Ticaret sicilinden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/788 E. 2011/4269 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalının tesciline uzun süre sessiz ve suskun kalan davacının işbu davayı açmasının TMK'nun 2 nci maddesi hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı, anılan bu hükümden hareketle, davacının duruşunu kanunun himaye edip etmeyeceği savunmaya rağmen tartışılmadan karar verilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2682 E. 2010/9210 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · şirket merkezi mahkemesi · ticaret sicili tescili · iyiniyet · dürüstlük kuralı · ticaret unvanı · tüzel kişilik · ticaret sicili
Benzer bu karardaMakine Otomotiv ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ” şeklindeki «ticaret unvanı» ise 27.12.1996 tarihinde «ticaret siciline tescil», yine davacının unvanı 07.03.1994, davalının unvanı ise aynı 31.12.1996 tarihinde «ilan» edilmiş, iş bu dava ise 17.01.2008 tarihinde açılmış olup, davalının tesciline yaklaşık 12 yıl süre ile suskun kalan davacının «iltibas» iddiası TMK.nun 2 nci maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde tartışılmadan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK.nun 47/«son» maddesi hükmüne göre; bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapmasının zorunlu olduğu, davalının logosunun, davacı logosundan farklı olmasının ve «şirket merkezlerinin» farklı şehirde bulunmasının önemli olmadığı, davacı ve davalı şirketin unvanındaki “...” sözcüğünün «iltibas» yarattığı, «haksız rekabet» devam etmekte iken, bunun önlenmesini amaçlayan davada «zamanaşımının» işlemesi söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hatta ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK’nun 43., 47., 54. ve 57/5 nci maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilir.
Ancak, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edildiği takdirde, karşı tarafın senelerden beri «iyiniyetle» kullandığı unvanının iptali dava konusu olamayacağı gibi, Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesi, “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken «dürüstlük kurallarına» uymak zorundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/3728 E. 2008/5436 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · iyiniyet · ticaret unvanı · tüzel kişilik · ticaret sicili · terkin · maddi tazminat · ilan
Benzer bu karardaTTK'nın 47/«son» maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırdedilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapması zorunlu ve ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK'nın 43., 47., 54. ve 57/5. maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» meni davası açabilir.
2- Dava, «haksız rekabet» iddiasına dayalı davalının ticaret unvanında yer alan "K..." ibaresinin unvandan «terkini», haksız rekabetin meni ve «maddi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Dava ise, 28.07.2003 tarihinde açılmış olup, mahkemece, davalının tesciline yaklaşık 9 yıl suskun kalan davacının «haksız rekabet» iddiası TMK'nın 2. maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde tartışılmamış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
… anan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı şirketten sonra kurulduğu, K... ibaresinin davalı şirket unvanında yer almasının «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin davacı unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile K... ibaresinin davalı unvanından terkinine ve davalının bu ibareyi unvan olarak kullanmasının önlenmesine, tanıtım ve reklamlarında, poşet, insert ve basılı benzer ev-raklarda bu ibarenin kullanılmasının önlenmesine, kullanılanların toplanmasına ve hükmün «ilanına», zarar oluştuğunun ispat edilememesi nedeniyle, tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/13595 E. 2007/273 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · iyiniyet kuralı · iyiniyet · ticaret unvanı · tüzel kişilik · ticaret sicili · terkin · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaHer ne kadar, TTK'nun 47/«son» maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırdedilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişinin unvanına gerekli ekleri yapması zorunlu ve tüzel kişinin merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK'nun 43., 47., 54. ve 57/5. maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, görsel ve fonotik olarak davacı unvanı ile davalı unvanındaki P… …..SAN sözcüğünün «iltibasa» neden olduğu, bunun da davacının markasına ve «ticaret unvanına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının unvanından PERMAK kelimesinin çıkarılmasına karar verilmiştir.
Dava ise, 9.5.2003 tarihinde açılmış olup, mahkemece, davalının tesciline yaklaşık 9 yıl süre ile suskun kalan davacının, «haksız rekabet» iddiası TMK'nun 2. maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde tartışılmamıştır.
Dava, davalının ticaret unvanında yer alan "P… …." ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, «terkini», bu ibareyi kullanmasının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti ve haksız rekabetin men'i istemlerine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/788 E. , 2011/4269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2008 gün ve 2008/30-2008/488 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.09.2010 gün ve 2009/2682 - 2010/9210 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin makine ve otomotiv sektöründe faaliyet göstermek amacı ile 23.02.1994 tarihinde, davalı şirketin ise aynı unvan ile 19.10.1998 tarihinde kurulduğunu, her iki şirketin unvanındaki "Akın" ibaresinin iltibas yarattığını ileri sürerek, davalı unvanındaki "Akın" sözcüğünün sicilden terkinini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faaliyet alanının farklı olduğunu, davanın TMK'nun 2.maddesine aykırı bulunduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalının tesciline uzun süre sessiz ve suskun kalan davacının işbu davayı açmasının TMK'nun 2 nci maddesi hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı, anılan bu hükümden hareketle, davacının duruşunu kanunun himaye edip etmeyeceği savunmaya rağmen tartışılmadan karar verilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019137800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz