6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | Çekin iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5941 E. 2023/1203 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekin bedelsizliği zayi nedeniyle iptal davası asli müdahale zayi nedeniyle çek iptali çek iptali davası zayi nedeniyle iptal delillerin toplanmaması yetkili hamil bedel iadesi ibraname çek iptali bedelsizlik vekâlet ücreti ciro zayi üçüncü kişi def'i hamil keşideci iptal davası bono usulden reddi hukuki yarar yargılama gideri çek dosya masrafı menfi tespit dava sebebi teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 04.03.2015 tarih, 2013/250 E. ve 2015/121 K. sayılı kararı ile davacının keşideci sıfatı ile dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 05.05.2016 tarih, 2016/210 E. ve 2016/8340 K. sayılı kararıyla tarafların bedelsizlik iddiasına yönelik delillerin toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın zayi nedeniyle çek iptali davası olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 11.12.2018 tarih, 2016/327 E. ve 2018/387 K. sayılı kararı ile menfi tespite konu 30.08.2013 tarih 122.410 TL bedelli 35231 no.lu dava konusu çek için, 25.04.2013 tarihli davacı, davalı ve şahit imzasını içeren bir ibraname düzenlendiği, ibranamede çek karşılığı ticari emtianın teslim edilememesi nedeni ile çekin, davacı ...'a iade edileceğinin belirtildiği, ibranamenin borcu söndüren bir hukuki işlem olduğu, çekin bedelsiz kaldığı, çek keşidecisinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulüne, 30.08.2013 tanzim 122.410,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının çek iptali isteminin ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; asli müdahale dilekçesi ile davacının çek iptali talebinin reddi ile takibin devama karar verilmesinin istenildiğini, yerel mahkemece de çek iptali istemin reddine karar verildiği ve fakat ayrıca asli müdahilin davasının reddine şeklinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, çekin iyi niyetli hamili olduğunu, dava tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 690 ıncı maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 599 uncu maddesi gereğince borçlunun, önceki hamillerden biri ile kendi arasındaki doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def’ileri müracaatta bulunan yetkili hamile karsı ileri süremeyeceğini, davacının müvekkiline borçlu bulunduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava bedelsizlik iddiasına dayalı olarak açılmış menfi tespit ve çek iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 599 ve 690 ıncı maddeleri

3. Değerlendirme

Davacı çekin ödenmemesi ve takibe konulmaması için tedbir istemiş olup mahkemece tedbir talebinin sadece davada taraf olan davalı yönünden konulması gerekirken hamil yönünden de tedbir karar verilmiştir. Daha sonra asli müdahil sıfatı ile davaya iştirak eden ASÇELİK Ltd Şti.'nin müdahale sebebi kendisi yönünden haksız tedbir talebinin kaldırılmasına yönelik olmasına rağmen mahkemece hukuki nitelendirmede hataya düşülerek ortada davanın özüne ilişkin bir talep varmış gibi hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde asli müdahilin davasının reddi şeklinde karar verilmesi ve buna bağlı olarak vekâlet ücreti ve yargılama masraflarına hükmedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5941 E.  ,  2023/1203 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2016/327 Esas, 2018/387 Karar

HÜKÜM

Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit ve çek iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında inşaat malzemesi satışı konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin mal bedeline karşılık davalıya çek vermesine rağmen davalının müvekkiline teslim etmesi gereken malları teslim etmediğini, davalı tarafın çeki bila bedel iade edeceğini yazılı olarak bildirmesine rağmen çekin iade edilmediğini ileri sürerek bedelsiz kalan çekin ödemesinin durdurularak iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı davaya cevap vermemiştir.

2.Asli müdahil vekili beyanında ; müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, ciro yoluyla takibe konu çeki aldığını, iyi niyetli hamile karşı defi ileri sürülemeyeceğini, davacının davalı ile arasındaki ticari ilişkinin müvekkilini bağlamayacağını, tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 04.03.2015 tarih, 2013/250 E. ve 2015/121 K. sayılı kararı ile davacının keşideci sıfatı ile dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 05.05.2016 tarih, 2016/210 E. ve 2016/8340 K. sayılı kararıyla tarafların bedelsizlik iddiasına yönelik delillerin toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın zayi nedeniyle çek iptali davası olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 11.12.2018 tarih, 2016/327 E. ve 2018/387 K. sayılı kararı ile menfi tespite konu 30.08.2013 tarih 122.410 TL bedelli 35231 no.lu dava konusu çek için, 25.04.2013 tarihli davacı, davalı ve şahit imzasını içeren bir ibraname düzenlendiği, ibranamede çek karşılığı ticari emtianın teslim edilememesi nedeni ile çekin, davacı ...'a iade edileceğinin belirtildiği, ibranamenin borcu söndüren bir hukuki işlem olduğu, çekin bedelsiz kaldığı, çek keşidecisinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulüne, 30.08.2013 tanzim 122.410,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının çek iptali isteminin ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; asli müdahale dilekçesi ile davacının çek iptali talebinin reddi ile takibin devama karar verilmesinin istenildiğini, yerel mahkemece de çek iptali istemin reddine karar verildiği ve fakat ayrıca asli müdahilin davasının reddine şeklinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, çekin iyi niyetli hamili olduğunu, dava tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 690 ıncı maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 599 uncu maddesi gereğince borçlunun, önceki hamillerden biri ile kendi arasındaki doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def’ileri müracaatta bulunan yetkili hamile karsı ileri süremeyeceğini, davacının müvekkiline borçlu bulunduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava bedelsizlik iddiasına dayalı olarak açılmış menfi tespit ve çek iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 599 ve 690 ıncı maddeleri

3. Değerlendirme

Davacı çekin ödenmemesi ve takibe konulmaması için tedbir istemiş olup mahkemece tedbir talebinin sadece davada taraf olan davalı yönünden konulması gerekirken hamil yönünden de tedbir karar verilmiştir. Daha sonra asli müdahil sıfatı ile davaya iştirak eden ASÇELİK Ltd Şti.'nin müdahale sebebi kendisi yönünden haksız tedbir talebinin kaldırılmasına yönelik olmasına rağmen mahkemece hukuki nitelendirmede hataya düşülerek ortada davanın özüne ilişkin bir talep varmış gibi hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde asli müdahilin davasının reddi şeklinde karar verilmesi ve buna bağlı olarak vekâlet ücreti ve yargılama masraflarına hükmedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931051800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.