Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1578 E. 2015/7381 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemi↗ eft↗ internet bankacılığı↗ bloke↗ sebepsiz zenginleşme↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın daha önceden aynı mahiyetteki EFT işleminde alıcı ismi ile hesap sahibi ismi arasındaki uyumsuzluk nedeniyle parayı davacıya iade ettiği, dava konusu işlemde de isimlerdeki uyumsuzluk nedeniyle EFT işlemini kabul etmeyerek davacıya iade etmesi gerektiği halde kusurlu davranarak EFT'yi kabul ettiği, her ne kadar hesap sahibi sebepsiz zenginleşmiş ise de, bankanın kusuru nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.260 TL'nin 17.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı zarar gördüğünü iddia ettiği işlemi bizzat kendisi internet bankacılığı yoluyla gerçekleştirmiş, EFT işleminde alıcı hesabı olarak dava dışı M. A.'a ait hesaba ilişkin IBAN numarasını bildirmiş, alıcı ismini ise M.A.'a ait olduğu uyuşmazlık dışı olan "A. G." olarak göstermiş olup gönderilen EFT M.A.'ın hesabına geçmiştir. Bu durumda EFT alıcısı hesabın IBAN numarası ile alıcı hesap sahibi isminin uyumsuz olduğundan söz edilemez. Ayrıca davacı, dava konusu EFT'yi dava dışı M. B. hesabına göndermek istediğini, sehven M.A. hesabına gönderdiğini ileri sürmüşse de bizzat kendisi tarafından yapılan internet bankacılığı işlemine ilişkin belgede M. B.'ın ismi geçmemektedir. Davalı Bankanın, EFT alıcısı M. A.'dan alacaklı olması sebebiyle gönderilen paraya bloke koyması üzerine M.A.'ın anılan EFT'nin kendisi ile alakası olmadığını belirtip gönderene iadesini istemesi de sonuca etkili değildir. Bu itibarla, dava konusu işlemde davalı Bankanın hiç bir kusurunun bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/666 E. 2015/5414 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… isimlerdeki uyumsuzluk nedeniyle EFT işlemini kabul etmeyerek davacıya iade etmesi gerektiği halde kusurlu davranarak EFT'yi kabul ettiği, her ne kadar hesap sahibi «sebepsiz zenginleşmiş» ise de, bankanın «kusuru» nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.260 TL'nin 17.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir …
Benzer bu karardaDavalı banka ise davacının EFT talimatını hatalı verdiğini, «kusuru» bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı bankanın zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı tarafından EFT talimatında IBAN numarasının yanlış yazılmış olması noktasında herhangi bir «kusur» değerlendirmesi yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı bankanın EFT talimatında IBAN numarası ile alıcı bilgilerini doğrulamak zorunluluğu olup olmadığı, zararın meydana gelmesinde davacının «müterafik kusuru» bulunup bulunmadığı, varsa müterafik «kusur oranının» belirlenmesi için bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerekirken, tüm kusurun davalı bankaya verilerek «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıksızdır işlemi · müterafik kusur · kusur oranı · lehtar · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davalı bankanın EFT talimatında IBAN numarası ile alıcı bilgilerini doğrulamak zorunluluğu olup olmadığı, zararın meydana gelmesinde davacının «müterafik kusuru» bulunup bulunmadığı, varsa müterafik «kusur oranının» belirlenmesi için bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerekirken, tüm kusurun davalı bankaya verilerek «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı EFT talimatında IBAN numarasının yanlış yazıldığını, davalı bankanın EFT talimatındaki «lehtarın» ismi ile IBAN numarasını «karşılaştırmadan işlem» yapması nedeniyle paranın diğer davalı hesabına geçtiğini, davalı bankanın hatalı işlemi sonucu zarara uğradığını ileri sürmüştür.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1578 E. , 2015/7381 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TRABZON 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 14/10/2014
NUMARASI 2013/553-2014/351
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2014 tarih ve 2013/553-2014/351 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin M. B.'a 10.260 TL göndermek istediğini, bunun için TR96 0006 200 0460 0006 2977 49 sayılı İBAN numarasına EFT yapılması için internet bankacılığı yoluyla işlem yaptığını, işlemde alıcı İBAN numarasının A.Gıda'ya ait olduğunun belirtildiğini, ancak aslında hesabın A.Gıda'ya değil M. A.'a ait olduğundan EFT'nin yapılmaması gerektiğini, EFT lehdarının dahi işlemin hatalı olduğunu belirterek paranın iadesi için dilekçe ile davalıya başvurduğunu, nitekim daha önce çok benzer bir işlemde müvekkile para iadesi yapıldığını ileri sürerek 10.260 TL'nin 17.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddia edilen yanlışlığın bizzat davacı tarafından yapıldığını, EFT tutarının yanlış hesaba gönderildiğini, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, husumetin müvekkiline değil alıcı hesap sahibine yöneltilmesi gerektiğini, İBAN numarası ile hesap sahibi bilgilerinin uyuştuğunu, lehdarın talebi olmadan işlemin iptal edilemeyeceğini, gönderilen paranın lehdarın borcuna mahsup edildiğini, müvekkilince daha önceden benzer bir olayla ilgili olarak para iadesi yaptığı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın daha önceden aynı mahiyetteki EFT işleminde alıcı ismi ile hesap sahibi ismi arasındaki uyumsuzluk nedeniyle parayı davacıya iade ettiği, dava konusu işlemde de isimlerdeki uyumsuzluk nedeniyle EFT işlemini kabul etmeyerek davacıya iade etmesi gerektiği halde kusurlu davranarak EFT'yi kabul ettiği, her ne kadar hesap sahibi sebepsiz zenginleşmiş ise de, bankanın kusuru nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.260 TL'nin 17.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı zarar gördüğünü iddia ettiği işlemi bizzat kendisi internet bankacılığı yoluyla gerçekleştirmiş, EFT işleminde alıcı hesabı olarak dava dışı M. A.'a ait hesaba ilişkin IBAN numarasını bildirmiş, alıcı ismini ise M.A.'a ait olduğu uyuşmazlık dışı olan "A. G." olarak göstermiş olup gönderilen EFT M.A.'ın hesabına geçmiştir. Bu durumda EFT alıcısı hesabın IBAN numarası ile alıcı hesap sahibi isminin uyumsuz olduğundan söz edilemez. Ayrıca davacı, dava konusu EFT'yi dava dışı M. B. hesabına göndermek istediğini, sehven M.A. hesabına gönderdiğini ileri sürmüşse de bizzat kendisi tarafından yapılan internet bankacılığı işlemine ilişkin belgede M.
B.'ın ismi geçmemektedir. Davalı Bankanın, EFT alıcısı M. A.'dan alacaklı olması sebebiyle gönderilen paraya bloke koyması üzerine M.A.'ın anılan EFT'nin kendisi ile alakası olmadığını belirtip gönderene iadesini istemesi de sonuca etkili değildir. Bu itibarla, dava konusu işlemde davalı Bankanın hiç bir kusurunun bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131978800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz