımına göre anılan şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
… lirtildiği halde kontrolsüzce ilgisi olmayan başkasının hesabına geçirilmesi nedeniyle yapılan bu işlemlerden dolayı Ziraat Bankasının kusurlu olduğu, davacının SSK «prim» borcu olan 5.500,00 YTL EFT ile Zonguldak Ziraat Bankası Şubesi ... nolu hesabı yerine ... nolu hesabına yatırıldığı, hesaptan hesaba yapılan «havale» işlemlerinde EFT göndericisi banka olan davalı Vakıfbank ...
Şubesinin sorumlu olduğu ve davanın devamı sırasında davacının yararlanamadığı borç yapılandırılmasındaki imkanları tanıyan borç yapılandırılmalarına ilişkin yasalardan faydalanmayarak zararın artmasına neden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle dosya kapsamı ve delilere göre hükmedilecek tazminattan %30 oranında «hakkaniyet indirimi» yapıldığında 15.400.-TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4424 E. 2010/12479 K.
Ortak:ek prim · havale · Tazminat
İncelediğiniz kararda… evap dilekçesinde; davacının, Ziraat Bankası Zonguldak Şubesi nezdindeki Sosyal Sigortalar Kurumunun 308760....03 nolu hesabına 224310.....4-10-0 sicil nolu sigorta «primi» ile ilgili olarak icra dosyasına 5.500,00 TL EFT «havale» yapılmasını istediğini, ancak iş yoğunluğu nedeniyle müvekkili banka şubesi tarafından EFT havalesi yapılırken Ziraat Bankası Şubesi nezdindeki hesap numarasının «308»....03 yerine sehven 30....-5003 olara yazıldığını, ilgili banka dekonto üzerinde havale yapılan kurumun adının hatta sigorta sicil numarasının yazıldığı halde havale bedelinin diğer davalı banka tarafından 30876037-5003 numaralı ilgisiz hesaba alacak kaydedildiğini, daha sonra Sosyal Sigortalar Kurumunun uyarısı üzerine havale bedelinin 02.04.2007 tarihinde doğru hesaba «virmanlandığını», her ne kadar müvekkili banka tarafından bir rakam yanlış yazılmış ise de, hesap numarasının dışında müvekkili banka tarafından havale dekontu üzerine havale yapıl …
… cı adının farklı olduğunun tespitlerinin kolaylıkla yapılması gerekirken EFT mesaj bilgilerinin kontrol edilmediğinden dolayı direkt olarak EFT mesajında belirtilen «308»....003 nolu ... hesabına geçirildiği, alıcı hesap numarası ile alıcı hesap adı uyumsuzluğunun tespitlerinin yapılarak EFT yi gönderen Vakıflar Bankasına EFT uyumsuzluk düzeltme mesajı çekilerek bilgi verilmesi ya da doğrudan uyumsuz gelen EFT nin EFT yi yapan bankaya iade edilmesi gerekirken bu işlemi yapmayarak EFT mesajında hesap adının SSK olarak belirtildiği halde kontrolsüzce ilgisi olmayan başkasının hesabına geçirilmesi nedeniyle yapılan bu işlemlerden dolayı Ziraat Bankasının kusurlu olduğu, davacının SSK «prim» borcu olan 5.500,00 TL EFT ile Zonguldak Ziraat Bankası Şubesi 3087....003 nolu hesabı yerine 308....003 nolu hesabına yatırıldığı, hesaptan hesaba yapılan «havale» işlemlerinde EFT göndericisi banka olan davalı Vakıfbank ....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan «prim» borçlarını ödemek için yeniden yapılandırma ve taksitlendirme imkanından yararlandığını, bu amaçla taksitlendirme tablosuna uygun ödemeler yaptığını, yeniden yapıl …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Vakıfbank tarafından yapılan «havale» işleminin hatalı olması sonucunda davacının zararının oluştuğu, yapılan hatalı işlemde davalı ...Ş'nin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı Vakıfbank hakkında açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup davanın devamı sırasında Sosyal Güvenlik Kurumu «prim» borcu bulunan kişilere yönelik olarak yeni bir borç yapılandırma ve taksitlendirme imkanını içeren 5763 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, ilgili yasanın davacının yararlandığı 5458 sayılı yasa ile aynı ya da benzer imkanları sağlayıp sağlamadığı araştırılmalıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17237 E. 2014/235 K.
Ortak:ödeme planı · ek prim · Tazminat
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna olan SSK «prim» borçlarını Zonguldak Sigorta İl Müdürlüğüne başvurarak 5458 sayılı Kanun uyarınca yeniden yapılandırılması ve taksitlendirilmesi talebinde bulunduğunu, bu talebin uygun görülerek prim borçlarının yapılandırıldığını, gönderici diğer davalı banka tarafından gerçekleştirilen EFT işleminde hesap numarasının yanlış yazılmış olması nedeniyle müvekkili bankaya gelen EFT talimatında mezkur hesap numarasına 5.500,00 TL aktarıldığını, müvekkilinin bu hususta herhangi bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığını ayrıca EFT işleminin doğru olarak gerçekleştirilmiş olsaydı dahi «ödeme planına» aykırı olarak ve hak «kaybına» mahal veren Aralık 2006 ayı taksidinin süresinde ve eksiksiz olarak davacı tarafından ödenmemiş olması nedeniyle meydana gelen zarardan müvekkili bankanın diğer davalı banka ile müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmasının usul ve yasaya aykırı olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan «prim» borçlarını ödemek için yeniden yapılandırma ve taksitlendirme imkanından yararlandığını, bu amaçla taksitlendirme tablosuna uygun ödemeler yaptığını, yeniden yapıl …
… evap dilekçesinde; davacının, Ziraat Bankası Zonguldak Şubesi nezdindeki Sosyal Sigortalar Kurumunun 308760....03 nolu hesabına 224310.....4-10-0 sicil nolu sigorta «primi» ile ilgili olarak icra dosyasına 5.500,00 TL EFT «havale» yapılmasını istediğini, ancak iş yoğunluğu nedeniyle müvekkili banka şubesi tarafından EFT havalesi yapılırken Ziraat Bankası Şubesi nezdindeki hesap numarasının «308»....03 yerine sehven 30....-5003 olara yazıldığını, ilgili banka dekonto üzerinde havale yapılan kurumun adının hatta sigorta sicil numarasının yazıldığı halde havale bedelinin diğer davalı banka tarafından 30876037-5003 numaralı ilgisiz hesaba alacak kaydedildiğini, daha sonra Sosyal Sigortalar Kurumunun uyarısı üzerine havale bedelinin 02.04.2007 tarihinde doğru hesaba «virmanlandığını», her ne kadar müvekkili banka tarafından bir rakam yanlış yazılmış ise de, hesap numarasının dışında müvekkili banka tarafından havale dekontu üzerine havale yapıl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1578 E. 2015/7381 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaAralarında kıyaslama yapılmadan davacının 5763 sayılı yeniden yapılandırma Yasası'ndan faydalanmadığı da gözetilerek bu durumun zarara yol açıp açmadığı, zarara yol açtı ise zararın hangi oranda olduğu hususunda rapor alınması ve bu oranda davanın reddine karar verilmesi gerekirken somut olaydaki «kusur» paylaşımına göre anılan şekilde karar verilmesi doğru görülmediği.. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafından davalı bankaların «kusuru» nedeni ile borç yapılandırmalarından yaralanamadığı ve zararının meydana geldiğinden bahisle eldeki dava açılmış ise de, 29.05.2006 tarihindeki 5458 sayılı Kanun ile borçları yapılandırılan ve taksitlerin ödenmemesi nedeniyle yapılandırılması 04.01.2007 tarihinde iptal olan ...'ın, 29.05.2006 tarihinde 5458 sayılı Kanun kapsamında ilk yaptığı yapılandırmaya bağlı olarak ödeyeceği toplam taksitli miktarının 41.291,47 TL olduğu, ilgili «ödeme planına» bağlı olarak toplam da 6.495,97 TL tutarın ödendiği, sonrası taksitlerin ödenmemesi nedeniyle 04.01.2007 tarihinde 5458 sayılı Kanun ile yapılan yapılandırmanın ip …
… ükümlülüğünün bir takvim yılı içerisinde üç defadan fazla yerine getirilmemesi durumunda yeniden yapılandırılma hakkı kaybedilmekte ve ödenen tutarlar da borçlarına «mahsup» edilmektedir.” şeklinde açıklanan düzenlemenin olduğunu, müvekkil tarafından 2006 takvim yılı içerisinde Haziran, Temmuz ve Kasım aylarına ait taksitler süresinde ödenmemiş bulunduğundan Aralık ayı taksidinin de ödenmemesi durumunda bir takvim yılı içerisinde üç defadan fazla ödeme yapılmaması durumunun hasıl olduğunu, müvekkilin yararlandığı taksitlendirmenin bozulmasının nedeni 2006 yılı Aralık ayı «prim» borcunun ödenememesi olduğunu, dolayısıyla müvekkilini 5.500,00 TL yerine sadece Aralık 2006 ayına ait bir taksit tutarını dahi süresinde SGK hesabına yatırabilmiş olsa idi dahi taksitlendirme işleminin bozulmayacağını, bilirkişi raporlarında da açıklandığı üzere davalı bankaların kusurları nedeniyle müvekkilinin ödemiş bulunduğu taksit tutarı SGK hesabına geçmediğinden taksitlendirmenin bozulduğunu, her iki banka da bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararın tazmininden sorumlu olduğunu, zaman içerisinde yapılandırma yasalarının çıkıyor olmasının müvekkilin 2006 yılında yapmış bulunduğu yapılandırmanın bozulmasında kusursuz ve bankaların kusurlu olduğu hususunu değiştiren etken niteliğinde olmadığını, yapılandırmanın o dönemde bozulmasından dolayı müvekkilin zarara uğradığını ve her davanın açıldığı dönemdeki koşullar ile değerlendirilmesi gerektiğini, SGK tarafından yapılan sonraki yapılandırmaların dava ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu yapılan döneme ait yapılandırmaya dair yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davalı bankaların «kusuru» nedeniyle hak «kaybına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… isimlerdeki uyumsuzluk nedeniyle EFT işlemini kabul etmeyerek davacıya iade etmesi gerektiği halde kusurlu davranarak EFT'yi kabul ettiği, her ne kadar hesap sahibi «sebepsiz zenginleşmiş» ise de, bankanın «kusuru» nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.260 TL'nin 17.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · internet bankacılığı · bloke · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaB. hesabına göndermek istediğini, sehven M.A. hesabına gönderdiğini ileri sürmüşse de bizzat kendisi tarafından yapılan «internet bankacılığı işlemine» ilişkin belgede M.
… isimlerdeki uyumsuzluk nedeniyle EFT işlemini kabul etmeyerek davacıya iade etmesi gerektiği halde kusurlu davranarak EFT'yi kabul ettiği, her ne kadar hesap sahibi «sebepsiz zenginleşmiş» ise de, bankanın «kusuru» nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.260 TL'nin 17.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir …
Dava, «bankacılık işlemi» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı zarar gördüğünü iddia ettiği işlemi bizzat kendisi «internet bankacılığı» yoluyla gerçekleştirmiş, EFT işleminde alıcı hesabı olarak dava dışı M.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1450 E. 2018/4602 K.
Ortak:eft
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında imzalanan dava konusu sözleşmede “Bu tutar gerek banka «eft» yolu ile gerekse şirket adına kayıtlı olup ...’nin kullandığı 34DK2135 plakalı aracın taksidi gerekse şirket adına olup ...’ye ait yapılandırmalı vergi taksidine dağılım yapılabilir şekilde aylık toplam yalnız 1.500 TL olacaktır.” şeklinde hüküm bulunmakta olup, davalı ... vekili, söz konusu aracın kaza sonucu kullanılamaz hale geldiğini ve «tam ziyaa» uğradığını, sigorta bedelinin ise davacı ...’ye verildiğini iddia etmiş, davacı yanca da bu husus kabul edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tam ziya · ziya · ifa · husumet yokluğu · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · husumet
Benzer bu karardaO halde, mahkemece söz konusu aracın «tam ziyaa» uğraması sebebiyle davacı yana ödenen sigorta bedelinin sözleşmede öngörülen araç taksidi ödemesi yerine geçip geçmeyeceği, edimin ifası sayılıp sayılmayacağı hususu değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
… ırıldığı, davalı yanca banka aracılığı ile ödenen araç taksitleri düşüldükten sonra bakiye 10.275,00 TL borcun bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı ... yönünden ...
İcra Müdürlüğünün 2013/14281 E. sayılı dosyası üzerinden yaptığı itirazın iptaline, takibin 10.275 TL üzerinden devamına, 10.275,00 TL üzerinden hesaplanacak % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında imzalanan dava konusu sözleşmede “Bu tutar gerek banka «eft» yolu ile gerekse şirket adına kayıtlı olup ...’nin kullandığı 34DK2135 plakalı aracın taksidi gerekse şirket adına olup ...’ye ait yapılandırmalı vergi taksidine dağılım yapılabilir şekilde aylık toplam yalnız 1.500 TL olacaktır.” şeklinde hüküm bulunmakta olup, davalı ... vekili, söz konusu aracın kaza sonucu kullanılamaz hale geldiğini ve «tam ziyaa» uğradığını, sigorta bedelinin ise davacı ...’ye verildiğini iddia etmiş, davacı yanca da bu husus kabul edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Ortak:ek prim
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan «prim» borçlarını ödemek için yeniden yapılandırma ve taksitlendirme imkanından yararlandığını, bu amaçla taksitlendirme tablosuna uygun ödemeler yaptığını, yeniden yapıl …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna olan SSK «prim» borçlarını Zonguldak Sigorta İl Müdürlüğüne başvurarak 5458 sayılı Kanun uyarınca yeniden yapılandırılması ve taksitlendirilmesi talebinde bulunduğunu, bu talebin uygun görülerek prim borçlarının yapılandırıldığını, gönderici diğer davalı banka tarafından gerçekleştirilen EFT işleminde hesap numarasının yanlış yazılmış olması nedeniyle müvekkili bankaya gelen EFT talimatında mezkur hesap numarasına 5.500,00 TL aktarıldığını, müvekkilinin bu hususta herhangi bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığını ayrıca EFT işleminin doğru olarak gerçekleştirilmiş olsaydı dahi «ödeme planına» aykırı olarak ve hak «kaybına» mahal veren Aralık 2006 ayı taksidinin süresinde ve eksiksiz olarak davacı tarafından ödenmemiş olması nedeniyle meydana gelen zarardan müvekkili bankanın diğer davalı banka ile müştereken ve «müteselsilen sorumlu» tutulmasının usul ve yasaya aykırı olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
… evap dilekçesinde; davacının, Ziraat Bankası Zonguldak Şubesi nezdindeki Sosyal Sigortalar Kurumunun 308760....03 nolu hesabına 224310.....4-10-0 sicil nolu sigorta «primi» ile ilgili olarak icra dosyasına 5.500,00 TL EFT «havale» yapılmasını istediğini, ancak iş yoğunluğu nedeniyle müvekkili banka şubesi tarafından EFT havalesi yapılırken Ziraat Bankası Şubesi nezdindeki hesap numarasının «308»....03 yerine sehven 30....-5003 olara yazıldığını, ilgili banka dekonto üzerinde havale yapılan kurumun adının hatta sigorta sicil numarasının yazıldığı halde havale bedelinin diğer davalı banka tarafından 30876037-5003 numaralı ilgisiz hesaba alacak kaydedildiğini, daha sonra Sosyal Sigortalar Kurumunun uyarısı üzerine havale bedelinin 02.04.2007 tarihinde doğru hesaba «virmanlandığını», her ne kadar müvekkili banka tarafından bir rakam yanlış yazılmış ise de, hesap numarasının dışında müvekkili banka tarafından havale dekontu üzerine havale yapıl …
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5102 E. , 2024/2687 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/203 Esas, 2023/178 Karar
DAVA TARİHİ 07.12.2007
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim borçlarını ödemek için yeniden yapılandırma ve taksitlendirme imkanından yararlandığını, bu amaçla taksitlendirme tablosuna uygun ödemeler yaptığını, yeniden yapılandırma ve taksitlendirme hakkı veren 5438 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince ödeme yükümlülüğünün bir takvim yılı içinde üç defadan fazla yerine getirilmemesi durumunda bu hakkın kaybedildiğini, 2006 yılı Haziran, Temmuz ve Kasım ayı aidatlarının süresinde ödenmediğini ve Aralık ayı aidatı ile birlikte ödenmesinin öngörüldüğünü ancak davalı bankaların, yapılan ödemeyi yanlış hesaba aktarmaları neticesinde yeniden yapılandırma imkanından yararlanamadığını ileri sürerek, 21.999,70 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna olan SSK prim borçlarını Zonguldak Sigorta İl Müdürlüğüne başvurarak 5458 sayılı Kanun uyarınca yeniden yapılandırılması ve taksitlendirilmesi talebinde bulunduğunu, bu talebin uygun görülerek prim borçlarının yapılandırıldığını, gönderici diğer davalı banka tarafından gerçekleştirilen EFT işleminde hesap numarasının yanlış yazılmış olması nedeniyle müvekkili bankaya gelen EFT talimatında mezkur hesap numarasına 5.500,00 TL aktarıldığını, müvekkilinin bu hususta herhangi bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığını ayrıca EFT işleminin doğru olarak gerçekleştirilmiş olsaydı dahi ödeme planına aykırı olarak ve hak kaybına mahal veren Aralık 2006 ayı taksidinin süresinde ve eksiksiz olarak davacı tarafından ödenmemiş olması nedeniyle meydana gelen zarardan müvekkili bankanın diğer davalı banka ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Vakıflar Bankası vekili cevap dilekçesinde; davacının, Ziraat Bankası Zonguldak Şubesi nezdindeki Sosyal Sigortalar Kurumunun 308760....03 nolu hesabına 224310.....4-10-0 sicil nolu sigorta primi ile ilgili olarak icra dosyasına 5.500,00 TL EFT havale yapılmasını istediğini, ancak iş yoğunluğu nedeniyle müvekkili banka şubesi tarafından EFT havalesi yapılırken Ziraat Bankası Şubesi nezdindeki hesap numarasının 308....03 yerine sehven 30....-5003 olara yazıldığını, ilgili banka dekonto üzerinde havale yapılan kurumun adının hatta sigorta sicil numarasının yazıldığı halde havale bedelinin diğer davalı banka tarafından 30876037-5003 numaralı ilgisiz hesaba alacak kaydedildiğini, daha sonra Sosyal Sigortalar Kurumunun uyarısı üzerine havale bedelinin 02.04.2007 tarihinde doğru hesaba virmanlandığını, her ne kadar müvekkili banka tarafından bir rakam yanlış yazılmış ise de, hesap numarasının dışında müvekkili banka tarafından havale dekontu üzerine havale yapılan kurumun adı ve hatta sigorta sicil numarası dahi yazılmışken, bir başka hesaba alacak kaydedilmesinin diğer davalı bankanın ihmalinden doğmakta olduğunu, müvekkili bankanın bir başka banka şubesine EFT yaptığı için girmiş olduğu hesap numarasının kime ait olduğunu göremediğini, ancak EFT nin yapıldığı banka olan Ziraat Bankasının havaleyi aldığı zaman hesaba alacak kaydederken hesabın kime ait olduğunu görmekte olduğunu, müvekkili banka tarafından havale dekontunun üzerine havale yapılan kurumun adı SSK sicil numarası yazılmasına rağmen davalı bankanın farklı bir isme ait olduğunu tespit ederek müvekkili bankanın ilgili şubesine söz konusu havaleyi iade etmesi gerekirken ilgisiz hesaba havale yaparak davacının zarara uğramasıan neden olduğunu, bu nedenle davanın müvekkili banka bakımından reddinin gerektiğini, sorumluluğun hesabın farklı bir isme ait olduğuna dikkat etmeksizin ilgisiz hesaba havale yapan davalı bankanın olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.11.2020 tarih, 2020/29 E., 2020/214 K. sayılı kararı ile Ziraat Bankası'nın gelen havaleler sistemine düşen EFT havalesinin hesaba geçirilmeden önce hesap numarası ile alıcı adının farklı olduğunun tespitlerinin kolaylıkla yapılması gerekirken EFT mesaj bilgilerinin kontrol edilmediğinden dolayı direkt olarak EFT mesajında belirtilen 308....003 nolu ... hesabına geçirildiği, alıcı hesap numarası ile alıcı hesap adı uyumsuzluğunun tespitlerinin yapılarak EFT yi gönderen Vakıflar Bankasına EFT uyumsuzluk düzeltme mesajı çekilerek bilgi verilmesi ya da doğrudan uyumsuz gelen EFT nin EFT yi yapan bankaya iade edilmesi gerekirken bu işlemi yapmayarak EFT mesajında hesap adının SSK olarak belirtildiği halde kontrolsüzce ilgisi olmayan başkasının hesabına geçirilmesi nedeniyle yapılan bu işlemlerden dolayı Ziraat Bankasının kusurlu olduğu, davacının SSK prim borcu olan 5.500,00 TL EFT ile Zonguldak Ziraat Bankası Şubesi 3087....003 nolu hesabı yerine 308....003 nolu hesabına yatırıldığı, hesaptan hesaba yapılan havale işlemlerinde EFT göndericisi banka olan davalı Vakıfbank ....
Şubesinin sorumlu olduğu ve davanın devamı sırasında davacının yararlanamadığı borç yapılandırılmasındaki imkanları tanıyan borç yapılandırılmalarına ilişkin yasalardan faydalanmayarak zararın artmasına neden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle dosya kapsamı ve delilere göre hükmedilecek tazminattan %30 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığında 15.400,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 19.04.2022 tarih, 2021/269 E., 2022/3167 K. sayılı kararı ile“..Dairemizin 07.05.2018 tarihli bozma ilamı ile; davacının 5458 sayılı Yasa kapsamında prim borcu yapılandırma ve taksitlendirme hakkını kullanmaktan mahrum kaldığı ve aynı koşullarda 5763 sayılı yeniden yapılandırma yasası çıkarıldığında davacının bu yasa kapsamında yapılandırmadan yararlanıp yararlanmadığı, yararlandı ise davalı bankaların sorumluluğunun tespiti istenmişse de bozma ilamı doğrultusunda davacının ilk yapılandırma hakkını kullansaydı SGK’ya ödeyeceği meblağ ile 5763 sayılı Yasadan faydalansaydı ödeyeceği meblağ belirlenmemiştir. Aralarında kıyaslama yapılmadan davacının 5763 sayılı yeniden yapılandırma Yasası'ndan faydalanmadığı da gözetilerek bu durumun zarara yol açıp açmadığı, zarara yol açtı ise zararın hangi oranda olduğu hususunda rapor alınması ve bu oranda davanın reddine karar verilmesi gerekirken somut olaydaki kusur paylaşımına göre anılan şekilde karar verilmesi doğru görülmediği..
” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafından davalı bankaların kusuru nedeni ile borç yapılandırmalarından yaralanamadığı ve zararının meydana geldiğinden bahisle eldeki dava açılmış ise de, 29.05.2006 tarihindeki 5458 sayılı Kanun ile borçları yapılandırılan ve taksitlerin ödenmemesi nedeniyle yapılandırılması 04.01.2007 tarihinde iptal olan ...'ın, 29.05.2006 tarihinde 5458 sayılı Kanun kapsamında ilk yaptığı yapılandırmaya bağlı olarak ödeyeceği toplam taksitli miktarının 41.291,47 TL olduğu, ilgili ödeme planına bağlı olarak toplam da 6.495,97 TL tutarın ödendiği, sonrası taksitlerin ödenmemesi nedeniyle 04.01.2007 tarihinde 5458 sayılı Kanun ile yapılan yapılandırmanın iptal edildiği, davacının yapılandırmalardan 6736 sayılı Yapılandırma Kanuna göre 24.11.2016 tarihinde müracaat ederek peşin ödemeyi seçtiği ve toplam 23.185,04 TL ödeyerek borcunu kapatmış olduğu ve davacının yapılandırmalardan yararlanamaması nedeni ile ödemesi gerekenden daha az ödeyerek borcunu kapatmış olup davacının herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasına giren Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 23.11.2015 Tarih 5909502 sayılı yazısında da tekrar açıklandığı üzere; müvekkilin yararlandığı yapılandırmanın bozulma sebebi; “ 5438 S.K.
3. mad. gereğince taksitlendirilmiş borçların ödeme yükümlülüğünün bir takvim yılı içerisinde üç defadan fazla yerine getirilmemesi durumunda yeniden yapılandırılma hakkı kaybedilmekte ve ödenen tutarlar da borçlarına mahsup edilmektedir.” şeklinde açıklanan düzenlemenin olduğunu, müvekkil tarafından 2006 takvim yılı içerisinde Haziran, Temmuz ve Kasım aylarına ait taksitler süresinde ödenmemiş bulunduğundan Aralık ayı taksidinin de ödenmemesi durumunda bir takvim yılı içerisinde üç defadan fazla ödeme yapılmaması durumunun hasıl olduğunu, müvekkilin yararlandığı taksitlendirmenin bozulmasının nedeni 2006 yılı Aralık ayı prim borcunun ödenememesi olduğunu, dolayısıyla müvekkilini 5.500,00 TL yerine sadece Aralık 2006 ayına ait bir taksit tutarını dahi süresinde SGK hesabına yatırabilmiş olsa idi dahi taksitlendirme işleminin bozulmayacağını, bilirkişi raporlarında da açıklandığı üzere davalı bankaların kusurları nedeniyle müvekkilinin ödemiş bulunduğu taksit tutarı SGK hesabına geçmediğinden taksitlendirmenin bozulduğunu, her iki banka da bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararın tazmininden sorumlu olduğunu, zaman içerisinde yapılandırma yasalarının çıkıyor olmasının müvekkilin 2006 yılında yapmış bulunduğu yapılandırmanın bozulmasında kusursuz ve bankaların kusurlu olduğu hususunu değiştiren etken niteliğinde olmadığını, yapılandırmanın o dönemde bozulmasından dolayı müvekkilin zarara uğradığını ve her davanın açıldığı dönemdeki koşullar ile değerlendirilmesi gerektiğini, SGK tarafından yapılan sonraki yapılandırmaların dava ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu yapılan döneme ait yapılandırmaya dair yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davalı bankaların kusuru nedeniyle hak kaybına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı bankaların kusurları nedeniyle davacının Sosyal Güvenlik Kurumu prim borcunu yeniden yapılandırma ve taksitlendirme hakkını kaybetmesinden doğan zararının tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5763 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi, 5438 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi, 6736 sayılı Kanun, 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Kanun ile “Yeniden Yapılandırılmasını Sağlayan” 2011/29 sayılı genelge, 11.09.2014 tarih 6552 sayılı İş Kanununa ve 5510 sayılı Kanuna eklenen “Kurumun Bazı Alacaklarına Yeniden Peşin ve Taksitler Halinde Yapılandırma İmkanı Sağlayan” 2011/29 sayılı genelge,
3-Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028717400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz