Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12053 E. 2011/6174 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çağrı usulsüzlüğü↗ mutlak butlan↗ karar nisabı↗ muhalefet şerhi↗ butlan↗ emredici hüküm↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ cy/cy şerhi↗ kamu düzeni↗ anonim şirket↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına katılan davacıların muhalefet şerhi bulunmadığı için dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler. TTK.'nun 381 nci maddesi anlamında iptali kabil kararlar ise; daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar.
Anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, geçersiz olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında; yasa, ana sözleşme ve afakî iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, TTK’nun 381/1-1 nci bendi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davacıların mutlak butlan nedenlerini ileri sürerek işbu davayı açmış olmaları nedeniyle mahkemenin genel kurulda alınan kararlara karşı muhalefet şerhi bulunmadığı gerekçesiyle davayı ret etmesi doğru olmamıştır.
TTK’nun 374/2 nci madde hükmü uyarınca, yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu itibarla ibraya ilişkin karar bakımından oy yasaklısı olan yönetim kurulu üyelerinin oyu çıkartıldığında karar nisabı oluşmaz ise bu karar mutlak butlanla batıl olacağından bu karara karşı dava açılması için muhalefette bulunmaya gerek yoktur. Bu itibarla, mahkemece, yönetim kurulu üyelerinin ne nisbette pay sahibi oldukları bu oyların karar nisabına etki edip etmediği tespit olunmak, diğer kararlar bakımından da gerektiğinde İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi’nin 2007/174 esas sayılı dosyasının akıbeti de beklenerek tüm bu açıklamalar çerçevesinde delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9025 E. 2011/2462 K.
Ortak:mutlak butlan · karar nisabı · muhalefet şerhi · butlan · emredici hüküm · genel kurul kararının iptali · ibra · cy/cy şerhi · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaBu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davacıların «mutlak butlan» nedenlerini ileri sürerek işbu davayı açmış olmaları nedeniyle mahkemenin genel kurulda alınan kararlara karşı «muhalefet şerhi» bulunmadığı gerekçesiyle davayı ret etmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla «ibraya» ilişkin karar bakımından oy yasaklısı olan «yönetim kurulu» üyelerinin oyu çıkartıldığında karar «nisabı» oluşmaz ise bu karar «mutlak butlanla» batıl olacağından bu karara karşı dava açılması için muhalefette bulunmaya gerek yoktur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına katılan davacıların «muhalefet şerhi» bulunmadığı için dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSöz konusu kararların yukarıda açıklanan nitelikte olmadıkları, bu nedenle «mutlak butlanla» sakat bulunmadıkları, bu kararlara karşı «muhalefet şerhini» tutanağa geçirtmeyen davacının «iptal davası» açamayacağı gözetilmeksizin anılan kararların iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu şekilde alınan genel kurul kararına karşı «iptal davası» açan ortaklar, «muhalefet şerhlerini» tutanağa yazdırmamış olsalar bile, «ibraya» ilişkin «genel kurul kararının iptalini» isteyebilirler.
Ancak iptali istenen kararların «mutlak butlanla» sakat olması halinde bu şartın varlığı gerekli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu ibrası · faaliyet raporu · kâr mahrumiyeti · olağanüstü genel kurul · iptal davası · kâr dağıtımı · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… inceleme ve rapor verme görevi verilmediğinden, belirtilen yıllara ilişkin usulüne uygun bir denetim raporunun olmadığı, usulüne uygun bir denetim raporu olmaksızın «yönetim kurulu» «faaliyet raporu» ile bilanço ve kâr zarar hesabının onaylanamayacağı, buna ilişkin genel kurul kararının bu nedenle iptalinin gerektiği, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararların oylanmasında ise TTK’nun 374. maddesine aykırı olarak oydan yoksun olan yönetim kurulu başkanının vekaleten oy kullandığı, bu şekilde alınan «ibra» kararının yok hükmünde olduğu, aynı gerekçe ile yönetim kurulu başkanına şirket ile muamele yapma ve rekabet etme izni verilmesine ilişkin kararların da «geçersiz» olduğu, onaylanmamış bilançoya dayalı olarak şirket karı ile ilgili alınan tüm kararların da geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin 20.09.2007 tarihli «olağan genel kurul» toplantısındaki 3,4,5,8,9 ve 10 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.
Ancak 31.05.2007 tarihli «olağanüstü genel kurulun» söz konusu yıllara ilişkin eksiklikleri gidermek amacıyla yapıldığı ve bu genel kuruldan sonra yapılan 30.07.2007 tarihli genel kurul ile iptale konu 20.09.2007 tarihli genel kurulların da bu yıllara ilişkin olduğu gözetildiğinde, seçilen denetçinin bu yıllara ilişkin rapor verme «yetkisinin» olduğu kabul edilmelidir.
Öte yandan davacı tarafça iptali istenen 3 nolu karar ile davalı şirketin 2004, 2005 ve 2006 yıllarına ilişkin «yönetim kurulu» «faaliyet raporu» ve denetçi raporları kabul edilmiş, 8 nolu karar ile 2004 ve 2005 yılı karlarının «dağıtılmayarak» olağanüstü yedeklere ayrılması hususunda alınan yönetim kurulu kararı «ibra» edilmiş ve 9 nolu karar ile de 2006 yılı karının olağanüstü yedeklere ayrılmasına karar verilmiştir.
TTK'nun 381. maddesi uyarınca «anonim şirket» genel kuruluna katılan ortağın, bu genel kurulda alınan kararlara karşı «iptal davası» açabilmesi için, iptalini istediği karara karşı muhalif oy kullanmış olması ve keyfiyeti tutanağa geçirtmiş olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4147 E. 2015/11040 K.
Ortak:muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına katılan davacıların «muhalefet şerhi» bulunmadığı için dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davacıların «mutlak butlan» nedenlerini ileri sürerek işbu davayı açmış olmaları nedeniyle mahkemenin genel kurulda alınan kararlara karşı «muhalefet şerhi» bulunmadığı gerekçesiyle davayı ret etmesi doğru olmamıştır.
2) Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, 30.03.2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına davacılar adına katılan «temsilcinin», iptalini istediği genel kurul kararına karşı red oyu, kullandığı halde muhalefetini davacılar adına yaptığına dair tutanağa «şerh» düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgelerden, temsilcinin davacılar da «dahil» olmak üzere beş kişiyi temsilen olağan genel kurul toplantısına katıldığı ve ret oyu verdiği, dava konusu üç nolu kararın altına «muhalefet şerhinin» yazıldığı açık olup, 6762 sayılı TTK 381. maddesinde öngörülen koşulların somut uyuşmazlıkta gerçekleştiği anlaşıldığından işin esasına girilerek sonucuna göre kar …
K. tarafından «temsil» edildikleri, alınan kararlarda «pay sahipleri» adına ret oyu kullanıldığı, ancak alınan kararlara davacılar adına muhalif kalındığına dair tutanağa «şerh» düşülmediğinden, davacıların 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesine göre genel kurulun iptalini talep edemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliği · olağanüstü genel kurul · dahili dava · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, 30.03.2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına davacılar adına katılan «temsilcinin», iptalini istediği genel kurul kararına karşı red oyu, kullandığı halde muhalefetini davacılar adına yaptığına dair tutanağa «şerh» düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgelerden, temsilcinin davacılar da «dahil» olmak üzere beş kişiyi temsilen olağan genel kurul toplantısına katıldığı ve ret oyu verdiği, dava konusu üç nolu kararın altına «muhalefet şerhinin» yazıldığı açık olup, 6762 sayılı TTK 381. maddesinde öngörülen koşulların somut uyuşmazlıkta gerçekleştiği anlaşıldığından işin esasına girilerek sonucuna göre kar …
K. tarafından «temsil» edildikleri, alınan kararlarda «pay sahipleri» adına ret oyu kullanıldığı, ancak alınan kararlara davacılar adına muhalif kalındığına dair tutanağa «şerh» düşülmediğinden, davacıların 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesine göre genel kurulun iptalini talep edemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13088 E. 2011/6845 K.
Ortak:mutlak butlan · karar nisabı · butlan · emredici hüküm · genel kurul kararının iptali · ibra · kamu düzeni · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaBu itibarla «ibraya» ilişkin karar bakımından oy yasaklısı olan «yönetim kurulu» üyelerinin oyu çıkartıldığında karar «nisabı» oluşmaz ise bu karar «mutlak butlanla» batıl olacağından bu karara karşı dava açılması için muhalefette bulunmaya gerek yoktur.
Mutlak «butlanla» batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, «emredici» kurallara, «kamu düzenine» veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır.
2) Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMutlak «butlanla» batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, «emredici» kurallara, «kamu düzenine» veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır.
3-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak iptali istenen kararların «mutlak butlanla» sakat olması halinde bu şartın varlığı gerekli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:huzur hakkı · istifa · oy yasağı · iptal davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin kendi ibraları hakkındaki oylamaya katılmaları nedeniyle genel kurulun 6 nolu kararının iptaline karar verilmesinin gerektiği, her yılın bilançosunun ayrı olduğu, davacıların yönetim kurulu üyelerine verilen «huzur hakkının» artırılmasına ilişkin olarak daha önce dava açtıkları ve bu durumun çelişkili bir istem olduğu, TTK m.
1-Dosya içinde mevcut bilgi ve belgelere göre davacılar ... ve ...’nın davalı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri olmadıkları anlaşılmakla, iptali talep edilen, yönetim kurulu üyelerine «huzur hakkı» ödenmemesi yönündeki genel kurul kararı hakkında mahkemece verilen red hükmünün temyizinde hukuki yararları bulunmadığından mümeyyiz davacıların bu yöndeki karara ilişkin temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
TTK’nun 381. maddesi uyarınca, «anonim şirket» genel kuruluna katılan ortağın bu genel kurulda alınan kararlara karşı «iptal davası» açabilmesi için iptalini istediği karara karşı muhalif oy kullanmış olması ve keyfiyeti tutanağa geçirtmiş olması gerekmektedir.
Buna karşın gerek dosya içindeki bilirkişi raporu gerekse mahkeme karar gerekçesinde bu yönde bir tespit bulunmadığı gibi iptali istenen genel kurul tarihi itibari ile daha önce seçilen «yönetim kurulu» üyelerinden «istifa» veya ölüm gibi nedenlerle görevinden ayrılmak durumunda olanlar bulunup bulunmadığı hususu da belirlenmiş değildir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5250 E. 2012/4756 K.
Ortak:çağrı usulsüzlüğü · muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · ibra · cy/cy şerhi · anonim şirket · geçersizlik · ilan · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaAnonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında; yasa, ana sözleşme ve afakî iyi niyet kurallarına aykırı …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına katılan davacıların «muhalefet şerhi» bulunmadığı için dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2) Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaOysa anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
2- Davalı vekilinin iptale konu diğer hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından, davalı şirketin dava konusu 15.04.2008 tarihli genel kurulunda gündeme ilişkin maddeler görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce muhalefet edilmiş olup «muhalefet şerhi» TTK'nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · iyiniyet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin kâr dağıtmama kararının «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kâr elde etmek düşüncesi dışında bir düşünceye sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yönetim kurulu üyelerinin ibrada oy kullanamaması ve karar nisabının denetimi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6337 E. 2014/12935 K.
Ortak:ibra · karar nisabı · mutlak butlan · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaBu itibarla «ibraya» ilişkin karar bakımından oy yasaklısı olan «yönetim kurulu» üyelerinin oyu çıkartıldığında karar «nisabı» oluşmaz ise bu karar «mutlak butlanla» batıl olacağından bu karara karşı dava açılması için muhalefette bulunmaya gerek yoktur.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davacıların «mutlak butlan» nedenlerini ileri sürerek işbu davayı açmış olmaları nedeniyle mahkemenin genel kurulda alınan kararlara karşı «muhalefet şerhi» bulunmadığı gerekçesiyle davayı ret etmesi doğru olmamıştır.
TTK’nun 374/2 nci madde hükmü uyarınca, «yönetim kurulu» üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin «ibralarına» ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir.
Benzer bu karardaOylamaya katılmaması gereken ortağın oy kullanmasına rağmen bu oyların bulunmaması halinde dahi karar «nisabı» oluşuyorsa kararın «mutlak butlanla» batıl olduğu kabul edilemez.
Aksi halde, yani lehine izin kararı verilen «yönetim kurulu» üyesinin oylarının çıkarılması halinde karar «nisabı» oluşmuyorsa kararın «mutlak butlanla» batıl olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda, «ibra» için gerekli karar «nisabı» sağlanamamış olduğu halde bu yön üzerinde durulmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan gerekçe ile davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3268 E. 2022/7113 K.
Ortak:mutlak butlan · muhalefet şerhi · butlan · cy/cy şerhi · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davacıların «mutlak butlan» nedenlerini ileri sürerek işbu davayı açmış olmaları nedeniyle mahkemenin genel kurulda alınan kararlara karşı «muhalefet şerhi» bulunmadığı gerekçesiyle davayı ret etmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına katılan davacıların «muhalefet şerhi» bulunmadığı için dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla «ibraya» ilişkin karar bakımından oy yasaklısı olan «yönetim kurulu» üyelerinin oyu çıkartıldığında karar «nisabı» oluşmaz ise bu karar «mutlak butlanla» batıl olacağından bu karara karşı dava açılması için muhalefette bulunmaya gerek yoktur.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, TTK' nın 622. maddesi yollamasıyla 444 ve 446. maddeleri gereğince «limited şirket» «ortaklar kurulu kararı iptalini» ancak toplantıda hazır bulunup «olumsuz» oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten şirket ortağı talep edebilecek iken iptale konu 5. maddede davacının olumsuz oyu ve «muhalefet şerhinin», 7 ve 9. maddelerde ise muhalefet şerhinin bulunmadığı, bu suretle davacının ortaklar kurulu kararının iptalini isteyemeyeceği, her ne kadar davacı muhalefet şerhinin ve olumsuz oyunun tutanağa geçirilmediğini iddia etmiş ise de, iddiayı «ispat külfetinin» davacı üzerinde olduğu, davacının iddiasını her türlü delil ile ispatı mümkün ise de iddiayı ispata yönelik mahkememize herhangi bir delil «ibraz» etmediği nazara alınarak davacının bu iddiasına itibar edilmediği, bu suretle davalı şirketin 14/04/2018 tarihli ortaklar kurulunun 5, 7 ve 9. maddelerinin iptal talebi ile birlikte «münhasıran» muhalefet şerhi ve olumsuz oyunun tutanağa geçirilmediği iddiasına dayalı olarak 5. maddenin «mutlak butlanla» malül olduğunun tespitini isteyen davacı vekilinin 5. madde yönünden butlan talebi de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının diğer maddeler yönünden ise «muhalefet şerhinin» tutanağa yazılmasının veya eklenmesinin engellendiği yönündeki iddiası da vakıa iddiası olduğundan (5). maddedeki iddianın ispat koşulları ile aynı olduğu, davacının bu iddiaları yönünden de iddiasını ispata yarar delil sunmadığı gibi «tanık deliline» de dayanmadığı, davalının tanıkları ilk derece mahkemesince dinlenilmediği halde istinaf sebepleri arasında bu «sebebe» yer verilmediği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin bu sebeplere dayalı istinaf isteminin reddi gerektiği, ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönündeki kararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · ortaklar kurulu kararının iptali · toplantı tutanağı · ispat külfeti · ortaklar kurulu kararı · münhasırlık · olumsuz oy · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, TTK' nın 622. maddesi yollamasıyla 444 ve 446. maddeleri gereğince «limited şirket» «ortaklar kurulu kararı iptalini» ancak toplantıda hazır bulunup «olumsuz» oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten şirket ortağı talep edebilecek iken iptale konu 5. maddede davacının olumsuz oyu ve «muhalefet şerhinin», 7 ve 9. maddelerde ise muhalefet şerhinin bulunmadığı, bu suretle davacının ortaklar kurulu kararının iptalini isteyemeyeceği, her ne kadar davacı muhalefet şerhinin ve olumsuz oyunun tutanağa geçirilmediğini iddia etmiş ise de, iddiayı «ispat külfetinin» davacı üzerinde olduğu, davacının iddiasını her türlü delil ile ispatı mümkün ise de iddiayı ispata yönelik mahkememize herhangi bir delil «ibraz» etmediği nazara alınarak davacının bu iddiasına itibar edilmediği, bu suretle davalı şirketin 14/04/2018 tarihli ortaklar kurulunun 5, 7 ve 9. maddelerinin iptal talebi ile birlikte «münhasıran» muhalefet şerhi ve olumsuz oyunun tutanağa geçirilmediği iddiasına dayalı olarak 5. maddenin «mutlak butlanla» malül olduğunun tespitini isteyen davacı vekilinin 5. madde yönünden butlan talebi de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının diğer maddeler yönünden ise «muhalefet şerhinin» tutanağa yazılmasının veya eklenmesinin engellendiği yönündeki iddiası da vakıa iddiası olduğundan (5). maddedeki iddianın ispat koşulları ile aynı olduğu, davacının bu iddiaları yönünden de iddiasını ispata yarar delil sunmadığı gibi «tanık deliline» de dayanmadığı, davalının tanıkları ilk derece mahkemesince dinlenilmediği halde istinaf sebepleri arasında bu «sebebe» yer verilmediği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin bu sebeplere dayalı istinaf isteminin reddi gerektiği, ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönündeki kararı …
2- Davaya konu Genel Kurul Toplantısına ait «toplantı tutanağı» 7. maddesinde davalının sadece ret oyu kullanmadığının aynı zamanda karara muhalif kaldığının da toplantı tutanağından açıkça anlaşıldığı, bu nedenle 7. maddenin i …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12053 E. , 2011/6174 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.06.2009 tarih ve 2008/752-2009/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı Anonim Şirketin 20.08.2008 tarihli olağan ortaklar genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunu, çünkü müvekkilleri ile dava dışı iki ortak arasında derdest davada verilen ihtiyati tedbir kararına rağmen dava dışı ortaklar ... ve ...’ya ait toplam % 30,5 hissenin devrinin gerçekleştirildiğini, davaya konu genel kurul hazirun cetvelinde de devir sonrası hak sahibi oldukları gerekçesiyle ... ve ...’in isimlerinin yer aldığını, bu devrin geçersiz olduğunu ve gerçekte hak sahibi olamayacak kişilerin katılımıyla yapılan genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, ayrıca genel kurulda alınan sermaye artırım kararının sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, genel kurulda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespitini, bu istem kabul görmez ise sermaye artırımına ilişkin 7 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına katılan davacıların muhalefet şerhi bulunmadığı için dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler. TTK.'nun 381 nci maddesi anlamında iptali kabil kararlar ise; daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar.
Anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, geçersiz olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında; yasa, ana sözleşme ve afakî iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, TTK’nun 381/1-1 nci bendi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davacıların mutlak butlan nedenlerini ileri sürerek işbu davayı açmış olmaları nedeniyle mahkemenin genel kurulda alınan kararlara karşı muhalefet şerhi bulunmadığı gerekçesiyle davayı ret etmesi doğru olmamıştır.
TTK’nun 374/2 nci madde hükmü uyarınca, yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu itibarla ibraya ilişkin karar bakımından oy yasaklısı olan yönetim kurulu üyelerinin oyu çıkartıldığında karar nisabı oluşmaz ise bu karar mutlak butlanla batıl olacağından bu karara karşı dava açılması için muhalefette bulunmaya gerek yoktur. Bu itibarla, mahkemece, yönetim kurulu üyelerinin ne nisbette pay sahibi oldukları bu oyların karar nisabına etki edip etmediği tespit olunmak, diğer kararlar bakımından da gerektiğinde İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi’nin 2007/174 esas sayılı dosyasının akıbeti de beklenerek tüm bu açıklamalar çerçevesinde delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027827500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz