Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4221 E. 2013/11057 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek prim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk prim dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle karar bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1103 E. 2014/7513 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · müteselsil kefil · dava şartı yokluğu · olumsuz oy · genel kredi sözleşmesi · kefil · protokol · hukuki yarar
Benzer bu kararda… inde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak müşterek ve «müteselsil kefiller» aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesini de talep etmiş olmasına rağmen, mahkemece takip tarihi itibariyle, takipten sonra imzalanan «protokol» hükümleri de değerlendirilmek suretiyle davalının kötüniyet tazminatı talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken davalının bu talebi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve uyulan bozma ilamına göre, dava tarihi itibari ile tarafların borcun ödenmesi hususunda anlaştıkları, anlaşmaya uygun olarak davalılar tarafından taksitlerin ödendiği, bu durumda davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4221 E. , 2013/11057 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2010 gün ve 2008/109-2010/156 sayılı kararı bozan Daire’nin 09/11/2012 gün ve 2010/13797-2012/17819 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı iş yerinde yangın sonucu hasar oluştuğunu, poliçenin davalı tarafından yenilendiği halde zararın karşılanmadığını ileri sürerek, 8.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini 18.930,67 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı Akbank Yeni...Şubesi'nden kullandığı kredi nedeniyle poliçe tanzim ettirdiğini, ilk poliçenin süresinin 16.09.2007 tarihinde dolduğunu, davacının 10.09.2007 tarihli talimatında yeni poliçeyi kendisinin yaptıracağını belirttiğini, 18.09.2007 tarihinde de Genel Sigorta A.Ş'ne ait poliçeyi bankaya gönderdiğini, davacının talebi üzerine poliçenin iptal edildiğini, poliçe üzerinde banka lehine dain mürtehin hakkı bulunduğunu, davacının aktif dava ehliyeti olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk prim dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle karar bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008473800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz